T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/141
KARAR NO : 2024/99
DAVA : Tasarımın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 08/06/2022
KARŞI DAVA : Tasarımdan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve
Kaldırılması ile Maddi ve Manevi Tazminat
KARŞI DAVA TARİHİ : 07/09/2022
KARAR TARİHİ : 07/06/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tasarım davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin 30 yılı aşkın süredir mobilya sektöründe faaliyet gösteren saygın firmalardan biri olduğunu, müvekkilinin TPMK siciline tescilli birçok marka ve endüstriyel tasarımın maliki olduğunu, davalının müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, dava konusu .... numaralı çoklu endüstriyel tasarımın 3.1 Tv Ünitesi isimli ürünün yenilik unsuru olmayan harcı alem bir ürün olduğunu, davalı tarafın, yenilik ve ayırt edicilik unsurlarından yoksun, harcı alem olan tasarımına, müvekkilinin tecavüz ettiğini ileri sürerek Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .... değişik iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdığını ve müvekkilinin instagram hesabına erişim engellenmesi yönünde tedbir kararı verildiğini, davalının şekli tesciline dayalı olarak ticari rakibi olan müvekkilini baskı altına almak ve haksız menfaat temin etmek istediğini, bu nedenle müvekkilinin hukuki menfaati olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalının ... numaralı çoklu endüstriyel tasarım tescilinin 3 numaralı Tv Ünitesi tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ve KARŞI DAVA : Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile, dava konusu endüstriyel tasarımın, kanunun zorunlu şartı olan yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini karşıladığını, davacının dosyaya sunduğu, internetten alınmış bir kısım görsellerde, bu görsellerin bir kısmında, müvekkilinin tescilli tasarımı bir bütün olarak değil, parça parça ve aslında bu parçalar yönünden dahi, aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olmayan şekilde bazı görseller olduğunu, diğer bir kısım görsellerin ise, parçalar halinde dahi, müvekkilinin tescilli tasarımına benzer olmadığının açık ve net olarak ortada olduğunu, müvekkilinin 3. nolu TV Ünitesi tasarımı, bir bütün olarak ve bilgilenmiş kullanıcı gözü incelendiğinde, sunulan görsellerle benzerlik içermediğinin incelemelerle ortaya çıkacağını, ilgili tasarımın, müvekkili tarafından, tasarım başvuru tarihi olan 19/03/2021 tarihinden önce de kullanıldığını, ilgili tasarımın, müvekkilinin fiili kullanma tarihinden önce başka kimse tarafından kullanılmadığını, açıklanan nedenlerle asıl davanın reddine karar verilmesini;
Karşı dava yönünden, delil tespiti dosyasına sunulan uzman bilirkişilerin hazırladığı rapora göre ürünler arasında "ayırt edilemeyecek derecede benzerlik" söz konusu olduğunu, müvekkili tasarımının tüm görsel özelliklerinin, birebir olarak, karşı tarafın ürününde taklit edildiğini, genel görünüm itibarı ile tamamen aynı ürünler olduğunun karşı dava dilekçesindeki görsellerde de görüldüğünü, davacı-karşı davalı tarafın, sosyal medya hesaplarında da tasarım taklidi ürünleri halen satmaya devam ettiğini, karşı tarafın tedbir kararı sonrası dahi tecavüz teşkil eden paylaşımlarına devam ettiğini, kötüniyetini ortaya koyduğunu, açıklanan nedenlerle, karşı davalının, müvekkilinin, .... tescil nolu çoklu tasarımının 3 nolu TV Ünitesi tasarım hakkına tecavüzünün durdurulmasına, kaldırılmasına, tecavüzü oluşturan ürünlere ve bunların üretiminde kullanılan araçlara el konularak, el konulan ürün ve araçlar üzerinde, karşı davacıya, mülkiyet hakkı tanınmasına, iş bu tecavüz nedeni ile, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiil(tecavüz fiili) tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, karşı davalıdan alınıp, karşı davacıya ödenmesine, masrafları karşı davalıya ait olmak üzere, kararın, öncelikle ulusal bir gazetede ilan edilmesine, yargılama harç ve masrafları ile karşı vekalet ücretinin, karşı davalıdan alınıp, karşı davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
KARŞI DAVAYA CEVAP : Davacı-karşı davalılar vekili karşı davaya cevap dilekçesi ile, müvekkillerinden ..., ... ve ...’a karşı açılan davanın husumet yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davalı-karşı davacı tarafın, dava konusu endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik şartlarını sağladığı iddiaları haksız, mesnetsiz ve somut dayanaklardan yoksun olduğunu, davalı-karşı davacı tarafın haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaklardan yoksun davasının reddi gerektiğini, Bakırköy .... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş dosyası kapsamına alınan bilirkişi raporu ve kaldırılan ihtiyati tedbir kararının bu dava dosyası kapsamında delil mahiyetinin mevcut olmadığını, açıklanan nedenlerle, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davalı-karşı davacı adına kayıtlı tasarım tescil belgesi celp olunmuştur.
Mahkememizin ... değişik iş sayılı dosyası dosya arasına alınmış, tetkikinde; talep eden ... tarafından, karşı taraf .... Mobilya & Tasarım Yetkilisi/Yetkilileri ve ... aleyhine delil tespiti talebinde bulunulduğu, alınan bilirkişi raporunda, "Tespit talep dilekçesinde belirtilen www...com alan adı kontrol edilmiş, 14.11.2012 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, Alan Adı sahibi/yetkilisi bilgilerinin gizli/gizlenmiş olduğu, Alan Adı Kayıt Şirketinin .... Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, Alan Adı sahibi/yetkilisi bilgilerine .... Ticaret A.Ş. firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, www....com iletişim menüsünde; ... Adres .... 16-A Blok No:8 Başakşehir-İkitelli/İSTANBUL Telefon ..... ; .... Fax .... E-Mail ....com - ...com FABRİKA Adres Defterdar Mahallesi ... Sokak No:6 Eyüp/İSTANBUL Telefon .... Fax ... E-Mail ...com bilgilerinin olduğu, web sitesinde bulunan .... ikonu üzerine gelindiğinde https://www... linkine bağlantı verildiği, https://www... linkinde bulunan ... isimli .... hesabında açıklama kısmında 1992’den beri Kendi Çizgimizi Yansıtıyoruz… - Mobilya İç Mimari Tasarım & Proje Uygulama - Telefon : .... - Whatsapp : .... - www...com bilgilerinin olduğu, Hesap ile ilgili 08.04.2022 tarihinde yapılan incelemede 1.342.798 takipçisinin olduğu, tespit Talep dilekçesinde .... .... hesabında tespit konusu tasarım/ürüne ilişkin paylaşım/paylaşımlar yapıldığı belirtilen linklere ilişkin ekran görüntüleri yukarıda İnceleme, Tespit ve Değerlendirmeler (Bilişim Uzmanı) kısmında sunulduğu, tespit talep eden tarafın dilekçesinde belirttiği karşı tarafa ait “.... Sitesi 16/A Blok No:8 Başakşehir / İSTANBUL” adresinde tespite konu olan ürünün sergilendiğinin tespit edildiği, karşı tarafa ait yerinde inceleme esnasında tespit edilen ürünün tespit talep eden tarafa ait ... numaralı çoklu tescil içeriğindeki 3. sıradaki “tv ünitesi” tasarımı ile genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek şekilde benzer olduğu, bilişim incelemesi sonucu karşı tarafa ait .... hesaplarında paylaşılan tespite konu olan ürünlerin tespit talep eden tarafa ait ... numaralı çoklu tescil içeriğindeki 3. Sıradaki “tv ünitesi” tasarımı ile genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek şekilde benzer olduğu" hususlarının tespit edildiği görülmüştür.
Dosya, asıl yönünden, davalı ... ait ... -3.1 tescil numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olup olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı; karşı dava yönünden, karşı davalının karşı davacıya ait ... - 3.1 tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, men ve ref koşullarının oluşup oluşmadığı, maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştu ise miktarı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 08/05/2023 tarihli raporlarında; "ASIL DAVADA ... (3.1) numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 19.03.2021 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu, KARŞI DAVADA Davalı / karşı davacı tarafa ait 19.03.2021 başvuru tarihli ... (3.1) numaralı tasarım tescili ile davacı karşı davalı tarafa ait sosyal medya hesaplarında tespit edilen ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, TAZMİNAT İHTİMALİ YÖNÜNDEN Davalı tarafın zarar tazmini iddiasını 6769 sayılı yasanın 151/2-b maddesine dayandırdığı, davalının bu tercihinin, ancak Sayın Mahkemenin tecavüzün varlığı ve tazminata hükmetmesi durumunda geçerli olacağı, mali bilirkişinin uzmanlık alanı itibari ile tecavüzün varlığına ya da yokluğuna dair bir değerlendirme yapamayacağı, İlgili kanun hükmündeki “…sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” seçeneğine göre hesaplama yapılabilmesi için yoksun kalınan kazanç talebinin muhatabı olan davacı ... ibraz ettiği bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç tespitine yarar bir maliyet analizi, satış tutarları gibi verilere ulaşılamadığı, dava konusu ürüne ilişkin bir satış-maliyet-kâr denklemi oluşturulamadığı, Davacı şirketin gelir hesapları içinde ve/veya maliyet hesapları içinde sadece dava konusu ürünü kodlayan, tanımlayan, işaret eden, remzini barındıran bir emare görülemediği, hâl böyle olunca dava konusu ürüne özgü bir yoksun kalınan kazanç hesabı yapılamadığı, Davalı şirketin, dava konusu ürünün adının “viole ünite” olduğu ve bu ürünle alakalı herhangi bir satış yapılmadığı, dolayısı ile ticari defterlere ürünle ilgili kaydedilen herhangi bir belge mevcut olmadığı yönünde yazılı beyanda bulunduğu, dolayısı ile ticari defterlerde dava konusu ürünle ilgili bir veri bulunmadığı, Dava konusu ürünle ilgili yukarıda izah edilen “somut” verilere ulaşılamayınca, bu defa davacı şirketin gelir/gider tablosu üzerinden bir çıkarım yapılmaya çalışıldığı, kâr oranına dayalı bir hesaplama yapılmasının amaçlandığı, ancak üretilen ya da satılan ürün miktarı bilinmediğinden birim maliyet ve/veya birim satış fiyatına ulaşılamadığı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı-karşı davalılar vekili 02/06/2023 tarihli dilekçesi ile, dava konusu ... numaralı çoklu endüstriyel tasarımının 3.1 TV Ünitesi isimli ürünün yenilik unsuru olmayan, harcı alem bir ürün olduğunu, bilirkişi raporunun detaylı inceleme ve gerekçelendirme içermeyen somut dayanaklardan yoksun bir rapor olup hükme elverişli olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kararında "Hükümsüzlük davalarında bilirkişi deliline dayanılması durumunda bilirkişiler, resen yapacakları araştırma sonucunda elde edecekleri bilgi ve bulguları da dosyaya sunacaklardır. Zira patent, faydalı model ve tasarımlarda dünya çapında, yani mutlak yenilik aranmakta olduğundan bu durum kamu düzenindendir (Suluk, Cahit/ Karasu, Rauf/ Nal, Temel: Fikri Mülkiyet Hukuku, Ankara, 2018, s. 316)." denilmiş olduğunu, dosya kapsamına alınan bilirkişi incelemesi ve raporuna bakıldığında taraflarınca sunulan bir takım linklere ulaşılamadığının beyan edildiğini ve bilirkişiler tarafından dava konusu tasarımın harcı alem olup olmadığı konusunda re'sen ayrıntılı bir inceleme de yapılmadığını, iş bu sebeple hükme elverişli olmayan bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davacı-karşı davalılar vekili 05/06/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişilerin tespitlerine aynen katıldıklarını, müvekkiline ait tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, davacı-karşı davalı tarafından, iş bu tasarıma tecavüz edildiğini, bu hususların, bilirkişilerce de tespit edildiğini, bilirkişilerin, maddi talepleri yönünden bir tespit yapamadıklarını, karşı tarafın, tasarım hakkına tecavüz teşkil eden TV ünitesinin kodunu ve/veya modelini faturalarında göstermediklerini, dava konusu bir TV Ünitesini yaklaşık ortalama 30.000,00 TL den ayda en az 50-60 tane satan karşı tarafın, aylık cirosunun sırf bu üründen en az 150.000,00 TL - 180.000,00 TL olduğunu, yıllık cirosunun ise, yine en az 1.800.000,00 TL - 2.160.000,00 TL olduğunu, karşı tarafın yıllık yaklaşık 1.800.000,00 TL - 2.200.000,00 TL civarı, dava konusu tasarım olan TV ünitesi satışından yıllık cirosu olduğu ortada olduğuna göre, net karının da, sektör bilirkişisi ve mali bilirkişi tarafından rahatlıkla hesaplanabileceğini, dosyanın maddi tazminat hesabı için ek rapor düzenlenmek üzere, aynı heyete tevdini talep etmiştir.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 03/08/2023 tarihli ek raporlarında; "ASIL DAVADA ... (3.1) numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 19.03.2021 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu, KARŞI DAVADA Davalı / karşı davacı tarafa ait 19.03.2021 başvuru tarihli ... (3.1) numaralı tasarım tescili ile davacı karşı davalı tarafa ait sosyal medya hesaplarında tespit edilen ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı-karşı davalılar vekili 31/08/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi ek raporunda tespit edilen hususlar ile varılan sonucun birbiriyle tutarlı olmadığını, tasarımların yenilik ve ayırt edici özellikleri incelenirken tasarımın özüne bakılması gerektiğini, dava konusu ... (3.1) numaralı televizyon ünitesi endüstriyel tasarımı harcıâlem bir ürün olup yenilik özelliğine sahip olmadığını, dava konusuu televizyon ünitesi tasarıma benzer diğer televizyon ünitesi tasarımları yasal süresinden önce kamuya arz edildiğini, bilirkişi raporlarının kesin delil niteliğinde olmayıp, mahkeme hâkiminin bilirkişi raporuyla bağlı olmadığını, açıklanan nedenlerle, karşı davanın reddine, asıl davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili 07/09/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişilerin, ek raporda da, maddi talepleri yönünden bir tespit yapamadıklarını, karşı tarafın yıllık yaklaşık 1.800.000,00 TL - 2.200.000,00 TL civarı, dava konusu tasarım olan TV ünitesi satışından yıllık cirosu olduğu ortada olduğuna göre, net karı da, sektör bilirkişisi ve mali bilirkişi tarafından rahatlıkla hesaplanabileceğini, ancak ek raporda da hesaplama yapılmadığını, dosyanın, sadece bu yönden yani maddi tazminat hesabı için, bir sektör bilirkişisi ve mali bilirkişiden oluşacak yeni bir heyete tevdi edilmesini talep etmiştir.
Heyette bulunan mevcut hesap uzmanına bir sektör (mobilya) uzmanı eklenmek suretiyle tarafların ticari hacimleri, ürünlerin birim satış fiyatları ve karlılık oranları birlikte değerlendirilerek tazminat hesabı yönünden rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 07/12/2023 tarihli raporlarında; "2021 ve 2022 yıllarında ... ile Davalı ... (....mobilya) arasında 3.437.708,00 TL’lik cari hesap hareketi gerçekleşmiş ve bu tutarda banka hareketi tespit edildiği, ancak, cari hesap hareketlerinin tümünün dava konusu ürünle ilgili olup olmadığı, ....’un sadece .... Mobilya için üretim yapıp yapmadığı veya dava konusu ürünü sadece ... Mobilya için üretip üretmediği anlaşılamadığı, kaldı ki dava dışı bir şahsın ya da şirketin defter-kayıt ve belgelerinin bilirkişi tarafından kendiliğinden incelenmesinin mümkün olmadığı, kök raporda ve dahi ek raporda da belirtildiği üzere; satışlar, stoklar, gelir hesapları ve maliyet hesapları içinde dava konusu ürünü kodlayan, tanımlayan, işaret eden, remzini barındıran bir emare görülemediği bir kez daha vurgulanması gerektiği, dolayısı ile “ürüne özgü” bir yoksun kalınan kazanç hesabı yapılamayacağı bir kez daha teyit edildiği, .... Mobilya’nın ayda 50-60 adet bu üründen satmış olduğu öngörünün ispata gerek duyduğu, bununla bağlantılı olarak aylık ve yıllık ürüne bağlı ciro rakamlarının da resmi kayıtlar ile ispatlanmadığı, zira bir kez daha vurgulamak gerekir ki yasal defter kayıtlarında bizzat dava konusu ürüne özgü bir emareye rastlanmadığı, dava dosyası içerisinde yer alan görsellerden edinilen bilgiler doğrultusunda, dava konusu ... (3.1) numaralı televizyon ünitesi rapor tarihi itibarı ile maliyetinin 16.000,00 TL. ile 18.500,00 TL. arasında oluşabileceği, ancak; yalnız başına maliyetin tespit edilmesi yoksun kalınan kazanç için yeterli olmadığı, dava konusu ürün başına kazanç, birim satış fiyatı, satış adedi gibi kesin verilere defter kayıtlarından ulaşılamadığından yoksun kalınan kazanç tespitinin de yapılamadığı, mahkemenin yasal defterlere dayanmayan verilerle yoksun kalınan kazanç tespiti yapılması yönündeki sektörel ve hukuki takdiri muhakkak olup, bu konuda mali müşavir bilirkişinin bir değerlendirme yapmasının hukuken mümkün olmadığı, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin “ticari hacme göre” genel karlılık oranı hesaplanmış 2021’de %6, 2022’de %9 oranında karlılık hesaplanmıştır. 2 yılın ortalaması yaklaşık %8 olduğu, hesaplanan karlılık oranları ilgili yılların genel karlılık oranı oldluğu, dava konusu ürüne özgü karlılık oranı hesabı yapılmak istenmiş fakat Ürün Adedi, ürüne özgü Satışlar bilinmediğinden Dava konusu ürüne ilişkin karlılık oranı hesabı yapılamadığı, Mahkemenin davacı ... iddiasındaki en az satış tutarı olan yıllık 1.800.000,00 TL ile en fazla 2.160.000,00 TL satış olduğunu kabul etmesi halinde yukarıdaki genel kârlılık oranlarının bu rakamlara uygulanması mümkün olabileceği, ancak, bu bir taraf iddiası olduğundan mali bilirkişinin bu rakamları teyit etmesinin mümkün olmadığı, zira, yasal defterler bu yönü ile ihticaca salih olmadığı, en az: 1.800.000,00 TL * %8 = 144.000,00 TL / yıl, en fazla: 2.160.000,00 TL * %8 = 172.800,00 TL / yıl sektör uzmanı heyet üyesinin 16.000,00 TL. ile 18.500,00 TL. bazında öngördüğü birim maliyete davalının ortalama genel kâr marjı olan %8 oranını uygulandığında ise dava konusu ürünün birim başına satış fiyatı en az: 16.000,00 TL * %8 = 1.280,00 TL / adet = 16.000,00 TL + 1.280,00 TL = 17.280,00 TL / adet (satış fiyatı), en fazla: 18.500,00 TL * %8 = 1.480,00 TL / adet = 18.500,00 TL + 1.480,00 TL = 19.980,00 TL /adet (satış fiyatı), yasal defterlerinde dava konusu ürüne özgü kayıt yapmayan ilgililerin yasal defter haricindeki sektörel ve yoruma dayalı iddiaları ile dosya ikinci defa eke gelmiş olup, bu hususun usul ekonomisi bakımından değerlendirilmesi hususu mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı-karşı davalılar vekili 15/12/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişilerin dava konusu ürünün aylık ciro hesaplamasının, somut delillere dayanmadığını, bilirkişilerin yaptıkları hesaplamada veri olarak davalının mesnetsiz iddialarını kullandıklarını, dava konusu ürünler için yapılan maliyet hesaplamasında kullanılan malzemelerin kalite ve marka bazlı birim fiyatlarının hesaplanmadığını, yapılan yaklaşık hesabın neye dayanarak yapıldığının anlaşılamadığını, müvekkili şirketin tedarikçisi ile olan 2021 ve 2022 yılları için incelemesi yapılan cari hesapta dava konusu ürün bulunmadığını, bilirkişi raporundaki aleyhe hususlara itirazlarının kabulünü, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili 28/12/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişilerin, ek rapora itiraz dilekçesinde de açıkça bildirdikleri ve dosyada da, karşı tarafın instagram sayfasında dava konusu TV ünitesinin(.... model) tanesinin 25-30 bin TL'ye satıldığını gösterir görselleri olmasına rağmen, "En az 16.000TL* %8 = 1.280,00TL/adet = 17.280TL adet satış fiyatı, En çok 18.500TL*%8 = 1.480,00TL/adet = 19.980TL adet satış fiyatı" olarak bir adet/satış fiyatı hesaplaması yaptıklarını, kabul etmediklerini, rapora öncelikle bu yönden itiraz ettiklerini, hesaplamadaki en az 16.000,00 TL ve en çok 18.500,00 TL rakamlarının ancak ve ancak ürünün adet/maliyet fiyatı olarak kabul edilebileceğini ve tabii ki, mobilyacılık sektöründe, hiçbir şekilde %8 lik bir kâr marjı ile ürün satılmadığını, hukukçu olarak çarpma işleminde yaptıkları maddi hatayı, mali bilirkişinin aleyhlerine yorumladıklarını ve karşı taraf sanki ayda 5-6 adet satış yapılmış gibi değerlendirdiklerini, dosyanın itirazları doğrultusunda yeni sektör (mobilya satışı konusunda uzman-mobilyacı) ve mali bilirkişiye tevdi ile yeniden rapor aldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekiline 19/01/2024 tarihli duruşmada, maddi tazminat tutarını arttıracak ise arttırım dilekçesi verip harcını yatırmak üzere 2 hafta kesin süre verildiği, aksi takdirde karşı dava dilekçesindeki ilk talep gözetilerek karar verileceğinin ihtar edildiği görülmüştür.
Davalı-karşı davacılar vekili 02/02/2024 tarihli dilekçesi ile, 19/01/2024 tarihli duruşmaya mahkeme hakimi izinli olduğundan, Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Hakiminin geçici olarak katıldığını, duruşmada ek rapor taleplerinin reddedildiğini, itiraz etmiş oldukları ek raporda, bilirkişi heyeti tarafından, herhangi bir maddi tazminat hesabı yapılmadığını, bu hususta, bir tazminat rakamı bildirilmediğini, ek rapora itiraz dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirdikleri üzere, sadece %8 gibi, oldukça düşük, sektörel kar oranlarına ve hayatın olağan akışına aykırı bir karlılık oranı bildirildiğini ve birim başı maliyet hesabı yapıldığını, bu hususlara, ek rapora itiraz dilekçesinde ayrıntılı olarak itirazlarını sunduklarını, bu itirazları tekrarla, öncelikle, geçici hakimin vermiş oladuğu 1 nolu ara karardan rücu edilmesini ve dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine, maddi tazminat hesabı yaptırılmak üzere gönderilmesini, talepleri kabul edilecekse ve tekrar bilirkişi incelemesi yapılacaksa, bu inceleme sonucunda belirlenen tazminat rakamına göre, bedel artırımı sebebiyle, gereken harcı derhal yatıracaklarını, mahkeme aksi kanaatte olup, dosyayı yeniden bilirkişiye göndermeyecekse ve 2 nolu ara kararına göre, TBK md. 50-51 gereğince bir tazminat miktarı belirleyecekse, bu sefer de, bu miktarın belli olması durumunda yine bu rakama göre gereken harcı derhal yatıracaklarını, her ne kadar, 19/01/2024 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararına göre artırım dilekçesi verip harç yatırmaları için süre verilmişse de, bu sürenin, bildirdikleri 2 durumun birinin gerçekleşmesinden itibaren geçerli olacağı kanaatinde olduklarını, dosyada henüz bir maddi tazminat hesabı/rakamı belirlenmediğini, maddi tazminat talepleri yönünden, artırım taleplerinin mevcut olduğunu, mahkemece, maddi tazminat talepleri yönünden bir belirleme yapıldığında, eksik harcın taraflarınca tamamlanacağını beyan etmiştir.
Karşı davada netice-i talepte tecavüz oluşturan ürünlere ve üretim vasıtaları üzerinde karşı davacıya mülkiyet hakkı tanınması talebinde bulunduğu ve bu hususta bilirkişi raporlarında bir inceleme yapılmadığı anlaşıldığından, bu eksikliğin giderilmesi ve tecavüz oluşturduğu beyan ve iddia olunan ürünlerin değerlerinin tespit edilmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, bilirkişiler 22/03/2024 tarihli raporlarında; "2021 ve 2022 yıllarında ... ile Davalı ... Mobilya (... mobilya) arasında 3.437.708,00 TL’lik cari hesap hareketi gerçekleşmiş ve bu tutarda banka hareketi tespit edildiği, ancak, cari hesap hareketlerinin tümünün dava konusu ürünle ilgili olup olmadığı, ... ‘un sadece ... Mobilya için üretim yapıp yapmadığı veya dava konusu ürünü sadece ... Mobilya için üretip üretmediği anlaşılamadığı, kaldı ki dava dışı bir şahsın ya da şirketin defter-kayıt ve belgelerinin bilirkişi tarafından kendiliğinden incelenmesinin mümkün olmadığı, kök raporda ve dahi ek raporda da belirtildiği üzere; satışlar, stoklar, gelir hesapları ve maliyet hesapları içinde dava konusu ürünü kodlayan, tanımlayan, işaret eden, remzini barındıran bir emare görülemediği bir kez daha vurguladıklarını, dolayısı ile “ürüne özgü” bir yoksun kalınan kazanç hesabı yapılamayacağının bir kez daha teyit edildiğini, ... Mobilya’nın ayda 50-60 adet bu üründen satmış olduğu öngörünün ispata gerek duyduğu, bununla bağlantılı olarak aylık ve yıllık ürüne bağlı ciro rakamlarının da resmi kayıtlar ile ispatlanmadığı, zira bir kez daha vurgulamak gerekir ki yasal defter kayıtlarında bizzat dava konusu ürüne özgü bir emareye rastlanmadığı, dava dosyası içerisinde yer alan görsellerden edinilen bilgiler doğrultusunda, dava konusu ... (3.1) numaralı televizyon ünitesi rapor tarihi itibarı ile maliyetinin 16.000,00 TL. ile 18.500,00 TL. arasında oluşabileceği, ancak; yalnız başına maliyetin tespit edilmesi yoksun kalınan kazanç için yeterli olmadığı, dava konusu ürün başına kazanç, birim satış fiyatı, satış adedi gibi kesin verilere defter kayıtlarından ulaşılamadığından yoksun kalınan kazanç tespiti de yapılamadığı, Mahkemenin yasal defterlere dayanmayan verilerle yoksun kalınan kazanç tespiti yapılması yönündeki sektörel ve hukuki takdiri muhakkak olup, bu konuda mali müşavir bilirkişinin bir değerlendirme yapmasının hukuken mümkün olmadığı, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin genel karlılık oranı hesaplanmış 2021’de %6, 2022’de %9 oranın da Karlılık Oranı hesaplandığı, 2 yılın ortalaması yaklaşık %8 olduğu, hesaplanan karlılık oranlarının ilgili yılların genel karlılık oranı olduğu, dava konusu ürüne özgü karlılık oranı hesabı yapılmak istendiği, fakat Ürün Adedi, ürüne özgü Satışlar bilinmediğinden Dava konusu ürüne ilişkin karlılık oranı hesabı yapılamadığı, Mahkemenin davacı ... iddiasındaki en az satış tutarı olan yıllık 1.800.000,00 TL ile en fazla 2.160.000,00 TL satış olduğunu kabul etmesi halinde genel kârlılık oranlarının bu rakamlara uygulanmasının mümkün olabileceğini, ancak, bu bir taraf iddiası olduğundan mali bilirkişinin bu rakamları teyit etmesinin mümkün olmadığını, zira, yasal defterler bu yönü ile ihticaca salih olmadığı, en az: 1.800.000,00 TL * %8 = 144.000,00 TL / yıl , en fazla: 2.160.000,00 TL * %8 = 172.800,00 TL / yıl, sektör uzmanı heyet üyesinin 16.000,00 TL. ile 18.500,00 TL. bazında öngördüğü birim maliyete davalının ortalama genel kâr marjı olan %8 oranını uyguladıklarında ise dava konusu ürünün birim başına satış fiyatı en az: 16.000,00 TL * %8 = 1.280,00 TL / adet = 16.000,00 TL + 1.280,00 TL = 17.280,00 TL / adet (satış fiyatı) , en fazla: 18.000,00 TL * %8 = 1.440,00 TL / adet = 18.000,00 TL + 1.440,00 TL = 19.440,00 TL /adet (satış fiyatı) olduğu, yasal defterlerinde dava konusu ürüne özgü kayıt yapmayan ilgililerin yasal defter haricindeki sektörel ve yoruma dayalı iddiaları ile dosya üçüncü defa eke gelmiş olup, bu hususun usul ekonomisi bakımından değerlendirilmesi hususu mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Asıl davada dava, davalı adına kayıtlı ...-3.1 tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğü talebine; karşı davada dava, karşı davalıların, karşı davacı adına kayıtlı tasarımdan doğan haklarına tecavüzün tespiti, durdurulması ve kaldırılması, karşı davalıların ürünleri üzerinde mülkiyet hakkı tanınması, maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.
Asıl davada, karşı davaya dayanak ...-3.1 numaralı tasarımın hükümsüzlüğü talep edildiğinden ve hükümsüzlük kararının geçmişe etkisi nedeniyle öncelikle incelenmesi gereken husus davaya konu tasarımın başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olup olmadığıdır.
SMK'nun 56/4. Maddesine göre bir tasarımın aynısı tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
Yenilik tanımındaki küçük ayrıntının sınırları somut olaya göre farklılık göstermektedir. Aynı tasarımlardaki renk, malzeme veya boyutsal farklılıklar çoğu zaman tek başına bir ürünü farklılaştırmada yeterli olmadığından küçük ayrıntı olarak nitelendirilir. Zira bu özellikler tasarımın görünüm özellikleri açısından asli unsuru oluşturmamakta ve istisnai bazı durumlar haricinde tasarımın kimliğini etkilememektedir.
Yenilik incelenmesinde esas alınacak referans tarihi tescilli tasarımlar açısından başvuru ve rüçhan tarihidir. Yani SMK 56/4-a gereği tescilli tasarımın aynısı başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise söz konusu tescilli tasarım yeni kabul edilecektir.
Bir tasarımın ayırt edicilik özelliği ise SMK'nun 56/5 maddesinde belirlenmiştir. Buna göre bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
Ayırt edicilik tasarımın koruna bilmesi için kıyaslanan tasarımlarla arasındaki farklılığın seviyesinin belirlenmesi için konulmuş bir kriterdir.
Kanunda yer alan "bilgilenmiş kullanıcı" özel bir bilgiye sahip olmadan markalar alanında markaları karşılaştırabilen ortalama tüketici kavramı ile ilgili sektörde teknik bilgiye sahip uzman arasındaki kişidir. Ayırt edici niteliğin belirlenmesinde tasarımların karşılaştırmasını yapacak bilgilenmiş kullanıcı üretici, satıcı, tasarımcı veya teknik uzman değildir. Sektörde bu tür tasarımların olduğunu bilen dikkatli ve deneyimli ürün kullanıcısıdır.
Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi de dikkate alınır. (SMK 56/6 mad.) tasarımcılar sektörel ve fonksiyonel bazda her zaman aynı derecede seçenek özgürlüğüne sahip değildir. Tasarımlarını yaparken belirli sınırlar içinde kalmaları gerekebilir. Bir tasarımcı ne kadar seçenek özgürlüğüne sahipse tasarımını o derece farklılaştırabilir.
Yukarıda anılı ilke ve yasal düzenlemeler çerçevesinde bilirkişiler vasıtasıyla yapılan değerlendirmede;
Hükümsüzlüğü talep edilen asıl davada davalıya ait ...-3.1 tescil numaralı tasarım ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 04/09/2016 tarihli ürün görselleri incelendiğinde, dava konusu yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımların "TV Ünitesi" tasarımı olduğu, tasarım ... konumlanmış .... oranlarda yüzey üzerinde iki yanda .... konumlanmış farklı uzunlukta .... öğelerin bir araya gelmesi ile oluştuğu, görünüşe göre sol .... kısım (A), sağ .... kısımdan (B) daha geniş olduğu, sol kısım yüzeyi üzerinde .... oranlarda dikey konumlanmış iki adet raflı dolap yer aldığı (C). ... öğeli kısımların arasında düz bir yüzey yer almakta olup (D), bu yüzeyin altında yatay konumlanmış .... oranlarda şömine yer aldığı (F). Ünitenin altında zemin ile buluştuğu yerde boylu boyunca aynı hizada çekmece modülü bulunduğu (F). Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 04/09/2016 tarihli ürün görselleri incelendiğinde benzer işlev için tasarlandıkları, bununla beraber yüzeyler üzerinde yer alan geometrik unsurların farklı biçim ve oranlarda olduğu, ünite içinde yer alan şöminelerin yerleşim ve biçimlerinin farklı olduğu, ünitede yer alan raf ve çekmece ünitelerinin farklı biçim oran ve yerleşimde oldukları, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda hükümsüzlüğü talep edilen 19/03/2021 başvuru tarihli ... (3.1) numaralı tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 04/09/2016 tarihli ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebeple farklı olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır.
Hükümsüzlüğü talep edilen asıl davada davalıya ait ...-3.1 tescil numaralı tasarım ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 25/05/2017 ve 12/12/2019 tarihli ürün görselleri incelendiğinde, dava konusu yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımların "TV Ünitesi" tasarımı olduğu, tasarım yatay konumlanmış ... oranlarda yüzey üzerinde iki yanda dikey konumlanmış farklı uzunlukta ... öğelerin bir araya gelmesi ile oluştuğu, görünüşe göre sol çubuklu kısım (A), sağ çubuklu kısımdan (B) daha geniş olduğu, sol kısım yüzeyi üzerinde dikdörtgen oranlarda dikey konumlanmış iki adet raflı dolap yer aldığı (C). Çubuk öğeli kısımların arasında düz bir yüzey yer almakta olup (D), bu yüzeyin altında yatay konumlanmış dikdörtgen oranlarda şömine yer aldığı (F). ünitenin altında zemin ile buluştuğu yerde boylu boyunca aynı hizada çekmece modülü bulunduğu (F). hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 25/05/2017 ve 12/12/2019 tarihli ürün görselleri incelendiğinde benzer işlev için tasarlandıkları, bununla beraber yüzeyler üzerinde yer alan geometrik unsurların farklı biçim ve oranlarda olduğu, ünite içinde yer alan şöminelerin yerleşim ve biçimlerinin farklı olduğu, ünitede yer alan raf ve çekmece ünitelerinin farklı biçim oran ve yerleşimde oldukları, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda hükümsüzlüğü talep edilen 19/03/2021 başvuru tarihli ... (3.1) numaralı tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 25/05/2017 ve 12/12/2019 tarihli ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebeple farklı olarak algılandıkları, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Karşı davada tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden yapılan değerlendirmede;
SMK'nun 55.md'sine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Burada kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahsetmiştir. Bu nedenle tecavüz iddiaları da ürünün "görünümü" nazara alınarak değerlendirilmelidir.
Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünde oluşturduğu genel izlenim ile bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların birlikte dikkate alınması gerekir. Kıyaslanan tasarımlar arasında sadece küçük ayrıntılarda farklılık varsa tasarımların aynı olduğu kabul edilir. Yine bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenim arasında genel bir farklılık varsa tasarım ayırd edici niteliğe sahip demektir. Burada, tasarım alanında, özellikle dikkat edilmesi gereker husus korumanın, görünüm, şekil, doku ve ergonomi gibi özelliklere hasredilmesidir. Tasarım hakkı ürün ve eşyaların teknik işlevini değil, dış görünümünü konu etmektedir.
Davaya konu olayda, toplanan deliller, alınan değişik iş raporu, asıl ve ek raporlarda, karşı davalı ... ait ürün ile karşı davacıya ait tasarım tescilinin yapılan karşılaştırmasında; tasarımlarda nişlerin genel yüzeyde benzer bölgelere konumlandırıldığı, arka planlarının dikey boruların farklı ölçülerde kullanılmasıyla oluşturulan desen ile oluşturulduğu, TV konumlandırılmak için planlanan alanda kullanılan renk ve desenlerin benzer olduğu, her iki tasarımda da şömine bulunduğu, aynı formda ve yerde konumlandırıldığı, her iki tasarımda da alt bölgede benzer şekilde çekmece alanları yer aldığı, tüm bu nedenlerle tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenimde benzer olarak algılandıkları, tasarım hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır.
Dosyaya sunulan tüm deliller çerçevesinde, davacı ... tercih ettiği tazminat hesaplama yöntemine göre maddi tazminatın tam ve eksiksiz bir şekilde hesabı yapılamamış, ancak davacının ticari hacmi, tecavüz fiillerinin boyutu hep birlikte nazara alındığında talep olunan 10.000,00 TL maddi tazminat talebinin ve mahallinde yapılan tespitte bulunan 1 adet ürün bakımından mülkiyet hakkı tanınması talebinin kabulünün gerektiği, buna mukabil davalı nezdinde yapılan tespitte davalının üretim faaliyetinde bulunduğuna dair bir delil edilemediği gibi toplanan delillere göre tecavüze konu ürünlerin üretiminin davalı ... 3.kişiye yaptırılmış olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle üretim vasıtaları bakımından talebin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
Karşı davacı vekili her ne kadar talep arttırım dilekçesi sunabilmek için yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını yahut BK 50-51 çerçevesinde belirlenecek tazminatın taraflarına bildirilmesini talep etmiş ise de mahkememizce sunulan tüm deliller, taraf defterleri ile yapılan bilirkişi incelemeleri sonucu alınan 1 ana 3 ek rapor ile tüm itirazların ve delillerin değerlendirildiği, maddi tazminat tutarının net bir şekilde belirlenmesinin mümkün olmadığı gibi yeniden yapılacak bilirkişi incelemesinin dosyaya katkı sunmayacağı, tazminat tutarının takdiren belirlenmesi gerektiği, takdiren belirlenecek miktarın yargılama devam ederken mahkememizce açıklanmasının ihsas-ı rey olacağının izahtan vareste olduğu gerekçeleri ile karşı davacı vekilinin söz konusu taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle asıl davada davacının davasının reddine, karşı davada davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
ASIL DAVADA;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın, davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
KARŞI DAVADA;
1-Karşı davacı vekilinin davasının KISMEN KABULÜ İLE;
-Karşı davalıların karşı davacıya ait ...-3.1 tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzlerinin tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına ve kaldırılmasına,
-10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın 22/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-Karşı davalı ... ait tecavüz oluşturan ve görsellerine bilirkişi raporunda yer verilen ürünler üzerinden karşı davacıya mülkiyet hakkı tanınmasına, üretim faaliyeti bulunmadığından üretim vasıtaları yönünden yapılan talebin REDDİNE,
-Hüküm özetinin masrafı davalı yandan karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına,
2-Alınması gereken 1.366,20 TL harçtan, karşı davacı tarafça yatırılan 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.285,50 TL harcın, karşı davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Karşı davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüzün tespiti davası yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin, karşı davalılardan alınarak karşı davacıya verilmesine,
4-Karşı davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin, karşı davalılardan alınarak, karşı davacıya verilmesine,
5-Karşı davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin, karşı davalılardan alınarak karşı davacıya verilmesine,
6-Karşı davalılar kendilerini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin, karşı davacıdan alınarak, karşı davalılara verilmesine,
7-Karşı davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 161,40 TL harç giderinin, karşı davalılardan alınarak, karşı davacıya verilmesine,
8-Karşı davacı tarafça yatırılan 11.500,00 TL bilirkişi ücretinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 3.833,33 TL'sinin, karşı davalılardan alınarak karşı davacıya verilmesine, bakiyesinin karşı davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır