T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1030 Esas
KARAR NO : 2024/570
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/11/2022
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
K.YAZIM TARİHİ :03/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;“ Müvekkili şirketin “emtia blok abonman sigorta poliçesi” ile teminat altına aldığı, sigortalısı dava dışı ...... Paketleme LTD.ŞTİ. şirketine ait valf cinsi emtianın davalının sorumluluğuna ..... Plakalı TIR aracı ile Almanya-Türkiye (Gebze) taşıması sırasında hasarlandığını; Yapılan tespitler gereğince 21.445,00 Euro (asıl alacak) hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini ve TTK m.1472 gereği sigortalısına halef olduğunu, ayrıca sigortalısının hasar nedeniyle üçüncü kişiler üzerindeki haklarını devraldığını; ...... şirketinin CMR Belgesine göre taşıyıcı/..... sıfatı olmasından dolayı davanın yöneltildiğini Emtianın TIR aracının brandasının delik, eski ve deformasyonuna bağlı olarak ıslanmasından dolayı hasar meydana geldiğini, CMR belgesine “34 palet ürün araç içerisinde ıslanmış olup, kolilerde ezilme ve yırtık olduğu tespit edildi” hasar şerhi düşüldüğünü; Davalının gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olması ve ağır kusurlu olması neticesinden dolayı hasarın meydana geldiğini; İleri sürerek müvekkili şirketin davalı şirketten olan 22.737,06 Euro alacağına ilişkin Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü ..... E sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin Euro üzerinden devamına; işbu talebin kabul edilmemesi halinde davaya alacak davası olarak devamına, müvekkili şirketin sigortalına yaptığı ödeme tarihinden itibaren alacakları üzerinden kamu bankalarının bir yıllık Euro mevduat için ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmesine, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesiyle, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine yüklenmesine karar talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin fili taşıyıcı sıfatının bulunmadığını, yüklerin taşınmasının ...... firması tarafından yapıldığını, asıl taşıyıcının da bu firma olduğunu, bu şirket tarafından müvekkili şirkete navlun faturası kesildiğini, söz konusu malların müvekkili şirketin himayesine geçemden doğrudan bu firmanın zilyetliğinde taşınmış ve alıcıya bu firma tarafından teslim edildiğini; bu nedenle müvekkili şirkete bir kusur atfının söz konusu olmadığını; Davanın CMR m.32 gereği zamanaşımı süresi içinde açılmadığını; davacının halefiyet iddiasının gerçekleşmediğini, hasarın sigorta güvencesi altında olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini; zararın ve miktarının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğin Müvekkili şirketin sorumluluğunun CMR hükümlerine tabi olduğunu ve bu hususun bilirkişi aracılığı ile tespit edilmesi gerektiğini, alacağın likit olmadığını; İleri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Dosyamız arasına celp edilen Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 21.445,00 EURO asıl alacak, 1.292,06 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.737,06 EURO üzerinden borçlu aleyhine rücuen tazminat alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 20/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 27/10/2021 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü.
Dosyaya sunulan 18/05/2023 tarihli bilirkişiler ...... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Davacının geçerli bir poliçe ile güvence altına alının bir taşıma hasarı sonucu ve FCA teslim koşulu nedeniyle zarara uğrayan sigortalısına, hasar bedelini tazmin için yaptığı ödeme sebebiyle TTK m.1472 gereği halef olarak ve sigortalının üçüncü kişiler üzerindeki haklarını TBK m.183 gereği devir alan olarak; yapmış olduğu 21.445,00 Euro ödeme tutarıyla sınırlı olmak üzere, işbu davayı açmaya yetkili olduğunun değerlendirildi CMR belgesinde FCA şartının bulunması, tek bir taşıma bedeli içeren navlun faturasının davalı şirket tarafından davacının sigortalısı üzerine keşide edilmesi davalının akdi/asıl taşıyıcı olduğunu göstermesi; CMR m3 gereği taşıyıcının taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı kişilerin eylem ve kusurlarından kendi kusuru gibi sorumlu olması, TTK m.888/3 gereği asıl taşıyıcının fiili taşıyıcı ile e müteselsilen sorumlu olması ve TTK m.921 gereğince taşıma işleri komisyoncusunun taşımanın tüm güzergahlarda icrasına karşılık tek ve kesin bir navlun bedeli içeren fatura keşide etmesi halinde taşıyıcının hak yükümlülüklerine tabi olması sebepleriyle işbu davanın davalı şirkete karşı yöneltilebileceğinin değerlendirildi; Emtianın ithalat gümrük işlemleri için antrepoya alınmasın sırasında CMR belgesi üzerine hasar şerhi düşülmesinden dolayı hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiği ve CMR m.30 gereği ihbar koşulunun gerçekleşmiş olduğunun değerlendirildiği; Hasar emtianın ithalat gümrük işlemleri için antrepoya alındığı 14.12.2020 tarihinde tespit edilmiş ve işbu itirazın iptali davasına konu olan takip ise 13.10.2021 tarihinde ve bir yıllık zamanaşımı süresi içinde (CMR m.32) başlatılmış olduğundan bu tarih itibariyle TBK m.154/2 ve CMR m.32 gereği zamanaşımı süresinin kesildiği ve bu nedenle bu tarihten sonra işbu davanın zamanaşımı yönünde kaderinin iç hukuk hükümlerine tabi olduğunun değerlendirildiği; Davacı vekilinin iddiasının aksine sadece yükün ıslanması veya tenteli araç kullanılması (ki kapalı kasa araç talep edilse tenteli araç kullanılamazdı) pervasızca davranış kusur yönünden yeterli olmadığı; taşıyıcının yükün ıslanma olasılığının yüksek olduğunun bilincinde olarak tenteli araçla taşıma sürecine başlaması ve/veya devam etmesi ya da yükü ıslanmaktan korumayı ayrıca taahhüt etmesi gerektiğinin değerlendirildiği; Somut olaya konu yüklerin brüt ağırlığı 6.620,20 kg olduğuna göre davalı taşıyıcının sorumluluk sınırı (6.620,20x8,33)- 55.146,266 SDR olmakla (CMR m.23/3) dava konusu talebin 21.445,00 Euro asıl alacaktan ibaret olmasına göre işbu dava sonunda davacı lehine verilmesi olası tazminat miktarının (CMR m.23/7) sorumluluk sınırlarını aşmasının mümkün olmadığının değerlendirildi Dava konusu taşıma sürecinde ıslanmış emtianın temizlenerek veya ıslaklıktan arındırılarak piyasa sürülmesinin kullanım sürecindeki mukavemetlerini olumsuz etkileyecek olmasından dolayı gerek alıcıların ticari güvenliği gerekse satıcı/sigortalının itibarı bakımından sakıncalı olduğu; eksper raporunda sovtaj değerlemesinin yapıldığı, hesaplamanın FCA teslim koşuluna göre oluşturulan faturaya göre yapıldığı da nazara alınarak davacı sigortacının yapmış olduğu 21.445,00 Euro ödeme ve talep ettiği asıl alacak miktarının gerçek zarar ilkesine uygun olduğunun değerlendirildiği; Davacının asıl alacağı üzerinden kamu bankaları tarafından bir yıllık Euro mevduat için ödenen en yüksek oran üzerinden faiz işletilmesi talebinin 3095 sayılı Kanun m.4/a gereği yerinde olduğu, ancak dava dışı sigortalısına fiili ödeme tarihinden takip tarihine kadar faiz ödenmesinin gerekip gerekmediğinin takdirinin Sayın Mahkemede olduğu, Sayın Mahkemenin talebi yerinde görmesi halinde davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağının 72,27 Euro olduğunun değerlendirildiği" hususları tespit edilmiştir.
Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketi tarafından Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalısı ...... Paketleme Ltd. Şti.'ye ait bir kısım emtianın davalı sorumluluğunda Almanya'dan Türkiye'ye kara yolu ile taşınması sırasında hasara uğradığı; hasar nedeni ile davacı tarafından sigortalısına ödenen tutarın rücuen tazmini istemli olarak huzurda görülen dava açılmıştır. Davacı tarafından dava dışı sigortalısına dava konusu miktar ödendiğinden halefiyet ilkesi gereğince davacının huzurda görülen davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı tarafından mahkememize süresinde sunulan cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunulmuştur. Dava konusu taşıma işinin uluslararası kara yoluyla gerçekleşmesi nedeni ile uyuşmazlığın çözümünde CMR hükümlerinin uygulanması gerekir. CMR’nin 32/1. maddesinde sözleşme kapsamındaki taşımalardan kaynaklanan davalar bakımından zamanaşımı süresi bir yıl olarak kabul edilmiş, taşımacının bilerek kötü hareket olarak kabul edilecek kusurlarının söz konusu olması halinde ise üç yıl olarak belirlenmiştir. CMR’nin 32/3. maddesi ile zamanaşımının kesilmesi ve durması hususları ile ilgili olarak davanın açıldığı mahkemenin hukukunun uygulanmasının gerektiği düzenlenmiştir. Bu kapsamda uyuşmazlığa uygulanacak zamanaşımının hesaplanmasında TBK'nın 146 ve devamı maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda; yükün taşınması sırasında ıslanması veya tenteli araç kullanılmasının pervasızca davranış kusuru için yeterli olmadığı; bu nedenle dava konusu uyuşmazlığın 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce de bilirkişi raporundaki bu görüşe iştirak edilmiş olup davanın 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu kabul edilmiştir.
Zamanaşımını kesen sebepler TBK'nın 154. maddesinde belirlenmiştir. Buna göre borçlu borcunu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa yada rehin vermiş veya kefil göstermişse; alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa; icra takibinde bulunmuşsa yada iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı kesilir. TBK'nın 157/2. maddesine göre zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. Takip işlemleri, taraflarca yapılıp takibi bir ileri aşamaya geçiren işlemler olarak tanımlanabilir. İcra müdürlüğünün takibi durdurma kararı zamanaşımını kesen bir işlem değildir. Diğer yandan borcun, borçlu tarafından ikrar edilmesi zamanaşımını keser. (İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin E. 2020/451, K. 2022/1718 sayılı kararı) Borçlu tarafından borca itiraz edilmesi de zamanaşımını kesen nedenlerden biri değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2004/2121, K. 2004/11482 sayılı kararı) Dosya kapsamında emtianın antrepoya alınması sırasında 14/12/2020 tarihinde hasarın tespit edildiği; itirazın iptali davasına konu icra takibinin 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 13/10/2021 tarihinde açıldığı; bu tarih itibariyle zamanaşımı süresinin kesildiği; icra takibinin açılmasından arabulucuya başvuru tarihi olan 17/10/2022 tarihi arasında zamanaşımını süresini kesen başkaca usulü bir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır. İcra takibinin başlatıldığı tarih ile arabulucuya başvuru tarihi arasında 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine; davacının icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.325,34 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 5.897,74 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 67.581,64-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
8- Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024
Katip ......
Hakim.....
e-imzalı