T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/961
KARAR NO : 2024/616
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/02/2016
KARAR TARİHİ : 12/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı sigorta şirketinde sigortalı bulunan ... plakalı aracın 20/09/2015 tarihinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, müvekkillerinin ortak çocukları olan ...'nin ağır derecede yaralanmasına sebebiyet verdiğini, araç sürücüsünün kaza nedeniyle tam kusurlu olduğunu, yaralanan müvekkilinin 10 yaşında olup 6 yıldır kaza nedeniyle tedavi gördüğünü, malul olan ... için şimdilik 1.000 TL hastane, yol ve tedavi masrafları için 100 TL, baba ...'nin uğradığı kazanç kaybı için 100 TL olmak üzere 1.200 TL maddi tazminatın davalılardan ... için 20.000 TL, ... için 10.000 TL, ... için 10.000 TL olmak üzere 40.000 TL manevi tazminatın davalılar araç işleten ve sürücüsünden müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı .... vekili cevap dilekçesi ile kendi yönetimindeki aracın 50 Km hızla seyir halinde iken ...'nin bisiklet ile aniden yola fırlaması sonucu kazanın oluştuğunu, kazada kusuru bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile .... plakalı aracın trafik sicilinde kendi adına kayıtlı ise de kaza tarihinden önce ....'a satılıp zilliyetliğinin devredildiğini, bu nedenle sorumlu tutulamayacağını, araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Mahkememizden verilen 12/06/2019 tarih ve ... Esas ... rarı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 22/09/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla "Görülmekte olan davada ki olaya özgü özel koşullar, yaşı küçük ...'nin sol femur kemiği kırılacak şekilde yaralanmış olması, ayrıca kafa travması geçirmiş olması göz önüne alındığında, her ne kadar tıbbi şifa süresinin ne olduğu hususunda bir tespit ve belirleme mevcut değil ise de, 9 aya kadar uzaması beklenen iyileşme süreci gözetildiğinde ve bu süre içerisinde davacı çocuğun; yaşıtlarına göre daha çok efor harcamak suretiyle hayatını idame ettirmek zorunda kalacağında kuşku bulunmamaktadır. Hal böyle olunca da somut olayın özellikleri gereğince iyileşme süresince efor kaybı zararının oluşacağı gözetilerek bu hususta ek rapor alınmak suretiyle belirlenecek yeni duruma göre toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken olaya özgü koşullara uygun düşmeyen değerlendirme ile istemin reddine karar verilmesi yerinde bulunmamıştır. Bu itibarla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/6.maddesi gereğince kaldırılmasına," gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilerek iş bu esas numarasını almıştır.
Dosyada mevcut 19/02/... tarihli ATK raporunda kişinin iyileşme süresinin tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süreleri dikkate alındığında 20/09/2015 tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay olduğu ve bu süre boyunca %100 (yüzde yüz) oranında geçici iş görmezlik/meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılması gerektiği tespit edilmiştir.
Dosyada mevcut 17/04/2023 tarihli Bilirkişi .... tarafından sunulan raporda Yargıtay .... Hukuk Dairesi E. ...., K. .... T. 27/06/2022 kararı dikkate alıanak geçici iş göremezlik maddi zarar hesabı yapılmasına yer olmadığı, bu hususn yukarıda matematiksel olarak da ispatlandığı, ... Adli Tıp Polikliniğinin 23/05/... tarihli raporunda davacının meslekte kazanma gücü kaybının bulunmadığı belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı anlaşılmıştır.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir.
Türk Borçlar Kanunu 49/1. madde, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
Türk Borçlar Kanunu 58/1. madde, “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. "
Türk Borçlar Kanunu 74/1. madde, “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. hükmünü içermektedir.
Türk Borçlar Kanunu Madde 56 hükmü; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." şeklindedir.
Borçlar Yasası'nın 56. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları gözönünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru-doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi ( fonksiyonu ) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum ( tatmin ) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel ( objektif ) ölçülere göre uygun ( isabetli ) bir biçimde göstermelidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi) uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayacağı kabul edilmektedir.
"...davacı .... kaza tarihinde 4 yaşında olup, adli tıp uzmanı raporu ile kazadaki yaralanması nedeniyle iyileşme süresi 18 ay olarak saptanmış; hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda ise, 18 aylık süre için 6.811,19 TL. geçici işgöremezlik tazminatı hesaplanmış ve mahkemece maddi tazminat içinde bu bedel de hüküm altına alınmıştır.. Davacı çocuğun kaza tarihindeki yaşı itibariyle, kazanç getiren herhangi bir işte çalışması sözkonusu olamayacağına ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre; davacı çocuk için hesaplanan geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerekirken, bilirkişi raporu denetlenmeyip eksik incelemeyle, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir..." Yargıtay .... HD'nin 19/06/2018 tarihli ve E:..., K:.... sayılı kararı. Benzer nitelikteki İstanbul BAM ... HD'nin 15/03/2018 tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile Erzurum BAM .... HD'nin 17/09/2018 tarihli ve E:...., K:... sayılı kararı.
Davacının maddi tazminat talebi bakımından dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; mahkememiz dosyasında maddi tazminatın reddine ilişkin karar iyileşme süresince efor kaybı zararının oluşacağı gözetilerek bu hususta ek rapor alınmak suretiyle belirlenecek yeni duruma göre toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken olaya özgü koşullara uygun düşmeyen değerlendirme yapıldığı gerekçesi ile kaldırılmış olup bu kapsamda ek rapor alınmış olup he ne kadar ATK raporunda bu 9 aylık geçici iş göremezlik süresince %1oo efor kaybı olacağı yönünde tespitte bulunulmuş ise de 17/04/2023 tarihli Bilirkişi .... tarafından sunulan raporda Yargıtay .... Hukuk Dairesi E. ..., K. ... T. 27/06/2022 kararı dikkate alıanak geçici iş göremezlik maddi zarar hesabı yapılmasına yer olmadığı, bu hususn yukarıda matematiksel olarak da ispatlandığı, .... Adli Tıp Polikliniğinin 23/05/2018 tarihli raporunda davacının meslekte kazanma gücü kaybının bulunmadığı yönünde tespit yapılmıştır. Hem yukarıda bahsi geçen karar hem de Yargıtay .... HD'nin 17/10/2017 tarihli ve E:...., K:... sayılı kararında, "...Somut olayda davacı .... kaza tarihinde 15 yaşında olup hükme esas alınan ATK raporuna göre davacı küçüğün sürekli maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin 24 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Hesap bilirkişisi tarafından küçük ... için kaza tarihinden itibaren 24 ay için geçici işgöremezlik tazminatı hesabı yapılmış, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davacı küçük ... bakımından 5409,58 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir. Küçük ... kaza tarihinde henüz 15 yaşında olup gelir getiren bir işte çalıştığının iddia ve ispat edilemediği gibi bu yönde de talebi yoktur. Hesap bilirkişisinin Efor tazminatı olarak tarif ettiği durum sürekli maluliyetin varlığı halinde gözönüne alınması gereken bir husus olup, tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından, mahkemece geçici işgöremezlik zararı bulunmadığının gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir..." şeklindeki gerekçelerle geçici iş göremezliği olan küçük davacıların kazanç sağlamaları mümkün olmadığından geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyecekleri hüküm altına alınmıştır.) anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi bakımından dava konusu olayın gelişim biçimi ve tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde; Davacılar vekili davacıların uğradığı manevi zararlarının tazminini de dava etmiştir. Manevi tazminat, mal varlığı dışındaki hukuksal değerlere yapılan saldırılar sonucu meydana gelen eksilmenin giderilmesidir. Hukuksal değerlerde meydana gelen ve para ile ölçülemeyen eksikliklerin doğrudan karşılanmasının imkansızlığı, bunların zarar kavramı dışında tutulması için bir gerekçe olamaz. Manevi zarar karşılığında paraya hükmedilmesi, bu zararın doğrudan giderilmesinin olanaksızlığındandır. Zarar verenden belirli bir meblağın alınarak zarar görene verilmesi suretiyle yaşanılan acıları dindirmek, ruhsal dengeyi sağlamak, böylece zedelenen yaşama sevincini yeniden temin etmek amaçlanmakta olup tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şeklinde birden fazla rapor alındığı, kazanın oluş şeklinin tam anlamıyla netleştirilememesinden kaynaklı raporlarda seçenekli kusur belirlemesi yapıldığı,Kazanın oluş şekli, kusur durumu, ...'nin yaşı ve tarafların mali içtimai durumları göz önüne alındığında meydana gelen kaza nedeniyle davacıların yaşadığı elem ve ızdırap göz önüne alındığında hak ve nesafet kuralları çerçevesinde ... yönünden 3.000 TL, ... yönünden 2.500 TL, ... yönünden 2.500 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ....'tan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılardan ... yönünden tedavi giderlerine ilişkin ve kazanç kaybına ilişkin tazminat talebinden feragat edildiği göz önüne alınarak bu davacı yönünden feragat sebebiyle davanın reddine,
2-... ve ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine,
3-... yönünden 3.000 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'tan 20/09/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili ile bu davacıya verilmesine,
4-... yönünden 2.500 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'tan 20/09/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili ile bu davacıya verilmesine,
5-... yönünden 2.500 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'tan 20/09/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili ile bu davacıya verilmesine,
6-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
HARÇ VE YARGILAMA GİDERİ
1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 546,50- TL karar ve ilam harcın peşin alınan 140,72 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 405,78-TL harcın davalı ... ve ...'tan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yatırılan 29,20- TL başvuru harcı, 140,72 TL peşin nispi harç, 4,30-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 174,22-TL harcın davalı ... ve ...'tan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, ATK rapor ücreti, bilirkişi ücretleri toplamı 6.803,20 TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 1.360,64-TL'nin davalı ... ve ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 5.442,56-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
VEKALET ÜCRETİ (Maddi Tazminat Yönünden)
1-Maddi tazminat yönünden Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 1.200 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine,
2-Maddi tazminat yönünden Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 1.200 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine,
3-Maddi tazminat yönünden Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 1.200 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Maddi tazminat yönünden Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 1.200 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Maddi tazminat yönünden Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 1.200 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Maddi tazminat yönünden Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 1.200 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Maddi tazminat yönünden Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 1.200 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Maddi tazminat yönünden Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 1.200 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Maddi tazminat yönünden Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 1.200 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine,
VEKALET ÜCRETİ (Manevi Tazminat Yönünden)
1-Manevi tazminat yönünden Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 3.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat yönünden Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 2.500 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Manevi tazminat yönünden Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 2.500 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Manevi tazminat yönünden Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 3.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Manevi tazminat yönünden Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 2.500 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Manevi tazminat yönünden Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 2.500 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 17.000 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 7.500 TL vekalet ücretinin davacı ...'den davalıya verilmesine,
9-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 7.500 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine,
10-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 17.000 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine,
11-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 7.500 TL vekalet ücretinin davacı ...'den davalıya verilmesine,
12-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden Avukatlık Kanunu gereği 7.500 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine,
13-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
14-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/06/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."