T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/65
KARAR NO : 2024/105
ANA DOSYADA VE BİRLEŞEN BAKIRKÖY
... FSHHM ... ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVA : Markadan ve Eserden Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti,
Kaldırılması ile Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 08/12/2021
BİRLEŞEN DOSYA DAVA : Marka Hükümsüzlüğü
BİRLEŞEN DOSYA DAVA TARİHİ : 09/12/2022
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasına tevzi olunan dava dilekçesi ile, müvekkilinin 01/09/2014 tarihinde yaptığı başvuru ile Türk Patent ve Marka Kurumu'na "...." ibaresini .... tescil numarasıyla marka olarak tescil ettirdiğini, 03/09/2014 tarihinde ... Ev Ürünleri adından gerçek kişilere ait ticari işletmesini Türk Ticaret Kanunu'na uygun olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin uzun yıllardır ev ürünleri ve züccaciye alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin tescilli markasını 2014 yılından bu yana kullandığını, bu marka ile pazar payı oluşturduğunu, bu markanın tanınmış bir marka olduğunu, davalının 17/03/2021 tarihinde müvekkili ile aynı faaliyette bulunmak suretiyle müvekkilinin markasının sadece son harfini değiştirerek "...." ibaresiyle marka başvurusunda bulunduğunu ve .... tescil numarasıyla söz konusu markayı tescil ettirdiğini, müvekkilinin 7 yılı aşkın süredir kendi emekleriyle var ettiği markayı davalının yalnızca markanın son harfini değiştirmek suretiyle kullanması ve bu marka ile satış yapıyor olmasının müvekkilinin ticari hayatı için ciddi bir tehlike arz etmeye başladığını, davalı "..." ibaresini marka olarak hizmetlerinde, online satış mağazalarında hala kullanmakta olup müvekkilini iltibas tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığını, davalının hukuka aykırı şekilde davrandığını, müvekkilinin marka hakkına saldırıda bulunulduğunu, davalının müvekkilinin ürün görselleri ile satış yapıldığını bu sebeplerle; davalının "..." ibareli markasının müvekkilinin tescilli markasına iltibas meydana getirecek şekilde benzediğinden bu durumun haksız rekabet nedeniyle müvekkilinin tescilli markasına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının müvekkilinin tescilli markasını ve ürün fotoğraflarını kullanmasI nedeniyle tespit edilen tecavüzün kaldırılmasına, müvekkili lehine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminat ve müvekkili lehine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/12/2021 tarih, ... esas, .... karar sayılı kararıyla, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, dosya mahkememize gönderilerek yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkil şirket olan .... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin 2011 yılından bu yana ticari faaliyet içerisinde olduğunu, internet satış platformlarında mevcut ticari faaliyetlerini uzun zamandır devam ettirdiğini, elektrikli mutfak gereçleri ve diğer mutfak gereçleri hususunda piyasaya yön veren bir çok firma ile bağlantılı olarak çalıştığını, müvekkiline ait markaya ait ürün görselleri ile davacıya ait markanın ürün görsellerinin birbirleri ile alakaları bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından .... tescil nolu markanın tescili sağlandıktan sonra marka haklarının kullanılmaya başlandığını, markaların karıştırılmayacağını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DOSYA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin uzun yıllardır ev ürünleri ve züccaciye alalında faaliyet gösterdiğini, TPMK nezdinde ... sayılı "..." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin söz konusu markayı 2014 yılından bu zamana kadar gerek iş yerinde gerek tabela ve reklam vasıtalarında gerekse de reklam panolarında kullandığını, ancak hal böyle iken, davalı taraf müvekkili ile aynı sektörde faaliyet göstermek suretiyle müvekkili markasının sadece son harfini değiştirerek "..." ibareli markayı TPMK nezdinde ... sayı ile kendi adına tescil ettirdiğini, davalının mezkur eyleminin müvekkilinin ticari hayatı için ciddi tehlike arz etmeye başladığını, davalı tarafından gerçekleştirilen eylemlerin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalı adına .... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DOSYA CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin uzun yıllardır ticari faaliyet içerisinde bulunduğunu, dava konusu markalar arasındaki farkın normal tüketicinin anlayabileceğini, müvekkili şirketin sosyal medya takipçisinin davacıdan çok daha fazla olduğunu, bu nedenle de müvekkilinin başkaca bir şirketi, markayı taklit etmesini gerektirir bir durum olmadığını, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/11/2023 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararıyla dosyanın mahkememizin işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş ve dosya mahkememize gönderilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacının sahibi olduğu ... adına kayıtlı marka tescil belgeleri ve davalı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur.
Birleşen dosyada mahkemece davalı adına tescilli ... tescil no.lu markanın dava dilekçesinde belirtilen sebeplerle hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 06/09/2023 havale tarihli raporunda; "sınıfsal benzerliğin söz konusu olduğu lakin işaretsel benzerliğin söz konusu olmadığı ve karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek hükümsüzlüğün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle SMK m.6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.
Dosya, davalının, davacı .... ait .... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, marka tecavüzünden kaynaklı maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı, ürün fotoğraflarının kullanılması iddiası dolayısıyla davacının telif haklarının ihlal edilip edilmediği hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 06/04/2023 havale tarihli raporlarında; "MARKAYA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABET AÇISINDAN; Davalı kullanımının, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının MARKA HAKKINA TECAVÜZ OLUŞTURMAYACAĞI Tespit sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup, İşbu tespitler doğrultusunda, markaya tecavüze ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği açısından nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalının davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilemediği dolayısıyla davalının kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği Tespit sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup, İşbu tespitler doğrultusunda, haksız rekabete ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği açısından nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, FSEK AÇISINDAN; davacı dilekçesi ekinde yer alan görseller baz alındığında, bunlardan ilk ikisinin birebir aynı olduğunun anlaşıldığı, bu görsellerin altında yer alan satıcı bilgileri "...." ve "...." şeklinde olup bunların davacı ya da davalı olduğunu doğrudan tespit etmenin mümkün gözükmediği, bu itibarla bunların davalı tarafından FSEK kapsamında haksız kullanıldığı yönünde bir değerlendirme yapmak için yeterli dayanak olmadığının söylenebileceği, bu durumdan ayrı olarak, anılan (ve orijinalleri dosyada bulunmayan) görsellerin FSEK çerçevesinde eser olarak korunmasının, kanaatimizce bunlarda bir hususiyet bulunmadığından, söz konusu olmadığı, bununla beraber bu tür eser olmayan fotoğraf ürünlerinin FSEK kapsamında m. 84 çerçevesinde korunabileceği, ancak bunun için anılan görsellerin davacıya ait olduğunun (veya bunlar üzerinde ilgili hukuki pozisyonları edindiğinin) ortaya konulmuş olması ve bunun tespit edilmesinin gerekli olduğu, bunun ortaya konulması durumunda ve kanundaki eser sahipliğine dair karinelerin kıyasen uygulanması yoluyla davacının hak sahipliğinden hareket edilmesi ve davalı tarafça kullanımın sabit olduğu değerlendirmesi yapılması (var olan dosya verilerine göre ancak bunun varsayılması) durumunda, bir hak ihlali sonucuna varılabileceği, aksi halde ise FSEK itibariyle korunan bir hukuki pozisyondan ve/veya hak ihlalinden hareket edilemeyeceği, tespit sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup, işbu tespitler doğrultusunda FSEK açısından nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, MALİ AÇIDAN: Davacı vekilinin Maddi Tazminat talebinin, SMK 151/2a maddesine göre davalı tarafın Ticari defter kayıtları ile dava konusu ürünün satış bilgileri tespit edilemediği için davacının elde edebileceği muhtemel gelirin tespit edilemeyeceği ancak, takdirin Mahkemeye ait olduğu, Manevi tazminata ilişkin talebin Mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 24/04/2024 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporu incelendiğinde de görüleceği üzere raporun dosya kapsamında eksik kaldığını, bilirkişi raporunda aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini, müvekkil şirketin herhangi bir hak kaybına uğramasını engellemek amacıyla bilirkişi raporuna karşı ayrıntılı beyanları sunma hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporunda aleyhe olan hususlara ettiklerini, dosyanın farklı ve yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 26/04/2024 tarihli dilekçesi ile, dosya kapsamında mahkemece görevlendirmiş heyetin sunmuş olduğu raporun denetime elverişli, mukayese edilebilir ve kapsamlı olduğunu, dosya kapsamındaki teknik bilgi gerektiren hususlar açısından rapora karşı davacı tarafça yapılan itirazların soyut ve hukuki bir mütalaa içermeyen itirazlar olduğunu, bu sebeple de itirazların reddi gerektiğini, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya, mevcut heyete bir bilişim ve bir fotoğraf sanatçısı bilirkişisi eklenmek suretiyle, FSEK çerçevesindeki iddialardan kaynaklı ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 10/07/2023 tarihli ek raporlarında; "Markaya tecavüz ve haksız rekabet açısından kök raporda itiraza konu hususlar değerlendirilmiş olduğundan, kök raporda varılan sonuçtan dönülmesini gerektiren bir durum olmadığı, www...com alan adlı web sitesinde web sitesi logosu olarak kullanılan görselin markasal şekilde kullanıldığı, www...com web sitesinin davacı ... tarafından işletildiği, dava dilekçesi ekinde belirtilen https://www... adresinde davacıya ait olarak belirtilen içerikte yer alan görselin şeklinde olduğu, "...." ibareli ürünün satıcısının ise "...." isimli satıcı olduğu, dava dilekçesi ekinde belirtilen https://www... adresli linkte yer alan görselin şeklinde olduğu, "..." ibareli ürünün satıcısının ise "...." isimli satıcı olduğu, dosyaya delil olarak sunulan "...." isimli yemek takımına ilişkin görseller davacı web sitesinde tespit edilemediği gibi, davacı ve davalıya ait olarak belirtilen .... hesabından da kaldırılmış olduğu, archive.org üzerinde de yapılan incelemede söz konusu görsellere ve yüklenme tarihlerine ulaşılamadığı, yemek takımı fotoğraflarının davacı tarafından çekildiği ve kamuya sunulduğuna ilişkin .... Görsel Arama Motoru üzerinde reverse image search (tersten görsel arama) metodu ile yapılan araştırmada görsellerin kaynağı olarak belirtilen listede davacıya ait (www....com) alan adlı web sitesi tespit edilemediği, dosya kapsamında davacının görsellerin hak sahipliği yönüyle bir delilin bulunmadığı, bu veriler çerçevesinde davacının hak ihlali iddiasının dayanaklı gözükmediği, bununla beraber mahkemece gerekli görülmesi halinde, davacıya ait olarak belirtilen https://www... adresli URL ile davalıya ait olarak belirtilen https://www.... URL adresinde yer verilen görsellerin yükleyeninin kim olduğu ve yüklenme tarihlerinin ne olduğu bilgisine www.... yer sağlayıcısı ... Satış Tic.A.Ş. ‘ne sorularak öğrenilebileceği, bu durumda ortaya çıkacak net bilgiye göre ve davacının da hak sahipliğini ortaya koyması durumunda, FSEK kapsamında net bir değerlendirme yapılabilmesinin mümkün olabileceği, ancak var olan veriler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, dosya kapsamına göre, eser sahipliği hususunun belirsiz durduğu, belirsizlik çekincesi altında hususiyet meselesi değerlendirildiğinde, mevcut fotoğrafların hususiyet arz etmeyen alelade ürün fotoğrafları olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 31/07/2023 tarihli dilekçesi ile, her ne kadar sayın bilirkişiler tarafından yapılan incelemede dava dilekçesi ekinde sunulan internet adreslerinde şu an herhangi bir şey görülemediği beyan edilmiş olsa da müvekkilinin satılan ve biten ürününü .... pazaryerinde tutması mümkün olmadığından belirtilen url adresine ulaşılamamış olma ihtimalinin mevcut olduğunu, mahkemece dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları ürün fotoğraflarının kim tarafından hangi tarihte yüklendiğinin sorulması amacıyla ... Satış Tic. A.Ş. ‘ne müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, dava açıldıktan sonra davalı şirket tarafından ... pazar yerine yüklenen ürün fotoğraflarının hepsinin kaldırıldığını, davanın açıldığı tarihten bu yana neredeyse 1.5 sene geçtiğini, müvekkili şirketin elindeki ürün satıldığı ve bittiği için stoğu kalmayan ürünü .... müşteriye sunamadığından dolayı dava dilekçesi ekinde sunulu internet adresinde şu an ürün gözükmediğini, davalı şirket tarafından ise taraflarınca dava açıldıktan sonra ürün fotoğrafları kaldırıldığını, bu nedenle ürün fotoğraflarının kime ait olduğuna dair doğru ve etkin araştırmanın yapılması amacıyla ... Satış Tic. A.Ş. ‘ne müzekkere yazılmasını, bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, haksız ve kötüniyetli hareket eden davalıya karşı açmış oldukları mezkur davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Ek rapor doğrultusunda Davacıya ait olarak belirtilen https://www... adresli URL ile davalıya ait olarak belirtilen https://www.... URL adresinde yer verilen görsellerin yükleyeninin kim olduğu ve yüklenme tarihlerinin ne olduğu hususlarında ....'a müzekkere yazılmış, gelen müzekkere cevabında ürün görsellerinin davacı tarafça 07/09/2021 tarihinde, davalı tarafça 21/09/2021 tarihinde yüklendiğinin bildirildiği görülmüştür.
Dosya, şartları oluştuysa FSEK 84.madde çerçevesinde tazminat hesabı yapılması hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 16/04/2024 tarihli raporlarında; "Markaya tecavüz ve haksız rekabet açısından kök raporda itiraza konu hususlar değerlendirilmiş olduğundan, kök raporda varılan sonuçtan dönülmesini gerektiren bir durum olmadığı, FSEK kapsamında gerekli değerlendirme esasen daha önceki ek raporda yapıldığı, Teknik bilirkişi tespitlerine binaen, hak sahipliği net bir şekilde anlaşılmadığından, bir hak ihlali tespiti yapılmadığı, Ek raporda bahsedilen linklere dair ürünlerin kim ya da kimler tarafından yüklendiği ve bunun tarihi gibi hususlara dönük olarak dosyada yeni olarak müzekkere cevapları yer almakla birlikte, .... tarafından gönderilerden verilerden kesin bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, aynı linkin birden fazla kişi tarafından değil de davacı tarafından yüklendiğinin kabul edilmesi durumunda, en eski tarihli yükleme davacı tarafından yapıldığından, ilgili karinelerin (eser sahipliğine dair karinelerin) buraya uygulanabileceğinin (kıyasen) kabul edilmesi ve buna hak sahipliği itibariyle bir anlam yüklenmesi durumunda, davacının ürün üzerindeki hak sahipliğinin (yukarıda belirtilen teknik tespitlere dair hususlar bir tarafa bırakıldığında) mümkün olabileceği, FSEK m. 84 kapsamında değerlendirme yapılıp davacının hak sahipliğinden hareket edildiğinde, davacının ürünün (görselin) çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menetmesi mümkün olduğu gibi, haksız rekabet hükümleri çerçevesinde varsa uğradığı maddi zararını isteyebilmesinin de mümkün olduğu, ancak davacının TTK ilgili hükmü (m.56) uyarınca uğradığı fiili zarar veya gelir kaybı ile ilgili somut bilgi/belge sunulmadığı için Maddi Tazminat tutarının tespit edilemeyeceği, Aynı şekilde Mahkemenin FSEK m. 84 kapsamında korunan ürünler açısından kanunun açıkça atıf yaptığı haksız rekabet hükümlerinden farklı olarak FSEK m. 68 ve devamının uygulanabileceği kanaatine varması ihtimaline binaen ifade etmek gerekir ki, bu konuda dosyada ilgili ürünün kullanılması açısından rayiç bedele dair bir bilgi bulunmadığından bu konuda da bir hesaplama yapmanın mümkün olmadığı, davacı vekili dava dilekçesinde talep edilen 50.000,00 TL manevi tazminat talebinin Mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 03/05/2024 tarihli dilekçesi ile, .... pazar yerine sunulmak üzere fotoğrafların öncelikle müvekkilinin şahsi telefonundan 03/09/2021 tarihinde çekildiğini, fotoğrafların 07/09/2021 tarihinde pazaryerine sunulduğunu, davalı .... yalnızca müvekkilinin isim benzerliğini kullanarak müvekkilinin başarısının üzerine konmak ve müvekkilin emeği başarısı üzerinden para kazanmaya çalıştığını, taraflarınca açılan davadan sonra davalı ... ... şeklindeki satıcı ismi ve kendisi tarafından pazaryerlerine yüklenen fotoğrafları kaldırdığını, bu defa da 03/05/2024 tarihi gözükür şekilde alınan ekran kayıtları da incelendiğinde görüleceği üzere "...." ismi ile müvekkilinin ürün fotoğraflarını müvekkilinin marka adını da yazarak çeşitli pazar yerlerinde satışa çıkarmaya devam ettiğini, markanın benzer olmasının iltibas tehlikesinin oluşması için yeterli olduğunu, dava açıldıktan sonra davalı online pazar yerlerindeki rossel isimli ve müvekkili şirkete ait fotoğrafları kaldırmış olsa da davanın açıldığı tarihte dava dilekçesi ekinde sunulu fotoğraflardan da görüleceği üzere müvekkili şirketin markasından tek harfin değiştirilmesiyle haksız rekabet oluşturduğunu, her ne kadar bilirkişi tarafından hazırlanan raporda markalar arasında logo farklılığı olduğu ileri sürülmüş olsa da online pazar yeri aramalarında satış için arama ancak alfabe ile yapıldığını arama yapıldığından logo farklılıklarının bulunmasının herhangi bir önem arz etmediğini, davalının, müvekkili şirketin tanınırlığından faydalanarak markanın son sessiz harfini değiştirerek online pazar yerlerinde rekabet oluşturduğunu, açıklanan nedenlerle, dosyadaki bütün deliller ve dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dosyada dava, davalının, davacıya ait markadan ve eserden doğan haklarına tecavüzünün tespiti, kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat ve FSEK 84.maddesi yollaması ile haksız rekabetin tespiti; birleşen dosyada dava, davalıya ait markanın hükümsüzlüğü talebine yöneliktir.
SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir.
SMK'nun 6/1 md'sine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir.
Davacının davaya dayanak ...tescil numaralı "...." harfi .... şeklinde olan markası "..."; davalının fiili markasal kullanımları ile hükümsüzlük talebine konu .... tescil numaralı markası "..." şeklindedir.
Benzerlik değerlendirmesinde markalar fonetik, görsel, anlamsal ve sınıfsal olarak kıyaslanarak incelenmelidir. Ancak "iki işaret arasındaki benzerliğin değerlendirmesi bir işaretin unsurlarını tek tek diğer işaretin unsurları ile karşılaştırarak değil, bir bütün olarak yapılmalıdır. Bu bakımdan, karşılaştırılan markalarda ortak unsurların bulunması her halükarda karıştırma yaratacak bir benzerliğin olduğu sonucunu doğurmamaktadır. Zira karıştırma ihtimalinin saptanmasında nazara alınacak olan, ortalama tüketicinin markayı bir bütün olarak algılamasıdır. Bu bakımdan markalar arasında yapılacak olan benzerlik incelemesi, her iki markanın ortalama seviyedeki tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaya göre, ayırd edici ve baskın unsurlar da dahil tüm faktörler gözetilerek "global" bir değerlendirme yapılmasını gerekli kılmaktadır." (Yasaman, Ayoğlu, Bilgin, Kartal, Yüksel, Yasaman, Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi C.II. s.935)
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 30/11/2015 tarih ve ... Es., ... Karar sayılı kararında "(....) markasının "...." ortak unsurlu "..." ve "..." markaları ile markalar arasında "..." sözcüğünden doğan kısmi bir benzerlik olmasına rağmen, içerdikleri diğer yazım biçimleri, şekiller, renkler ve sözcükler itibariyle bıraktıkları genel izlenim olarak anlamsal, görsel ve sesçil olarak birbirlerinden farklı oldukları gerekçesiyle YİDK kararının iptaline karar veren mahkeme kararını onamış ve bu şekilde aynı hususlara işaret etmiştir. (Yasaman, Ayoğlu, Bilgin, Kartal, Yüksel, Yasaman, Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi C.II. s.935)
Somut olayda taraf markaları arasında kısmi fonetik benzerlik bulunmakla birlikte davalı markası davacı markası ile görsel ve kavramsal açıdan farklılaşmaktadır. Özellikle davacı markasında bulunan "..." şekil unsuru, konumlanış yeri, şekli ve rengi ile kelime unsuru ile birlikte dikkat çekici, tüketicinin zihninde kalıcı mahiyette ayırdediciliğe katkısı yüksek niteliktedir. Taraf markalarının sınıfsal benzerlik taşıdığı emtiaların kolayda mallar olmadığı yani düzenli olarak tüketilmedikleri, plansız bir şekilde satın alınmadıkları, satın alma refleksinin hızlı gerçekleşmediği, tüketicinin bu süreçte daha fazla süre ve dikkat ayırdığı emtialar olduğu hususu nazara alındığında, tespit olunan farklılıkların markaların ayırdedilmesine yeterli olduğu, karıştırma ihtimalinin somut olayda bulunmadığı hukuki kanaatine ulaşılmıştır.
FSEK 84. Maddesine göre "Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Tevacüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete mütaallik hükümler uygulanır. Eser mahiyetinde olmayan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır.
"
Somut olayda davacının iş ürünü niteliğindeki fotoğrafların kendisine ait olduğu hususunu ispat külfetinde bulunduğu, toplanan tüm deliller karşısında bu hususun ispatlanamadığı, ilgili pazar yerine yazılan müzekkere cevaplarının ise ilk müzekkere cevabında davacı yükleme tarihinin 07/09/2021 tarihi olduğu, ikinci verilen cevapta 13/09/2023 olarak belirtildiği, davacı lehine karine işletebilmek için aynı linkin birden fazla kişi tarafından değil de davacı tarafından yüklendiğinin varsayılması gerektiği, ancak varsayıma dayalı ulaşılan sonucun ispat hukuku bakımından usulen kabulünün mümkün olmadığı kanaatiyle davacının FSEK 84.maddesi yollaması ile haksız rekabetten kaynaklı davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce her ne kadar yukarıdaki gerekçelerle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş ise de kısa kararın yazımı sırasında oluşan maddi hata neticesi sehven yalnızca "davanın reddine" şeklinde hüküm kurulmuş; kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmaması kuralı çerçevesinde söz konusu hatanın res'en düzeltilemeyeceği ilkesi ile aynı hüküm kısmı işbu gerekçeli karara alınmıştır.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Ana dosya yönünden alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın, davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Birleşen dosya yönünden alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın, davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Ana dosya yönünden, davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen markadan doğan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Ana dosya yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre reddedilen maddi tazminat davası yönünden 100,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Ana dosya yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat davası yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Ana dosya yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen FSEK 84.yollamasıyla haksız rekabetin tespiti davası yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Birleşen dosya yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Ana dosya ve birleşen dosya yönünden davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
10-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/06/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸