T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/413
KARAR NO : 2024/443
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/05/2021
KARAR TARİHİ : 06/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 06/05/2021 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili ile davalı şirketin 01.08.2016 tarihinde İstanbul İli .... İlçesi ... Mahallesi ... Blok 2. Kat Daire 36, 7. Kat Daire 132, 9. Kat Daire 170, 13. Kat Daire 246, 17. Kat Daire 325, 19. Kat Daire 363 te bulunan 6 tane bağımsız bölümün müvekkiline satışı konusunda anlaştıklarını, ilgili sözleşme gereğince müvekkilinin tüm bağımsız bölümün bedelini peşin olarak ödediğini, nitekim ilgili hususun taraflar arasında akdedilen adi satış sözleşmesinde de yer aldığını, müvekkilinin akabinde haricen duyumlara göre satışını aldığını düşündüğü bağımsız bölümlerde davalının borcu sebebiyle konulmuş olan ipoteklerin farkına vardığını, ilgili ipoteklerin davalı ile adi satış sözleşmesinin akdedilmesinden sonraki bir tarihte davalının borcu sebebiyle konulduğunu, kat mülkiyeti kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmadığını, satıcı inşaat firmalarının akabinde ise sözleşmeden kurtulmanın çarelerini aramakta ve yasanın öngördüğü resmi şekil şartını ileri sürerek mülkiyeti devir edimini yerine getirmediğini, satıcının bu tutumunun ise; açıkça, şekil mecburiyeti koyan yasa hükmünden kötüniyetle yararlanma gayesi taşıdığını ve onun hakkını kötüye kullanılması yasağı kuralını duraksamaya yer vermeyecek şekilde ihlal ettiğini gösterdiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasıyla, kötüniyet karakteri doğrudan doğruya aşikar olan hallerde hakların kullanımının kanuni korumadan mahrum bırakıldığını, müvekkili tarafından yapılan araştırmalar sonucunda müvekkili tarafından satın alınan ve tapu devri henüz gerçekleşmemiş olduğu halde bedeli ödenen taşınmaz ile projedeki diğer taşınmazlar üzerine müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında .... Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kullandığı proje kredisi ve borçlarına karşılık ...bank A. Ş. ve .... A.Ş lehine ipotek şerhi konulduğunun öğrenildiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde gerek ...bank...'nin gerekse de .... A.Ş.'nin ipotek hakkı görünmesine karşın .... şirketi Beyoğlu .... Noterliği'nin 22 Şubat 2021 tarih ve .... yevmiye nolu Alacağın Devri Sözleşmesi ile 'mülkiyeti .... SANAYl VE TİCARET A.Ş.'ye ait (ipoteğin kurulmasını müteakiben mülkiyet devirleri yapılmış olan bağımsız bölümlerde yeni maliklere ait) istanbul ili, .... ilçesi, ... Mahallesi ... Pafta ... Ada .... Parsel (Yeni:42-43 Parseller)'de kain ana taşınmaz/lar üzerinde kurulmuş ve bilahare kat irtifakının/kat mülkiyetinin kurulması ile tüm bağlmsız bölümler üzerine taşınmış bulunan 2.derece 7.000.000,00-EURO bedelli ipotek hakkının ve tasarruf yetkisinin iş bu "Alacağın Devri sözleşmesi" kapsamında tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile Devralan'a geçtiğini kabul ve beyan' ettiğini, nedenle...Şirketi'nin ipoteğinin kaldırılmasına ilişkin taleplerini ...bank'a karşı ileri sürmekle yalnızca ...bank ....nin dosyada taraf olarak gösterildiğini, bağımsız bölümün taraflar arasındaki 01.08.2016 tarihli sözleşme gereğince pürüzsüz ve takyidatsız olarak davalı adına tapusunun iptali ve müvekkil adına tapuya tesciline tedbiren karar verilmesini, tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamını, 01.08.2016 tarihinde müvekkil ile davalı arasında akdedilen adi satış sözleşmesi gereği İstanbul İli .... İlçesi ... Mahallesi ... Blok 2. Kat Daire 36, 7. Kat Daire 132, 9. Kat Daire 170, 13. Kat Daire 246, 17. Kat Daire 325, 19. Kat Daire 363 te bulunan 6 tane bağımsız bölüm davalı adına kayıtlı olup bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptal edilerek müvekkili adına tesciline, cebri icra satışını engelleyecek mahiyette tedbiren belirtilen taşınmazların pürüzsüz ve takyidatsız olarak davalı adına tapusunun iptali ve müvekkili adına tapuya tesciline teminatsız olarak karar verilmesini ve tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına, belirtilen bağımsız bölümler üzerindeki taşınmazın müvekkile satışından sonra davalının borçları sebebiyle konulan ipotek ve hacizlerin fekkine karar verilmesine, davalının sözleşmeye aykırı davranarak dava konusu taşınmazları müvekkiline geç teslim etmesinden dolayı da müvekkilinin uğradığı zararların giderilmesine ve gecikme tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, taleplerinin dava konusu taşınmazların tapusunun iptal edilerek müvekkili adına tescil edilmesi ve taşınmazlar üzerindeki takyidatların kaldırılması olduğunu, bunun mümkün olmaması halinde müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmenin davalının sözleşmeye aykırı davranışı sebebi ile feshine ve müvekkilinin ödediği bedelin ödediği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacının 06/05/2024 havale tarihli kimlik tespitli dilekçesi ile davadan feragat ettiği anlaşılmıştır.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı veya mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacının feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Feragat yargılamanın ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. maddesi gereğince 427,60-TL karar ve ilam harcının 2/3'üne tekabül eden 285,06 TL'nin peşin yatırılan 59,30.-TL peşin harç ve 17.307,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 17.366,30 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 17.081,24.-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davacıya İADESİNE,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalıların kendilerini birer vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE,
5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından peşin olarak yatırılan 345,00-TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 164/2 nci madde hükmü uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 2 HAFTA içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle karar verildi.06/05/2024
Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."