T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/642 Esas
KARAR NO : 2024/425
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/07/2021
KARAR TARİHİ : 29/04/2024
K. YAZIM TARİHİ : 10/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davalı ....'in müvekkili şirkette 18/11/2013 ile 04/03/2020 tarihleri arasında kıdemli sigorta satış uzmanı pozisyonu ile çalıştığını, davalı ...'n, müvekkili sigorta şirketindeki pozisyonu itibariyle ve konum ve yetkilerini kapsamında şirketin tüm ticari ve müşteri kayıt ve gizli bilgilerine vakıf kilit personel statüsünde çalıştığını, davalı ...'in, hiçbir gerekçe olmaksızın Ocak 2020 tarihinde işten ayrılmak istediğini belirterek tazminat talebinde bulunduğunu, ancak davalı ....'nın amacı iş akdinin müvekkil şirket tarafından sonlandırılmasını sağlayarak kendi yararına menfaat temin ettiğini, nitekim davalı ...'in, bu amacını gerçekleştirebilmek için ve planlı olarak 31.01.2020'de işyerinde herkesin içinde genel müdüre yüksek sesle bağırmış, üst yöneticisine hakaret etmiş ve işyerinde önce ciddi huzursuzluk çıkararak işten çıkarılmasını sağlamak istediğini, 11/02/2020 tarihinde genel müdüre bağırmasına yönelik yazılı savunmalarında da işten ayrılmak istediğini mutlu olmadığını beyan ettiğini, işyerinde Genel müdür ile tartışması sırasında istifa ettiğini işten ayrılma iradesini işyerinde diğer çalışanlarında olduğu bir ortamda genel müdür ....'ya söylediğini, şirket genel müdürü de daha fazla huzursuzluk çıkmaması için, davalının istifası üzerine arabuluculuk yoluyla anlaşmış ve davalının işyeri ile ilişkisi sonlandırıldığını, davalı ...'in, kendisine ait bulunan işyeri bilgisayarından müvekkili şirketin tüm ticari verilerini alarak kendi şahsi şahsi mailine yönlendirdiğini, ayrıca müvekkil şirkete ait tüm müşteri listeleri, fiyatlar, sözleşmeler ve tüm diğer önemli belgeleri kendisine aktardığını, davalının bu eylemleri şirket bilgi işlem birimi (IT Departmanı) tarafından server üzerinden yapılan incelemede tespit edildiğini, ilgili log kayıtlarında davalının 2019-2020 yılı poliçe kesilen tüm müşteri listelerini, gümrük işbirlik firmalarına ait dökümleri aldığı görüldüğünü, davalı, müvekkilinin müşterileri ile yapılan tüm 1 yıllık poliçeleri kopyalayarak aldığını, işyerinde çalıştığı süre içerisinde işyeri gizli bilgilerini kendisine alan davalı, işten ayrılmadan önceden planlı ve kasıtlı bir şekilde hareket ederek müvekkil şirketi zarara uğrattığını davalının, müvekkili şirketten ayrıldıktan hemen sonra, haricen edindikleri bilgiler uyarınca diğer davalı .... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. nezdinde çalışmaya başladığını, davalı haksız nitelikteki eylemlerini ve tüm bu faaliyetlerini, diğer davalı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. İle birlikte yaptığını, hatta davalı ...., müvekkil şirketinin avukatının hazırladığı sigorta hizmet sözleşmesini de birebir kopyalayarak .... Sigorta şirketinde kullandığını, davalı ... Şirketi, diğer davalı ...'in müvekkili şirket hakkında sahip olduğu müşteri verilerini kullanarak işbu durumdan haksız kazanç elde ettiğini, ... Şirketi, diğer davalı ... aracılığıyla müvekkili şirketi haksız rekabete uğrattığını, somut örnek olması açısından, davalı ... Şirketi, diğer davalı ...'ten elde ettiği bilgiler sayesinde, müvekkil şirketin poliçe anlaşması olan .... Sigorta A.Ş. 'ye giderek müvekkilin fiyatlarını ve komisyonlarını ve müşterilerini bildiğinden daha avantajlı teklifle .... Sigorta A.Ş.'nin müvekkili şirketle olan iş ilişkisini sona erdirerek, bu şirketin kendisiyle çalışmasını temin ettiğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... soruşturma numaralı dosyası kapsamında .... Sigorta tarafından sunulan ... Sigorta aracılığı ile kestikleri poliçe örnekleri incelendiği takdirde, poliçe kesilen Müşterilerin büyük bir kısmının esasında müvekkili .... Sigorta şirketine ait müşteriler olduğunun açıkça görüleceğini, davalı ... Sigorta ile diğer davalı ...'in işten ayrılmasından hemen sonra çalışmaya başladıkları, ..... Sigorta A.Ş. İle ... Sigorta'nın, ...'in ... Sigorta nezdinde çalışmaya başladıktan sonra iş yapmaya başladığı ve tüm Müşterilerin esasında davalı işten ayrılmadan önce müvekkil şirket müşterileri olduğunun görüleceğini beyanla haksız rekabet nitelikli eylemleri olan müşteri ayartma ve çalışma faaliyetlerinin tespiti/MENİNİ ve durdurulmasını, fazlaya ilişkin talep ve ıslah hakları saklı kalmak üzere şimdilik 150.000TL. Maddi, 10.000 TL manevi tazminatı, haksız fiil tarihi itibariyle en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davacı ile müvekkili arasında yasal olarak geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını, davacı taraf, müvekkilinin " işyerinde herkesin içinde genel müdüre yüksek sesle bağırması, üst yöneticilerine hakaret etmesi ve işyerinde önce ciddi huzursuzluk çıkararak işten çıkarılmasını sağlamak istediğini” ileri sürerek davalının iş akdini gerçekte haklı nedenlerle feshettiklerini ileri sürmeye çalıştıklarını, oysaki davacı tarafın işbu beyanlarının asıl amacı TBK'nın 447/2. maddesini bertaraf etmeye çalıştığını, çünkü müvekkilinin iş akdi işverence, haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini, kıdem tazminatı vd. iş akdi feshinden kaynaklı hakları arabuluculuk anlaşması ile ödendiğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin kıdem tazminatının ödenerek iş akdinin feshedilmiş olmasından dahi açıkça anlaşıldığını, zira, genel müdüre bağıran, üst yöneticilerine hakaret ettiği iddia edilen bir çalışanın iş akdinin İş Kanunu'nun 25. Maddesi uyarınca işverence tazminatsız derhal feshedilebileceği açık olduğunu, kaldı ki böyle bir durumun varlığı aynı zamanda suç oluşturacağından işçi hakkında suç duyurusunda bulunma imkânları dahi varken davacı tarafın, davalının tazminatlarını dahi ödemek suretiyle davalıyı işten çıkarması beklenemeyeceğini, müvekkilinin iş akdi işveren tarafından 04.03.2020 tarihinde, kıdem tazminatı vd. işçilik alacakları ödenmek suretiyle feshedildiğini, tüm bu nedenlerle; iş sözleşmesinin feshinde kendisine kusur atfedilemeyen davalı işçiye karşı rekabet yasağı hüküm İfade etmeyeceğini, iş akdi fesih tarihi olan 04.03.2020 tarihinde davacı ve davalı işçi ile imzalanan 'Arabuluculuk Anlaşma Belgesi'nin 6. Maddesinde; davalı işçinin işveren ile aynı sektörde faaliyet gösteren bir firmada çalışacağını kabul ettiğini, davalı işçi ne de müvekkili ... Ltd. Şti., davacının müşterilerini iddia edildiği gibi ayartmak için bir girişimde bulunmamış, davacıdan daha düşük bir teklif sunmadığını, bu durumu iddia eden davacı taraf bu hususları ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacı tarafın .... Sigorta A.Ş.'e giderek davacının fiyatlarını ve komisyonlarını düşürerek kendileriyle çalışmalarını temin ettikleri iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, davacı tarafın, davalı ....'nın şirketin tüm ticari verilerini, müşteri listelerini, fiyat ve sözleşmelerini alarak kendi kişisel mailine aktardığı ve bunu tamamen planlı ve kasıtlı bir şeklide hareket ederek şirkete zarar vermek için yaptığı iddiaları yine gerçeği yansıtmadığını satış uzmanı olan ve sürekli olarak şirket dışına, müşterilere giden müvekkilinin, tamamen işin gereği olarak farklı zamanlarda şahsi mailine bazı belge veya bilgileri aktarmış olması da gayet doğal olduğunu, yine davacı şirkette çalışmış olan veya halen çalışmakta olan diğer sigorta satış uzmanlarının bilgisayarları da incelenmiş olsa aynı şekilde onların da zaman zaman iş için kendi şahsi maillerini de kullanmış olduklarını tespit edileceğini, bu nedenle davacı şirkette sigorta satış uzmanı olarak görev yapan diğer çalışanların isimlerinin davacı işverenden ve SGK'dan sorulmasını ve müvekkilinin bilgisayarında yapılan aynı incelemenin bu çalışanların bilgisayarlarında da yapılmasını talep ettiklerini, bu inceleme sonucunda müvekkilinin şahsi mailini iş için kullanmasında bir kasıt olmadığı tamamen işin doğası gereği olduğu anlaşılacağını, kaldı ki 18/11/2013 -04/03/2020 tarihleri arasında yaklaşık 7 yıl davacı firmada çalışmış olan müvekkilin şahsi mailini de iş için kullanması gayet doğal ve kabul edilir olduğu gibi tarihler incelendiği takdirde bu durumun 7 yıla yayılmış olduğu da görüleceğini, bu nedenle davalının kasıtlı hareket ettiğini ve bu iddiaları ile gördüklerini ileri sürmüş oldukları zarar arasındaki illiyet bağını davacı tarafın ispat etmesi gerektiğini beyanla öncelikle görev itirazının kabulü ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini; devamla haksız ve hukuki mesnetten yoksun olan davanın reddine, her türlü yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
SMMM Bilirkişi ..., Hesaplama Uzmanı .... ve Taşıma Uzmanı ... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 31/01/2024 tarihli rapora göre ; '' Dava konusunun, davacı ..., davalı yanların haksız rekabet eylemlerinin tespiti ve tespit edilen eylemlerden dolayı uğradığı zararın davalılardan tahsili talebinden ibaret olduğu, davalının, şirketteki iş ilişkisinin sona ermesini müteakip rekabet hakkını dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanmadığı ve somut olayda haksız rekabetin mevcut olduğu kanaatine ulaşıldığı, ancak mahkeme tarafından aksi kanaatte olunması; yani davalının dava dışı şirketleri davacı ile olan sözleşmesini ihlale yönelmediği kanaatinde olunması durumunda ise davalının TTK m. 55/f.1-(b/1) uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığının ifade edilebile- ceği, mahkemece davalının TTK m. 55/f.1-(b/1) uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiği kanaatinde olunması ihtimaline binaen zarar hesaplaması yönünden dosyaya mübrez belgelerden davacının zarar iddiasına bulunmasına rağmen bu zararı tevsik edici herhangi bir bilgi yahut belgeye rastlanılamadığı, ancak TTK m. 56/f.1-b.(e), uyarınca davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkimin, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebileceğinin düzenlendiği, bu düzenlemeye göre, haksız rekabet eylemi nedeniyle maddi zarara uğranılması durumunda, davalının haksız rekabet eylemi sonucunda elde etmesi mümkün görülen çıkarların karşılığına dahi hükmedilebileceğinden haksız rekabet nedeniyle açılan maddi tazminat davasında, davacının uğramış olduğu zarar değil de, davalının elde ettiği kazancın karşılığının esas alınabileceği, mahkemenin davacı ..., davalı çalışanın işinden ayrılıp diğer davalı acentede çalışmaya başlaması ile davacı ... haksız rekabet nedeniyle kâr mahrumiyeti talebinde bulunabileceği yönünde kanaate varması halinde davacı ... talep edebileceği kâr tutarının 349.334,91 TL olduğu ve bu bedelden davalıların müteselsilen sorumlu tutulabileceği, davacının manevi tazminat talebinin takdirinin mahkemede olduğu'' hususu belirtilmiştir.
Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde;
Davacı şirket tarafından daha önce şirket bünyesinde sigorta satış uzmanı olarak çalışan davalı ...'in iş yerinde huzursuzluk çıkararak işten ayrıldığını, işten ayrılmadan önce iş yeri müşteri bilgilerini kendi bilgisayarına aktardığını ve işten ayrıldıktan sonra kendileri ile aynı sektörde faaliyet gösteren diğer davalı ... Sigorta Şirketi'nde çalışmaya başladığını ve buradan kendi müşterileri ile iletişime geçtiğini ve haksız olarak kendi müşterileri ile iş yapmaya başladıklarını, bu nedenle zarara uğradıklarını beyanla söz konusu haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuştur.
Davalı tarafça davacı ile arada rekabet yasağına dair sözleşme olmaması, yaptığı iş gereği davacıda çalışırken müşterilerle ilgili bilgileri şahsi mailine aktardığını, kasıtlı ve planlı hareket olmadı- ğını, davacının kazancında ciddi düşüşler doğuran, piyasada rekabet gücünü etkileyen ölçüde zararı oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddi talep edilmiştir.
Davalı ... ile davacı arasında iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra düzenlenen uzlaşma tutanağında davacı ile aynı sektörde çalışan davalının davacının ticari sırlarını ifşa etmeyeceği, davacıyı ticari yönden zarara uğratmayacağı konusunda anlaşmaya varıldığı halde tanık beyanları, savcılık soruşturma evrakları ve celp edilen delillerden davalının davacıdan ayrılmadan önce müşteri bilgilerini mailine gönderdiği, davacı şirket müşterilerine davalı şirkette çalışırken kesilen poliçelerin tespit edilmesi karşısında davalının işten ayrıldıktan sonra dürüstlük kurallarına uymadığı, çalıştığı iş yerindeki müşteri bilgilerini daha sonra çalıştığı iş yerinde kullandığı ve söz konusu eylemin haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından kâr kaybına yönelik yapılan incelemede 349.334,91 TL kâr kaybı tespit edilmesine rağmen davacının talebi 150.000,00 TL olmakla ve davacıda zarar oluştuğunun yapılan mali inceme ile tespit edilmesi, haksız rekabetin ispatlanmış olması, davalı işçinin diğer davalı şirket ile birlikte hareket ederek davacının müşteri bilgilerini kullanarak yeni müşteri edindikleri ve davacıyı zarar uğrattığı sabit olduğundan tespit edilen kâr kaybından daha düşük talepte gözetilerek maddi tazminat yönünden davalıların birlikte sorumlu olduğu değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş, davalının kişilik haklarına saldırı olmaması nedeniyle manevi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Manevi tazminat yönünden davanın reddine,
2-Maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, 150.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 10.246,50 TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 2.732,40 TL peşin/nispi harcın mahsubu sonucu bakiye 7.514,10 TL karar harcının müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı + 2.732,40 TL peşin nispi harç + 8,50 TL vekalet harcından ibaret toplam 2.800,20 TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-a.) Davacı tarafından sarf olunan (7.500,00 TL bilirkişi ücreti + 601,65 TL posta/tebligat/tanık/ müzekkereden ibaret) 8.101,65 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 7.534,53 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
b.) Davalı ... tarafından sarf olunan 256,65 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 17,96 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek adı geçen davalıya ödenmesine,
c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 330,00 TL x 2 saat= 660,00 TL) X 2 = 1.320,00 TL arabulucuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 1.227,60 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan, 92,40 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
5-a.)Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine dava değerine göre yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 24.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine,
b.)Kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine red olunan dava değerine göre yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara ödenmesine dair,
Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır