T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1181 Esas
KARAR NO : 2024/303
DAVA :Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 28/04/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
K.YAZIM TARİHİ : 19/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Bakırköy ....... İcra ve İflas Müdürlüğünün ...... İflas sayılı dosyasına tarafımızdan tapu iptal ve tescil davası ile mülkiyet iddialarının 16.12.2022 tarihinde bildirilmişse de İflas Müdürlüğünün 20.02.2023 tarihli ve ..... Kayıt numaralı kararı ile istihkak iddialarının reddedildiğini, Bu nedenle işbu dava ile istihkak taleplerinin kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalı Müflis ....... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (İflas Masasını Temsilen) ...... Vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde özetle; müflis ...... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında; Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyasında gerçekleştirilen yargılama neticesinde, 30.03.2021 tarihinde iflas kararı verilmiş ve işbu karar diğer yargı süreçleri neticesinde kesinleştiğini, tasfiye işlemlerine Bakırköy ...... İflas Dairesi'nin 2021/14 İflas dosyasından işlemlerine başlanıldığını ve halihazırda bu işlemlerin devam ettiğini, davacı taraf,ın istihkak kaydı başvurusunda bulunduğunu e bu başvurusu neticesinde Bakırköy ..... İflas Müdürlüğü tarafından karar verilerek, anılan karar davacı tarafa iletildiğini, iflas müdürlüğü tarafından verilen kararlar ve de gerçekleştirilen sıra cetveline yöneliş iş ve işlemlerin müflis şirket kayıtlarına ve mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini,bu hali ile davacının davasının hukuken dinlenebilir bir tarafı bulunmadığını, iflas Müdürlüğüne yapılacak başvuru ve de taleplerde; talep ve de alacak konusu edilen hususun açık ve net bir biçimde belirtilmesi ve herhangi bir ihtilafa konu edilemeyecek bir nitelik taşıması gerektiğini, bu nedenlerle de işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafça davaya konu teşkil eden tüm alacakları yönünden şimdiden zamanaşımı itirazında bulunduğunu ve de davacı tarafın tüm taleplerinin zamanaşımına uğraması nedeniyle de işbu davanın ve davacı taleplerinin reddini talep ettiklerini, öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde, haksız ve de kötü niyetli ikame edilen işbu davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Huzurda görülen dava tapu iptali ve tescil davasıdır.
Kayıt kabul davası, alacaklının iflas idaresi tarafından reddedilen alacağına ilişkin olarak, alacağını ispat etmek ve alacağını hüküm altına aldırmak amacıyla açılmaktadır. Bu doğrultuda alacaklının açmış olduğu kayıt kabul davası, mahiyeti gereği alacak davasıdır ve davacı taraf, alacağının sıra cetveline kaydını ve kabulünü talep etmektedir. Dava, iflas idaresine karşı açılmaktadır. Söz konusu bu davada; tüm dosya kapsamında taraflar arasındaki ilişki, belgeler ve bilgiler dikkate alınarak gerçek alacağın tespit edilmesi gerekmektedir.
İflas idaresine veya basit tasfiye usulü neticesinde iflas müdürüne alacak bildirilirken, kararın kendisine tebliğini isteyen alacaklıya, alacağının ret veya kabulü tebliğ edilmektedir. Kural olarak İİK m. 223/3 hükmü gereğince; bu alacaklılar bakımından kayıt kabul davası açma süresi tebliğ tarihinden itibaren 15 gündür. Nitekim Yargıtay ...... Hukuk Dairesi, 06.03.2017 Tarihli, E. ...... ve ...... sayılı kararında;
"İflâs, sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İcra ve İflâs Kanunu’nun 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun’un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır." ve "Mahkemece, en son ilan tarihine göre, davanın, hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına ilişkin özel dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine" şekline ifade ederek, hak düşürücü sürenin kayıt kabul davasındaki önemine değinmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 194. Maddesine göre;
"Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir."
Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin E. ....., K. ......, T. 7.11.2017 sayılı kararına göre;
"Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de davaya konu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacaktır. Alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir. Dosyada mevcut bulunan belge ve bilgilerden, Müflis ..... Beton Ürünleri San. Tic. A.Ş'nin 29.04.2010 tarihinde iflas kararı verilmiş olduğu, ancak davacı alacağının iflas masasına kaydedildiğine dair bir delil bulunmadığından bu davalı hakkında davanın kayıt kabul davası olarak görülüp, sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas, ....... Karar sayılı ilamına göre;
"...Somut olayda davacının öncelikli talebi tapu iptali ve tescile yönelik olup bedelin tahsili talebi terditli taleptir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. İlk derece mahkemesi davalı şirket hakkında iflas kararı verildiğini belirterek görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle verdiği görevsizlik kararı hatalıdır...."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....... Hukuk Dairesi'nin ...... Esas, ..... Karar sayılı ilamına göre;
"Somut olayda davacının talebi gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur."
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3'ncü maddesinin (l) bendinde "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi," ifade edeceği belirtilmiş, yine anılan kanunun 83'ncü maddesinin ikinci fıkrasında "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle tüketici işlemi ile ilgili her türlü olayda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un uygulanacağı, aynı kanunun 73'ncü maddesinin birinci fıkrasında ise "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." denilerek tüketici işlemlerinde tüketici mahkemelerinin görevli olacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından müflis şirket ile aralarında yapılan gayrimenkul satışına konu gayrimenkulün tapu iptali ve tescili istemli olarak Bakırköy 9. İcra Hukuk Mahkemesi'ne dava açılmıştır. Bakırköy ...... İcra Hukuk Mahkemesi tarafından açılan davanın İİK'nın 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz davası olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek görevsizlik kararının kesinleşmesinin üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir. Davacının öncelikli talebinin tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olması nedeniyle huzurda görülen davanın İİK'nın 235. maddesi kapsamında açılan bir dava olarak kabulü mümkün değildir. Yukarıda belirtilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ...... Esas, ...... Karar sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ...... Esas,...... Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. Dosyada mübrez tapu sicil müdürlüğünün cevabi yazısında dava konusu taşınmazın konut niteliğinde olduğu anlaşıldığından davacının tüketici sıfatını haiz olduğunun kabulü ile söz konusu uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun çerçevesinde Tüketici Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna,
2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra usulüne uygun talepte bulunulmaması nedeniyle davaya görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,
5- Yargılama gideri ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2024
Katip ......
¸E-imza
Hakim .....
¸E-imza