T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/360 Esas
KARAR NO : 2024/653
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/04/2022
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
K.YAZIM TARİHİ :18/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, şirketin fabrika elektrik şefi olan ... vasıtasıyla müvekkili şirket ile irtibata geçilerek, yapılan görüşme ve anlaşma neticesinde müvekkil şirketin yurtdışından ithal ettiği, kurulum ve servis hizmetini sağladığı ..... Akıllı Motor Kontrol cihazının davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne teslim edildiği, bahsi geçen Ve tasarruf sağlayan .... Kontrol cihazının, karşı taraf konumunda ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin "... Caddesi, No:18, Topkapı /İstanbul adresinde bulunan fabrikasında çalışma ve ölçüm yapılarak çikolata mikseri cihazının 110 kW'lik elektrik motorunu kontrol etmek üzere Haziran 2011 tarihinde montajının sağlandığını, cihazın kurulumunun sağlanması ve akabinde talep üzerine fabrikaya gidilerek yerinde servis hizmetinin sağlandığı ve bu cihaz ile ilgili olarak muhatap yana 06.09.2018 tarih. A seri, .... sıra nolu faturanın tanzim edilerek gönderildiği, ancak bu fatura bedelinin ödenmediği gibi müvekkil şirketin temin, teslim ve kurulumunu sağladığı cihazın da iade edilmediği, davaya konu alacağın dayanağı olan ve davalının uhdesinde bulunan, müvekkil şirkte teslim edilmeyen .... Akıllı Motor Kontrol cihazının muhatap yana ait ... Caddesi, No:... Topkapı-Zeyttinburnu/İstanbul adresinde bulunup bulunmadığı hususunun tespiti sebebiyle Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurulduğu, Bakırköy ...
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.Iş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespit sonucu tanzim edilen raporda cihazın davalı şirket uhdesinde bulunduğunun tespit edildiğini, tanzim edilen fatura alacağının tahsili için dava şartı olarak arabuluculuk süreci başlatılmış olup, ... büro ve .... arabuluculuk numaralı dosya üzerinden yürütülen sürecin anlaşmama ile sonuçlandığı, müvekkil şirket tarafından temin ve teslim edilen ve yapılan tespit ile davalı şirketin uhdesinde bulunduğu tespit edilen ... Motor Kontrol cihazının bedeli olarak müvekkil şirket tarafından tanzim edilen 06.09.2018 tarih, A seri, ... sıra nolu ve 70.530,08.-TL bedelli fatura tutarının tahsili amacıyla huzurda işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu fazlaya ilişkin hak ve alacakların saklı kalmak kaydıyla 06.09.2018 tarih, A seri, .... sıra no'lu ve 70.530,08.-TL bedelli fatura tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline , yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında alım satım ilişkisine dayalı sözleşmenin bulunmadığı, davacının dava dilekçesi ile ileri sürdüğü gerçeğe ve hukuka aykırı iddialarını, tek taraf olarak düzenlediği faturalarını ve varsa başkaca hiçbir belgeyi kabul etmediklerini, müvekkil şirketin dava konusu ürünü beğenecek olması halinde satın alacağına yönelik bir sözleşme veya anlaşmanın da yapılmadığı, davacı tarafın, müvekkil şirket ile değil, yetkisi bulunmayan şirket personeli ile iletişim kurmuş olduğunu, davacının dava dilekçesinin ilk paragrafının da bu durumun ikrarı niteliğinde olduğu, Davacı tarafın, dava dilekçesinde; "şirketin fabrika elektrik şefi olan .... vasıtasıyla ... Limited Şirketi ile irtibata geçilmiş şeklinde beyanda bulunarak, .... sadece elektrik personeli olduğunu bildiklerini, dolayısı ile de müvekkil şirketi borçlandırmaya, şirket adına ticari mal satın almaya ve şirketi temsile yetkilisi olmadığının da kabullerinde olduğunu ortaya koyduklarını, davacının neden müvekkil şirket yetkilileri ile değil de müvekkilin elektrik şefi ile irtibata geçtiklerinin anlaşılamadığı, davacının amacının, satılmış olan mal teslim etmek değil, cihazın reklamını ve tanıtımını yapmak, satabilmek için elektrik sefine beğendirmeye çalışmak ve akabinde de elektrik şefinin şirket yetkililerine ulaşması ve cihazı satın almaya çalışmasını sağlamak olduğunun anlaşıldığını, bu amaçla cihazı fabrikaya getirmiş olduklarını, elektrik şefi .... nın yaptı ölçümler sonucu, bırakılan cihazın iddia edildiği gibi bir tasarruf sağlamadığını anladığından müvekkil şirket yetkililerine cihaz almasın teklif bile etmediği, davacının 7 yıl cihaz için ödeme talebinde bulunmaması ve fatura düzenlememesi cihazın iddia ettiği özelliklere sahip olmadığının, satın alınmayacağının ve iade alınması gerektiğinin kendisine bildirildiğine dair güçlü bir karine olduğu, davacı tarafın, Cihazını geri almak yerine kötü niyetli olarak 7 yıl sonra fatura düzenlediği ve icra takibi yaptığını, icra takibine itirazları üzerine açmış oldukları mahkemenizin .... E ... K sayılı dosyası ile görülen itrazın iptali davasında takipsizlik ve akabinde açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğunu, davacının ürünü beğenirlerse şu fiyata alacaklardı dediği bir iddiasının bulunmadığını oysa malın bedeli Borçlar Kanunu'na göre satım sözleşmesinin birinci unsuru olduğunu. Bu durum dahi satım sözleşmesi kurulmadığının kesin delili olduğunu, tespit dosyasında, talep dilekçesi ve mahkeme kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini tek taraflı olarak yargılama yapılmadan alınan raporun müvekkili aleyhine delil vasfı bulunmadığını, esasen tespit raporunun savunmalarını destekler mahiyette olduğunu dava konusu makinenin kullanılmadığı, davacı tarafından geri alınmamış olduğu, atıl ve işe yaramaz bir vaziyette depolarında bulunmakta olduğunun tespit edildiği, raporun başkaca bir anlamı bulunmadığını, satım sözleşmesi hatta bir teklif formu bile düzenlemeden tanıtım amaçlı diyerek getirdiği cihazı 7 yıl geri almayan davacının ortada alım satım sözleşmesi ve iradesi yokken 7 yıl sonra müvekkiline fatura düzenlemesinin, faturanın iadesi üzerine yeni bir fatura daha düzenlemesi tacire yakışmayacak bir davranış olduğunu. Bu davranış hukuki mevzuat ve ticari teamüllerle açıklanabilir/desteklenebilir durum olmadığını, davacı gibi davranması; satamayacağını anladığı ürününü geri alması, özellikle de 7 yıl sonra tek taraflı sanal fatura düzenlemenin kendisini alacaklı yapmayacağını bilmesi gerekeceğini, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, aksine davacıdan alacaklı olduğunu, müvekkilinin iradesi dışında fabrikasına kurulup geri alınmamış olan bu ürünü ne yapacağını bilememiş, imha etmesi halinde sakıncası olabileceğini düşünerek deposunda korumak zorunda kaldığını, davacının müvekkilime bu 10 küsur yıl için depo ücreti ödemesi gerektiğini, kesinlikle alım-satım ilişkisi bulunduğunu kabul anlamına gelmemek üzere, istenilen fiyatın çok çok fahiş ve dayanaksız olduğunu, davacının tanıtım amaçlı kullandığı bu cihazın sıfır ve orijinal bir ürün olup olmadığı dahi belirli olmadığını. Ürünün muhtemelen ikinci el olarak getirildiğini. Dava dilekçesinin tebliği akabinde yapılan fiyat araştırmasında, dava konusu ürünün piyasada bulunmadığı, muadil (hatta daha kalliteli ve problemsiz) orijinal ve sıfır (2021 model) cihazın (....) fiyatının bile ilk dava tarihinde 14.982,06 TL olduğu yetkili satıcı tarafından bildirildiğini, şuan daha da düşük olduğunu, davacının cihazın gerçek sahibi olup olmadığı, cihazın gerçek sahibinin kim olduğu bile belirsiz olduğunu, sadece aşağıdaki soruların bile davacının haksız ve kötüniyetli olduğunu göstermekte olduğunu, yurt dışından getirdiğini iddia ettiği bu ürünü ne zaman ve hangi bedelle almıştır?, faturası nerededir?, dava dilekçesinde, 2011 yılında müvekkile sattığını iddia ettiği bu ürünü neden 7 yıl faturalandırmamıştır?, 2018 yılında hangi verilere göre faturalandırmıştır!? Sattığını iddia ettiği 2011 yılındaki fiyatına göre mi yoksa 2018 yılındaki fiyatına göre mi fatura düzenlemiştir! karşı dava ve talep hakları saklı kalmak üzere haksız davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine, yasal vekalet ücreti yanında, ayrıca HMK madde 329/1 ve AAÜT madde 23 kapsamında hiçbir hakkı olmadığı halde dava açan davacının, müvekkilinin vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretini (AAÜT ve Avukatlık Kanunu 164. Madde doğrultusunda avukatlık ücretini müvekkiline ödemeye mahküm edilmesine ve HMK madde 329/2 doğrultusunda hiçbir hakkı olmadığı halde dava açan davacının disiplin para cezası ödemeye mahkumiyetine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişiler .... tarafından mahkememize sunulan bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı tarafın dava konusu döneme ait 2018 hesap yılı defter ve belgelerinin incelendiği, açılış ve kapanış Noter onaylarının usulüne uygun yapıldığı, 2018 yılı defter ve belgelerinin lehine delil vasfının bulunduğu, bu konuda takdir ve değerlemenin mahkemede olduğu, davalı tarafın 2018 hesap yılı defterlerinin e-defter olarak usulüne uygun tutulduğu, beratlarının ve mali mühürlerinin alındığı, envanter defterlerinin incelemeye sunulduğu, usulüne uygun bulunduğu, davalının 2018 yılı defter ve belgelerinin lehine delil niteliği vasfının takdir ve değerlemesinin sayın Mahkemenizde olduğu, incelenen davacı taraf defter, kayıt ve belgelerinden; Dava konusu faturanın davacı defter kayıt ve belgelerinde kayıtlı olduğu, 31.12.2018 tarihi itibarı ile davalı taraftan: 70.530,08 TL alacaklı bulunduğu , Ba/Bs formlarının vergi dairelerine beyan edilip edilmediğinin denetlenemediği, incelenen davalı taraf defter ve belgelerinden; Gerek cari hesap yönünden ve gerekse de dava konusu fatura yönünden herhangi bir kayıt tespit edilmedi taraflar arasında ticari ilişkiye yönelik herhangi bir yazılı sözleşmenin (Teklif, sipariş, yazışma vb.) bulunmadığının taraflarca ikrar edildiği, bu hususta uyuşmazlığın bulunmadığı, mahallinde yapılan incelemelerde, akıllı motor kontrol cihazının sıfir ürün olduğu, ürünün kullanılabilir ürün olarak kabul edilebileceği, yukarıda yapılan değerlendirmeler doğrultusunda faturadaki ürün birim fiyatının fatura tarihi itibariyle ki piyasa rayiçlerine uygun olduğu, keşif mahallinde ürünün hiç kullanılmadığının, sadece depo edildiğinin tespit edilmesi nedeniyle fatura içeriğinde yer alan servis ve kurulum bedelinin davacı tarafça talep edilemeyeceği, davacı tarafın 57.750,00 TL. - 96 10 iskonto (faturada uygulanan) - 51.975,00 TL. * KDV 61.330,50 TL talebinin olabileceği, bu konuda takdiri ve değerlemesinin mahkemede olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, davalı lehine HMK. Mad. 329/1 ve AAÜT.M.23 kapsamında vekalet ücretine ve davacı aleyhine disiplin cezasına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususunun uzmanlık alanına girmediği, bu konuda takdirin ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu kanaati ile rapor sunulmuştur.
Bilirkişiler ... tarafından mahkememize sunulan bilirkişi heyet ek raporunda özetle; Davacı vekilinin 26.07.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz-beyan dilekçesinde ürünün teslim ve kurulumunun fotoğraflanamadığını belirttiğini, fotoğraf-4 içeriğinde sunulan montajlı ü örselinin davalı işletmesinde yer alan makinalar üzerinde montajlı olup olmadığı hususunda heyetimiz net kanaat belirtememektedir. Güncel ve 201 1/Haziran tarihindeki kur üzerinden (1,39 /0,23407 — 5,94) fatura konusu ürün için Haziran 2011 tarihi itibariyle 187.644,44 TL 5,94- 31.589,97 TL.* KDV piyasa rayici belirlenmiştir. Davacı tarafça ürün montajının yapıldığı hususunun sayın mahkemenizce kabul görmesi halinde Haziran 2011 tarihi itibariyle servis kurulum bedeli 4.738,50 TL4 KDV olabileceği değerlendirildiği, takdiri ve değerlendirmesi tamamen mahkemeye ait olmak üzere, 4 Sayfa 3 nüsha olarak düzenlenmiş görüş ve kanaatimizi de içeren iş bu bilirkişi heyet raporu, dava dosyası ve ekleri ile birlikte mahkemenin takdirlerine sunulduğu yönünde ek rapor sunulmuştur.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalıya faturaya konu cihazın satışının yapılarak davalıya teslim edilerek kurulumunun yapıldığı; davalının malı teslim almasına rağmen malın bedelini ödemediği iddiası ile huzurda görülen alacak davası açılmıştır. Davalı tarafından süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile taraflar arasında bir satım sözleşmesinin kurulu olmadığı; söz konusu malın deneme amaçlı olarak şirketlerine teslim edildiği; cihazın belirtilen özelliklerde olmadığı; cihazın davacıya iade edilmek istendiği ancak davacının malı iade almadığı iddia edilmiştir. 2011 yılında davacı tarafından faturaya konu cihazın davalı şirkete teslim edildiği; söz konusu cihazın dava tarihine kadar davalı şirket uhdesinde kaldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı vekili tarafından davacı ile müvekkili arasında bir satış sözleşmesinin kurulmadığı iddia edilmiş ise de faturaya konu malın davalı tarafından teslim alınmış olması nedeni ile taraflar arasında satış sözleşmesinin karine olarak kurulduğunun kabulü gerekir. Bu sebeple cihazın deneme amaçlı olarak müvekkiline teslim edildiğini ispat yükü artık davalıda olup davalı tarafından bu iddiasını ispata yarar herhangi bir delil dosyaya sunulmadığından malın davalıya teslimi ile birlikte taraflar arasında satış sözleşmesinin kurulduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davalının söz konusu cihazın belirtilen nitelikte olmadığı iddiasının araştırılması için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup keşfen yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda akıllı motor kontrol cihazının sıfır ürün olduğu; ürünün keşif tarihinde davalıya ait depoda saklandığı; ürünün kurulumunun yapıldığına yönelik dosyada herhangi bir delil bulunmadığı; söz konusu cihazın davalıya teslim tarihi olan 2011 yılının Haziran ayı itibariyle güncel değerinin 31.589,97 TL + KDV olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından satış sözleşmesinin kurulduğu tarihteki malın değerinin talep edebileceği; faturanın sonradan düzenlenmesinin satıcıya düzenleme tarihindeki malın değerini talep etme hakkını vermeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin cihazın faturanın düzenlenme tarihindeki değerinin ödenmesi yönündeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından kuruluma ilişkin dava dosyasına sunulan fotoğraflardaki cihazın, faturaya konu cihaz olup olmadığı belli olmadığı gibi davacı tarafından taraflar arasında cihazın servis ve kurulumu için ayrıca fiyatlandırma yapılacağı ispat edilemediğinden davacının servis ve kurulum ücreti talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c-2 ve 3. maddesine göre; ayıp açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olup aksi durumda Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulama alanı bulacaktır. Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2. maddesine göre ise alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Her ne kadar davalı tarafından faturaya konu cihazın belirtilen özelliklerde olmadığı iddia edilmiş ise de davalı tarafından dosyamıza TTK'nın 23. maddesinde düzenlenen muayene ve ihbar yükümlülüğüne uygun davrandığı yönünde herhangi bir delil ibraz edilmediğinden davalının bu yöndeki iddialarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 106. maddesine göre alacaklının temerrüdü şartlarının oluşması için borçlunun edimi alacaklıya gereği gibi önermesi; alacaklının önerilen edimi kabulden kaçınması ve alacaklının kabulden kaçınması haksız olmalıdır. Aynı yasanın 107. maddesinde ise alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlunun, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabileceği düzenlenmiştir. Davalı tarafından malın davacıya iade edilmek istenildiği ancak davacının malı iade almadığı da iddia edilmiş ise de davalı tarafından TBK'nın 106. ve 107. maddesinde düzenlenen yükümlülüklerin yerine getirilmediği anlaşıldığından davalının bu yöndeki savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli düzenlendiği kabul edilen bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda açılan davanın kısmen kabulü ile 31.589,97 TL cihaz bedeli ile 5.686,19 TL KDV'nin taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile 37.276,16 TL'nin (31.589,97 TL ürün bedeli + 5.686,19 TL KDV olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.546,33-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.204,48-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.341,85-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 1.204,48-TL Peşin/Nispi Harç, olmak üzere toplam 1.285,18TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
7-Davacı tarafından yapılan; 7.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 133,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.633,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.034,55-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
9-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 735,54 TL'sinin davacıdan; 824,46 TL'sinin ise davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
25/06/2024
Katip ....
¸E-imza
Hakim ....
¸E-imza