T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/429 Esas
KARAR NO : 2024/356
DAVA : Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 26/08/2021
KARAR TARİHİ : 15/04/2024
K. YAZIM TARİHİ : 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle :Davacının, davalı şirketten 25/05/2021 tarihinde .... plakalı 2016 Model .... marka kamyoneti 138.500,00TL bedel ile satın aldığını, İstanbula doğru yola çıkarken araç Çerkezköy çıkışında yüksek hararet göstererek arıza yaptığını, araç arıza sonrası çalışır özelliğini kaybettiğinden aynı gün çekici ile servise çekildiğini, araçta meydana gelen arıza kısa bir kullanım sonucu meydana gelebilecek arıza olmadığını, arıza kullanıma bağlı olmayıp aracın ayıplı olması sebebiyle çıktığını, davacının davalıdan satın almış olduğu ikinci el aracın aynı gün motor arızası verdiği anlaşılmakta olduğunu, aracın çekildiği serviste düzenlenen raporda da aracın daha önceden kusurlu olduğu tespit edildiğini, davalı şirket aracı iade almadığı gibi, araçtaki arızayı da gidermediğini, davalı şirkete noter ile ihtarda bulunmuş ise de taleplerin karşılanmadığını, kendi hesabından ayıp sebebiyle 150,00TL çekici ücreti ve 26.042,00 TL tamir ücreti ödemek zorunda kalındığını, ayrıca aracın motorunun değişmesi sebebiyle araçta değer kaybı da meydana geldiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle bilirkişi tespiti sonucunda artırılmak üzere şimdilik 27.392,00TL 'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Yetkili mahkemenin Çerkezköy Nöbetçi Asliye Mahkemesi olduğunu, satılan aracın ticari maksatla kullanılan bir araç olduğunu, görevli mahkemelern ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı aracın yüksek hararet göstererek arıza yaptığını ileri sürdüğünü, aracın hararet yapması kadar doğal bir durum olmadığını, ancak araç hararet yapmasına rağmen davacı aracı kullanmaya devam ettiğini, kendi kusuru ile aracın arıza yapmasına sebebiyet verdiğini, hararet nedeniyle aracın uyarı vermesine rağmen davacı aracın kullanamaya sebebiyet vererek yine müvekkili ile iletişime geçtiğinde hararet nedeniyle aracı sürdüğünü ve su hortumunun patlaması sonucu motora zarar verildiğini söylediğini, hararet yapan aracı bilinçsizce sürmeye devam eden davacı su hortumunu patlatarak arızaya kendisi sebebiyet verdiğini, bu durumda hangi model ve marka araç olursa olusun sonucun kaçınılmaz olduğunu, davacının hararet gösteren aracı durdurarak aracın su seviyesini kontrol etmesi aracın hararetini düşürecek şeyler yapması gerektiğini, bunları yapmaksızın aracın kullanımına devam etmesi aracın arıza yapmasına sebebiyet vereceğini, davacı, müvekkillini araç alındığı tarihte aradığında kendisinin Beylikdüzü' nde olduğunu söylediğini, yani aracın Çerkezköy çıkışında arıza vermediğini, Beylikdüzün'de arıza verdiğini, bu beyanda gerçek dışı olup; dosyaya sunulan çekici faturası incelendiğinde bir kamyonetin Çerkezköy'den İstanbul' a o fiyata çekici ile götürülmesinin imkansız olduğunu, huzurdaki davanın 3 ay sonra açıldığını ve aracın hasarına ilişkin bir delil tespiti de yapılmadığını, tamirin aracın satıldığı andaki arızasından kaynaklı yapıldığı belli olmadığını, bu hususub davacı tarafından ispatlanılamadığını, bu sebeple açılan davanın haksız olduğunu, ayrıca davacının13 Haziran tarihinde ... isimli ... sayfasına 'yeni aldım transit ilk defa kullanıcısıyım bu sorunu nasıl çözerim''sağa sinyal ve arka sağa sinyal artı sağa geri vites lambası yanmıyor elektrikçiye götürdüm beyinciye götür dedi bana yardımcı olur musunuz yeni aldığım araç hiç bilgim yok' yazdığını, araçta belirtilen gibi büyük bir arıza olsa idi bu arıza ile ilgili bir bilgi sorması gerektiğini, ancak davacı dava konusu arıza ile ilgili bir bilgilendirme istemediğini, bu durumda davanın mesnetsiz olduğunu ortaya koyduğunu, müvekkilinin davacıya satmış olduğu araç ile paylaşımdaki araç arasında farklar mevcut olup; davacı aracı bir takım işlemlere sokarak üzerinden değişiklikler yaptığını, ayrıca her ne kadar davacı dava dilekçesinde aracı tamirden 18.06.2021 tarihinde teslim aldığını göstermekteyse de yaptığı 13.06.2021 tarihli paylaşım ve fotoğraf kendisini yalanladığını, araç davacıya teslim edildiğinde aracın herhangi bir arızası ya da gizli ayıbı olmadığını, aracın arızasına davacının sebebiyet verdiğini beyanla davacı yanın iddialarına itibar edilmeyerek davanın reddini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Makina Yüksek Mühendisi .... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 31/01/2024 tarihli rapora göre; '' ... plakalı araçta oluşan arıza sonucu motor revizyonu (parça değişimi/rektifiye) gerçekleştirildiği, söz konusu onarımın, 26.042,60. TL olduğu, bahse konu arıza sebebiyle ödenen çekici ücreti 177. TL ve araç mahrumiyetine ilişkin olarak düşünülen 4 günlük ikame araç kira bedeli olan 1.200. TL olmak üzere toplam 1.377. TL olduğu, bahse konu onarıma neden olan arızanın kullanıcı hatasından kaynaklı olmadığı, basit bir kontrol ile tespit edilebilir olmadığı ortaya çıkış şekli itibariyle de gizli kusur/ayıp niteliğinde olduğu'' hususu belirtilmiştir.
Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalıdan alınan .... plakalı aracın aynı gün arıza yapması nedeniyle aracın ayıplı olduğu iddiasıyla araç için harcanan tamir bedeli, çekici ücreti, tamirde geçen süredeki mahrumiyet bedeli ve değer kaybı yönünden 27.392,00 TL'nin davalıdan tahsil için dava açılmıştır.
Davacı tarafça, davalının kusurundan kaynaklı hararet yapmasına rağmen kullanılması nedeniyle hasara sebebiyet verildiği iddia edilmiş ise de; davacı tarafça davalıya gönderilen mesaj kayıtları, davalının cevap dilekçesinde davacı tarafın kendilerini arayarak aracın hasar yaptığını söylediğini beyan etmesi, çekici ve tamir kayıtları, araç satışına ilişkin belgeler gözetildiğinde dava konusu aracın satın alındığı gün arıza verdiği ve davacı tarafça arızanın giderilmesi için çekici ile aracın tamire götürüldüğü ve makina mühendisi bilirkişi tarafından yapılan incelemede söz konusu arızanın motor soğutma suyunun ani olarak azalmasından, bunun da motor soğutma suyuna ait hortumun zamanla aşınmasından dolayı hortumdaki delinmeden meydana geldiği belirtildiğinden söz konusu arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, yapılan eksper incelemesinde dahi ortaya çıkmaması nedeniyle gizli ayıp niteliğinde olduğu, aracın satın alındığı gün hortum patlayarak arızaya sebebiyet vermesi nedeniyle aracın ayıplı olarak satıldığı ve söz konusu hasar bedelinin aracı satan davalı tarafından giderilmesi gerektiği kabul edilmiş ve söz konusu hasar nedeniyle ve aracın çekici ile çekilmesi, kullanılamadığı günler için araç mahrumiyet bedeli dava değerini aşacak şekilde tespit edildiğinden aracın davacıdan önce uzun süreli kullanımından kaynaklı hortumun patlaması sonucu arıza oluşması nedeniyle aracı alan davacının aldığı ilk gün oluşan bu hasarı derhal davalıya bildirdiği, ayıp ihbarında bulunduğu anlaşıldığından ve söz konusu hasara aracı henüz almış olan davacının katlanmasının beklenemeyeceğinden aracın ayıplı olarak satıldığı kabul edilmiş ve bilirkişi raporundaki hesaplama da gözetilerek araç tamiri için ve araç mahrumiyet bedeli ve aracın çekici ücreti gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜNE,
27.392,00 TL'nin 11/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 1.871,14 TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 470,00 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye 1.401,14 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı + 470,00 TL peşin nispi harç + 8,50 TL vekalet harcından ibaret toplam 559,20 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (2.000,00 TL bilirkişi ücreti + 120,35 TL posta/tebligat/ müzekkere ücretinden ibaret) 2.120,35 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 330,00 TL x 2 saat= 660,00 TL) X 2 = 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair,
Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Her ne kadar kısa karar açıklanırken istinaf yolu açık olarak karar açıklanmış ise de; 2024 yılı yeniden değerlendirme oranları ile istinaf kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu ve kararın verildiği tarih itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından HMK 304 hükmü gözetilerek gerekçeli kararın kanun yoluna ilişkin kısmının ''Davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar yönünden istinaf sınırı altında kalmakla kesin olarak karar verildi. '' şeklinde tashihine, gerekçeli karar ile birlikte taraflara tebliğine karar verilmiştir.