T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/901 Esas
KARAR NO : 2026/424
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/07/2025
KARAR TARİHİ : 05/05/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında gerçekleşen ticari ilişkiden kaynaklı muhtelif faturalar düzenlendiğini, faturalardan kaynaklı Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasından davalı şirket aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı şirketin haksız ve mesnetsiz icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek kötü niyetli davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptalini ve takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı taraf, usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyanın, Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/07/2025 tarih ... esas .... karar sayılı görevsizlik kararı üzerine yukarıda belirtilen esas sayılı sırasına kaydı yapılmıştır.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için Mali Müşavir bilirkişisi ... 'den alınan 08/01/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;A- Defter ve Usul Yönünden: Davacı şirket tarafından tutulan ticari defter ve muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davacının e-defter mükellefi olduğu, 2024/Ocak dönemine ait e-defter beratının 18.07.2024 tarihinde süresinden sonra alındığı, 2024/Aralık ve 2025/Ocak dönemlerine ait beratların ise yasal süresi içerisinde oluşturulduğu anlaşılmıştır. İnceleme kapsamında değerlendirilen satış faturalarının e-fatura/e-arşiv fatura niteliğinde olduğu ve banka kayıtları ile desteklendiği görülmüş olup, ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin nihai takdir Sayın Mahkemeye aittir. B- Alacak Yönünden: Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile davacı muhasebe kayıtlarına göre; davacı tarafından davalı adına 05.03.2024 tarihli iki adet fatura düzenlendiği ve söz konusu faturaların toplam bedelinin 13.069,80 EUR olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından 7.000 EUR tutarında ödeme yapıldığı, ayrıca davacıya 2.700 EUR bedelli fatura düzenlenmesi nedeniyle cari hesapta mahsuplaşma oluştuğu anlaşılmıştır. Bu işlemler neticesinde, 31.12.2024 tarihi itibarıyla davalı şirketin davacı şirkete 3.369,80 EUR borç bakiye bulunduğu tespit edilmiştir. C- Faiz Yönünden: Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; dosya kapsamı ve rapor içeriğine göre davacının icra takibi öncesine ilişkin işlemiş faiz talebinde bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, taleple bağlılık ilkesi gereğince takip öncesi dönem için faiz hesabı yapılmadığı şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere ile davalı tarafın 2024 yılına ait Ba-Bs formlarının mahkememize gönderilmesinin sonucunda dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek tarafların vermiş olduğu beyannameler doğrultusunda ek rapor tanzim edilmesi için bilirkişiden alınan 07/04/2026 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; Taraflar arasında 2024 yılı içerisinde ticari ilişki bulunduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 05.03.2024 tarihinde toplam 13.069,80 EUR bedelli iki adet fatura düzenlendiği, söz konusu faturaların toplam Türk Lirası karşılığının kök raporda 445.407,03 TL olarak yer aldığı, Gelir İdaresi Başkanlığı karşılaştırmalı alış-satış tablolarına göre, davalı şirket tarafından davacı şirkete 1 adet belge kapsamında KDV hariç 80.470,80 TL, KDV dahil 96.564,96 TL tutarında mal ve/veya hizmet satışı yapıldığı, ayrıca davalı şirketin davacı şirketten 2 adet belge kapsamında KDV hariç 371.172,52 TL, KDV dahil 445.407,02 TL tutarında mal ve/veya hizmet alımında bulunduğunun anlaşıldığı, kök raporda yer alan 7.000 EUR ödeme ile davalı tarafından düzenlenen 2.700 EUR karşılığı mahsup faturası birlikte dikkate alındığında, 31.12.2024 tarihi itibarıyla davalı şirketin davacı şirkete 3.369,80 EUR bakiye borçlu olduğu yönündeki görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).
Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı )
Davacı tarafın delillerind ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının e-defter mükellefi olduğu, 2024/Ocak dönemine ait e-defter beratının 18.07.2024 tarihinde süresinden sonra alındığı, 2024/Aralık ve 2025/Ocak dönemlerine ait beratların ise yasal süresi içerisinde oluşturulduğu, inceleme kapsamında değerlendirilen satış faturalarının e-fatura/e-arşiv fatura niteliğinde olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile davacı muhasebe kayıtlarına göre; davacı tarafından davalı adına 05.03.2024 tarihli iki adet fatura düzenlendiği ve söz konusu faturaların toplam bedelinin 13.069,80 EUR olduğu, davalı tarafından 7.000 EUR tutarında ödeme yapıldığı, ayrıca davacıya 2.700 EUR bedelli fatura düzenlenmesi nedeniyle cari hesapta mahsuplaşma oluştuğu, bu işlemler neticesinde, 31.12.2024 tarihi itibarıyla davalı şirketin davacı şirkete 3.369,80 EUR borç bakiyesi bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe 3.369,80-EURO yönünden davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olduğundan EURO cinsinden olan alacağın takip tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru olan 37,1846 TL üzerinden TL'ye çevrilmesi suretiyle bulunan 125.304,66 TL'nin %20'sine tekabül eden 25.060,93-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE,
1-Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe 3.369,80-EURO yönünden davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Alacak likit olduğundan EURO cinsinden olan alacağın takip tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru olan 37,1846 TL üzerinden TL'ye çevrilmesi suretiyle bulunan 125.304,66 TL'nin %20'sine tekabül eden 25.060,93-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Davanın değeri Euro cinsinden belirlendiğinden, TCMB Euro efektif satış kuru TL'ye çevrilmek sureti ile (3.369,80 Euro x 37,1616 TL) toplam: 125.227,16 TL meblağ üzerinden;
-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.554,27 TL karar harcından, peşin alınan 1.512,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.041,84 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 1.512,43 TL peşin harcın toplamı: 2.127,83 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 10.847,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
7-Davaya konu uyuşmazlık nedeni ile arabuluculuk faaliyetleri aşamasında suçüstünden karşılanan 4.600,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Davanın kabul edilen kısmı Euro cinsinden belirlendiğinden, TCMB Euro efektif satış kuru TL'ye çevrilmek sureti ile (3.369,80 Euro x 37,1616 TL) toplam: 125.227,16 TL meblağ üzerinden;
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
9-Taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansı var ise karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın e-duruşma ortamında yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/05/2026
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy