T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/452
KARAR NO: 2025/987
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 12/05/2025
KARAR TARİHİ: 22/10/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/10/2025
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müflis şirketten taraflar arasındaki ticari ilişkiler sebebiyle tanzim olunan faturalardan kaynaklı toplam 1.589.403,83 USD tutarında alacaklı olduklarını, faturalara istinaden ödeme yapılmadığını, sıra cetveline kayıt taleplerinin reddedildiğini belirterek davanın kabulü ile sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İflas İdaresi 13/05/2025 tarihli yazı ile, müflis aleyhine olan hususları kabul etmediklerini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, sıra cetveline itiraz istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın iflas tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir” düzenlemesine yer verilmiştir.
Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamın değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir.
Dava, İİK'nun 235. maddesi gereğince açılan sıra cetveline itiraz davası olup, davacı taraf müflis şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, tanzim olunan faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu belirterek alacağının sıra cetveline kaydını talep etmiştir. Uyuşmazlığın çözümünün bilirkişi incelemesini gerektirdiği açıktır. Bu sebeple mahkememizin 02/07/2025 tarihli celsesinde müflis şirket ticari defter ve belgeleri ile alacaklı kayıtları üzerinde inceleme yapılarak uyuşmazlık konularına ilişkin olarak bilirkişi incelemesine yönelik ara karar tesis edilmiş ve davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması hususunda iki haftalık kesin süre verilmiş olup verilen kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından bilirkişi ücreti yatırılmamıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, mahkememizce değerlendirme yapılmasının ancak bilirkişilerce bilgi ve belgeler üzerinde inceleme yapılması halinde mümkün olduğu, bu kapsamda ispat yükünün davacı yan üzerinde olduğu, davacının iddialarını mevcut deliller ile ispat ile yükümlü olduğu kuşkusuzdur. Mahkememizce davacı tarafa verilen kesin süreler içerisinde davacı tarafça eksik delil avansının yatırılmadığı, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılamadığı, davacı tarafça dava dilekçesine ekli belgelerin ve Türkçe tercümelerinin de verilen kesin süre içerisinde mahkememize ibraz edilmediği, davacının dosyada mevcut delil ve belgelerle davaya konu iddialarını ve davasını ispat edemediği kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer OLMADIĞINA,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 22/10/2025
Başkan ..
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır