T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/421 Esas
KARAR NO: 2019/1106
DAVA: İtirazın İptali (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/04/2018
KARAR TARİHİ: 15/11/2019
K. YAZIM TARİHİ : 22/11/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; taraflar arasında imza- lanan 12/12/2017 tarihli sözleşem gereğince , davalının ......kısım ... Blok No: .... adresinde ....... nolu tesisattan elektrik kullanmaya başladığını, sarf olunan elektrik faturaları ile kaçak kul- lanımdan kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlü- ğü'nün .... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş ,duruşmadaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.
Dava, İİK 67 md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Celp olunan Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının tet- kikinde ; davacı/ alacaklı tarafından davalı/ borçlu aleyhine 4.098,19 TL enerji bedeli + 6.801,36 Tl gecikmiş gün faizi + 1.224,25 TL faizin KDV'sinden ibaret 12.123,80 TL alacağın tahsili istemiyle 02/10/2017 tarihinde ilamsız takibe girişildiği, ödeme emrini 16/10/2017 tarihinde tebellüğ eden borçlunun 19/10/2017 tarihinde (süresi içinde ) ibraz ettiği dilekçe ile " borcun bulunduğu dükkan ile kira bağının bulunmadığını, o dönem orada işçi olarak çalıştığını " beyanla borca , faize, faiz oranına ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, İİK 66 md gereğince İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edilmediği, alacaklı vekilinin yasal süre içinde mahkememize müracaatla iş bu davayı ikame ettiği anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu elektrik enerjisi bedeli nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacağın varlığı ve miktarı ile icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır.
Dava konusu alacağın dayanağını oluşturan faturalar, kaçak kullanımına ilişkin tutanak, abo- nelik sözleşmesi vs deliller celp edilmiş, dava konusu alacağın varlığı ve miktarının tespiti hususun- da bilirkişi incelemesine karar verilmiştir.
Mahkememizce atanan Elektrik Elektronik Mühendisi ..... tarafından düzenlenen ve itibara layık bulunan 12/09/2019 tarihli raporda ;
''Davacı tarafça, davalı ... adına ....... nolu abonelikte bulunan işyerinin son ödeme ta- rihli elektrik tüketimlerine tekabül eden (2 adet kaçak tahakkuku + 9 adet normal fatura tahakkuku) toplamının + 4.098,19 TL tutarında olduğu,
Dosya kapsamında yer alan sözleşme örneğinden, davalı ... ile davacı ..... arasında fatu- ralara konu ....... tesisat numarası için 12/12/2017tarihinde imzalanmış Elektrik Enerjisi Satışına ilişkin abonelik sözleşmesi bulunduğu, sunulan her bir fatura içeriğinden geçmiş dönem borcu bulunduğu anlaşılmakla faturaların ödenmemiş olduklarına kanaat getirildiği,
Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme doğrultusunda dava konusu faturalardan adına sözleşme olan davalı ...'ın abonelik taraf sıfatı kapsamında sorumlu tutulması gerektiği,
Davalı tarafça aboneliğin borçsuz olarak iptal edildiğine veya faturaların ödendiğine dair belge sunul- madığı, taraflar arasında imza edilen dosya kapsamına sunulan sözleşme madde 5-f içeriğinde ödenmeyen faturalar için davacı kurumca gecikme zammı talep edilebileceğine dair hüküm bulunsa da, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi .... E. , .... K. ve .... E. , .... K. emsal ilamları gereği, davalı adına ta- hakkuk ettirilen takibe konu 25/04/2008 son ödeme tarihli fatura içeriğinde ödenmemiş borç tutarı yer aldı- ğından (12.674,21 TL tutarında) dava konusu faturalar öncesinde davalıya ait ödenmeyen fatura tahakkukları bulunduğu anlaşılmakla davacı şirketçe sözleşme madde 5-d ve yönetmelikte (Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 24/2.maddesine göre) detayı verilen elektrik kesme yükümlülüğünün ihlal edil- diğinin anlaşıldığı, davalının elektriğinin kesilmesi gerekirken kesilmemesi davacı şirket bakımından müterafik kusur teşkil etmekte olup emsal ilamlarda müterafik kusur indiriminin en fazla yasal faize kadar olacağı nazara alınarak, son ödeme tarihinden takip tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekeceği, 1 ve 2 de 9 sıra nolu faturanın kesme- açma bedeli olduğu bu tarih itibariyle elektriğin kesildiği anlaşılmakla 26/08/2008 son ödeme tarihli fatura itibariyle davacı kurumun müterafık kusurunun son bulduğu, bu nedenle 10 ve 11 sıra nolu fatu- ralar için davacı şirketin gecikme faiz talebine uyulacağı, 02/10/2017 takip tarihi itibariyle takibin 4.098,19 TL asıl alacak + 5.494,57 TL gecikme zammı/ yasal faiz + 989,02 TL toplam faiz KDV'si olmak üzere takibin toplam 10.581,78 TL üzerinden sözleşmenin tarafı ve kaçak tahakkuklarının muhatabı davalı ... adına devam etmesi gerektiği'' hususu belirtilmiştir.
Toplanan deliller ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacı tarafın 12.123,80 TL alacağın tahsili amacıyla takibe giriştiği, ancak takip tarihi itibariyle davalı borçludan tahsili gereken alacağının 10.581,78 TL olarak hesaplandığı, kaçak kullanım bedelinin likit alacaktan sayılmadığı, normal kul- lanım bedeline ilişkin alacağın likit alacak vasfında olduğu,davalının tespit edilen borca vaki itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalı/borçlunun Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen dava ve takip konusu 12.123,80 TL'lik borcun 10.581,78 TL'lik kısmına vaki itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
Takip konusu asıl alacağa - davacının talebi aşılmamak üzere- takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4489 Sayılı Kanun ile değişik 2.md gereğince T.C. Merkez Bankası tarafından kısa vadeli avans kredilerine uygulanan faiz oranları dikkate alınarak yıllık % 9,75 ve değişen oranlarda basit usulde (3095 S.K. Md 3.) temerrüt faizi uygulanmasına,
Normal kullanıma ilişkin 3.461,38 TL tutarındaki likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı/ borçlunun hüküm altına alınan söz konusu (3.461,38TL'lik ) alacağın % 20'si oranında icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine
2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 722,84 TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 207,05 TL peşin/nispi harcın mahsubu sonucu bakiye 515,79 TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazine'ye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı + 207,05 TL peşin nispi harç + 5,20 TL vekalet harcından ibaret toplam 248,15 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-a-) Davacı tarafından sarf olunan (700,00 TL bilirkişi ücreti + 160,40 TL posta/tebligat/ müzekkereden ibaret ) 860,40 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 748,54 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
b-) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
c-) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
4-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalı- dan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair,
Davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. madde hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/11/2019
Katip ...
Hakim ...