T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1096
KARAR NO : 2024/668
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/12/2022
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili ile davalı şirket arasında mal alım satımı nedeniyle ticari ilişki kurulduğunu, ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalı tarafa ürün dikiminin yapılıp teslim edildiğini, müvekkilinin sattığı kumaşa ilişkin bedeli faturalandırılıp davalı tarafa gönderdiğini, ticari ilişki kapsamında taraflar arasında karşılıklı alacak ve borçların olduğunu, var olan borçlara istinaden davalı tarafça müvekkili şirkete eksik ödeme yapıldığını, ödeme tarihine kadar geçen sürede de alacakla ilgili olarak kur farkı oluştuğunu, bu sebeple müvekkili ve davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirket cari hesaplarda davalı şirketten alacaklı konuma geldiğini, ödenmeyen alacağın tahsili için Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını , davalının haksız ve kötü niyetli itirazı ile durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve alacağını geciktirmeye yönelik olduğunu, alacağın düzenlenen fatura, sevk irsaliyesi, BA-BS formları ve ticari defter kayıtları ve sipariş Jormu ile sabit olması karşılığında davalı tarafça Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle İİK 67/2 maddesi gereğince alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatı ödemesine hükmedilmesini Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız İtirazın İptali ile Takibin fiili ödeme günüdeki kur üzerinden hesaplanacak bedelle devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacıdan kot kumaş siparişi verdiğini, davacının siparişe karşılık müvekkili şirketten işin bedeli olarak önden çek istediğini, müvekkili tarafından ise, yapılan anlaşma gereği 11 Ağustos 2021 tarihinde ...bank 'a ait ... seri Numaralı 213.172,30-TL bedelli çek davacı ... verdiğini, ticari ilişkileri devam ederken bir kısım ödemler daha yapıldığını, 30.11.2021 tarihinde 20.037,58-TL, 08.11.2021 tarihinde 802,40-TL, 08.11.2021 tarihinde 6.412,78-TL 08.11.2021 tarihinde 2.086,47-TL, 05.11.2021 tarihinde 124.815,00-TL ve 17.12.2021 tarihinde 47.751,72-TL şeklinde ödemeler yapıldığını, bilirkişi incelemesi yapıldığında müvekkilinin davacı şirkete borçlu olmadığı sabitlik kazanacağını, davacı ... ürünleri üzerinde etiket dikimi ve stecker tamamlama gibi işçilikler için davacı ... fatura kesildiğini ve bu faturaların davacı tarafından ödenmediğini , müvekkili şirketin davacıya karşı olan tüm borçlarını ödediğini, müvekkili şirketin davacı ... hiçbir borcu olmadığını, davacının işbu beyanlarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin ödeme yapmasına ve hiçbir borcu kalmamasına rağmen davacının kur farkı iddiaları altında alacak kalemi yaratması hukuka aykırı olup, tamamen Dolar ve Euro'daki kur farkı dengesizliği ve enflasyonu göz önüne alınarak müvekkilinden haksız taleplerde bulunarak kar etmek amacı güttüğünü, kur farkına dayalı takip başlatılmasının ve huzurdaki davanın açılmasının hukuka aykırı olduğunu, dosyadan yapılan ticari defter incelmelerinde müvekkil şirketin borçlu olmadığı gerek çek gerek havale yolu ile yapılan ödemeler ile borcun sona erdiği sabitlik kazanacağını, Yargıtay kararları ve doktrin içtihatları uyarınca çek ile yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceği koruma altına alındığını, müvekkili şirketin çek ile ödeme yaptığı göz önüne alınarak huzurdaki davanın tümden reddi gerektiğini, çek ile yapılan ödemelerde kur farkı talep edilemeyeceği ve müvekkilin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı göz önüne alınarak, hukuka aykırı ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Maslak Vergi Dairesi Müdürlüğü, Halkalı Vergi Dairesi Müdürlüğü, müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevcut 02/10/2023 tarihli Bilirkişi .... tarafından sunulan raporda; Davacı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m.64,65,66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226,229,230,231,232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı; Takdiri Sayın Mahkemenizdedir. Davalı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say, TTK. m.64,65,66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226,229,230,231,232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı; Takdiri Sayın Mahkemenizdedir. Davacının davalı tarafa kesmiş olduğu faturaları Form BS (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) beyannamesi ile kanuni süresi içerisinde beyan ettiği görülmüştür. Davacı tarafından davalıya kesilen faturalar Form BA (Mal ve Hizmet Alışlarına İlişkin Bildirim Formu) beyannamesinde ile kanuni süresi içerisinde beyan ettiği görülmüştür. Davalı ... sunmuş olduğu cari hesap ekstresi incelendiğinde; taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz olmasına rağmen davalı tarafından tarafımıza sunulan ekstrenin TL bazında olduğu, TL hesap ekstresinde davalının davacıya borcunun bulunmadığı, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz bazında gerçekleştiği, Davacı tarafça, davalı tarafa 20.10.2021 tarihinde .... seri numaralı 63.200,25 EURO tutarında fatura düzenlediği, bu faturanın davacı ve davalı ... muhasebe kayıtlarına alındığı, bu faturaya karşılık 15.12.2021 vadeli 213.172,30 TL çek, 39.384,77 EURO banka aracılığıyla ödeme yapıldığı, davacı tarafça davalı tarafa 20.10.2021 tarihinde düzenlenen ... seri numaralı 63.200,25 EURO faturanın ödemesi de EURO olarak yapılması “Türk Lirası” yapıldığı takdirde yapılacak olan kur değerlemelerinin dikkate alınması gerektiği, tarafların yasal defter kayıtları örtüşmemektedir. Davacının yasal defter kayıtlarında davacı davalıdan icra takip tarihi itibariyle 162.909,63 TL alacaklı görünüyor iken davalının yasal defter kayıtlarında ise icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 0 TL tutarında borcunun bulunduğu görünmektedir. Tarafların yasal defterleri arasında (162.909,63 — O —) 162.909,63 TL tutarında örtüşmeme farkı bulunmaktadır. Taraflar arasındaki örtüşmeme farkının 20.10.2021 tarihinde düzenlenen .... seri no” lu faturadan kaynaklandığı tespit edilmiştir. İşbu fatura döviz bazında tanzim edilmiş olup taraflarca kayıt altına alınmış ve FORM BA/ FORM BS' de bildirilmiştir ancak davalı şirketin söz konusu faturayı dövizli olarak kayda almamış olması sebebiyle taraflar arasında kur farkından kaynaklı cari hesap farkı bulunmaktadır. Kanundan hareketle ihtilaf konusu faturanın dövizli olarak tanzim edilmiş olması sebebiyle davacının ödeme tarihinde davalıya “kur farkı faturası” düzenlemesi gerektiği ve işbu kur farkını davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmış olup Takdir ve Değerlendirmesi Sayın Mahkemeye aittir. Taleple bağlı kalınarak, Davacının, 02.09.2022 tarihinde T.C. Küçükçekmece .... İcra Dairesince ... Esas Sayılı İcra takibinde 8.193,99 EUR asıl alacak, 21.830,00 TL işlemiş faiz talebinde bulunulduğu, dosya münderecatında davalı ... temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtarname olmadığı gibi, varsa bile tebliğ edildiğine dair tebliğ şerhi olmadığından, faiz talebi ile ilgili temerrüt gerçekleşmemiş olduğundan, dolayı temerrüt ve işlemiş faiz yönlerinden değerlendirme yapılmamıştır. Davacı alacağının kabulü halinde, 02.09.2022 takip ve dava tarihi olan 05.12.2022 itibariyle, Davacı .... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin Davalı .... San. ve Tic. A.Ş” den 8.139,99 EURO alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Asıl Alacağa 02.09.2022 takip tarihinden itibaren yıllık %9 faiz talep ettiği, 3095 sayılı Kan. Tacirler arasında faiz oranı olması nedeniyle uygun olduğu, değişen oranlarda uygulanması gerektiğine dair görüş ve tespitimi içerir bilirkişi raporunu sunmuştur.
Dosyada mevcut 28/02/2024 tarihli Bilirkişi .... tarafından sunulan ek raporda; Taraflar arasındaki uyuşmazlık ihtilaf konusunun Davalı ... tarafından Davacı ... Tekstil firmasına gönderilen 05.11.2021 tarihinde 25.000,00 Euro, 19.11.2021 tarihinde 10.000,00 Euro bedelli ödemelerin taraflarca muhasebe kayıtlarına alınırken farklı kurlar üzerinden kaydettikleri ve 03.12.2021 tarihinde gönderilen 1.803,60 Euro ödemenin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterleri tekrardan incelendiğinde davacı ... Tekstil nezdinde tutulan davalı ....” nın cari hesap ekstresinde 05.11.2021 tarihli (25.000,00 Euro) 297.087,50 TL, 09.11.2021 tarihli 10.000,00 Euro 124.528,00 TL, 03.12.2021 tarihli 1.803,60 Euro 27.804,66 TL davalı hesabına alacak kaydı yapıldığı yani davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Diğer ... davalı .... Gıda nezdinde olan davacı .... tekstil cari hesap ekstresi incelendiğinde 05.11.2021 tarihli 25.000,00 Euro 270.214,70 TL, 19.11.2021 tarihli 10.000,00 Euro 124.815,00 TL olarak kayıt altına alındığı ancak davacı cari hesabında olan 27.804,66 TL” nin davalının hesap ekstresinde olmadığı tespit edilmiştir. Davacı ve davalı arasındaki ihtilaf taraflar arasındaki kayıtların birbirinden uyumsuz olmasından kaynaklanmaktadır. İşbu duruma göre davalı ... Gıda nezdinde olan davacı cari hesap ekstresi netice itibariyle O TL bakiye vermektedir. Taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisi bitmiştir. Ancak davacı .... Tekstil nezdindeki cari hesaba göre davalının 54.385,64 TL alacaklı olduğu bu alacağın ise; 03.12.2021 tarihli 27.804,66 TL ve 05.11.2021 tarihli taraflar arasında kaydedilen ödemenin farkı olan 26.872,80 TL ve 19.11.2021 tarihli taraflar arsında kaydedilen ödemenin farkı olan 287,00 TL (27.804,66 4 26.872,80 — 287 ) — 54.390,46 TL” dir. Davacı ve davalı arasındaki ihtilaf konusu .... no” lu 20.10.2021 tarihli 63.200,25 Euro (685.292,95 TL) bedelli faturanın her iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura her ne kadar Euro para birimi üzerinden düzenlenmiş olsa da Muhasebe Uygulamaları Genel Tebliğine göre muhasebe kayıtlarına “TL” olarak işlenmesi gerektiği için “TL” olarak işlendiği tespit edilmiştir. Davalının davacı tarafa düzenlemiş olduğu aşağıda dökümü bulunan faturalar incelendiğinde; 30/10/2021-.... ve 08/11/2021-.... (Ek.2) numaralı faturaların dövizli olarak kesildiği görülmüştür. Söz konusu faturaların davacının 20.10.2021 tarihinde tanzim ettiği ... no' lu faturaya istinaden iade ve işçilik faturaları olarak düzenlendiği görülmüştür. Ancak bu faturalar muhasebe kayıtlarına işlenirken faturanın tanzim tarihinde geçerli olan kurun değil davacı tarafça davalıya tanzim edilmiş olan 20.10.2021 tarihli ... no” lu faturanın tanzim edildiği tarihte geçerli olan kura (10,8432 TL) göre işlem yapıldığı görülmüştür. Davalının davacıya yapmış olduğu ödemelere ilişkin dekontlar tarafıma sunulmuş olup yapılan inceleme neticesinde; davalı tarafça davacıya 05.11.2021 tarihinde 25.000,00 EURO, 19.11.2021 tarihinde 10.000,00 EURO ve 17.12.2021 tarihinde 47.754,12 TL ödeme gönderildiği tespit edilmiştir. Buradan hareketle davalı vekilinin itiraz dilekçesinde davacı tarafa EURO ile ödeme yapılmadığına ilişkin itirazına iştirak edilememiştir. 19.04.2022 tarihli 31814 sayılı Resmi Gazete” de yayımlanan ve 2008-32/34 sayılı Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair 2022-32/66 sayılı Tebliğ ile Türkiye'deki gerçek veya tüzel kişiler arasındaki mal satış sözleşmeleri çerçevesinde doğan döviz cinsinden para borçlarının ödeme zamanında! kur üzerinden Türk lirasına çevrilerek ödenmesi zorunluluğu öngörülmüştür. Söz konusu Tebliğ'in yürürlüğü bakımından esas alınan tarih ise 19.04.2022'dir. Bu tarihten önce düzenlenen fatura ve kıymetli evraklara dair hukuki durum ise şu şekildedir: 19.04.2022 tarihinden önce kendi aralarında akdetmiş oldukları menkul satış sözleşmelerinin ifası kapsamında dolaşıma girmiş bulunan döviz cinsinden bono ve çek kapsamındaki ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi şartının aranmaması, 19.04.2022 tarihinden önce düzenlenmiş faturalar kapsamındaki ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi şartının aranmaması. Netice itibariyle; davalı tarafından davacıya verilen 213.172,30 TL” lik çekin 24.09.2021 tarihinde verilmiş olduğu ancak çek üzerindeki vade tarihinin 15.12.2021 olduğu görülmüş olup 19.04.2022 tarihli 31814 sayılı Resmi Gazete” de yayımlanan ve 2008-32/34 sayılı Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair 2022-32/66 sayılı Tebliğ” den önce yapılan bir işlem olması sebebiyle çekin tahsil edildiği tarih olan yani 15.12.2021 tarihindeki kura göre işlem yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça tarafıma sunulan dövizli cari hesap ekstresi bulunmakta olup işbu tabloya göre davacının davalıdan 8.193,99 Euro kur farkı talep edebileceği sonucu çıkmaktadır. Ancak tabloda döviz kurlarının hatalı alındığı tespit edilmiş olup aşağıdaki tabloda olması gereken döviz kurları alınarak hesaplama yapılmıştır. Kur farkı hesaplaması yapılırken davalı tarafça 30.10.2021 tarihinde tanzim edilen 1.847,94 Euro bedelli fatura ve 08.11.2021 tarihinde tanzim edilen 591,41 Euro bedelli fatura taraflarca kabul edildiği için döviz kuru 10,8432 TL üzerinden hesaplamaya dahil edilmiştir. Davacının tanzim etmiş olduğu faturanın döviz bazlı olması ve davalı tarafça yapılan bazı ödemeler ile düzenlenen iade ve işçilik faturalarının döviz bazlı olması sebebiyle dövizli işlemlerde süreklilik olmasından ötürü davacı kur farkı talep edebilecektir. Buna göre; davalının yapmış olduğu 'TL” bazlı ödeme ve faturaların düzenleme günündeki kuru dikkate alınarak “EURO” ya çevrilmiş olup davalı tarafça davacıya verilmiş olan 213.172,30 TL bedelli çekin cari hesap ekstresine göre vade tarihinin 15.12.2021 olduğu görülmüş ve davacının davalıdan 7.636,49 Euro daha alacaklı olabileceği kanaatine varılmıştır. Dosya münderecatında davalı ... temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtarname olmadığı gibi, varsa bile tebliğ edildiğine dair tebliğ şerhi olmadığından, faiz talebi ile ilgili temerrüt gerçekleşmemiş olduğundan, dolayı temerrüt ve işlemiş faiz yönlerinden değerlendirme yapılmamıştır. Davacı alacağının kabulü halinde, 02.09.2022 takip ve dava tarihi olan 05.12.2022 itibariyle, Davacı .... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin Davalı .... San. ve Tic. A.Ş' den 7.636,49 Euro alacağı olduğu tespit edilmiştir. Asıl Alacağa 02.09.2022 takip tarihinden itibaren yıllık %9 faiz talep ettiği, 3095sayılı Kan. Tacirler arasında faiz oranı olması nedeniyle uygun olduğu, değişen oranlarda uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Değerlendirmelerim, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere ek rapor sunulmuştur.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
HMK'nın 'Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması' başlığı altında madde 222/3'te düzenlendiği üzere "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının takip ve dava tarihi itibariyle cari hesaba konu faturalar nedeni ile davacının alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmakta olup bu kapsamda tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davalının yapmış olduğu 'TL” bazlı ödeme ve faturaların düzenleme günündeki kuru dikkate alınarak “EURO” ya çevrilmiş olup davalı tarafça davacıya verilmiş olan 213.172,30 TL bedelli çekin cari hesap ekstresine göre vade tarihinin 15.12.2021 olduğu görülmüş ve davacının davalıdan 7.636,49 Euro daha alacaklı olabileceği yönündeki tespit dikkate alındığında davacının kendi ticari defterleri ile 7.636,49 Euro daha alacaklı olduğunu ispat ettiği davalının ödeme iddiasını ise ispatlayamadığı, davacının takipte gecikmiş gün faiz talebi olsa da bu yönde davalının takip öncesinde temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca kısmen kabulüne, Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile 7.636,49 Euro asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 4.062,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,
1-Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile 7.636,49 Euro asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 4.062,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 9.509,70- TL karar ve ilam harcın peşin alınan 3.721,02 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 5.788,68-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70- TL başvuru harcı, 3.721,02 TL peşin nispi harç, 11,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 3.813,22-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 2.378,50 TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 2.212-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 166,50-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 22.275 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 10.170 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.353,23-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 2.188,50-TL'nin davalıdan, 164,73-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/06/2024
Katip ....
¸E-imza
Hakim ....
¸E-imza