T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/197 Esas
KARAR NO: 2023/112
DAVA: Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti ve Önlenmesi ile
Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 06/11/2019
- BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA -
DAVA: Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ: 13/02/2020
KARAR TARİHİ: 05/04/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/05/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti ve Önlenmesi ile Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı 29/02/2016 tarihinde "..." ibaresini marka olarak ... numara ile 10 yıl süreliğine tescil ettirdiğini, gerek adına açılmış internet sitesinde; https://...com adlı web sayfasında gerekse ..., ..., ... sayfalarında ayrıca diğer reklam görsel ve videoları barındıran araçlarda bu markayı kullanıldığını, hizmet kalitesi ve reklam ağının genişliği nedenleriyle Türkiye, Arabistan yarım adası ülkeleri, Avrupa, Kuzey Afrika önde olmak üzere birçok ekonomik-stratejik bölgelerde kısa sürede aranan ve bilinen bir marka haline geldiğini, davalı tarafın ise "...." adını kullandığını, müvekkilinin markasındaki benzerliği sebebiyle karışıklığa neden olduğunu, bu nedenle markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu ve haksız rekabete yol açtığını, davalıya ait https://....com ve http://www....com/ adlı web siteleri incelendiğinde markaların ve ibarelerin iltibas oluşturacak nitelikteki benzerliği açıkça görüleceğini, davalı tarafın marka benzerliği yanı sıra müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini ve müvekkiline ait markanın neredeyse aynısını müvekkilinin izni olmaksızın kullandığını, hizmetlerini bu isim üzerinden sunduğunu, hatta iki markanın birbirine o kadar benzediğini, www....com sitesi üzerinden davalı şirketin müşterilerin yapmış olduğu şikayetlerin müvekkili şirketin yetkilisi ....' nun mail adresine gönderildiğini, bu nedenle, davalı tarafın müvekkili markasına olan tecavüzün tespiti ve önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak, yargılama içerisinde arttırmak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek üzere; 10.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmadan açılan davanın reddi gerektiğini, "...'' ibaresi üzerindeki gerçek hak sahipliği-öncelik hakkı, davalı müvekkili şirkete ait olduğunu, davanın bu sebeple dahi reddi gerektiğini, 6769 sayılı SMK’nın düzenlemesine göre tescil esas olmakla beraber, gerçek hak sahipliği ilkesi uyarınca, bir markayı ilk defa yaratan ve ilk defa ticaret hayatına sokan şahıs/şirket markanın gerçek hak sahibi olarak kabul edildiğini, davalı tarafından, davacı taraf adına tescilli ... ibareli markaların, eskiye dayalı kullanım hakkı sebebiyle hükümsüz kılınması için dava açıldığını, davanın, Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas numarası ile derdest olduğunu iddia ederek; huzurdaki davanın niteliği gereği zorunlu arabuluculuk usulüne tabi olduğunun kabulü ile; tüm talepler bakımından, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, talebin kabul edilmeme ihtimaline binaen, davadaki tazminat talepleri yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, davacı taraf aleyhine açılan, Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasının, bu dosya ile birleştirilmesine, davacı tarafın, bütünüyle suiniyete dayalı olan haksız ve mesnetsiz davasının reddine; her türlü yargılama giderleri ile vekâlet ücretlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, talep ve davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin diğer davalı ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, mağdur edildiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekiline dava dilekçesinde maddi tazminat talepleri konusunda seçimlik haklarının yer almaması ve davalılar için müteselsilen tazminat talep edilmesine rağmen müteselsil sorumluluğu gerektirecek hukuki ve fiili gerekçelerin açıklanmamış olması, müteselsil sorumluluk yoksa her bir davalı için maddi ve manevi tazminat taleplerini ayrıştırması ve bu hususlarda açık bir şekilde talep sonucunu sunması için 1 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili 06/05/2021 havale tarihli dilekçesi ile, ekte sundukları deliller içerisindeki internet sitesinde her iki davalının da adı geçtiğini, kullanılan bu internet sitesinde her iki davalının da adının geçiyor olmasının mahkemece takdir edileceği üzere kendiliğinden kurulmuş olduğunu, işletilen bir site olmadığını, bizzat davalılar tarafından birlikte kullanılıp kendi menfaatleri adına kurulmuş olan bir site olduğunu, ancak davalılar tarafından kurulmuş olan sitede kullanılan markanın, müvekkili şirkete ait bir marka olması dolayısıyla müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz edildiğini, aksi takdirde belirtilen internet sitesinin her iki davalının iradesi dışında kurulduğunun hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, maddi tazminat hususunda SMK 151/2-b maddesine göre hesaplama yapılmasını talep etmiştir.
BİRLEŞEN DOSYADA DAVA : Davacı vekili birleşen Mahkememiz ... esas sayılı dosyasına tevzi olunan dava dilekçesi ile, Davacı müvekkilinin .... ibaresini ticaret siciline tescil ettirdiği 2001 yılından bu ... ticaret hayatında kesintisiz, sürekli ve düzenli olarak "..." şeklinde hem internet sitelerinde hem işyeri tabelalarında hem de diğer tanıtım evraklarında kullandığını, davalı adına tescil edilen marka üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkından kaynaklanan gerçek hak sahipliğinin mevcut olduğunu, tüm bu açıklamalar nezdinde somut olaya bakıldığında davalı tarafından aynı sektörde aynı ibarenin tesciline izin verilmesi halinde müvekkilinin uzun yıllardır kullandığı .... ibaresine yaptığı tüm yatırımların zora gireceğini, davalı şirketin ise müvekkilinin yıllardır piyasada tanıttığı ibarenin tanınmışlığından haksız yere kazanç elde edeceğini, açıklanan nedenlerle davalı adına kayıtlı ..., ..., .. numaralı hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DOSYADA CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davanın gerçek şahıs adına açıldığını, dava dilekçesinin içeriğinden eskiye dayalı kullanım hakkını iddia eden davacı sıfatının tam olarak anlaşılmadığını, .... ibaresi ile hizmet sağlayan işletmenin dava dilekçesinde anlaşılamadığı gibi davacı olarak da görünmediğini, bu sebeple davacı sıfatının yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, ticaret unvanı ile marka arasında fark olduğunu, ticaret unvanında .... ibaresinin kullanılmasının markasal kullanım olmadığını, dava konusu müvekkiline ait markalar üzerinde gerçek hak sahipliği iddiasında bulunan davacının marka kullanımlarına ilişkin deliller sunmasının gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu markaları sektörde bilinir hale getirdiğini, kendisine ait markaların davacı tarafından kullanıldığını, müşterilerinin müvekkili şirkete yaptıkları şikayetler üzerine öğrendiğini, bu sebeple müvekkiline ait markalara yönelik tecavüzün tespiti ve önlenmesi maksadıyla Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas kaydıyla dava açıldığını, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına tescilli marka sicil kayıtları celp olunmuştur.
Dosya, 02/07/2021 tarihli duruşma ara kararı ile davalıların davacıya ait ... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, 08/07/2021 tarihli ele alma kararı ile tecavüzün tespiti yönünden bilirkişi görevlendirmesine ek olarak, birleşen dosya yönünden de bilirkişiye tevdi ile birleşen dosya davalısı .... Teknolojileri Ltd Şti ye ait ..., ..., ... tescil numaralı markaların hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 09/12/2021 havale tarihli raporlarında; "ESAS DOSYA AÇISINDAN: Marka hakkına tecavüz için gerekli iltibasın söz konusu olduğu, davalı tarafın kullanımlarının, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, BİRLEŞEN DOSYA AÇISINDAN: SMK m.6/3 kapsamında hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davalı ... vekili 23/12/2021 tarihli dilekçesi ile, cevap dilekçelerinde de ayrıntılı bir şekilde belirttikleri üzere müvekkilinin davacı şirket ve diğer davalı ... ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, bu nedenle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin açıkça mağdur edildiğini, müvekkilinin hiçbir marka hakkına tecavüzde bulunmadığını, kendisine ait olmayan hiçbir markayı veya isim hakkını kullanmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bu nedenlerle alınan bilirkişi raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini ve rapora itiraz ettiklerini, davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 27/12/2021 tarihli dilekçesi ile, raporun, bilirkişi raporundan beklenen nitelikleri taşımayan bir rapor olduğunu, sonuç kısmı dışında sonucun gerekçelendirildiği kısmın yeterli açıklıkta olmadığını, müvekkilinin kullanımlarının SMK m.7-29 gereği marka tecavüzü oluşturduğuna yönelik varılan sonuçların, müvekkilinin davaya konu ibare üzerinde gerçek hak sahibi olduğu hususlarının incelenmeden varılan sonuçlar olduğunu, kabul etmediklerini, tarafların web sitelerinde yapılan incelemelerde dahi müvekkilinin davaya konu ibare üzerinde gerçek hak sahipliğinin ortaya çıktığını, müvekkilinin dava konusu edilen ibareyi karşı ... önce kullandığına ilişkin delillerin usulüne uygun bir şekilde değerlendirilmediğini, hükümsüzlük talepleri hakkındaki değerlendirmelerin hatalı olduğunu, itirazları doğrultusunda, huzurdaki raporun uyuşmazlığı aydınlatma noktasında çok eksik kalması, değerlendirmelerin tamamen hatalı değerlendirmeler olması, bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkiler taşıması ve bilirkişilerin reyini belli etmiş olması karşısında, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek uyuşmazlık hakkında rapor tanzim ettirilmesine, aksi takdirde dosyanın raporu düzenleyen bilirkişilere tevdiini ve itirazları doğrultusunda ek rapor tanzim ettirilmesini talep etmiştir.
Heyete bir SMM eklenerek, davacı vekilinin 06/05/2021 tarihli müteselsil sorumluluğa ilişkin iddiaları ve davalı ...'ın husumet itirazı karşısında tecavüz oluşturduğu beyan olunan kullanımların hangi davalı ya da davalılara ait olduğu hususlarında ve davalı ... vekilinin itirazlarının değerlendirildiği ek rapor ve tazminat talebine ilişkin aslı rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 19/07/2022 havale tarihli raporlarında; "KÖK RAPORA YAPILAN İTİRAZLAR AÇISINDAN; kök raporda ulaşılan tespit ve sonuçlardan dönülmesini gerektirir bir durum olmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, TECAVÜZ OLUŞTURDUĞU BEYAN OLUNAN KULLANIMLARIN HANGİ DAVALI YA DA DAVALILARA AİT OLDUĞU AÇISINDAN YAPILAN İNCELEMELER NETİCESİNDE; www...com alan adının yapılan Whois sorgusunda 03.03.2016 tarihinde tescil ettirildiği görülmüş olup, "Kayıt Ettiren" kısmında söz konusu alan adının sahipliğine ilişkin bir bilgiye ulaşılamadığı, Davacı ... dosyaya sunmuş olduğu www...com alan adı web sitesinde Davalı "...." ismine "Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı" şeklinde yer verilmesi nedeniyle, söz konusu internet sitesinin .... tarafından işletildiği ve bilgisi dahilinde bir kullanımın olabileceğini söylemenin hayatın olağan akışına aykırı olmayacağı, inceleme konusu www...com alan adlı internet sitesinin, diğer davalı "...." tarafından işletildiği bulgusuna net olarak ulaşılamamış olmakla birlikte söz konusu sitede yer alan kullanımların kendilerine ait olmadığına dair, esas dava ve birleşen dava süreçlerinde diğer davalı "..." tarafından herhangi bir itiraz ileri sürülmemiş olduğundan ilgili sitedeki kullanımın .... tarafından yapıldığını söylemenin hayatın olağan akışına aykırı olmayacağı ve sitedeki kullanımın bilgisi dahilinde bir kullanım olabileceği, TAZMİNAT TALEBİ AÇISINDAN Davalı ... (....) defterleri sunulmadığından, herhangi bir inceleme ve tespit yapılamamış olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davalı ... vekili 25/07/2022 tarihli dilekçesi ile, cevap dilekçelerinde de ayrıntılı bir şekilde belirttikleri üzere müvekkilinin davacı şirket ve diğer davalı ... ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, bu nedenle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin açıkça mağdur edildiğini, müvekkilinin hiçbir marka hakkına tecavüzde bulunmadığını, kendisine ait olmayan hiçbir markayı veya isim hakkını kullanmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi ek raporunu kabul etmediklerini, dosyada alınan raporların hukuki olmadığını, yoruma dayalı olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bu nedenlerle alınan bilirkişi ek raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini ve rapora itiraz ettiklerini, davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 28/07/2022 tarihli dilekçesi ile, davalıların ticari defter, kayıt ve kazanç gösterir belgelerin, vergi beyannamelerinin incelenmesine ve tecavüz oluşturan dönem içerisindeki net gelirlerin hesaplanması amacıyla dosyada davalıların yerleşim yeri mahkemelerine talimat yazılarak bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 22/08/2022 tarihli dilekçesi ile, bilirkişilerin gerçek hak sahipliğine yönelik değerlendirmelere katılmadıklarını, marka tecavüzü iddialarının değerlendirildiği mütalaanın kabulünün mümkün olmadığını, heyetten alınan ek ve kök raporların uyuşmazlığın çözümüne hiçbir katkı sağlamayacağını, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesini talep etmiştir.
Davalı defterleri üzerinde, davacının kullanmış olduğu seçimlik hakka göre tazminat hesabı yapılmak üzere inceleme yapılması ve rapor tanzimi için Ankara ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, mahkemenin 2022/106 talimat sayılı dosyası üzerinden alınan 22/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "6769 sayılı SMK 151/2-b maddesi doğrultusunda; Davacının, Davalılardan-...’dan minimum 27.966,82 TL tutarında maddi tazminat talep edebileceği, davalılardan-...’ın 2016 ila 2019 yıllarına ilişkin şahsi vergi mükellefiyeti olmadığından ve ilgili yıllarda ... adına ibraz edilecek defter belgeler olmadığı beyan edildiğinden, davalı-... yönünden maddi tazminat hesaplanmasının mümkün olmadığı, tecavüzün ağırlığı ve dosyanın mevcut durumuna göre manevi tazminat takdirinin Mahkemeye ait olduğu" hususlarının tespit edildiği görülmüştür.
Davacı vekili 09/01/2023 tarihli dilekçesi ile, dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ve ... Gıda Medikal Limited Şirketi'nin ticari defter ve kayıtlarının talimatla incelenerek yeni bir bilirkişi raporu alınmasını, mahkeme aksi kanaatte ise dava değerinin artırılması için taraflarına süre verilerek davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 11/01/2023 tarihli dilekçesi ile,cevap dilekçelerinde de ayrıntılı bir şekilde belirttikleri üzere müvekkilinin davacı şirket ve diğer davalı ... ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, doktor olanın müvekkili ..., diğer davalı ... tarafından ismi kullanılan bir kişi olup olmadığını bilmediklerini, bu durumda ayrıca kafalarda soru işareti bıraktığını, müvekkilinin bu insanlarla bir ilgisi alakası olmadığını, müvekkilinin açıkça mağdur edildiğini, bu nedenle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin hiçbir marka hakkına tecavüzde bulunmadığını, kendisine ait olmayan hiçbir markayı veya isim hakkını kullanmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi ek raporunu kabul etmediklerini, dosyada alınan raporların hukuki olmadığını, yoruma dayalı olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bu nedenlerle alınan bilirkişi ek raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini ve rapora itiraz ettiklerini, davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 11/01/2023 tarihli dilekçesi ile, müvekkilinin 2016 ila 2019 yılları arasında şahsi vergi mükellefiyeti olmadığını, vergi mükellefiyeti olmadığı için defter tutmakla da yükümlü olmadığını, anılan bu nedenlerden ötürü müvekkilinin defterlerinin ibrazının mümkün olmadığını, ortada marka tecavüzü olarak değerlendirilebilecek bir durum söz konusu olmadığını, davacı ... marka hakkına tecavüzünün söz konusu olduğunun belirtildiği ve 09/12/2021 tarihinde tebliğ edilen bilirkişi raporunun esas alınarak dosyanın tazminat maksadıyla tevdi edilmesinin, henüz hüküm verilmeden tecavüz iddiasının kabul edildiği izlenimini uyandırmaya yettiğini, anılan nedenden ötürü bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, dava dosyası kapsamında müvekkili tarafından davacının marka hakkına tecavüz oluşturan herhangi bir eylemde bulunulmadığına ve müvekkilinin dava konusu ... markası üzerinde gerçek hak sahipliğine sahip olduğuna ilişkin dilekçelerinde yapmış oldukları açıklamalara tekrara düşmemek açısından atıfta bulunduklarını, itirazlarının kabulüne ve dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii ile marka hakkına tecavüz iddialarına yönelik bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 01/03/2023 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçelerinde, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek üzere 10.000,00 TL maddi tazminat taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 27.966,82 TL'ye artırdıklarını beyan ederek davanın kabulünü talep ettiği görülmüştür.
Asıl davada dava, davalıların, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat; birleşen davada dava, birleşen dosya davalısı adına kayıtlı markaların hükümsüzlüğü talebine yöneliktir.
Davacının davaya dayanak markaları "...." unsurlarından; davalı ... fiili markasal kullanımları ise "...." unsurlarından oluşmaktadır. Ub durumda markaların asli ve ayırdedici unsurları itibariyle ayniyet arzettikleri, sınıfsal ayniyet nazara alındığında ise benzerlik bulunduğunun kabulü gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Davalılardan .... vekili söz konusu fiili markasal kullanımları kabul etmiş, ancak önceye dayalı fiili markasal kullanım nedeniyle tescilden önce marka üzerinde hak sahibi olduğu savunmasını sunmuştur.
SMK'nun 6/3.maddesine göre: "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir."
Aynı Kanunun 7/1.maddesi ile yukarıda anılı fıkra birlikte değerlendirildiğinde, tescil ile marka korumasının başlayacağı yönündeki ilkenin istisnasının kullanım yolu ile marka hakkının elde edilmesi olduğu, tescil başvurusundan önce o markayı ihdas eden, kullanan, piyasada maruf hale getiren ve marka üzerinde hak elde eden kimsenin, tescil sahibine karşı bu hakkını hükümsüzlük davası yolu ile ileri sürebileceği gibi, kendisine karşı açılmış hükümsüzlük ve tecavüz davalarında savunma olarak kullanabileceği kabul edilmektedir.
Buna göre, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler neticesi davalı ... ait https://... alan adında marka tescil başvuru tarihi 29/02/2016 tarihinden önce fiili markasal kullanım tespit edilemediği; buna mukabil davacının en erken 06/04/2013 tarihli "...." ibareli markasal kullanımının bulunduğu, bu itibarla, davalının, davacı markalarının tescilinden önce davaya konu markayı ihdas ve istimal ettiği, piyasada maruf hale getirdiği hususlarının ispatlanamadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Davalılardan ..., davanın tüm aşamalarında diğer davalı ile birlikte hareket ederek davaya konu fiili markasal kullanımları gerçekleştirmediğini, diğer davalıyı tanımadığını beyan ve iddia etmiştir. Dosyaya bu savunma doğrultusunda sunulan tüm deliller 19/07/2022 tarihli bilirkişi raporu ile incelenmiştir. Davacı ..., söz konusu davalı için tecavüz iddialarını www....com adlı web adresindeki görsellere dayandırmıştır. Söz konusu adresin sahiplik bilgilerinin "kayıt ettiren" kısmında yer almadığı, davalı isminin sitede "Plastik ve Rekontsrüktif Cerrahi Uzmanı" şeklinde yer aldığı, münhasıran bu durumun, davalı ... açık ya da örtülü kabulünün bulunmayışı ve ... hiçbir delille desteklenmemesi nedeniyle marka tecavüzü fiilinin kabulüne yeterli delil kabul edilemeyeceği hukuki kanaatiyle söz konusu davalı bakımından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyaya sunulan tüm deliller çerçevesinde, davacı ... tercih ettiği tazminat hesaplama yöntemine göre maddi tazminatın tam ve eksiksiz bir şekilde hesabının yapılmasının mümkün olmadığı, ancak tecavüze konu tespit olunan ürünlerin miktarı, davacının ticari hacmi, tecavüz fiillerinin boyutu hep birlikte nazara alındığında BK 50-51.maddeleri çerçevesinde 20 bin TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 20.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır.
Birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirmede;
SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir.
SMK'nun 7/1.maddesine göre: "Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir". SMK'nun 6/3 maddesine göre ise: "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
"
SMK'nun 7/1 ve 6/3 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, tescil ile marka korumasının başlayacağı yönündeki ilkenin istisnasının kullanım yolu ile marka hakkının elde edilmesi olduğu, tescli başvurusundan önce o markayı ihdas eden, kullanan, piyasada maruf hale getiren ve marka üzerinde hak elde eden kimsenin tescil sahibine karşı bu hakkını hükümsüzlük davası yolu ile ileri sürebileceği kabul edilmektedir.
Ana dosya yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmelere göre, davacının önceye dayalı fiili markasal kullanım iddiasını ispat edemediği, bu nedenle birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle, asıl davada davacının davasının kısmen kabulüne, birleşen davada davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
ASIL DAVADA;
1-Davacının davasının, davalı ... yönünden REDDİNE,
2-Davacının davasının, davalı ... yönünden KISMEN KABULÜ ile;
-Davalının, davacıya ait ..., .... ve .... tescil numaralı markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine,
-TBK 50-51.maddeleri nazara alınarak 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alınması gereken 2.732,40 TL harçtan, 683,10 TL peşin harç ve 310,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.739,30 TL harcın, davalı ...'tan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüzün tespiti davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesine göre reddedilen maddi tazminat davası yönünden 7.966,82 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
9-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen tecavüzün tespiti davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
10-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen maddi tazminat davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
11-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
12-Davacı tarafça yapılan 5.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 610,00 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 6.110,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 4.216,20 TL'sinin, davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
13-Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 683,10 TL peşin harç ve 310,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.037,50 TL harç giderinin, davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
14-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
BİRLEŞEN DAVADA;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 179,90 TL harçtan, peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 125,50 TL harcın, davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/04/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸