T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/567
KARAR NO: 2023/792
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/04/2015
KARAR TARİHİ: 21/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekilinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 15/04/2015 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Davacılar ile Davalı Şirket ... İstanbul ili ... İlçesi .... parselde turizm kompleksi yapılması hususunda anlaşmıştır. Taraflar arasında 21/06/2007 tarihli “... Projesi Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesi” akdedilmiştir. Müvekkil davacılar, sözleşmelerde yer alan tüm yükümlerini yerine getirmiş, ilgili imar planlarının defalarca değiştirilmesi nedeni ile davacılar kapsamlı değişiklikler yapmak durumunda kalmış ve nihayet, 31.12.2012 tarihinde bu projeye istinaden alınan Yapı Ruhsatının ilgili belediyesinden alınabilmesi için taraflar daha önce 21.06.2007 tarihindeki yapılmış sözleşmenin gerçekleştirilecek projenin büyümesi nedeniyle yetersiz kaldığından söz konusu sözleşmenin iptali ile yerine 25.12.2012 tarihinde ... Şubesi nezdinde “Mimari Projelendirme Hizmetler Sözleşmesi” imzalamışlar ve bu sözleşme ruhsatın vazgeçilmez eki olarak gerek mimarlar odası gerekse ilgili Belediyesinde ruhsat eki olarak hıfzedilmiştir. Ancak, davalı ... A.Ş., 22.07.2013 tarihli e-mail yolu ile göndermiş olduğu ihtarnamede 21.06.2007 tarihli sözleşmeye atıf yaparak 31.12.2012 tarihi itibarıyla proje + ruhsat proje onayları tamamlanmış olmasına rağmen tadilat projeleri ve uygulanabilir projelerin teslim edilmediğinden söz ederek sözleşmeye aykırılıkların 1 hafta içinde giderilmesini bildirmiştir. Müvekkil davacılar tarafından Beyoğlu .... Noterliğinin 26.07.2013 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile üstlenilen tüm mimarlık hizmetlerinin eksiksiz olarak yerine getirildiği ve mezkur yapının inşaatın dayandığı 31.12.2012 tarihli ruhsata esas sözleşmede kabul edilen 1.763.179 TL’nin yedi günlük sürede ödenmesi ihtarını keşide etmişler, ihtarnameye davalı şirket tarafından cevap verilmemiştir.31.12.2012 tarihli yapı ruhsatında bir 5 yıldızlı otel, rezidans ve kongre merkezinden oluşan proje, uluslararası, .. Grubunun otel işletmecisi olarak devreye girmesiyle, proje zorunlu olarak tekrar revizyona uğramış ve biri 4 yıldızlı (380 oda) biri 5 yıldızlı (360 oda) iki otel, rezidans ve kongre merkezi olarak son şeklini almıştır. Tüm bu değişiklik ve revizyon davacı müvekkilim tarafından eksiksiz yerine getirilmiştir. Müvekkil Davacılara ısrarla yeni sözleşme yapılması talebine rağmen davalı sözleşme yapmaktan imtina etmişlerdir. Herhangi bir sözleşme imzalamadan davalı ... A.Ş., 11.03.2014 tarihinde Davacının iyi niyetli yaklaşımı ile 11.03.2014 tarihli Yeni Yapı Ruhsatı almıştır. Davalı Şirket 31.12.2012 tarihli ruhsata dayanak olarak 25.12.2012 tarihli sözleşmeyi sunduğu tespit edilmiştir. Müvekkillere hiçbir bedel ödenmeden davalı .... A.Ş. tarafından alınan 11.03.2014 tarihli yapı ruhsatına ait yapılan yeni mimari proje bedeli TMMOB Mimarlar odasının en az bedel hesabı belgesine göre 2.015.062 TL’dir. 25.12.2012 tarihli sözleşmenin 5. maddesi gereği müvekkilden mimarlık hizmetleri nedeniyle alacağı 1.763.179 TL’dir. Müvekkille bu sözleşme kapsamında ödenen tutar ise 1.090.552 TL’dır. Davalı şirketten 672.627 TL alacağı kalmıştır. Davacılar, davalı şirketin tüm mimarlık hizmetlerini sürdürmeye devam etmiş, davalı şirket ise herhangi bir sözleşme yapmadan bu defa 11.03.2014 tarihli yapı ruhsatını almıştır. TMMOB Mimarlar Odasından alınan en az bedel hesabı gereğince davacıların 11.03.2014 tarihli ruhsat nedeni ile 2.015.062 TL mimarlık hizmeti alacağı mevcuttur. Bu halde müvekkillerin davalı şirketten 672.627 TL +2.015.062 TL toplamda 2.687.689 TL alacağı bulunmaktadır. Ancak, her türlü haklarımız saklı kalarak şimdilik yalnızca 25.12.2012 tarihli sözleşmeden doğan 672.627 TL alacağın tahsilini, Yine, müvekkillerin mezkur yapıda yukarıda belirtilenler projeler haricinde yapılmış/yapılacak proje tadillerinde izni bulunmamaktadır. Müvekkil tarafından Beyoğlu ... Noterliği’nden 14.01.2015 tarih ve ... y. no’lu ihtarnamesi ile toplam alacak 2.687.689 TL’nın ödenmesi davalıdan talep edilmiş (Ek. 10), davalı, Bakırköy .... Noterliği’nin 16.01.2015 tarih ve .... no’lu cevabi ihtarnamesinde borcu bulunmadığını, üstelik müvekkilin borçlu bulunduğunu belirtmiştir .Müvekkil, Beyoğlu .... Noterliği’nin 27.01.2015 tarih ve ... y. no’lu cevabi ihtarnamesinde 2.687.689. TL toplam alacağın ödenmesini tekraren ihtar etmiş, davalı, Bakırköy .... Noterliği’nin 03.02.2015 tarih ve ... y.no’lu cevabi ihtarnamesinde müvekkile borçlu bulunmadığını bildirmiştir. Müvekkiller tüm mimarlık hizmetlerini yürütmesine rağmen davalı .... A.Ş.’nin müvekkillerin mimarlık hizmeti bedelini ödememesi nedeni ile işbu davanın açılması zorunlu olmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle her türlü talep ve dava haklarımız, 31.12.2012 tarihli ve 11.03.2014 tarihli yapı ruhsatlarının iptalini talep etme hakkımız saklı kalarak, Sayın Mahkemenin, tüm mimarlık hizmetlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olan müvekkil davacıların davalı .... İnş. Proje Tur. San. ve Tic. A.Ş.’den alacağı olan 672.627 TL’nin 25.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte, tahsiline, muhakeme masrafları ve avukatlık ücretinin davalı .... İnş. Proje Tur. San. ve Tic. A.Ş.’ye tahmiline karar vermesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu 20/05/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Davacı tarafça iddia edildiğinin aksine iş, revizyonları ile birlikte davacı tarafça iki kere yapılmak bir yana bir kez dahi tam olarak ifa edilmemiştir. 21.06.2007 tarihli Sözleşme’nin 5. maddesinde yer alan ödeme planında belirtilen iş kalemlerinden sadece tadilat ruhsat projelerinin Belediye onayına kadarki kısmı, üstelik de eksiklikler ile beraber yaklaşık % 40'lık bir kısmı ifa edilmiştir. Bu nedenle davacıya yapılan ödemeler de, sözleşme gereğince ödenmesi gereken tutarın üzerindedir. Sözleşme gereğince davacı tarafça yapılması gereken işler ifa edilmemiş ve 03.07.2013 tarihinde, “1/100 mimari uygulama projelerinin hazırlanması hizmetlerinin yapımı için” 285.000 TL. + KDV bedelle ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaşılmıştır. Davacı taraflar, 21.06.2007 tarihli "... Kongre Merkezi & Oteli Projesi Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesi"nin 2012 yılına geldiğinde yetersiz kaldığını; bu nedenle yeni sözleşme akdedilmek zorunda kalındığını; 2007 yılında 5 yıldızlı otel, rezidans ve kongre merkezi olarak planlanan projede, ... Grubu'nun otel işletmeciliğine talip olması ile 2012 yılında 4 yıldızlı ve 5 yıldızlı olmak üzere 2 otel, rezidans ve kongre merkezine dönüştüğünü belirtmişlerdir. Davacı, asılsız hak ve iddialarına dayanak yaptığı 2. bir sözleşme ile karşımıza çıkmıştır. Davacının 25.12.2012 tarihinde akdedildiğini belirttiği 1.765.179,00 TL tutarında olduğunu iddia ettiği sözleşmeden müvekkilim şirketin bilgisi bulunmamaktadır. Atılan imzanın ise şirket imza yetkililerine ait olmadığı görülmüştür. Davacılar söz konusu sözleşmenin ... Belediyesi nezdinde ve keza TMMOB resmi kayıtlarında mevcut olduğunu belirtmiştir. Sözleşme üzerinde .... Belediyesinin de herhangi bir onayı da yer almamaktadır. Davacı ile akdedilen tek sözleşme 21.06.2007 tarihli ".... Kongre Merkezi & Oteli Projesi Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesi"dir. TMMOB tarafından belirlenen asgari ücret listesi, uygulanması zorunlu bir liste olmayıp, tavsiye niteliğindedir. Davacı ile akdedilen 21.06.2007 tarihli "... Kongre Merkezi & Oteli Projesi Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesi" feshedilmemiştir. Projede davacıların iddia ettiği gibi değişiklikler olmamışsa da, yapılacak her türlü revizyon sözleşme bedeline dâhildir. Davacı yapmakla yükümlü olduğu edimleri ifa etmediğinden, sözleşme bedelini dahi hak etmemiştir.Buna göre davacı tarafça işin %60’ına tekabül eden uygulama ve detay projeleri hiç yapılmadığı gibi; hiçbir zaman proje kontrollük hizmeti verilmemiş ve as-buılt projeler de yapılmamıştır. Dolayısıyla pek çok eksik ve hata ile yalnızca sözleşme konusu işin %40’ı ifa edilmiştir.Tüm bu hususlar, davacı tarafa 22.07.2013 tarihli elektronik posta, 16.01.2015 tarihli ... yevmiye no'lu Bakırköy .... Noterliği'nin ihtarnamesi ve yine 03.02.2015 tarih ve ... yevmiye sayılı Bakırköy .... Noterliği'nin cevabi ihtarnamesi ile açıkça ihtar edilmiştir. Buna karşılık eksik ve hatalı ifa edilen hizmetler nedeniyle her türlü hakkımız saklı kalmak kaydı ile davacı taraf yalnızca 209.000 USD hak etmiş olmasına rağmen avanslarla birlikte müvekkilim şirketten söz konusu iş için 644.104 USD tahsil etmiştir.Yukarıda arz ve izah edilen gerekçelerle, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuç- landırılmıştır.
Bilirkişiler ..., Prof. Dr. ... ve .... tarafından sunulan 03/07/2017 tarihli bilirkişi raporunda ; Sözleşmelere göre yapılan işlerin ve bedelinin tespiti için yapılan çalışmada, sözleşme geregi yapılacak işlerin teslimleri kısmen mail yolu, kısmen teslim tutanakları ile yapılmış, ancak tam detay bilgi edinilememiştir. Bu nedenle yazışmalar dikkate alınarak yapılmış olan işlerin yüzdesinde kanaat kullanılmıştır. 1.Davalı ve Davacı arasında mail yolu ile yapılan yazışmalarda bahsi geçen geçikmeler konusunun ise, projenin kapsamlı olması dikkate alındığında ve projelerin mail yolu ile iletilmesi sebebi ile olağan yazışmalar olduğuna kanaat edilmiştir. 2. Her iki sözleşmede yapılmış olan işler için bedel takdir edilmiş olup, karar Mahkemenindir. Bu kapsamda 21/06/2017 tarihli sözleşme doğrultusunda işin %70'nin tamamlandığına kanaat edilmiş tutarda 990.483,77 TL olarak hesaplanmıştır. 25/12/2012 mimarlar odası hizmet sözleşmesine göre hak edilen bedel 1.499,317 TL olarak hesaplanmıştır. 3. Her iki şirketin de yasal defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerinde yapılmış olduğu,4. ... tarafından 2006-2007-2008-2009-2012-2013-2014 ve 2016 hesap dönemlerinde değişik tarihlerde gerçekleştirilen ödemelerin toplam tutarının 1.143.688,00 TL olduğu yönünde beyan ve görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., Prof. Dr. ... ve ... tarafından sunulan 24/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda ; Kök raporda da belirtildiği gibi, talep edilen sözleşmelere göre yapılan işlerin ve bedelinin tespiti için yapılan çalışmada, sözleşme geregi yapılacak işlerin teslimleri kısmen mail yolu, kısmen teslim tutanakları ile yapılmış, ancak tam detay bilgi edinilememiştir. Bu nedenle yazışmalar dikkate alınarak yapılmış olan işlerin yüzdesinde kanaat kullanıldığını davalı ve davacı arasında mail yolu ile yapılan yazışmalarda bahsi geçen geçikmeler konusunun ise, projenin kapsamlı olması dikkate alındığında ve projelerin mail yolu ile iletilmesi sebebi ile olağan yazışmalar olduğuna kanaat edildiğini, her iki sözleşmede de yapılmış olan işler için bedel takdir edildiği, 21/06/2007 tarihli sözleşme de, İşin %70'inin tamamlandığına kanaat edildiği, bunun da 209,904,25 x 2,5 USD = 524.700,625 USD, 524.700,625 USD x 0,70 = 367.332 USD olarak hesaplandığı, 25/12/2012 “Mimari Projelendirme Hizmetler Sözleşmesine göre hakedilen bedelin 1.499.317 TL olduğu, her iki şirketin de yasal defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerinde yapılmış olduğu, ... tarafından 2006-2007-2008-2009-2012-2013- 2014 ve 2016 hesap dönemlerinde değişik tarihlerde gerçekleştirilen ödemelerin toplam tutarının 1.143.688,00 TL olduğunu ve kök rapor kanaatlerinde değişiklik olmadığı yönünde beyan ve görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ... ve Doç. Dr. .... tarafından sunulan 26/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda ; Dava tarihine kadar davalı tarafından davacıya 1.113.967,00'TL ödeme yapıldığı, dava tarihinden sonra ise 50.000,00 TL daha ödeme yapıldığı, davacıya yapılan ödemelerin toplamının 1.163.967,00 TL olduğu, 21.06.2007 Tarihli Sözleşmedeki Meblağın Geçerli Olduğunun kabulü halinde; davacının 1.055.148,13 TL hak ediş bedeli hesaplandığı, davacı davalıya fatura kesmediğinden hesaplamalara KDV dahil edilmediği, davacıya yapılan ödemeler 1.113.967,00 TL + 50.000,00 TL olmakla davacının davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı, TMMOB Asgari Hizmet Bedeli Üzerinden hesaplanan meblağın işin bedeli olarak kabul edilmesi halinde; 1.322,384,25 TL + KDV hak ediş bedeli hesaplandığı, davacı davalıya fatura kesmediğinden hesaplamalara KDV dahil edilmediği, davacıya yapılan ödemeler 1.113.967,00 TL + 50.000,00 TL olmakla, dava tarihinde davacının davalıdan 208.417,25 TL alacaklı olduğu, dava tarihinden sonra davacıya 50.000,00 TL ödeme yapıldığı ve inceleme gününde davacının davalıdan 158.417,25 TL alacaklı olduğu, Davacı tarafından alacağına 25.12.2012 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, yine davacı tarafından davalıya gönderilen Beyoğlu ...Noterliği 26.07.2013 tarih ... Yevm. Nolu ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü iddia edilmiş ise de, dosyada mübrez tebliğ şerhinden, ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmediğinin gözüktüğü, 11.03.2014 tarihli ve 31.12.2012 tarihli Yapı Ruhsatlarında Mimari proje müellifi kısmında müellifin mimar ... olarak belirtildiği, yapıya ait inşaat izninin bu ruhsat ile alındığı dolayısı ile ruhsata esas projenin mimari mücllifinin mimar .... olduğunun resmi belgelerde sabit olduğu, bu yönü ile davacının mimar ....' ın (...nin ) oluşturmuş olduğu mimari projenin davalı tarafından benimsenmiş olduğu, dosya münderecatında, huzurdaki davanın tarafları arasında sözleşmenin tadili yönünde irade uyuşması bulunduğu ve bu sebeple, 21.06.2007 tarihli Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesi'ni, 25.12.2012 tarihli Mimarlık Hizmetleri Sözleşmesi ile tadil ettikleri yönünde beyan ve görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ...,...,... ve Doç. Dr. .... tarafından sunulan 04/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda ; Dava tarihine kadar davalı tarafından davacıya 1.113.967,00 TL ödeme yapıldığı, dava tarihinden sonra ise 50.000,00 TL daha ödeme yapıldığı, davacıya yapılan ödemelerin toplamının 1.163.967,00 TL olduğu, 21.06.2007 Tarihli Sözleşmedeki Meblağın Geçerli Olduğunun kabulü halinde; davacının 1.055.148,13 TL hak ediş bedeli hesaplandığı, davacının davalıya fatura kesmediğinden hesaplamalara KDV dahil edilmediği, davacıya yapılan ödemeler 1.113.967,00 TL + 50.000,00 TL olmakla davacının davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı, TMMOB Asgari Hizmet Bedeli Üzerinden hesaplanan meblağın işin bedeli olarak kabul edilmesi halinde; 1.322,384,25 TL + KDV hak ediş bedeli hesaplandığı, davacı davalıya fatura kesmediğinden hesaplamalara KDV dahil edilmediği, davacıya yapılan ödemeler 1.113.967,00 TL + 50.000,00 TL olmakla, dava tarihinde davacının davalıdan 208.417,25 TL alacaklı olduğu, dava tarihinden sonra davacıya 50.000,00 TL ödeme yapıldığı ve inceleme gününde davacının davalıdan 158.417,25 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından alacağına 25/12/2012 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, yine davacı tarafından davalıya gönderilen Beyoğlu ...Noterliği 26.07.2013 tarih ... Yevm. Nolu ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü iddia edilmiş ise de, dosyada mübrez tebliğ şerhinden, ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmediğinin gözüktüğü, 2012 tarihli mimari projenin davalı tarafından benimsenip benimsenmediği, bu projeye dayalı olarak ruhsat alınıp alınmadığı hususlarının tespitinin ise, 11.03.2014 tarihli ve 31.12.2012 tarihli Yapı Ruhsatlarında Mimari proje müellifi kısmında ... olarak belirtildiği, yapıya ait inşaat izninin bu ruhsat ile alındığı dolayısı ile ruhsata esas projenin mimari mücllifinin mimar ... olduğunun resmi belgelerde sabit olduğu, bu yönü ile davacının mimar ...'ın (...nin ) oluşturmuş olduğu mimari projenin davalı tarafından benimsenmiş olduğu, dosya münderecatında, huzurdaki davanın tarafları arasında sözleşmenin tadili yönünde irade uyuşması bulunduğu ve bu sebeple, 21.06.2007 tarihli Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesini, 25/12/2012 tarihli Mimarlık Hizmetleri Sözleşmesi ile tadil ettikleri yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ...., ... ve Doç. Dr. .... tarafından sunulan 19/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda ; Taraflarca ek rapor kapsamında yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından, kök ve ek 1. rapordaki tespit ve değerlendirmeler dışında farklı anaate varılmadığı yönünde beyan ve görüş bildirmişlerdir.
Bilindiği üzere eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür.
Davacılar vekili,davalı ile yapılan sözleşme kapsamında,davalıya mimari proje çizildiğini,davalının bu projeye istinaden yapı ruhsatı almasına rağmen bakiye iş bedelini ödemediğini iddia etmiş davalı da davalı tarafından işin tam ve eksiksiz ifa edilmediğini,işin başka firmalara tamamlattırıldığından bahisle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacı tarafından dayanılan 25/12/2012 tarihli sözleşme davalı tarafından kabul edilmediğinden bu sözleşmenin geçerli olup olmadığının,davalı tarafından benimsenip benimsenmediğinin belirlenmesi gereklidir.
6098 sayılı Kanun'un 1. maddesinde düzenlendiği üzere sözleşme,tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İlgili hükümden de anlaşıldığı üzere sözleşmenin kurulabilmesi için tarafların, sözleşme kurma yönündeki iradelerini açıklamaları gerektiği hususunda tereddüt yoktur. Tarafların bu yöndeki irade açıklamaları açık olabileceği gibi örtülü (zımni) de olabilir. Dolayısıyla irade beyanının mevcut olmadığı durumlarda ortada mevcut bir hukuki ilişkiden bahsedilemeyecek ve bu durum yokluk yaptırımına tabi tutulacaktır. Buna karşın irade beyanının mevcudiyeti açık bir şekilde belli ise yahut dosya münderecatından anlaşılıyor ise ortada bir irade beyanının varlığından bahsetmek mümkün olacaktır.
Bilindiği üzere sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir(TBK m. 12/f.1). Bir başka ifade ile kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Bu itibarla herhangi bir şekle tabi tutulmamış olan sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması yalnızca ispat koşulu niteliğini haiz olacaktır.
Proje Müellifi kısmında davacı ... şirketi imzası ve İşveren kısmında davalı ... İnşaat şirketi imzası (iki imza) bulunan 21.06.2007 tarihli Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesi'nin akdedildiği hususu çekişmesizdir. Taraflar arasında ihtilaflı olan husus, Mimar kısmında davacı ... şirketi kaşe-imzası ve İşveren kısmında (el yazısı ile) .... İnşaat yazılarak (kime ait olduğu anlaşılamayan) bir imza bulunan 25.12.2012 tarihli Mimarlık Hizmetleri Sözleşmesi'nin geçerli olarak yürürlüğe girip girmediğidir.
Dosyaya sunulan 25.12.2012 tarihli Mimarlık Hizmetleri Sözleşmesi incelenecek olursa, sözleşme suretinde davacı şirketin irade beyanı niteliğini taşıyan el ürünü imzası ve kaşesi mevcut iken;davalı şirketin açılan imza kısmında, kime ait olduğu tarafımızca tespit edilemeyen bir imza bulunmaktadır. Bu durumda, davalı şirketin bu sözleşme ile bağlı olmayacağı hususu gündeme de olabileceği hatırda tutulmalıdır. Zira taraflar arasındaki sözleşmenin iş görme sözleşmesi niteliğini haiz olduğu ve iş gelebilecekse de, irade açıklamalarının sarih olabileceği gibi görme sözleşmesinin de herhangi bir şekle tabi olmadığı hususu nazara alındığında davalı şirket yetkililerinin sözleşmede imzasının bulunmaması taraflar arasında herhangi bir hukukt ilişkinin mevcut olmadığı anlamına gelmeyecek olup; yalnızca ispat açısından önem arz edecektir.
25.12.2012 tarihli Mimarlık Hizmetleri Sözleşmesinin 2. maddesinde toplam inşaat alanının 209.904 m2 olarak belirtilmesi;
Yapı Sahibi ve Yapı Müteahhidi olarak ... İnşaat şirketi - ... isminin yazılmış olduğu ve İmza kısmında (11.03.2014 tarihli Yapı Ruhsatlarında olduğu gibi) ... ve ... imzalarının bulunduğu 31.12.2012 tarihli Yapı Ruhsatlarında, projedeki toplam inşaat alanının 209.904,40 m2 olarak hesaplanması
... A.Ş. Adına kısmında (kime ait olduğu anlaşılamayan) bir imza bulunan 14.08.2013 tarihli Mimari Projelendirme Hizmetleri Proje Teslim Tutanağı belgeleri ile Uygulama Projelerinin teslim edilmesi ve 14.08.2013 tarihli mimari projelendirme hizmetleri proje teslim tutanağı' dokümanında 447 adet proje paftasının teslim edilmesi,
Yapı Sahibi ve Yapı Mütcahhidi olarak ... İnşaat şirketi - ... isminin yazılmış olduğu ve İmza kısmında ... ve ... imzalarının bulunduğu 11.03.2014 tarihli Yapı Ruhsatlarında, projedeki toplam inşaat alanının 209.877,92 m2 olarak hesaplanması, hususları bir arada değerlendirildiğinde, huzurdaki davanın taraflarının 21.06.2007 tarihli Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesi'ni, 25.12.2012 tarihli Mimarlık Hizmetleri Sözleşmesi ile tadil ettikleri sonucuna ulaşılmaktadır. Hâl böyle olunca dosya münderecatından huzurdaki davanın tarafları arasında sözleşmenin tadili yönünde irade uyuşması bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından 25/12/2012 tarihli sözleşmenin benimsendiği belirlendikten sonra,davacıların sözleşme uyarınca yüklendikleri edimi tam ve eksiksiz yerine getirip getirmedikleri ve davacıların iş bedeli belirlenirken 21/06/2007 tarihli sözleşmenin esas alınıp alınmayacağının da belirlenmesi gerekmektedir.
Bilirkişi kurulu tarafından yapılan tespite göre 21/06/2007 tarihli sözleşme esas alındığında davacıların davalıdan alacaklı olmadıkları davalı tarafından ödenen iş bedelinin yeterli olduğu anlaşılmaktadır.Ancak TMMOB asgari hizmet bedeli üzerinden hesaplama yapılması halinde davacıların iş bedeli alacaklarının bulunduğu görülmektedir.Buna göre davacının iş bedelinin neye göre hesap edilmesi gerektiği önemli olup mimari projeye konu projenin bedelinin idarenin belirlediği asgari tutar olan 1.763.179,00.-TL olduğu,bu bedelin aynı zamanda mimarlar odasınca da belirlenen asgari bedel olması dikkate alındığında iş bedelinin bu miktar olduğu sonucuna varılmalıdır.
Tüm bu hususlar açıklığa kavuşturulduktan sonra davacıların yüklendikleri eseri tam ve eksiksiz iş sahibine teslim edip etmediklerinin belirlenmesi gerekmekte olup bilirkişi incelemesi sonucunda davacılar tarafından yapılan eksik iş bedelinin sözleşme tutarının %25'ine tekabül ettiği,buna görede davalı tarafından yapılan ödemeler düşüldüğünde,davacıların iş bedeli alacağın 208.417,25.-TL olduğu ve davalının dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüklerine dair bir belgenin bulunmadığı,davacılar tarafından gönderilen ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmediği anlaşıldığından 208.417,25.-TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,Davalı tarafından,davadan sonra 16/08/2016 tarihinde yapılan 50.000,00.-TL'lik ödemenin TBK'nın 100. maddesi gereğince icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına ve davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile; 208.417,25.-TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE,
2-Davacıların,fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Davalı tarafından,davadan sonra 16/08/2016 tarihinde yapılan 50.000,00.-TL'lik ödemenin TBK'nın 100. maddesi gereğince icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate ALINMASINA,
4-Alınması gerekli 14.236,98-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 11.486,79 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.750,19-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE,
5-Davacılar tarafından ödenen 27,70 TL Başvurma Harcı, 11.486,79-TL Peşin harç ve 8,20 TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
6-Davacılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 33.262,59 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 70.989,37. -TL ücreti vekaletin davacılardan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacılar tarafından yapılan 67 tebligat + posta ücreti 717,75 TL, iki bilirkişi inceleme ücreti 7.000,00.-TL olmak üzere toplam 7.717,75 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 2.391,39-TL'sinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, kalan kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
9-Davalı tarafından yapılan 1 tebligat + posta ücreti 28,43 TL, bir bilirkişi inceleme ücreti 6.000,00.-TL olmak üzere toplam 6.028,43 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 4.160,49 TL'sinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 842,40 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 21/09/2023
Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."