T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/535 Esas
KARAR NO: 2025/749
DAVA: İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/06/2025
KARAR TARİHİ: 01/08/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/08/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin jenerik ilaç geliştiren bir arge firması olduğunu, epilepsi hastalığının tedavisinde kullanılan ilacın geliştirilmesi kapsamında, arge ve biyoeşdeğerlik çalışmasını yürütebilmek için Türkiye ilaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na referans temini yaptığını, referans temini konusunda ilaçların temin edilebileceği yönünde şirkete müsaade edildiğini, müvekkili şirketin yetkilisinin ilacı temin edebilmek adına kendisinin ilaç firmalarında Ceo ve Genel Müdürlük pozisyonlarında olduğunu ve referans ilaçları yurt dışından getirebildiğini söyleyen davalı ile tanıdık vasıtasıyla bağlantı kurulduğunu ve ilaçların yurt dışından getirilmesi hususunda anlaştığını, 20/01/2025 tarihinde müvekkilinin davalı ile .... üzerinden iletişime geçtiğini, davalının fatura için adres istediğini ve İban bilgisi paylaşarak yurt dışından getireceği ilaçların ücretini belirttiğini, aynı gün içinde davalının .... bankası nezdinde bulunan hesabına müvekkilinin hesabından "Onfi Ref Ürün Satın Alma Ücreti Kdv Dahil" şeklinde açıklama yazılarak 182.115,00 TL eft ile gönderildiğini, davalının ödemeden sonra ürünlerin 30 ocakta elinde olur diyerek müvekkiline ... üzerinden mesajlar atarak oyaladığını, daha sonra bahsi geçen referans ilaçları alamayacağını fark eden müvekkilinin davalıya İban bilgisi paylaşarak gönderdiği ücretin iadesini talep ettiğini, ancak davalının müvekkiline .... üzerinden mesajlar atarak iade yapacağını söylediğini, mesajların borç verilen paranın hangi tarihte muaccel olacağını açıkça gösterdiğini, davalının borcu iade etmediğini, davalının ... yolu ile müvekkili şirketin yetkilisine attı mesajlarla müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin davalıya tekrar mesaj attığında ise davalının müvekkilini engellediğini, taraflar arasındaki elektronik ortamda yapılmış olan bu yazışmaların borcun varlığını, miktarını ve vadesini yine davalının borcu ödememek için çeşitli bahaneler ileri sürdüğünü ispatlar nitelikte olduğunu, müvekkilinin borçlu hakkında Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibin itirazla durduğunu, 29/05/2025 tarihinde arabuluculuk toplantısının telekonferans yoluyla yapıldığını, anlaşmaya varılamadığını, açıklanan nedenlerle, öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulü ile takip dosyası olan Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında infaz edilmek üzere 184.390,19 TL için borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, yapılacak yargılama sonucunda borçlunun Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalini ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile davacı tarafından davalının hesabına 20/01/2025 tarihinde gönderilen Onfi Ref ürün satın alma ücretinin iadesi istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, tarafların ticari sicil kayıtları, esnaf odası kayıtları, vergi dairesi kayıtları celp edilmiş, taraf delilleri toplanmıştır.
-Davalı tarafın gerçek kişi olması ve dosyada mevcut müzekkere cevapları nedeniyle öncelikle dava şartları yönünden görev hususunun irdelenmesi gerekmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre görev hususunun belirlenmesinde bu konuda ayrı bir düzenleme bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 154 vd. maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
-T.T.K.'nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
-5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nun 1463.maddesinde de, önce 17.maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17.maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.
-19.02.1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463.maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;
1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan, iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,
2- Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
-Dosyada mevcut Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün müzekkere cevabından anlaşılacağı üzere davalı ...'nin ilgili kişinin 01/01/2023 tarihinden itibaren daireleri mükellefi olduğu, kira gelirinden dolayı ... kodlu gayrimenkul sermaye iradı mükellefi olup, işletme hesabına göre veya bilanço usulüne göre vergilendirildiğine ilişkin herhangi bir tespite rastlanılmadığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabından anlaşıldığı üzere; davalının gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarına göre ortağı olduğu kollektif, komandi ve limitged şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydının da bulunamadığı, yine esnaf odası kayıtlarına göre kaydının bulunmadığı görülmektedir.
-Yukarıda da ayrıntılarına yer verildiği üzere bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması gerekmektedir. Dosyada mevcut vergi dairesine kayıtlarına göre davalı tarafın tacir kaydının bulunmadığı, Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmadığı, bu nedenle tacir olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
-Yine dava konusu uyuşmazlığın kanunda mutlak ticari dava niteliğinde sayılan bir konuda olmadığı, taraflardan birinin eczacılık faaliyeti ile iştigal etmediği, taraflar arasındaki satış sözleşmesi bulunduğu iddiasından kaynaklı uyuşmazlığın söz konusu olduğu görülmektedir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
-Buna göre dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde olmadığından, uyuşmazlık Mahkememizin görev alanına girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevli olduğundan, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine,
2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Küçükçekmece Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına,
5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/08/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır