T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/1065 Esas
KARAR NO : 2024/457
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/12/2021
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... San. ve Tic. A.Ş. ile müvekkili .... San. Tic. Ltd. Şti. arasında 13.01.2020 tarihinde yapılan sözleşme ile ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından kumaşları temin ve teslim edilmek üzere toplamda 20.009 adet gömleğin Kesim, Dikim, İlik, Düğme, Ütü, Paket yapılıp teslim edilmesi konusunda tarafların anlaştıklarını, ... Tekstil tarafından kumaşların teslim edilmesinden sonra ... Tekstil şirket yetkililerinin nezaretinde kesim aşamasının başlaması ile gömlek dikilmesi için teslim edilen kumaşların çok kalın olduğunun ve kumaş topları içerisinde renklerde ton farkının bulunduğunun anlaşıldığını ve bu durumdan ilgili şirketin yetkililerine defalarca bahsedildiğini, kumaşların kalınlığı nedeni ile dikim aşamasında yaşanan sıkıntıların anlatıldığını, kumaşın kalınlığının ve ton farkının gömleklerin dikiminden sonra sıkıntı meydana getirebileceği hususunun defalarca anlatıldığını, onların da bu sıkıntıların problem olmadığını tolere edilebileceğini belirterek malların kesim ve dikimi konusunda ısrarcı olduklarını gömleklerin bir an önce dikilip sevkiyata hazırlanmasını talep ettiklerini, onların bu kesin talimatı doğrultusunda kesim ve dikim işleminin olanca hızıyla devam ettiğini, İlk olarak kumaşları gelen ve dikimi yapılan 8980 adet mavi ve 2040 adet .... gömleklerin Kesim, Dikim İlik, Düğme İlik Paket aşamaları ... Tekstil şirket yetkililerinin denetim ve gözetiminde emir ve talimatları doğrultusunda paketlenerek ... Tekstile gönderildiğini ve davalı şirket tarafından teslim alındığını, Daha sonrasında ... Tekstil yetkililerinin, ihracatını gerçekleştirdikleri ürünleri ihraç ettikleri müşterileri .... Şirketine naklettikleri, malların.... Şirketinin depolarında kontrol edildiği ve dikiş seviyesinin istenilen düzeyde olmadığından bahisle alıcı şirketin mallarını kabul etmediklerine ilişkin kendilerine gönderilen bir takım mailleri ... Tekstile 09.03.2020 tarihinde iletmeye başladığını, ... Tekstil şirket yetkilisi .... tarafından Covid 19 salgını nedeni ile malların iadesinin yapılamadığının ayıplı mallar ile ilgili işlem yapılamadığının e-posta yolu ile Müvekkili şirkete bildirildiğini, Müvekkili ... Tekstil tarafından ... Tekstil'e gönderilen 4 faturaya ilişkin ... Tekstil tarafından 24.03.2020 tarihinde iade faturası düzenlenip gönderildiğini, Bu nedenlerle de müvekkili tarafından Bakırköy .... Noterliği'nden çekilen 26.03.2020 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile ürünlerinin ayıplı olmadığı, fasonlarının onlar tarafından yapılan kontrollerinde paketlemede kalite kontrolde ve sevk sırasında herhangi bir sıkıntı olmadığı ve taraflarına sıkıntısız olarak tam ve eksiksiz bir şekilde teslim edildiği gerekçesiyle onlar tarafından müvekkili tarafa kesilen iade faturalarını kabul etmediklerini ve faturaların bedelini ödemelerini aksi takdirde yasal yollara başvuracaklarının tebliğ edildiğini, müvekkili ... ile ... Tekstil arasındaki anlaşmaya, ... şirketinin taraf olmadığı gibi, .... şirketi ile ... Tekstil arasındaki anlaşmaya da Müvekkili şirketin taraf olmadığını, müvekkili şirket tarafından sözleşme kapsamında ... Tekstil şirketine gönderilen ve ... Tekstil tarafından kontrol edilip teslim alınan Malların teslim alınmasından sonra ... Tekstilin malları sattığı İspanyol .... şirketi ile aralarında malların satışı, teslimi ve kontrol edilip iade edilmesi ile müvekkili şirketin bir ilgisinin bulunmadığını, Malların ... şirketine tesliminden önce gömleklerin kesimi dikimi ütülenip paketlenmesi aşamasından ... Tekstil tarafından kontrol edilip teslim alınması aşaması da dahil olmak üzere ... Tekstil tarafından üretime ilişkin, gömleklerin kesimi, dikimi, ütü ve paketlenmesine ilişkin hiçbir şikayette bulunulmadığını devam eden imalata ilişkin hiçbir talimat verilmediğini, sonrasında müvekkili şirket tarafından kesimi, dikimi, ütü paketi yapılmış ancak iş sahibi ... Tekstil tarafından alınmaktan imtina edilen KDV'si ile birlikte toplamda 139.428,64 TL olan alacak için malların faturalarının kesilerek 22.10.2020 tarihinde davalı ... Tekstil'e gönderildiğini, 28.10.2020 tarihinde de Bakırköy .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtamamesi ile, faturaları kesilip gönderilen ürünleri teslim almaları, fatura tutarını ödemeleri aksi takdirde yasal yollara başvuracakları hususunun ... Tekstile ihtar edildiğini, Bunun üzerine ... Tekstil tarafından müvekkili tarafa 06.11.2020 tarihinde Beyoğlu .... Noterliği tarafından ... yevmiye nolu ihtarname gönderilerek, kendileri tarafından teslim alınıp yurt dışında müşterileri olan ... (....) şirketine teslim edilen malların müşterileri tarafından ayıplı mal sayılarak kendilerine iade edilmesi nedeniyle müvekkili tarafa borçlu olmadıklarını ve iade faturaları düzenleyerek sözleşme gereğince müvekkilinin cari hesabına borç kaydettiklerini ve bu cari hesap borçlarının. 542.069,04 TL olduğunu, ödemedikleri takdirde yasal yollara başvuracaklarını ihtar ettiklerini, Akabinde ... Tekstil tarafından Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından ilamsız icra yolu ile icra takibi başlatılmış olup yapılan icra takibinde usulsüz tebligat yapılması nedeni ile müvekkili şirketin haberi olmadan ilamsız takibinin kesinleştiğini, sonrasında usulsüz tebligat nedeni ile İcra takibinin iptali için Küçükçekmece .... İcra Mahkemesinin.... E. Sayılı dosyası ile açtıkları davada Mahkemenin ... K. Sayılı ilamı ile 16.09.2021 tarihli kararında usulsüz tebligatı iptal ederek tebliğ tarihini öğrenme tarihi olarak düzeltip müvekkili şirkete karşı yapılan icra takibini durdurduğunu, daha sonra 07.04.2021 tarihinde arabuluculuğa başvurduklarını ve davalı ile 16.04.2021 tarihinde yapılan görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı şirkete karşı alacaklarının tahsiline ilişkin arabuluculuk da dahil olmak üzere yapmış oldukları bütün başvurularının sonuçsuz kalması nedeni ile Sayın Mahkemeye davalı şirketten alacaklarını tahsil etmek için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, belirterek, müvekkili tarafça arz ve izah ettikleri üzere; fazlaya ilişkin talep ve ıslah talep hakları da saklı kalmak kaydıyla şimdilik; Davalı şirkete sözleşme kapsamında teslim edilen; 4636 adet gömlek için 140.786,05 TL. bedelin Teslim tarihi olan 29.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, 1932 adet gömlek için 58.670,97 TL. bedelin Teslim tarihi olan 04.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, 2412 adet gömlek için 73.247,61 TL. bedelin Teslim tarihi olan 06.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, 2040 adet gömlek için 81.993,60 TL. bedelin Teslim tarihi olan 12.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile, 4630 adet gömlek için 139.428,64 TL. bedelin fatura kesim tarihi olan 22.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, Davalı şirketten tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacının müvekkilinden hiçbir alacağının olmadığını, sözleşme gereği yapılan üretimlerinin hatalı olduğu gibi müvekkilini zarara uğrattığını ve oluşan zararı ödemekten de imtina ettiğini, Tarafların 03.01.2020 tarihinde müşterisi .... (...) olan ..,..,..,... numaralı Gömlek niteliğindeki 12.009 adet Mavi ve 8.000 adet Soft Stone renkte toplam 20.009 adet ürünün kesim*dikim*ilik düğme *ütü paket yapılarak müvekkiline teslimi huşularını içeren bir sözleşme akdettiklerini, İş bu sözleşme gereği davacı tarafından Kesim*dikim *ütü/paket konfeksiyon işlemleri yapılarak üretilen .... modele ait 045 mavi renk toplam 8904 adet ürünün sözleşmede belirtilen müşteri ...'e (....) nakledildiğini, nakledilen ürünlerin müşteri tarafından depo kontrolüne alındığını ve ciddi, kabul edilemez konfeksiyon hatalarının tespit edildiği görselleri ile birlikte e-mail olarak müvekkiline gönderilerek ayıp ihbarı yapıldığını ve ... nolu 11.924 adetlik siparişin 3000 adedini ve .... nolu 8000 adetlik siparişin 5960 adedini iptal ettiğini ve bu nedenle üretim yapılmamasını bildirdiğini, işbu ayıp ve hatalara ilişkin kontrol raporlarının e-mail ile davacıya bildirildiğini ve müşterinin iptal ettiği sipariş için üretim yapılmamasını ve doğacak zararların sözleşmenin 3 ve 221. Maddeleri gereği cari hesaba borç kaydedileceğinin bildirildiğini, ayrıca yine sözleşme gereği davacı tarafından Kesim*dikim-*ütü/paket konfeksiyon işlemleri yapılarak üretilen ... modele ait .... sipariş numaralı 429 nolu Ecru renk toplam 2040 adet ürünün de müşteri ...'e (...) nakledildiğini, nakledilen ürünlerin müşteri tarafından yapılan depo kontrolünde ayıplı çıktığını ve işbu hataların ekli kontrol raporu ile e-mail olarak müvekkiline iletildiğini, bu sebeplerle ihracatı gerçekleştirmiş 2040 adedin iade edileceğinin müvekkiline deklare edildiğini, aynı gün ayıbın müvekkiline yansıyacak ve oluşacak zarar ziyan bedelinin davacının cari hesabına borç kaydedileceğinin bildirildiğini, yine mücbir sebep ortadan kalktıktan sonra müvekkiline bildirilecek zararların imzalanmış bulunan sözleşmenin 3 ve 221. Maddesi gereği cari hesaba borç kaydedileceğinin bildirildi Daha sonra müvekkili yetkilisi tarafından hatalı olan bir faturadan bahisle bir kısım ürün için iade faturası düzenlendiğinin bildirildiğini, bu tarihten sonra hem müşteri hem de davacı ile e-mail yazışmalarının yapıldığını, Mailler üzerine davacı tarafından keşide edilen Bakırköy .... Noterliğinin 26.03.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtamamesinde ayıplı mal nedeni ile müvekkilinin iade faturası düzenlediğinin kabul edildiğini ancak kontrollerin yapıldığı ve eksiksiz teslim edildiği öngörüldüğünden bahisle düzenlenen 29.02.2020-04.03.2020-06.03.2020 ve 10.03.2020 tarihli fatura bedellerinin ödenmesinin talep edildiğini, bu ihtamameye cevaben Büyükçekmece .... Noterliğinin 06.04.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtanamesinin keşide edildiğini, bundan sonra da görüşme ve emaillerin devam ettiğini ve yine ürün iadeleri yapıldığını, sonrasında Davacı tarafından keşide edilen Bakırköy ... Noterliğinin ... yevmiye ve 28.10.2020 tarihli ihtamamesine ve ekindeki 22.10.2020 tarih ve ... numaralı ihtanameye itiraz edildiğinin Beyoğlu .... Noterliğinin ... yevmiye ve 06.11.2020 tarihli ihtarnamesi ile davacıya bildirildiğini, bu nedenle davacının müvekkiline cari hesapta 542.069,04 TL borçlu kaldığını, ihtamameye rağmen ödenmeyen bakiye için davacı aleyhine Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve borçluya yapılan tebligat usulsüz olduğu gerekçesi ile açılan dava neticesinde gecikmiş itiraz yolu ile takibin durdurulduğunu, itirazın iptali davasının ikame olunacağını, Davacı vekilinin beyanları ile üretilen ürünlerdeki ayıbı kabul ettiğini, bunun bir ikrar olduğunu ancak ayıbın oluşmasında kusurun kendilerinde değil teslim edilen kumaşta olduğunu ve kesim ve dikim için müvekkilinin ısrarcı olduğunu ileri sürdüğünü ancak buna ilişkin hiçbir delil ileri süremediğini ispat edemediğini, ayrıca zaten ayıbın kumaşın kabul olmasından değil konfeksiyon hatalarından meydana geldiğini, gerek ceplerin aynı hizada olmamasının ve gerekse diğer ayıpların kumaşın kalın olması ile bir alakasının olmadığını, bunların tamamen konfeksiyon hatası olduğunu, oysa davacı basiretli tüccar gibi davranarak kesim dikim yapmaktan imtina etseydi bu ayıp ve zararın oluşmayacağını, Taraflar arasındaki sözleşmede ürünlerin hangi müşteri için üretileceğinin belirtildiğini, bu nedenle müşteri ile müvekkili arasındaki ilişki ve maillerin üretici firma olarak davacıyı da bağladığını ve delil teşkil ettiğini, davacı vekilinin açıkladıkları olay ve gönderilen mailleri kabul ettiğini ve doğruladığını, Ayıpların, İhraç edilen firma tarafından paketler açıldıktan sonra tespit edildiğini, derhal müvekkiline bildirildiğini müvekkilinin de üreticiye bildirdiğini, ayrıca belirttikleri üzere davacı yanın ürünlerdeki ayıbı zaten baştan beri bildiğini, ikrarı olduğunu, bu nedenle süresi İçerisinde yapılan ayıp ihbarının geçerli olmadığını ileri sürmesinin yerinde olmadığını, Davacı vekilinin taraflar arasında imzalanan tek sayfadan oluşan sözleşmede kesim dikim, ütü, paket olduğunu müşterinin kabulüne ilişkin bir madde olmadığını ileri sürdüğünü, halbuki taraflar arasında imzalanmış bulunan 3 sayfa 34 özel maddeden oluşan ve dosyaya ek 1 olarak sunulan sözleşme mevcut olduğunu, bu sözleşmeden ve özellikle de 3 ve 21. Maddeden tüm maillerde ve ihtamamelerde bahsedildiğini ve davacının hiçbir zaman bunlara itiraz etmediğini, ayrıca sözleşmede müşterinin kabulünden bahsetmesine de gerek olmadığını, bunun mevzuatın gereği olduğunu, üretilen ürünlerin ayıplı olup sözleşmede yazmasının şart olmadığını, sözleşmede yazılmamış olması ayıbın kabulünü gerektiriyormuş gibi bir yaklaşımın hatalı olduğunu, Davacı vekilinin üretilen ve müvekkili tarafından teslim alınmayan ürünlere ilişkin de bedel talep ettiğini, halbuki belirttikleri üzere müvekkili tarafından ilk parti malların ayıplı olması nedeni ile 13.03.2020 tarihli mail ve telefon yolu ile davacıya bildirilerek üretim yapmaması yönünde talimat verildiğini, buna rağmen üretim yapılmış olmasının davacının hatası olduğunu, bu nedenle de düzenlenen faturanın iade edildiğini, Taraflar arasında yaşanan ticari ilişkide davacının hatalı ve ayıplı üretimi nedeni ile asıl zarar görenin müvekkili olduğunu, zira hem müşterisi ile arasında meydana getirdiği güven ilişkisinin kaybolduğunu hem de maddi anlamda zarara uğradığını, buna sebebiyet verenin de davacının basiretli bir tüccar gibi davranmayarak kendi ikrarları ile belirtmiş oldukları şekilde ürünlerin ayıplı olacağını bile bile üretim yapmaları olduğunu, belirterek, müvekkili tarafça arz olunan nedenlerle davanın reddine, dava masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Tanık ....'in 28/06/2022 tarihli celsede: " davacı şirkette 2019-2020 yılları arasında çalıştım, ben dava konusu işin yapıldığı dönemde davacı şirkette kalite güvence uzmanı olarak çalışıyordum, davalı tarafından kesim ve dikimi yapılması istenilen kumaşlar geldiğinde kumaşlar üzerinde pamukçukların olduğunu gördük, bunun üzerine çalıştığım şirketin yetkilisi .... kumaşların kesim ve dikiminin yapılmamasını bize söyledi, bunun üzerine davalı şirketten imalat müdürü gelerek söz konusu kumaşların kullanılmasını bize söyledi, bunun üzerine kesim ve dikim işlemini gerçekleştirdik, o dönemde davalı şirket çalışanları tarafından sürekli çalıştığım şirkete geliniyordu, kesim ve dikimi yapılan ürünleri davalı şirket çalışanları bizzat kontrol ederek koliliyordu, davalı şirket tarafından ayıp ihbarında bulunup bulunulmadığını bilmiyorum, Çalıştığım şirkete teslim edilen kumaşlarda pamukçukların yanı sıra doku farklılıkları da vardı, bu farklılık herhangi bir kişi tarafından bile tespit edilecek kadar göz ile görünürdü, Üzerinden uzun zaman geçtiği için iş yerine gelen davalı şirket çalışanlarının adını hatırlayamıyorum dedi hatta davalı şirket çalışanı olmayan inspectorler dahi ürünler üzerinde kalite ve kontrol denetlemesi yaptılar" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... 28/06/2022 tarihli celsede: " ben davacı şirkette 2011 ve 2021 yılları arasında kesimhane şefi olarak çalıştım, dava konusu işin yapılması sırasında davacı şirkette çalışıyordum, davalı tarafından kumaşlar çalıştığım firmaya teslim edildiğinde kumaşlarda gözle görülür şekilde pamukçuklar ve tüylenmeler vardı, bunun üzerine ben patronuma kumaşlardaki sorunları söyledim, davalı şirketten hatırladığım kadarıyla imalat müdürü ... ve modelist .... ve genel müdür olan .... hanım gelerek ürünleri kesmemizi bize söylediler, davalının onay vermesi üzerine söz konusu ürünleri kestik, daha sonra kestiğimiz ürünleri dikimhaneye teslim ettik, dikimhanelerdekilerde kumaşların sorunlu olması nedeniyle ürünleri dikmek istemediler ama davalının talebi doğrultusunda ürünleri diktiklerini biliyorum, Çalıştığım şirkete teslim edilen kumaşlarda pamukçukların yanı sıra kalınlık incelik, doku farklılıkları da vardı, renk akışında da problemler vardı, dikimhane müdürü kumaşlardaki doku farklılıklarından dolayı dikim esnasında sorun çıkacağını patronumuza söyledi, teslim tarihi yaklaştığı için davalının onayı ile kumaşların dikim işleri yapıldı. ürünlerin kesimi için davalıdan talimat gelmesini bekleyene kadar yaklaşık 1 ay kadar bekledik, .... bey bizzat bana sorunlu olarak ayırdığım kumaşları kesebilirsin" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosyaya sunulan 16/04/2023 tarihli bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Davacının kesim, dikim, ilik düğme ve ütü paket işçiliği yaptığı ..,..,...,... nolu 8.980 adet mavi ve 2.040 adet ekru (soft stone) renk gömleği davalıya teslim ettiği, davalının gömlekleri kabul ederek yurt dışı müşterisine ihraç ettiği, Davalının teslim almış olduğu gömleklerden 468 adet gömleğin davacının yapmış olduğu dikimden kaynaklanan ayıplar nedeniyle ayıplı olduğu, söz konusu ayıpların açık ayıp olduğu, davalının işin olağan akışına göre süresinde muayene ve ayıp ihbarı yükümlülüğünü yerine getirmediği, Davacı tarafından davalıya teslim edilen 468 adet gömlek dışında, diğer gömlekler bilirkişi incelemesine sunulmadığı gibi bu gömleklerin ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenmiş tespit raporu da sunulmadığından, davacının davalıya teslim etmiş olduğu 8980 — 468 - 8.512 adet mavi ve 2.040 adet ekru (soft stone) renk gömleğin ayıplı olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu, Davacının kesim, dikim, ilik düğme ve ütü paket işçiliği yaparak hazır ettiği, ancak davalının teslim almadığı 3.500 adet 5712/970 artikel nolu gömleğin %80'inin davacının yapmış olduğu kesim ve dikimden kaynaklanan ayıplar nedeniyle ayıplı olduğu, davalının davacının 9680'ini ayıplı olarak imal ettiği gömlekleri kabule zorlanamayacağı, taahhüdünü ayıpsız olarak yerine getiremeyen davacının fason imalat bedelini davalıdan talep edemeyeceği, davalının ayıplı 3.500 adet gömleğin imalatında kullanılan kumaş ve aksesuar bedeli olarak 254.772,00 TL hesaplanan tutarın takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı, Davacının kesim, dikim, ilik düğme ve ütü paket işçiliği yaparak hazır ettiği, ancak davalının teslim almadığı 1.130 adet .... artikel nolu gömleklerin imal edildiği kumaştaki delik, leke, tüylülük ve iplik kaçığı nedeniyle ayıplı olduğu, kumaştaki ayıplar nedeniyle gömleklerin ayıplı olmasındaki kusurun davacıya yüklenemeyeceği, davalı tarafından kumaş ayıplı gömlekler teslim alınmadığından davacının kesim, dikim, ilik düğme ve ütü paket işçiliği bedelinden ayıplı gömlek bedelinin mahsubu sonrası kalan 21.696,00 TL bedeli takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı , Ticari kayıtların incelenmesi sonucunda davacının tanzim ettiği faturalar ve davacı kabulünde olan iade faturası ve ödeme neticesinde davacı kayıtları uyarınca 184.655,35 TL davalı borcu olduğu , davalı kayıtlarında ise iade faturalarından kaynaklı 542.069,05 TL davacı borcu bulunduğu, Mahkemece davalının üretim aşamasında düzenlediği kontrol föylerinde ayıp tespitine rağmen ayıplı ürünleri kabul ederek teslim aldığı, bu sebeple heyetimizin tespit ve değerlendirmeleri kapsamında — 11.020 adet ürüne ilişkin davacının talepte bulunabileceği kabul edildiğinde, davalının ödeme ve iade faturası di sonrası sonuç 1 'de arz edildiği şekilde 183.884,47 TL davacı alacağı hesaplandığı, Davacının diğer taleplerin davalının iptale konu ettiği kısma ilişkin olması sebebiyle yerinde olmayacağı sonucuna varılmasında takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, bununla birlikte hukuki tavsif ve nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmakla ,davalının ayıp ihbarına ilişkin bildirdiği hususların kabulü ihtimalinde davacının ayıplı ürünler sebebiyle taleplerinin yerinde olmayacağı sonucuna varılacağı ve iptale konu üretimi yapılan davalının kumaş ve diğer malzeme bedeli zararına ilişkin teknik bilirkişimizin hesapladığı 254.772,00 TL “nin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı hususları tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan 09/01/2024 tarihli bilirkişiler ....ve .... tarafından düzenlenen ek bilirkişi raporunda; tarafların itirazları değerlendirilmiş olup kök rapordaki tespit ve değerlendirilmelerinde herhangi bir değişikliğin olmadığı belirtilmiştir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ...; Karar No: .... sayılı kararına göre;
"Ancak, dava konusu hisselerin senede bağlanmamış ve bedelinin tamamı ödenmiş çıplak paylar olduğu, bunların devrinin alacağın temliki hükümlerine göre yapılması gerektiği, dava konusu hisse devirlerinin geçersizliği ile davacı adına tescili istemli işbu davanın açıldığı tarihten karar tarihine kadar davalı tarafından 1568 adet hisse devrinin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı itibarıyla 6098 sayılı BK’nın 106. maddesindeki alacaklının temerrüdü şartlarının oluşmadığı, yine aynı yasanın 107. maddesi uyarınca borçlunun borcundan kurtulabilmesi için gerekli olan tevdi mahallinin de belirlenmediği anlaşılmakla mahkemece 1568 adet hisse karşılığı olan bedelin de davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle 1568 adet hisse karşılığının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir."
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ...; Karar No: .... sayılı kararına göre;
"Alacaklının temerrüde düşmesi halinde ise aynı Kanunun 107. maddesi gereğince borçlu, ancak hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Bu durumda, alacaklının temerrüdü için öncelikle anılan 106. maddeye uygun ihtar gerekli olup, somut olayda yapılan ihtarın bahsekonu şartları taşımadığı ve borçlu davacının, anılan 107. madde anlamında tevdi mahalli talebinde de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle 26.102,80 TL’lik yatırım kalemi bakımından davacının borcundan kurtulduğu ve davalıdan tahsili gerektiği kabulü doğru olmamıştır."
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında bir kısım tekstil ürünlerinin kesim, dikim, ütü ve paketlemesinin yapılması şeklinde eser sözleşmesinin kurulduğu; davacı tarafından yapılan iş karşılığı davalı adına düzenlenen faturaların ödenmediği iddiası ile huzurda görülen alacak davası açılmıştır. Davacı tarafından yapılan iş karşılığı toplam 8.980 adet mavi, 2.040 adet ekru renk gömleğin davalıya teslim edildiği; davalıya teslim edilen ürünlerin davalı tarafça yurtdışı müşterilerine ihraç edildiği; 3.500 ve 1.1130 parça ürünün ise davalı tarafından teslim alınmayarak söz konusu ürünlerin davacı uhdesinde kaldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı tarafça süresi içerisinde verilen cevap dilekçesi ile faturaya konu malların ayıplı olduğu iddia edilmiştir. Mahkememizce bilirkişiler ... ve .. vasıtasıyla tarafların ticari defter ve kayıtları ile uyuşmazlığa konu ürünler üzerinde yaptırılan bilirkişi kök ve ek raporlarında; davalı tarafça kendisine teslim edilen ürünlerden sadece 468 tanesinin bilirkişi incelemesine sunulduğu; söz konusu ürünlerde açık ayıp olduğu; davalının 468 adet gömlek dışında kalan 8.512 adet mavi ve 2.040 adet ekru renk gömleklerin ayıplı olduğu iddiasının ispat edilemediği; davacı uhdesinde kalan 3.500,00 adet gömleğin davacıdan kaynaklı nedenlerle ayıplı olduğu; davacının söz konusu ürünleri kabule zorlanamayacağı; davacının teslime hazır bulundurduğu 1.130 adet gömleğin ise imal edildiği kumaşlar nedeni ile ayıplı olduğu; davacının 1.130 adet gömleğe ilişkin olarak iş bedeli olarak 21.696,00 TL talep edebileceği; nihayetinde davacının davalıya teslim edilen ürünler bakımından yapılan ödemeler ve davacı defterlerinde kayıtlı iade faturası düşüldükten sonra 183.884,47 TL alacağının hesaplandığı tespit edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 474/1. maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. TBK'da iş sahibinin muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup, işin niteliği ve olayın özelliğine, imal edilen eserin büyüklüğü ve genişliğine göre süreler farklı olacak ve işin uzmanı bilirkişiler tarafından belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi veya ayıbın belirlenmesini iş sahibi bizzat yapabileceği gibi, TBK’nın 474/2. maddesine göre mahkeme aracılığıyla bilirkişi raporu ile de tespit ettirmesi mümkündür. Açık ayıpta iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmezse, eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2018/(19)11-1011, K. 2021/1642 sayılı kararı) Her ne kadar davalı vekili tarafından müvekkiline teslim edilen ürünlerde ayıp olduğu iddia edilmiş ise de davalı kendisine teslim edilen ürünlerden sadece 468 tanesini bilirkişi incelemesine sunmuştur. Ayıp iddiasının ispatı bakımından ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin tamamı üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerekmekte olup davalı tarafından söz konusu ürünler bilirkişi incelemesine sunulmadığından davalının bilirkişi incelemesine sunulmayan ürünler bakımından ayıp iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/2037, K. 2018/3366 sayılı kararı) Bilirkişi incelemesine sunulan 468 adet gömlekte ise açık ayıp olduğu tespit edilmiş olup davalı tarafça süresi içerisinde muayene ve ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediğinden söz konusu gömlekler bakımından da ayıp iddiası mahkememizce dinlenilmemiştir. Davalıya teslim edilen ürünler nedeni ile davacının davalıdan 354.698,23 TL alacaklı olduğu; davalı tarafından yapılan 150.000,00 TL ödeme ile davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan 20.813,76 TL iade faturası dikkate alındığında davacı alacağının 183.884,47 TL olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı tarafça üretimi yapılan 3.500 adet ve 1.130 adet ürünün davalı tarafça teslim alınmadığı iddia edilerek söz konusu ürünlere yönelik de alacak talebinde bulunulmuştur. TBK'nın 479. maddesine göre iş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslim anında muaccel hale gelir. Eserin, iş sahibi tarafından kabul edilmemesi durumunda ise ancak alacaklının temerrüdü şartlarının oluşması durumunda yüklenici alacak talebinde bulunabilecektir. Türk Borçlar Kanunu'nun 106. maddesine göre alacaklının temerrüdü şartlarının oluşması için borçlunun edimi alacaklıya gereği gibi önermesi; alacaklının önerilen edimi kabulden kaçınması ve alacaklının kabulden kaçınması haksız olmalıdır. Aynı yasanın 107. maddesinde ise alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlunun, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabileceği düzenlenmiştir. Her ne kadar davacı tarafından söz konusu ürünleri davacıya teslim etmek üzere hazır olduğunu davalıya bildirdiği iddia edilmiş ise de davacı tarafından bu yönde dosyaya ispata yarar bir delil sunulmamıştır. Kaldı ki TBK'nın 107. maddesi uyarınca davacının teslim borcundan kurtulabilmesi için gerekli olan tevdi mahalli tayini talebinde de bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ...; Karar No: ... sayılı kararı ile Esas No: ...; Karar No: ... sayılı kararı ışında somut olay incelendiğinde; davacı tarafından edimin davalıya gereği gibi önerildiği ispat edilemediği gibi tevdi mahalli tayini talebinde de bulunulmadığı anlaşıldığından alacaklının temerrüdü şartlarının oluşmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Bu nedenle davacı uhdesinde kalan ürünlere yönelik alacak talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından davacının bu yöndeki alacak taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir. Kaldı ki yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı uhdesinde kalan 3.500 adet ürünün %80'inin ayıplı olduğu tespit edilmiş olup davalının söz konusu ürünleri kabule zorlanamayacağı mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı tarafça takas ve mahsup talebinde bulunulmadığından 3.500 adet ürüne yönelik olarak bilirkişi tarafından hesaplanan kumaş bedeli alacak hesabında dikkate alınmamıştır. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda açılan davanın 183.884,47 TL'nin davalının temerrüde düşürüldüğü takip tarihi olan 01/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ 183.884,47 TL'nin takip tarihi olan 01/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 12.561,15 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 8.438,46 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 4.122,69 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf olunan 6.000,00 TL bilirkişi masrafı + 224,50 TL posta ücreti tebligat, müzekkere ve talimat masrafından ibaret toplam 6.224,50 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre (%37,21 kabul oranı) hesaplanan 2.316,14 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan 8,50 TL vekalet harcı, 59,30 TL başvurma harcı ve 8.438,46 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
7-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 29.421,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 48.536,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 828,77 TL'sinin davacıdan; 491,23 TL'sinin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı