T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/430 Esas
KARAR NO: 2025/718
DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/05/2025
KARAR TARİHİ: 18/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/07/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı lehine ... Bankası ... seri numaralı 30.12.2024 vade tarihli ve 250.000TL bedelli hatır çeki keşide ettiği, müvekkili ile davalı arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, taraflar arasında temelde bir borç ilişkisi olmadığının müvekkili ile davalının hesapları, defter ve muhasebe kayıtları karşılıklı olarak incelendiğinde ortaya çıkacağını, çek bir ticari ilişki karşılığı olmadığından çek bedelinin davalı tarafından ödeneceğine dair 10.09.2024 tarihli protokol düzenlendiğini, ardından davalı çeki ciro etmiş ve çek bedelinin ... tarafından müvekkilinden tahsil edildiğini, müvekkil ile davalının arasındaki protokol nedeniyle çek bedelinin davalı tarafından müvekkile ödenmesi gerekmekteyse de davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine Büyükçekmece İcra Dairesi .... E. sayılı dosyadan başlatılan icra takibine davalı haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalı borçlunun haksız, mesnetsiz, takibi sürüncemede bırakmak amacıyla suiniyetli, gerçeğe aykırı, yasal dayanağı olmayan tüm itirazlarının iptalini, takibin devamını ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak müvekkile verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; çek ödeme aracı olup karine gereği borç tediyesi için olduğunu, davacının ise huzurdaki davayla keşide ettiği çekten ötürü borçlu olmadığından bahisle ödediği çek bedelinin müvekkilden istirtadını istediğini, ne var ki ; davacı ... çeki hataen değil rızaen ödediğinden sebepsiz zenginleşme davasına konu edemeyeceği gibi icra takibi tazyikiyle ödemeyip rızaen ödediğinden istirdat davasına da konu edemeyeceğini, bu nedenle davacının müvekkiline yöneltebileceği bir dava hakkı olmadığını, davacı isteminde hukuki uyarlılık olmadığından açılan davanın redde mahkum olduğunu, davacının çek için ne bankaya ödemeden men talimatı vermiş ne de menfi tespit davası açmış olduğunu, eylemsiz kalıp rızayla çek bedelini ödediğini, davacı ... ödemeyi hataen kendisini borçlu zannederek yapmadığından davacı isteminin redde mahkum olduğunu, ortada icra takibi tazyikiyle ödenen bir para bulunmadığından istirdat davasının da koşullarının oluşmadığını, davacının hatır anlaşması olarak nitelediği belgede çekin hatır çeki olduğuna hangi ilişkinin hatırına , neyi teminen verildiğine dair hiçbir açıklama olmadığını, Yüksek Mahkeme çekin hatır çeki olduğunun bedelsiz olduğunun yazılı delille açık bir şekilde ispatını aradığını, bu nedenle davacı iddiası davacının sözünde kaldığını, gerek yasal karine gerekse dava meblağı itibariyle huzurdaki davada tanık dinlenmesinin de mümkün olmadığını, tanık dinlenmesine kesinlikle muvafakatlerinin olmadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve kötü niyetli davanın reddi ile davacı hakkında takip konusu alacağın %20’ sinde az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, muhakeme giderleri ile ücreti vekâletin davacı ... üzerine bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından keşide edilen .... seri numaralı, 30/12/2024 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli çek bedelinin taraflar arasındaki protokol kapsamında davalı tarafça ödenmesi gerektiği, çek ibrazı neticesinde çek bedelinin dava dışı çek hamiline davacı tarafça ödendiği iddiası ile davalı aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 250.000,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "10/09/2024 tarihli protokol" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda davacı tarafın iddiası, davacı tarafından keşide edilen ... seri numaralı, 30/12/2024 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli çekin, hatır çeki olarak düzenlenerek davalıya verildiği, iş bu hususun 10/09/2024 tarihli protokolde kararlaştırıldığı, bu nedenle çek nedeniyle ödemenin davalı tarafça yapılması gerektiğini hususlarına dayanmakta iken, davalı tarafın hatır çeki iddialarını reddettiği görülmektedir.
-Kambiyo senedi niteliğinde olan çek, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu yazılı delillerle ispat etmekle yükümlüdür.
-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK.md.190). İspat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.
-Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2005/7046 esas 2006/1637 karar sayılı ilamında; "Çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece çekin hatır çeki ya da teminat amacıyla verilen bir çek olduğu yolundaki iddianın davacı tarafça yazılı delille kanıtlanması gerekir." hususlarına yer verilmiştir. Yine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/36651 esas- 2016/14046 karar sayılı ilamında aynı hususlara yer verilmiştir.
-Somut olayda taraflar arasındaki 10/09/2024 tarihli protokolün incelenmesinde; "... Bankasının .... çek seri numaralı 250.000.-TL bedel 30.12.2024 ödeme günlü çek ...'e verilmiştir. İşbu çekin ödeme günü geldiğinde, çek bedeli ... (TCKN:...) tarafından ödenecektir" açıklamasına yer verildiği, iş bu protokolün davalı tarafça imza altına alındığı görülmektedir.
-Yargılama aşamasında davalı tarafın belgeyi inkar etmediği, belge aslındaki imzaya bir itirazının bulunmadığı görülmüştür.
-Bu kapsamda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; ... seri numaralı, 30/12/2024 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli çekin, davacı tarafça keşide edilerek davalı ... verildiği, iş bu çekin davalı tarafından ciro edilerek dava dışı 3. Kişilere devredildiği, davacı tarafından banka kayıtları ile sabit olduğu üzere çek bedelinin dava dışı senet hamiline ödendiği sabittir. Ancak yukarıda belirtildiği üzere çek sebepten mücerret kambiyo vasfına sahip bir ödeme aracı olup, senedin teminat / hatır senedi olarak düzenlendiğinin yazılı delille ispatı gerekir.
-Davacı tarafından sunulan 10/09/2024 tarihli protokolde dava konusu senet bilgilerine ayrıntılı bir şekilde yer verildiği, çek bedelinin davalı tarafından ödeneceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, davalı tarafın bu hususta herhangi bir ihtirazi kaydının bulunmadığı görülmekle, davacı tarafın dava konusu senedin hatır/teminat senedi olduğunu yazılı delillerle ispat ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir. İşbu kabul doğrultusunda dava dışı 3. Kişiye ödenen çek bedelinin davalıdan protokol kapsamında tahsili talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir.
-Her ne kadar takip talebinde davacı takip alacaklısı tarafından reeskont faizi talep edilmiş ise de taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığına ilişkin ya da ticari işin varlığına ilişkin bir bilgi ya da belgenin sunulmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından çek bedeli ve diğer kayıtlarla ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 250.000,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devam olunmasına,
- Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 50.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 17.077,50-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.019,38-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.058,12- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.019,38-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 615,40-TL başvurma harcı ve 258,50 tebligat ve posta masrafı olmak üzere 873,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 40.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Anadolu Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır