T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/258
KARAR NO : 2024/109
DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi ve
Durdurulması ile Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ : 02/11/2022
KARAR TARİHİ : 03/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi ve Durdurulması ile Maddi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin uzun yıllardır kozmetik ve gıda sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, .... ibareli marka tescillerinin olduğunu, müvekkilinin "...." ibareli markaların tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalı tarafından müvekkili davacının ... ibareli markaları ile iltibas oluşturur düzeyde kullanım gerçekleştirildiğini, davalı şirket tarafından müvekkile ait markanın fiziksel olarak kullanıldığını, internet siteleri üzerinden müvekkilin sabunlarına şekil ve ambalaj olarak çok benzer ürünler sattığını, ve müvekkilin "..." ibareli markasını kullandığını, davalının kullanımı ile müvekkilinin marka hakkını tecavüz ettiğinin sabit olduğunu, açıklanan nedenlerle, öncelikli olarak davalı işyerinde delil tespiti yapılmasını, sonrasında davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL'lik maddi tazminatın, tecavüz tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili firmanın halihazırda baharat ve kozmetik ürünleri üzerinde aktif faaliyet gösteren bir işletme olduğunu, binlerce çeşit ürün satışı yaptığını, "..." markası altında satışı olmadığını, toptancı ve aracı firmaların benzer şekilde bir çok işletmeye numune bırakıp kısa bir zaman içerisinde tespit talepli dava açarak, maddi menfaat elde etmeye çalıştığını, davacı tarafından satışı yapıldığı iddia edilen ürünlerin de bu numunelerden ibaret olduğunu ve davalının satışı bulunmadığını, bu hususun bilirkişi raporundan da anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi ve ekinde müvekkili davalının e-ticaret satışı yaptığına ilişkin link ya da görüntü dahi ibraz edemediğini, davacının bilinirliği olmayan markasını 2019 tarihinde tescil ettirdiği göz önüne alındığında mezkur davanın markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur.
Davacı vekilinin tespit talebinin tensiben kabulüne karar verildiği ve dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi 23/11/2022 tarihli raporunda; "Tespit işleminin gerçekleştirildiği mahalde yer alan vergi levhasından mahalin ... Vergi Kimlik Numaralı .... tarafından işletilmekte olduğu, Mahalde tespit taleplerine konu "..." ibaresini ve görselini ihtiva eden 2 adet "eşek sütü sabunu" tespit edildiği, mahalde tespit edilen ürünler üzerinde davacı ... ait markaların birebir olarak kullanıldığı, dosyada incelenebilecek herhangi bir orijinal ürün var olmamak ile birlikte mahalde bulunan ürünlerin orijinal ürünler olup olmadığının denetlenemediği, ancak ürün kutuların tüm boyutları detaylı olarak fotoğraflandığı, ilgili ürünlerin davacı ya da davacının yetkilendirdiği birisi tarafından üretilip piyasaya arz edilmediği yönünde Mahkeme nezdinde bir kanaatin oluşması halinde; mahalde tespit edilen ürünler "..." ibaresini ve görselini doğrudan ihtiva ettiğinden ve ilgili markasal kullanımın gerçekleştirildiği ürün gamında davacı .... markaları tescilli olduğundan ilgili kullanımların davacı ... ait tescilli markalara tecavüz teşkil ettiğinden bahsedilebileceği" hususlarını tespit ettiği görülmüştür.
Dosya, maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı hususlarında rapor tanzim etmek üzere hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 27/07/2023 tarihli raporunda; "Davacı tarafından SMK m.151/2-b bendi uyarınca "Sınai Mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç"a göre hesaplanmasını talep edilmiş olduğundan davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerektiği, davalı ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde davaya dayanak ... ibareli markasına rastlanmadığı, bununla birlikte davalı taraf faturalarında sattığı her ürünün nevi i yer almakta olup, satışı yapılan eşek sabunu ile benzer diğer sabunların ( keçi sütlü, lavanta özlü defne yaprağı özlü gibi ) "...." markalı ürünler olduğu, söz konusu markalı ürünlerin de .... San. Paz. AŞ.’nden tedarik ettiğine ilişkin alış faturaların mevcut olduğu, 23/11/2022 tarihinden öncesinde davalı tarafın ... ibareli marka ile satış yaptığını gösterir davalı ticari kayıt ve defterlerinde bir belge kayda rastlanmamış olduğu gibi davalının alış-satış faturalarında eşek sütü sabun olarak kayıt bulunamadığından maddi tazminat hesabının 23/11/2022 öncesi dikkate alınarak yapılabilmesi mümkün olmadığı, tespit tarihinde davalı işyerinde tespit edilen 2 adet ürünün ise davalı ticari defter ve kayıtlarında giriş - çıkışı yer almadığı dikkate alındığında, marka hukuku anlamında bir ihlal oluşturup oluşturmadığı uzmanlık alanı dışında olsa da söz konusu 2 adet ürünün davalı ticari kayıtlarında mevcut olmaması ile birlikte satışı henüz yapılmayan 2 adet ürün açısından yoksun kalınan bir kazançtan da söz etmenin mümkün olamayacağı, Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddelerine göre maddi tazminat talebinin belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.
Davacı vekili 07/09/2023 tarihli dilekçesi ile, davalının müvekkilinin tescilli markaları ile iltibas oluşturur düzeyde kullanım gerçekleştirdiğinin ve söz konusu kullanımların müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil edecek nitelikte olduğunin 23/11/202 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, mali yönden yapılan incelemelerin hatalı olduğunu, eksik incelemeler sonucu hazırlanmış raporu kabul etmediklerini, eksik incelemeler sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının kabulü ile tazminat miktarının 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında belirlenmesi yönündeki hakları saklı tutulması kaydıyla, yeni bir bilirkişiden yeni bir rapor alınması, aksi halde itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'in 2012 yılından dava tarihi olan 02/11/2022 tarihine kadar vergi kayıtları celp edilmiştir.
Heyete bir sektör (kozmetik) bilirkişi eklemek suretiyle tarafların ticari hacimleri ve sektörel koşulları ile karlılık oranları nazara alınmak suretiyle bir mali hesaplama yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 16/02/2024 tarihli raporlarında; "Davalı ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde davaya dayanak gösterilen ... ibareli markalı ürünlere rastlanmadığı, ... markasına ait eşek sütü sabununun maliyetine ve satışına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığından kar marjı hesaplanamadığı, davalı taraf faturalarında sattığı her ürünün nevi i yer almakta olup, satışı yapılan eşek sabunu ile benzer diğer sabunların ( keçi sütlü, lavanta özlü defne yaprağı özlü gibi ) "...." markalı ürünler olduğu, söz konusu markalı ürünlerin de ... San. Paz. AŞ.’nden tedarik ettiğine ilişkin alış faturaların mevcut olduğu, davalı tedarikçileri tarafından dava öncesi kesilen .... markalı farklı sabun ürünlerinin faturaları üzerinden tespit edilen dava konusu 2 kutu sabun için tespit edilen en düşük net kazanç 4,06 TL iken en yüksek net kazanç tutarı ise 4,87 TL olarak tespit edildiği, davalı firmanın tüm doğal sabun ürünlerindeki kar marjının ise %13,97 olduğu, davacı tarafından dava konusu ürün ile ilgili dosya satış miktarı ve satış fiyatları konusunda belge ve bilgi sunulması durumunda sunulan belge ve bilgilere göre yeni referans değerler tespit edilebileceğini net ciroları oranlayarak hacimsel satış miktarı ve ciroları hesaplanarak net kazanç tespiti yapılabileceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 12/03/2024 tarihli dilekçesi ile, davalının müvekkilinin tescilli markaları ile iltibas oluşturur düzeyde kullanım gerçekleştirdiğinin ve söz konusu kullanımların müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil edecek nitelikte olduğunin 23/11/2022 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, mali yönden yapılan incelemelerin hatalı olduğunu, eksik incelemeler sonucu hazırlanmış raporu kabul etmediklerini, itiraza konu 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalının ticari defterleri ve kayıtları üzerinden yapılan inceleme neticesinde; davalı tedarikçileri tarafından dava tarihinden önce ve dava tarihinden sonra kesilen dava dışı 3. Şirkete ait markalı sabun ürünlerinin faturaları üzerinden tespit edilen dava konusu ürünler için en düşük ve en yüksek net kazanç tutarları hesaplanmış ise de işbu hesaplamaların yapıldığı bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, eksik incelemeler sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının kabulü ile tazminat miktarının 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında belirlenmesi yönündeki hakları saklı tutulması kaydıyla, yeni bir bilirkişiden yeni bir rapor alınması, aksi halde itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalının, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile maddi tazminat talebine yöneliktir.
Somut olay bakımından davalı işyerinde tespiti yapılan ürünlerin üzerinde yer alan markaların davacı markaları ile ayniyet içerdiği, aynı emtia grubunda olduğu, bu itibarla SMK 7/2 maddesi gözetilerek, SMK 25/1 maddesi yollamasıyla SMK 5/1-ç maddesi kapsamında tecavüz koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Davaya konu olay bakımından tartışılması gereken davalı savunmaları doğrultusunda söz konusu ürünlerin ticaretinin yapılıp yapılmadığı iddialarıdır.
SMK 29/1-c maddesine göre "Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak." marka hakkına tecavüz sayılır. Davaya konu olayda, tecavüz teşkil eden ürünlerin işletmelerine numune olarak bırakıldığını beyan ve iddia etmiştir. Ne var ki bu iddialarını destekleyen bir delil sunamadıkları gibi, ürünlerin davacı yahut yetkili distribütörü tarafından bırakıldığına ilişkin herhangi bir ticari kayıt da ibraz edememiştir. Ürünlerin yalnızca numune olarak bulundurulduğu iddiasını davalı ... ispat külfeti altındadır. Münhasıran ticari defterlerinde davacıya ait markalı ürünün yer almamasının, ticari defterlerde ürün ya da marka bazında ayrım yaparak kayıt zorunluluğu bulunmaması karşısında mahkememizce ispata yeterli görülmemiştir. Tüm bu tespitlerin yanısıra, basiretli bir tacir gibi davranma mükellefiyetinde olan davalının "numune" olarak getirilen ürünlerin taklit olup olmadığı, marka sahibi yahut usulüne uygun yetkilendirdiği kişilerce kendilerine sunulup sunulmadığı gibi hususları değerlendirilmesi, tecavüz teşkil eden ürünleri, benzer ürünlerin satış ve ticaretinin yapıldığı işletmesinde sergilemesinin "başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak-ticari amaçla elinde bulundurmak" kapsamında kalacağını bilmesi gerektiği, fiilinin -savunmaları doğrultusunda dahi- marka hakkına tecavüz oluşturduğu kanaatine varılmıştır.
Dosyaya sunulan tüm deliller çerçevesinde, davacı ... tercih ettiği tazminat hesaplama yöntemine göre maddi tazminatın tam ve eksiksiz bir şekilde hesabının yapılmasının mümkün olmadığı, ancak davacının ticari hacmi, tecavüz fiillerinin boyutu hep birlikte nazara alındığında BK 50-51.maddeleri çerçevesinde 5.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile;
-Davalının, davacıya ait .... tescil numaralı ve .... tescil numaralı markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına; TBK 50-51.maddeleri dikkate alınarak takdiren 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüzün tespiti davası yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 5.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 355,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.516,40 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının davacı tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/07/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸