T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/480
KARAR NO: 2019/1153
DAVA: İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası (İİK 179))
DAVA TARİHİ: 28/06/2019
KARAR TARİHİ: 28/11/2019
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2019
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası (İİK 179)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili 28/06/2019 harçlandırma tarihli dava dilekçesi ile; Müvekkilinin ayakkabı sektöründe mağazacılık alanında faaliyet gösterdiğini, İstanbul Ticaret Sicilinde ..... sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, müvekkilinin ayakkabı sektöründen yaşanan ekonomik kriz nedeniyle alacaklarını tahsil edemediğinden borçlarını ödeyemez duruma geldiğini, müvekkilinin aktif varlıklarının çok üzerinde olan borçlarını ödeyemez duruma gelmesinden dolayı, doğrudan iflasım isteme zarureti doğduğunu, müvekkili hakkında bir çok icra takibi başlatıldığını, çek bedellerinin ödeyemediği için hakkında ceza davaları açıldığını, müvekkilinin borca batık ve aciz durumda olduğunun sabit olduğunu, bu nedenlerle doğrudan iflas taleplerinin kabulü ile müvekkilinin iflasma karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Dava, 6102 sayılı TTK.nun 376/3. ve İİK'nın 179. madde hükümleri uyarınca doğrudan iflas istemine ilişkindir.
Davacı şirketin borca batık olması halinde, iflas beyan ve talebini düzenleyen İİK'nın 179. maddesinde, bu istemin ilan edileceği hususuna değinilmemiş ise de, İİK'nın 181. maddesi yollamasıyla İİK'nın 166/2. maddesinde öngörülen usulle iflas talebini ilan edilmeli, alacaklılara müdahale veya itiraz imkânı tanınmalıdır. Zira, alacaklılar iflas talebinin ilanı üzerine davaya müdahale veya itiraz ederek, borçlunun iflas talebini, hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürme ve borçlarının muvazaalı olarak aktifinden fazla olması sonucunu doğuracak kötüniyetli davranışların önüne geçmek ve alacaklılara davacı şirketin borca batıklığı iddiasının gerçek olmadığını kanıtlama olanağı vermek amacıyla iflas talebinin İİK'nın 166. maddesinde öngörülen usulle ilan edilmesi ve yapılacak ilan üzerine, iflas talebine itiraz edenler varsa bu itirazların değerlendirilip mahkemece iflas koşullarının oluşup oluşmadığı re'sen araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, mahkemece, ilanlar İİK'nın 166. madde hükmüne uygun olarak yapılmıştır.
İİK'nın 179. maddeleri uyarınca iflasa karar verilebilmesi için şirketin borca batık durumda olması gerekir. Borca batıklık, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. İflas talebi üzerine mahkemece bilirkişi incelemesi yapılarak iflas talebinin yerinde olup olmadığı belirlenir. Borca batıklığın tespiti için 6102 sayılı TTK 'nın 376/3. maddesi uyarınca bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır.
6102 sayılı TTK.nun 376/3. maddesine göre borca batıklık bilançosunda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançosunu..................çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Bunun için borçlu şirket tarafından sunulacak bilanço üzerinde mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere ..... bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Borca batıklık, 6102 sayılı TTK 'nın 376/3. maddesinde gösterilen şekilde varlıkların rayiç değerine ve İİK’nın 178/1. madde ve fıkrasında belirtilen alacaklılar listesinde gösterilenler ile gerçek anlamda tespit edilebilecek diğer borçların tutarına göre belirlenmelidir. Borca batıklıktan kurtulma ise tüm borçların ödenmesi anlamına gelmeyip, aktifin pasiften fazla olmasını ifade eder.
Bu durumda mahkemece, davacının doğrudan iflas sebeplerinden biri olan İİK'nın 179. maddesine dayandığı da gözetilerek, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda gerekli inceleme ve araştırmanın re'sen yapılması, borç miktarı, giderleri, üçüncü şahıslardan olan alacakları ve taşınmazları, taşıtları, demirbaşları v.s. tüm mevcut malvarlığı yönüyle mahallinde ve ayrıca defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılması, uzman bilirkişiler aracılığıyla davalı şirketin borca batık olup olmadığı hususunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir.
Yukarıda tespit edilen ilkeler çerçevesinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış,Bilirkişiler ... ve Dr. ...'un 28/10/2019 havale tarihili raporunu özetle; Davacı şirketin ......'de olan şirket merkez adresini, 09/05/2019 tarihinde ......'de sanal bir ofise taşıdığı, keşfen yapılan incelemelerde, sanal ofiste herhangi bir faaliyet olmadığı ve davacı şirkete ait herhangi bir demirbaş vs. Görülmediğini, davacı şirketin kaydi bilançolarına göre, 2017 yılında Özkaynaklarının + ¨625.668,68 olduğunu, 2018 yılında ise, şirketin aktifinde kayıtlı Bina ve Demirbaşlarının net defter değeri olan ¨773.993,47 'yi usulsüz bir şekilde gider hesabına atması, (aktifini azaltması) ve stoklarının tamamını satışların maliyetine atarak önceki yıllarla uyum göstermeyecek kadar yüksek bir satış maliyeti göstermesinden dolayı şirketin ¨ -1.352.595,68 zarar raporladığını, raporlanan zarardan dolayı, 2018 yılı ve 2019 yılında şirketin Özkaynaklannın negatif yönde ¨-726.927,00 olduğunu, gidere atılarak aktiften çıkarılan bina ve demirbaşların icraen elden çıkma ihtimaline binaen, şirket vekilinden bu yönde dayanakların istendiği, ancak tarafımıza herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığını, keza davacı şirketin aktifinde kayıtlı bina ve demirbaşı icraen elden çıkmış olsa bile, bu bedeller kadar pasifteki borçların da azalması gerekeceği, ancak davacı şirketin bu şekilde bir kayıt işlemeyip, aktif varlıklarının değerini direk gidere atmasından dolayı Özkaynaklannın (-) negatife dönüştüğünü, hal böyle olunca, davacı şirketin 31/03/2019 tarihli kaydi değerli özkaynağı olan ¨ -726.927,00 'ye, usulsüz olarak aktiften çıkartılan ¨773.993,47 bedelli varlığında eklenmesi neticesinde, şirketin 31/03/2019 tarihli Özkaynaklannın pozitif ....066,47 olduğunu ve davacı şirketin Borca Batık olmadığı sonucuna varıldığı yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
İcra İflas Kanunu'nun 179. Maddesi, sermaye Şirketleri (Anonim Şirketler, Limited Şirketler ve sermayesi paylara bölünmüş Komandit Şirketlerdir) ile kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla olması halinde doğrudan iflasını düzenlemektedir. Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye halinde ise Tasfiye Memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe gerek kalmaksızın bunların iflasına karar verilir.Mahkememizce konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan ve teknik, detaylı ve denetime elverişli rapor sonucuna göre davacı şirketin borca batık olmadığı anlaşıldığından davacının iflası istemli davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacı şirketin borca batık olmadığı tespit edildiğinden davanın borca batıklığa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan ¨222,00 yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve ... sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 164/2 nci madde hükmü uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 10 gün içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 28/11/2019
Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Kâtip .....
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."