T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/945 Esas
KARAR NO : 2024/477
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi), Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/11/2021
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 26/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi), Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin uzun yıllardır hatay sofrasının sahibi olmakla davalılar ile arasında 05/11/2020 tarihli faturaya dayalı olarak satış sözleşmesi gerçekleştiğini, İşbu sözleşmeye göre müvekkilinin, davalı ... ve Ortakları'ndan ... marka 300tr yeni nesil yazar kasa (1fadet), 1.434,26 TL birim fiyat üzerinden satın aldığını, toplamda kdv dahil 17.039.01-TL ödediğini, Ancak satın alınan ürünlerin teslim aldıktan çok kısa bir süre sonra arıza vermeye başladığını, şarjının çok kısa sürede bitmeye başladığını devamla şarjda olmadığını, müvekkilinin davalı ile iletişime geçerek arızayı bildirdiğini davalının müvekkilini yetkili servise yönlendirdiğini, servisin ürünü düzelttiği iddiasıyla geri iade ettiğini ancak ürünlerin arızalı olduğunu bu nedenle sözleşmeden dönerek bedel iadesi talep ettiklerini, taraflarınca keşide edilen ihtarnameye herhangi bir dönüş olmadığını, müvekkilinin online siparişlerden kapıda ödeme almak için kullanmaya çalıştığını dava konusu pos cihazlarının ödeme aldığını sanması ancak arızalı olması nedeniyle gün sonu alındığında ödemelerin alınmadığının görmesi nedeniyle de şuan bilinemeyen maddi zararlarının olduğunu, bu nedenlerle ayıplı satılan pos cihazlarının geri alınarak bedelinin 24/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ürünler üzerinde yapılan incelemede ürünlerde herhangi bir sorun olmadığı, ürünlerin sorunsuz şekilde çalıştığı tespit edildiğini, davacı tarafından alınan 11 adet POS cihazlarının tamamının ayıplı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını bu nedenle davacının satın aldığı tüm cihazların bedelinin iadesi talebinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının cihazlara ilişkin şikayeti üzerine yetkisi servis tarafından cihazların test edildiğini herhangi bir arıza bulunmadığını, cihazların sorunsuz şekilde çalıştığının tespit edildiğini, servi tarafından davacıya sipariş teslimi için gidilen apartmanların içerisinde GSM operatöründen hizmet alınamadığı için sorun yaşanıyor olabileceği; daha kalitesi hizmet sunan bir GSM operatöründen hizmet alınması halinde bu sorunun ortadan kalkacağı bilgisinin verildiğini, şarj sorununun ise sürekli siparişler için şarjdan çıkartılması, yeterince şarjda bırakılmaması olabileceğinin söylendiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Dosyaya sunulan 19/04/2023 tarihli bilirkişiler ... ve .... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; davacı tarafça 05.11.2020 tarihinde satın alınan ürünlerde 2 yıl olan garanti süresi içerisinde printer arızasına bağlı pil sorunlarının yaşandığı; ürünler üzerinde yapılan incelemeler sonucu yapılan tespitler ile servis form içeriklerinin örtüştüğü; davalı tarafça ürünlerdeki ayıbın giderilmeye çalışıldığı ancak davacının özellikle paket servislerinde kullandığı post cihazlarında kısa şarj ömürleri nedeniyle cihazlardan beklenen verimin alınamadığı, bu nedenle ayıp oranında satış bedelinde indirim istenmesi halinde davacının ürünleri kullanamayacağı, satılanın ücretsiz onarılmasının gerçekleştirilemediği, sonuç olarak satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirmesi veya ödenen bedelin iadesinin talep edilebileceği hususları tespit edilmiştir.
Huzurda görülen dava, 6098 sayılı TBK'nın 227. maddesine dayalı satış sözleşmesine dayalı alıcının ayıba karşı seçimlik haklarının kulanılması talebine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesine göre;
"Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."
TBK'nın 223. maddesine göre;
"Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."
TBK'nın 227. maddesine göre;
"Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."
TBK'nın 231. maddesine göre;
"Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.
Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
"
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında 11 adet .... marka .... Kasa satışına ilişkin sözleşme kurulduğu; söz konusu yazar kasaların davacıya teslim edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafından söz konusu yazar kasaların satın alındıktan çok kısa süre sonra arızalar vermeye başladığı; davalı tarafından yapılan tamirata rağmen arızaların son bulmadığı iddiası ile sözleşmeden dönerek bedel iadesi talebinde bulunulmuştur. Yargılama sırasında davacı vekili tarafından 17.039,01 TL üzerinden hesaplanan harç tamamlanmıştır. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümünün uzmanlık gerektirmesi nedeni ile satışa konu ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; davacı tarafça 05.11.2020 tarihinde satın alınan ürünlerde 2 yıl olan garanti süresi içerisinde printer arızasına bağlı pil sorunlarının yaşandığı; ürünler üzerinde yapılan incelemeler sonucu yapılan tespitler ile servis form içeriklerinin örtüştüğü; davalı tarafça ürünlerdeki ayıbın giderilmeye çalışıldığı ancak davacının özellikle paket servislerinde kullandığı post cihazlarında kısa şarj ömürleri nedeniyle cihazlardan beklenen verimin alınamadığı, bu nedenle ayıp oranında satış bedelinde indirim istenmesi halinde davacının ürünleri kullanamayacağı, satılanın ücretsiz onarılmasının gerçekleştirilemediği, sonuç olarak satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirmesi veya ödenen bedelin iadesinin talep edilebileceği hususları tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan söz konusu teknik tespitler doğrultusunda davalıların TBK'nın 219. maddesi uyarınca satıcının ayıba karşı tekeffül hükümleri kapsamında sorumlu olduğu; bu bağlamda davacının dava konusu yazar kasaların kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları azalttığının tespiti ile alıcının TBK'nın 227. maddesindeki seçimlik haklardan satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı vekili tarafından satın alınan 11 adet yazar kasanın tamamının ayıplı olduğu iddia edilmiş ise de bilirkişi incelemesine 10 adet yazar kasanın sunularak bunlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olması ve 10 adet yazar kasanın ayıplı olduğunun tespit edilmesi karşısında açılan davanın ...,...,..,..,... seri numaralı yazar kasalar bakımından (1.549,00 TL*10 adet = 5.490,00 TL) kabulüne karar vermek gerekmiştir. Dava konusu ürünlerin davalılara iadesi ile birlikte davalılar temerrüde düşeceklerinden 15.490,00 TL'nin ürünlerin davalılara teslimi tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile 15.490,00 TL'nin faturaya konu 10 adet ürünün davalılara teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Faturaya konu ..,..,..,..,... seri numaralı .... marka .... Kasaların davacıdan alınarak davalılara iadesine,
4-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 1.058,12 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 470,90 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 587,22 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarf olunan 3.000,00 TL bilirkişi masrafı + 559,00 TL posta ücreti tebligat, müzekkere ve talimat masrafından ibaret toplam 3.559,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre (%90,91 kabul oranı) hesaplanan 3.235,49 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan 8,50 TL vekalet harcı, 59,30 TL başvurma harcı ve 470,90 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
8-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 15.490,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... A.Ş. lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.549,01 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
10-Davalılardan .... ve .... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
11-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
12-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.360,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 123,64 TL'sinin davacıdan; 1.236,36 TL'sinin ise davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere asıl ve birleşen davada davacı vekili asıl davada davalı .... vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
14/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı