T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/733
KARAR NO: 2023/307
DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 17/08/2022
KARAR TARİHİ: 29/03/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 27/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin Fransa'da yerleşik tedarikçisi .... firmasından bir adet “fan ürünü” satın aldığını, Türkiye'ye taşıması için davalı ile anlaşıldığını, Davalının ürünün 2-3 iş günü içinde taşınmasını organize ettiğini, 31.03.2022 tarihinde tedarikçiden teslim alınan ürünün müvekkiline taşınarak teslim edilmediğini, müvekkilinin satın almasının da 3.kişi müşterisi için olduğunu ve taahhüdünü yerine getiremediği için ticari itibarı da zedelendiğini, defalarca iletişime rağmen ürünlerin gelmediğini, 10.05.2022 tarihinde Zeytinburnu ... Noterliğinden ihtarname ile teslim talep edildiğini, buna karşın bir açıklama dahi yapılmadığını, Davalının tüm davacı zararlarını tazmin etmesi gerektiğini, TTK m.874 gereği zayi söz konusu olduğunu, TTK m.875, m.880 ve m.883 gereği tüm zararların tazmini gerektiğini, müvekkilinin ayrıca yoksun kaldığı kar, kazanç kayıpları, ticari itibar kaybı sebebi ile manevi zarar ve diğer zararlarının olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesi taleplerinde bulunduğu, 674,78 Euro alacak için en yüksek kamu bankası mevduat faizi talep edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile Davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, manevi tazminat taleplerinin de belirsiz alacak davası konusu olamayacağını, somut olayın uluslararası taşımaya dayandığını ve uluslararası konvansiyonlara göre çözümlenmesi gerektiğini, Davacının ihbar sürelerine uymadığını, Davalının sınırlı sorumlu olduğunu, Davanın fiili taşımayı üstlenen ... (yeni ünvanı ....) firmasına ihbarının gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Zeytinburnu .... Noterliğine yazılan müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevcut 09/02/2023 tarihli Bilirkişi ... tarafından dosyaya sunulan raporda Davacının önce belirsiz alacak davası ikame etmesi ve farklı zarar kalemleri iddiasına karşın, yargılamada gelinen aşamada sadece taşınan emtia bedeli ve dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep ettiği, Dava konusu ihtilafın uluslararası havayolu ile kargo taşımasına dayandığı ve Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre ihtilafın halli gerektiği, Davalı ve dava dışı fiili taşıyıcı tarafından yürütülen taşıma sürecinde 674,78 EURO kıymetinden emtianın kayıp-tam zayi olduğu, Taşıma senedinde yer alan “özel menfaat” beyanı gözetildiğinde 675,00 EURO tutarına kadar olan davacı talebi 674.78 EURO tazminat tutarı için davacının bu tutarı davalıdan tazmin talep edebileceği, Davacının EURO cinsinden tazminat alacağı için kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi şeklinde temerrüt faizi talebinin somut olaya uygun olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için ispatın hukukî niteliği üzerinde de durmakta fayda bulunmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.
İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.
Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık Davacının dava tarihi itibariyle taşımaya konu faturalar nedeni ile davacının alacaklı olup olmadığı, davacının fatura konu alacağa ilişkin hizmetini ifa edip etmediği, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği hususunda toplandığı tespit edilmiş olup, ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkememizce alınan raporda Davacının önce belirsiz alacak davası ikame etmesi ve farklı zarar kalemleri iddiasına karşın, yargılamada gelinen aşamada sadece taşınan emtia bedeli ve dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep ettiği, Dava konusu ihtilafın uluslararası havayolu ile kargo taşımasına dayandığı ve Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre ihtilafın halli gerektiği, Davalı ve dava dışı fiili taşıyıcı tarafından yürütülen taşıma sürecinde 674,78 EURO kıymetinden emtianın kayıp-tam zayi olduğu, Taşıma senedinde yer alan “özel menfaat” beyanı gözetildiğinde 675,00 EURO tutarına kadar olan davacı talebi 674.78 EURO tazminat tutarı için davacının bu tutarı davalıdan tazmin talep edebileceği, Davacının EURO cinsinden tazminat alacağı için kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi şeklinde temerrüt faizi talebinin somut olaya uygun olduğunun tespit edilmesi karşısında öncelikle davacının yoksun kalınan kar, kazanç kaybı ve manevi tazminat talepleri bakımından usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, alacak talebi bakımından ise davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla açılan davanın kabulüne, Davacının 674,78-EURO'luk alacağının dava tarihinden işleyecek 3095 sayılı kanunun 4A maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması sureti ile ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN KABULÜNE
1-Davacının 674,78-EURO'luk alacağının dava tarihinden işleyecek 3095 sayılı kanunun 4A maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması sureti ile ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının yoksun kalınan kar, kazanç kaybı ve manevi tazminat talepleri bakımından usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Alınması gerekli 842,60 TL harçtan peşin alınan 210,66 TL peşin harcın mahsubu ile 631,94 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70- TL başvuru harcı, 210,66 TL peşin nispi harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 302,86- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 107 TL tebligat müzekkere gideri, 2.000 TL Bilirkişi ücreti toplamı 2.107 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/03/2023
Katip ...
¸
Hakim ....
¸
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."