T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/587 Esas
KARAR NO : 2024/450
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/09/2020
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ticari faaliyetleri kapsamında müşterilerinden dava dışı ..... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ürün satışı yaptığını, aradaki cari hesap ilişkisi nedeniyle nakit ve kıymetli evraklarla ödeme aldığını, müvekkilin yine bu kapsamda müşterisinden ödeme almak maksadıyla keşidecisi .... San. ve Tic. Ltd. Şti. olan ... Bank ... Şubesinin, .... numaralı 31.08.2020 ödeme tarihli 70.000,00 TL bedelli bir adet çeki bir çalışanı vasıtasıyla Bursa'da teslim aldığını, müvekkilin çalışanının bu çeki müvekkil şirketin .... Bölgesindeki merkezine göndermek üzere 27.02.2020 tarihinde .... Kargo ... Şubesine teslim ettiğini, ancak kargo görevlileri tarafından .... Bölgesinde 28.02.2020 tarihinde çıkılan dağıtımda müvekkil şirketin ödeme olarak aldığı çeklerin içinde bulunduğu gönderinin diğer başka gönderilerle birlikte çalındığını, olaya İlişkin olarak .... T.C. Kimlik numaralı kargo görevlisi .... hırsızlık olayıyla aynı tarihte ....Polis Merkezi Amirliğinde şikayetçi olduğunu ve dosya İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirildiğini, olay sonrası tarafça Müvekkili şirketin meşru hamili iken çalınmak suretiyle rızası hilafında elinden çıkan çeklerin zayi nedeniyle iptal edilmesi için 03.03.2020 tarihinde İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas numaralı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, açılan dava ile birlikte çeklerin bankaya ibraz edildiğinde ödenmemesi için çeklerin %15'i tutarında teminat gösterilerek mahkemeden ödeme yasağı kararı alındığını ve bu kararın ilgili bankalara tebliğ edildiğini, dava konusu çekin davalı tarafından ... A.Ş.'ne verildiğini ve 31.08.2020 tarihinde faktoring şirketi tarafında muhatap bankaya ibraz edildiğini ancak ödeme yasağı olması nedeniyle çek bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine faktoring şirketinin müvekkil şirketle irtibata geçerek çekin ödenmesi konusunda talepte bulunduğunu ve çekin arkalı önlü bir suretini müvekkile gönderdiğini, gelen e-posta sonrasında kargo dağıtımındayken çalışan ve tarafça ödeme yasağı aldırılan çekin kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirildiğini, çekin arka yüzü incelendiğinde müvekkil şirketin bilgilerini içeren sahte bir kaşe yapıldığı ve o kaşe üzerinde müvekkil şirket yetkililerinin olmayan bir imza atıldığının görüldüğünü, zira ödeme olarak alınan bu çeki henüz tam anlamıyla kendi uhdesine bile geçiremeyen müvekkilin bu çeki hiçbir şekilde kullanmadığını ve cirosunu atmadığını, tarafça davalı yan ile yapılan üşmelerde çekin ibraz eden faktoring şirketinden bedeli ödenerek geri alındığı öğrenilmiş olduğundan husumetin davalı yana yönlendirildiğini, müvekkilin sahte cirosundan sonra çekte ciranta olarak görünen .... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. adında bir şirket olup davalı yanın dava konusu çeki bu firmadan kötü niyetli ve en azından ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini, zira .... Tekstil tarafından çekin arka yüzüne yapılan ciroda sadece şirketin ismi ve vergi numarası yazdığını, ayrıca çekin ibrazından sonra davalı yan ile irtibata geçildiğinde şirket yetkilisi .... tarafından “daha önceden bu şirket ile çalışmadıkları ve şirketin yetkilileri tanımadıklarının” ifade edildiğini, davalı tarafından dava konusu çekin müvekkile istirdaden geri verilmesi gerektiğini, dava konusu ... Bank ... Şubesinin .... numaralı, 31.08.2020 ödeme tarihli 70.000,00 TL bedelli çekin müvekkil şirket ve keşideci yönünden ihtiyati hacze ve icra takibine konu edilmemesi ve ciro edilmemesine ilişkin olarak HMK 389 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu talep kabul görmez ve dava konusu çek icra takibine konu edilir ve müvekkil veya keşideci tarafından ödenirse icra veznesine ödenen bedelin davalıya verilmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, çekin istirdadına veya dava devam ederken çek bedelinin tarafça icra tehdidi altında ödenmesi halinde ödenen bedelin istirdadına, dava devam ederken çek bedelinin keşideci tarafından icra tehdidi altında ödenmesi halinde ödenen çek bedeli kadar alacağın davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu iş bu davada dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, işbu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini, tedbir talebi kararının HMK hükümlerine aykırı olduğunu, davacının her ne kadar söz konusu çeklerin kargo aracından çalındığını iddia etse de buna ilişkin savcılık şikayeti tutanağından başka herhangi bir belge ibraz etmediğini ve ilgili çekleri kargo firmasına teslimine ilişkin dosyaya ispata yarar bir belge sunmadığını, davacının basiretsiz ve ağır kusurlu davranışıyla oluşan zarardan tek başına sorumlu olduğunu, çekin iktisabında müvekkile atfedilebilecek kötü niyet ve ağır kusur bulunmadığını, TTK m.790 “cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamili sayılır...” şeklinde hükmü uyarınca yetkili hamili olduğunu, yine TTK.m.792'NİN “Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu ve iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür” şeklinde hükmü uyarınca da meşru hamili olduğunu, dava konusu çekin iktisabında müvekkilin kötü niyeti veya ağır kusurunun bulunduğunu, davacı tarafın çekin zayi edilmiş şekline ilişkin beyanları bir an için kabul edilse dahi davacının bu sonucun oluşmasına kendi fiili ile sebebiyet verdiğini, ancak asıl zarar gören bugün itibarıyla alacağına kavuşamayan müvekkilin olduğunu, müvekkilin iyi niyetli meşru hamili olduğunu, çek iptali davasının takip alacaklısının takip hakkını engellemeyeceğini bu nedenlerle dava şartı olan arabuluculuk başvurusu verine getirilmediğinden davanın usulden reddine, tedbire belirtilen kapsamda itiraz eder ve tedbir talebinin reddine karar verilmesine, davanın reddine, davacı tarafın İİK.m.72 uyarınca %20'den az olmamak üzere tazminat ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Dosyaya sunulan 28/03/2022 tarihli bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Davacının 2020 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; dava konusu ...BANK .... Şubesinin 31.08.2020 tarihli .... nolu 70.000,00 TL tutarlı çekin davacı şirketin, dava dışı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile olan cari hesap hareketlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin bir sonraki ciranta olan .... San. Tic. Ltd. Şti. ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, Davalının 2020 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davalının ticari defterlerine göre; dava konusu ...BANK .... Şubesinin 31.08.2020 tarihli .... nolu 70.000,00 TL tutarlı çekin davalı şirketin, dava dışı ...San. Tic. Ltd. Şti. ile olan cari hesap hareketlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin davacı şirket ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, dava konusu 31.08.2020 tarihli .... nolu 70.000,00 TL tutarlı çekin cirantalarının sırasıyla “... İPLİK / .... KİMYA (DAVACI) / ... TEKSTİL / .... TEKSTİL (DAVALI)” olduğu anlaşılmakla, mezkur çekin girişinin davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, mezkur çekin davacının dava dışı .... İplik ile olan cari hesap ekstresinde kayıtlı olduğu ve bir sonraki ciranta olan .... Tekstil ile cari hesap ilişkisinin bulunmadığı hususları tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan 13/08/2023 tarihli bilirkişi .... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Belgelerin analizi sonucunda elde edilen bulgular ışığında; İnceleme konusu çekin arka yüzündeki davacı şirket kaşesi üzerindeki imza ile ... ve ...'ın karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından benzerlik noktasında bir ilişki saptanmaması nedeni ile .... Bank .... Şubesine ait, 31.08.2020 keşide tarihli, 70.000 (yetmiş bin) TL bedelli, .... nolu çekin arka yüzünde ... Tic. Ltd. şti. kaşesi üzerindeki imzanın, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ... ve ....'ın eli ürünü olmadığı hususları tespit edilmiştir.
Huzurda görülen dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 792. maddesi uyarınca açılmış bulunulan istirdat davasıdır.
TTK'nın 792. maddesine göre;
"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür."
Söz konusu düzenleme uyarınca rızası hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına yahut menfi tespite karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesinin gerekmektedir. Bu durum karşısında davada ispat yükü, çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulünün kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldıracağı açıktır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin E. ..., K. ... sayılı kararına göre;
"Davacı şirketin takibe konu 30/12/2016 keşide tarihli, 5.000,00 TL tutarlı çekin lehtarı göründüğü, davacının çekteki lehtar-birinci ciranta imzasının şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunduğu, mahkemece aldırılan ve denetime elverişli bulunan grafoloji raporu ile "Çekteki davacı şirket adına atılı ciranta imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı" anlaşılmıştır. Sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek olması nedeniyle davalının iyiniyetli hamil olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı, çekteki imzanın davacı tarafa ait olmadığının tespiti nedeniyle başkaca araştırılacak hususun bulunmadığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair vermiş olduğu kararının isabetli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir."
Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu çekin lehtar olan davacının rızası hilafına elden çıktığı dosyamız arasına celp edilen savcılık dosyasından anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından dava konusu çekte bulunan müvekkiline ait imzanın müvekkiline ait olmadığı iddia edilmiş olup söz konusu imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespiti için mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 13/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda; ... Bank .... Şubesine ait, 31.08.2020 keşide tarihli, 70.000 (yetmiş bin) TL bedelli, 0027122 nolu çekin arka yüzünde .... Tic. Ltd. Şti. kaşesi üzerindeki imzanın, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ... ve ...'ın eli ürünü olmadığı hususları tespit edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği tespit edilen bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Davacının dava konusu çekin yetkili hamili olup olmadığının tespiti için mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 28/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle mezkur çekin davacı şirket ticari defterlerinde girişinin bulunduğu; söz konusu çekin davacının dava dışı ... İplik ile olan cari hesap ekstresinde kayıtlı olduğu ve bir sonraki ciranta olan ... Tekstil ile cari hesap ilişkisinin bulunmadığı hususları tespit edilmiştir. Söz konusu bilirkişi raporu doğrultusunda davacının dava konusu çekin yetkili hamili olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı, dava konusu çekte lehtardır. Sahtecilik iddiası, mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebilir. Bu nedenle davalının iyi niyetli hamil olup olmadığının sonuca herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. (Aynı yönde karar için bknz: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/737, K. 2023/137) açıklanan nedenlerle açılan davanın kabulüne; yargılama sırasında dava konusu çek bedeli ödendiğinden çek bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile dava konusu .... Bank ... Şubesi'ne ait keşidecisinin .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Olduğu; lehtarının davacı ... Tic. Ltd. Şti. Olduğu; 31/08/2020 keşide tarihli ve keşide yeri Bursa olan 70.000,00 TL bedelli çek bedeli dava açıldıktan sonra ödendiğinden çek bedeli olan 70.000,00 TL'nin davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
2-Davalının şartları oluşmayan tazminat isteminin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 4.781,70 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.249,82 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 3.531,88 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf olunan (3.000,00 TL bilirkişi ücreti + 454,00 TL posta ücreti tebligat, müzekkere masrafından ibaret) 3.454,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 7,80 TL vekalet harcı, 54,40 TL başvurma harcı ve 1.249,82 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
7-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı