T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/453 Esas
KARAR NO: 2019/1041
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/05/2019
KARAR TARİHİ: 25/10/2019
K. YAZIM TARİHİ : 07/11/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sırasına kayıtlı dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili aleyhine davalı ... tara- fından Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi baş- latıldığını, icra takibine karşı Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile şikayet yoluna başvurduklarını, senedin ciro silsilesi üzerinde bulunan ve ...'ye atfen atılan imzanın müvekkiline ait olmadığını, ticari itibarını hedef alan icra takibi nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu beyanla,öncelikle takibin tedbiren durdurulmasını, yargılama sonunda müvekkilinin takip konusu senetten kaynaklı bir borcu bulunmadığının tespitini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin davacı konusu senedi alacağına karşılık iyi niyetle aldığını, davacıyı tanımadığını, senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını, senedin vadesinde ödenmemesi nedeniyle üzerinde imzası bulunan davacı aleyhine takibe girişildiğini, kambiyo ilişkisinin asıl ilişkiden soyut olduğunu, davacının id- diasını ispatlaması gerektiğini , dava konusu senedin lehtar .... tarafından .....'ye cirolandığını, davacının ..... isimli şahsı tanıyıp tanımadığı veya aralarında her hangi bir borç ilişkisi bulunup bulunmadığı hususunda açıklama yapmadığını beyanla davanın reddini savun- muştur.
Dava, İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkin olup kıymetli evraktan kaynak- lanmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava ve takip konusu senet üzerine davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı, davacının söz konusu senet nedeniyle davalı tarafa borçlu olup olmadığı, borcun varlığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
Her ne kadar Bakırköy..... AHM'nde ikame olunan iş bu dava görev yönünden verilen usulden red kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiş ise de ;
6100 sayılı HMK'nın 114/1. Md. de dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra 2.fıkrada "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." denilmiştir.
HMK'nun 115 nci maddesinde ise " (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme,dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A md ile bu Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak belirtilmiş,Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülecek olan bazı davalarda,dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı hâline getirilmiştir.
Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanu- nu'nun 18/A maddesi hükmünde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden redde- dileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davacının menfi tespit talebiyle açtığı işbu davada; uyuşmazlığın kambiyo senedinden kay- naklandığı ve dava konusunun bir miktar paraya ilişkin olduğu , davacı tarafın dava açmadan önce arabulucuya başvurduğuna ilişkin herhangi bir belge sunmadığı gibi böyle bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmış olmakla, 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanın noksan olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK 114/2 ve 115/2 md gereğince,arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartının noklanıdğı nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre hesaplanan ve tahsili gereken 44,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 772,31 TL harçtan mahsubu ile Hazine'ye irat kaydına, bakiye 727,91 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3- Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
Sarf olunmayan gider/delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine ,
4-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine red olunan dava değerine göre hüküm tari- hinde yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine dair,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. madde hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/10/2019
Katip ...
Hakim ...