T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/218
KARAR NO : 2024/104
DAVA : Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 23/11/2023
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili firmanın, "...." çatı markalı ..,..,... tescil numaralı markaların sahibi olduğunu, müvekkili firmanın, mobilya ve mobilya benzeri ürünlerin imalatını ve satışını yapmakta olan köklü bir firma olduğunu, müvekkiline ait markanın tanınmış marka olduğunu, tescil başvurusu yapılmış olan davalıya ait markanın, daha önceden müvekkiline ait markalar ile aynılığı ve benzerliği, kapsadıkları mal ve hizmetlerin aynılığı ve benzerliği ve hatta, davalı ile müvekkilinin aynı iş kolunda faaliyet göstermesi nedenleriyle, davalıya ait anılan markanın 20. Nice sınıfı yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, davalı adına tescilli .... tescil numaralı ve 11/12/2018 tescil tarihli "...." isimli markanın, SMK Md.6 hükümleri çerçevesinde, müvekkiline ait markalarla aynılığı ve benzerliği nedeniyle, 20. Nice sınıf yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkiline "...." isimli markanın tescil tarihinin 11/12/2018 olduğunu, davacı tarafın dava açma hakkı olan 5 yıllık hak düşürücü süre dolduğundan sebeple işbu davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafa ait marka ile müvekkiline ait markanın birbirinden tamamen farklı olduğunu, karıştırılma tehlikesi ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, davacı tarafın yalnızca "...." kelimesini kullanarak kendi markasını tasarladığını, müvekkilinin ise "...." şeklinde bir marka ve logo tasarladığını, davacı tarafa ait firmanın İnegöl/BURSA merkezli, müvekkiline ait firmanın ise Esenler/İSTANBUL merkezli bir firma olduğunu, söz konusu şehirlerin tamamen farklı birbirine uzak şehirler olması nedeni ile ve keza yine kurumsal bir firma ve marka altyapılarının olmamaları nedeni ile davacı tarafın, tanınmışlıktan yararlanma iddiasının asılsız olduğunu, müvekkilinin markasının adını çocuğunun isminin ... olmasından ötürü "...."olarak tasarlayıp tescil ettirdiğini, davacı tarafa ait markanın ticari faaliyetlerini yatak odası ve yemek odası mobilyaları üzene sürdürdüğünü, müvekkili firmanın koltuk takımı, yemek odası, yatak odası, genç odası, düğün paketi, masa sandalye, yatak baza alanlarına ticari faaliyet gösterdiğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafın açmış olduğu davanın 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolması sebebi ile usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olursa işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletimesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı ve davalı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur.
Dosya, davalı ... ait .... tescil numaralı markanın tescilli olduğu 20. Sınıf yönünden kısmen hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğrayıp uğramadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 06/06/2024 tarihli raporunda; "Davalı tarafa ait .... tescil no.lu "....” markasının; SMK m.6/1 kapsamında 20-sınıf içinde yer alan “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları. Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mum, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları. Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar” emtiaları açısından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu tespit edilmiş olup, işbu tespitler doğrultusunda SMK'nın 6/1. Kapsamında nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, SMK m.25/6 dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında zamanaşımı açısından Davalı adına tescilli ... no.lu markanın tescil tarihi olan 11/12/2018 nazara alındığında, davalı marka yönünden 23/11/2023 dava tarihi itibariyle hükümsüzlük davası açılması için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre dolmadan huzurda bulunan davanın açıldığı ve sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin şartların mevcut olmadığı" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.
Davalı vekili 12/06/2024 tarihli dilekçesi ile, davacı ... tescil ettirmiş olduğu markalar ile müvekkiline ait marka arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, faaliyet yerlerinin farklı şehirlerde olduğunu, ... ibaresinin, müvekkilinin çocuğunun ismi olduğunu, ancak bu hususların raporda dikkate alınmadığını, söz konusu markalar arasında raporda belirtilenin aksine benzerlik bulunmadığını, davacı ... markalarının hiçbirinde ilk bakışta mobilya ile ilgili olduğu anlaşılmasa da müvekkilinin markası incelendiğinde ilk bakışta mobilya ile ilgili olduğu gerek yazı karakterleri gerekse logoda kullanılanlar gözetildiğinde herhangi bir benzerlik olmadığının açıkça ortada olduğunu, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne katılmadıklarını, raporda kavramsal/anlamsal açıdan inceleme yapıldığını ancak bu noktada da hatalı inceleme yapıldığını, taraf markalarının tamamen farklı olduğu, benzerlik içeren tek konunun iki taraf markasında da ''...'' ibaresinin geçmesi olduğunu, iki markanın karıştırılabilirliği, fonetik olarak uyumu veya benzerliğinin söz konusu olmadığını, davacı ... süreçlerde sessiz kalmasının açıkça dürüstlük kuralını ihlal eder nitelikte olduğunu, açıklanan nedenlerle, bilirkişiden yeniden rapor alınmasına karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise bilirkişi raporundaki çelişkilerin gerekçelendirilerek giderilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı adına kayıtlı markanın 20. Sınıf yönünden kısmen hükümsüzlüğü talebine yöneliktir.
SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir.
SMK'nun 6/1 md'sine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir.
Somut olayda davacının davaya dayanak ... tescil numaralı markası "...", ... tescil numaralı markası "....", ... tescil numaralı markası "...."; davalı markası ise "...." unsurlarından oluşmaktadır. Taraf markalarında ortak olan unsur "..." kelime unsurudur. Davacı dayanak markalarından ... tescil numaralı markada, bu unsur tek ve asli; diğer dayanak markalarında da asli ve ayırdedici unsur olarak yer almaktadır. Davalı markasında yer alan "...." kelimeleri ise 20.sınıf emtiaları bakımından sektörel tanımlayıcılık içermeleri ve tanımlayıcı olmaları nedeni ile markaya ayırtedici nitelik katmamaktadırlar. Bu durumda taraf markalarının asli ve ayırdedici unsurlarının ayniyet içermesi karşısında hitap olunan özel bir bilgi, eğitim ve dikkat seviyesi bulunmayan ortalama tüketici nezdinde işletmeler arasında idari veya ekonomik bir bağlantı kurulma, davalı markasının davacı markalarının serisi gibi algılanma ve markalar arasında kavramsal bir bağlantı kurma ihtimali ile birlikte karıştıma ihtimalinin somut olayda gerçekleştiği, netice-i talebe konu ayniyet içeren 20.sınıf emtialarında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu hukuki kanaatine ulaşılmıştır.
SMK'nun 25/6 maddesine göre ise marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalması halinde markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez. Sessiz kalma yolu ile hak kaybından bahsedebilmek için davaya konu markayı bilme ya da bilebilecek durumda olma, beş yıl boyunca sessiz kalma ve davalının tescilinin kötüniyetli olmaması koşulları birlikte aranmalıdır.
Davalı vekili her ne kadar sessiz kalma yolu ile hakkaybı iddiasında bulunmuş ise de; davalı markasının başvuru tarihinin 11/12/2018 olduğu, dava tarihinin 23/11/2023 olduğu, başvuru tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıllık sürenin dolmamış olması nedeni ile sessiz kalma yolu ile hak kaybının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile;
-Davalıya ait .... tescil numaralı markanın tescilli olduğu 20. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde 20. sınıf yönünden sicilden terkinine,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 187,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 5.726,70 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/06/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸