T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/171 Esas
KARAR NO: 2023/490
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/02/2020
KARAR TARİHİ: 24/05/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 13/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkili şirket ile davalı borçlu taraf arasında gerçekleştirilen ticari ilişki nedeni ile cari hesap alacağından kaynaklı olarak müvekkilinin vermiş olduğu mallara karşılık bedelin davalı tarafından ödenmemiş olduğunu, müvekkili tarafından borcun ödenmesine yönelik defalarca talepte bulunulmasına rağmen davalı tarafça bir girişimde bulunulmadığını, alacağın tahsiline yönelik Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı sebebi ile bu takibin durduğunu, davalının bu itirazının müvekkilinin alacak hakkını ortadan kaldırmakta olup dayanaksız olduğunu, zira konu olan takip borcunun ticari defterlerinde, faturalarında ve cari hesap alacak kayıtlarında mevcut olduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile Müvekkilinin iddia konusu alacaktan dolayı alacaklı olduğu iddiasındaki davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında bu hususun sabit olduğunu, davacının daha evvel aralarında meydana gelen ticari ilişkiyi kullanmak suretiyle bütün alacaklarını almasına rağmen hayali bir alacak uydurarak ve tutar iddiasıyla huzurdaki davayı açtığını, müvekkilinin davacıya olan bütün borçlarını ziyadesiyle ödemiş ve cari hesap alacağını sıfırladığını, bu hususun müvekkilinin defter ve kayıtlarında olduğu gibi davacı tarafın dafter ve ticari kayıtları ile tevsik edileceğini, davacının bunun dışında bir alacağı olduğunu kesin delillerle ispatlamak zorunda olduğunu, müvekkilinin taraflar arasında meydana gelen ticari ilişkiden dolayı müvekkilinin aracılık yaptığı firmaya davacı tarafından gönderilen malların eksik ve ayıplı çıkmasından dolayı davacıdan alacaklı durumda olduğunu, müvekkilinin davacının eksik ve ayıplı mal göndermesinden dolayı büyük zarara uğradığını, bununla ilgili olarak davacı tarafa 24.02.2020 tarihli Noter ihtarnamesi gönderildiğini, davacının usul ve yasaya aykırı davasının reddine, kötü niyetli davacının % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Küçükçekmece ....İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ve İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, ... Taşımacılığı A.Ş. Müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevcut 04/01/2021Tarihli Bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporda Takip ve dava konusu faturaların davacı ve davalı şirketlerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacı tarafın incelenen defter ve belgelerine göre, Takip tarihi olan 27.11.2019 tarihi itibarı ve dava tarihi (22.02.2020) itibarı ile davalı taraftan: 71.135,67 TL alacaklı bulunduğu, bu tarihten itibaren davalı tarafça yapılan herhangi bir ödeme kaydının mevcut olmadığı, Davacı tarafın Ba/Bs Formlarını Vergi Dairesine süresinde beyan ettiği, Davalı tarafın defter ve belgelerine göre ise; Takip tarihi (27.11.2019) itibarı ile ve dava tarihi itibarı ile (22.02.2020) davalı tarafın davacı taraftan 159- verilen sipariş avansları hesabında 839,53 TL alacaklı bulunduğunun tespit edildiği, davalı tarafın Ba formlarının incelemeye sunulmadığı, Takip ve dava konusu faturaların davacı ve davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura ve muhteviyatına veya bedeline davalı tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığı, Mahkemece davalı taraf kayıtlarında bulunan ve davacı taraf kayıtlarında bulunmayan 71.975,19 TL'nin kabul edildiğinde davalı tarafın davacı taraftan 839,53 TL alacaklı olacağı, ancak yukarıda c/1,2,3,4 maddede zikredilen toplam tutar evraklarının davalı tarafın izahına muhtaç olduğu, her ne kadar davalı taraf borçlu olmadığını, davacının ayıplı mal gönderdiği yönünde iddiada bulunmuş ise de takip ve dava konusu faturaların defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Dosyada mevcut 11/01/2023 tarihli Bilirkişiler ... ve .... tarafından hazırlanan raporda Davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davacının davalıdan 71.135,66 TL alacaklı gözüktüğü, Davalı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davalının davacıdan 839,59 TL alacaklı gözüktüğü, Taraflar arasındaki 71.975,25 TL ihtilafın 19.475,19 TL sinin davalıya ait 3 adet faturanın davacı kayıtlarında olmamasından, 52.500,00 TL sinin de davalıda olan davacıya yapılan ödemelerin davacı kayıtlarında olmamasından kaynaklandığı, Davalı tarafından 3 adet 19.475,19 TL lik faturaların davacıya gönderildiğine ilişkin .... Kargoya ait gönderi detaylarının ibraz edildiği, gönderi detaylarında gerçekten fatura tarihlerinde davacıya gönderi yapıldığı ve davacının da teslim aldığının gözüktüğü, davacı tarafından faturalara itiraz edildiğine ilişkin bir delil vasıtası sunulmadığı, 52.500,00 TL lik ödemelere ilişkin gerçekten davacıya ait olduğu gözüken tahsilat makbuzlarının ibraz edildiği, ancak davalının ödemeleri yaptığını iddia ettiği ..... 'in tanık olarak dinlenmesinde makbuzlardaki imzaların kendisine ait olmadığını beyan ettiği, yanlar arasındaki ticari ilişkide davalının davacıya çekli ödemeler yaptığı, söz konusu ihtilaflı makbuzlar dan önce davacıya herhangi bir nakit ödeme yapılmadığı, yanlar arasındaki ticari ilişkinin toplam rakamı dikkate alındığında, davalının davacıya banka kanalı ile ödeme yapmasının gerektiği, diğer bir yönden esasen tahsilat makbuzlarına ilişkin ihtilafın, davacı tarafından 2600 2650 numaraları arasında yer alan tahsilat makbuzunun koçanının ibraz edilmesi ile çözülebileceği, ancak davacının söz konusu tahsilat makbuzu koçanının elinde olmadığını beyan ettiği, Mahkemece davacı alacağının kabulü halinde, icra takibinde takip sonrası %18,75 faiz oranının talep edildiği, icra takip tarihinde avans faiz oranının % 19,50 olduğu, taleple bağlılık esası gereğince %18,75 faiz oranının uygun olabileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmalık DDavacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu fatura ve cari hesap alacağı nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmakta olup ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Davalı ise ödeme iddiasında bulunmuş olup ödeme iddiası bakımından ispat yükü davalı üzerindedir. Bu kapsamda bilirkişi incelemesi yapılmış olup dosyada iki farkı rapor bulunmamaktadır. Bu raporlar birlikte değerlendirildiğinde çözülmesi gereken temel hususu davalının sunmuş olduğu makbuzların davacı şirkete yapılıp yapılmadığı noktasındar. Bu konuda davacının iddiası makbuzların usulüne uyun olmadığı, ödemenin yapılmadığı, makbuzların şirket yetkililerince düzenlenmediği olup dosyada mevcut 04.02.2021 tarihli raporda makbuzların usulüne uygun olmadığı tespiti bulunmaktadır. Tanık ....'in beyanları da imzanın kendisine ait olmadığı yönündedir. Bu kapsamda davalı vekiline her bir makbuzdaki ödemenin kime yapılarak imzasının alındığı yönünde beyanda bulunması için süre verilmiş ise de her bir makbuz bakımından imzanın yetkili kişiler tarafından atıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı gibi tespit edilebilir nitelikte olmadığı yönünde beyanda bulunmuştur. Kaldı ki her ne kadar daha önce benzer nitelikte ödemelerin davacı şirket tarafından kabul edildiği iddiası bakımından da benzer makbuzların davacı tarafından ödeme olarak kabul edildiği yönde de dosyada bir delil bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle dosyaya sunulan makbuzların davacı tarafından ödeme karşılığında davalıya verildiği iddiasını davalının ispatlayamamış olması nedeni ile davalıya cevap dilekçesinde dayandığı yemin delili hatırlatılmış ise de yemin deliline dayanmayacaklarını beyan etmeleri karşısında ödeme iddiasının davalı tarafından ispatlanamadığının mahkememizce kabulü gerekmiştir. Davacının alacak miktarı bakımından ise 11.02.2023 tarihli rapordaki defter incelemesinde de açıkça ve denetime elverişli şekilde düzenlendiği anlaşılmakla 19.475,19-TL nin düşülmek sureti ile 52.500,00-TL alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulü ile, Davalının Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas Sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazın 52.500 TL üzerinden iptaline, iptal edilen kısım bakımından takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (10.500,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas Sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazın 52.500 TL üzerinden iptaline, iptal edilen kısım bakımından takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (10.500,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli 3.586,30 TL harçtan peşin alınan 1.214,82 TL peşin harcın mahsubu ile 2.371,48 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 54,40- TL başvuru harcı, 1.214,82 TL peşin nispi harç, 7,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.277,02- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden AAÜT gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yatırılan 200,00-TL tebligat müzekkere gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 5.200,00- TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 3.796 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 1.404 -TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 963,60-TL'nin davalıdan, 356,40-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/05/2023
Katip ...
¸
Hakim ....
¸
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."