T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/142
KARAR NO : 2024/674
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/02/2023
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/07/2024
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 09/05/2023
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirketin İstanbul'da kurulu olup ithalat ihracat yaptığını, Libya'dan bir şirket ile askeri kostüm satım sözleşmesi yapması üzerine Libya'ya ithal etmek üzere davalı şirketten ticari amaçla 500 adet askeri kostüm, tişört ve şapka satın alma konusunda kendileriyle anlaştığını, müvekkilinin, siparişin teknik özellikleri, rengi, nitelikleri konusunda davalı şirkete bilgi verdiğini, müvekkilinin ayrıca delillerinde yer alan ... yazışmalarından anlaşılacağı üzere proforma fatura talep ettiğini ve davalı tarafından 30.09.2022 tarihli faturanın müvekkiline iletildiğini, 04.10.2022 tarihinde müvekkilinin, toplam sipariş bedelinin yarısı olan 8.525-USD'yi davalı şirket yetkilisi ....'nun hesabına ödediğini, müvekkili şirket yetkilisi tarafından mesaj gönderilmek suretiyle davalıya ürünlerin hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda sorular sorulduğunu, davalıların ise ürünlerin hazırlandığına dair videolar gönderdiğini, işbu videolardaki kumaş ile sipariş verilen ürünün farklı olduğunun görülmesi üzerine bu durumun davalılara bildirildiğini ancak davalıların ışık sebebiyle videoda gerçek rengin görünmediğini iddia ettiğini, müvekkili tarafından teslim tarihinde davalı işyerine gidildiğinde ise sipariş verilen ürün ile davalıların hazırladığı kıyafetlerin gerek renk gerek tasarım olarak hiçbir şekilde uyuşmadığının görüldüğünü, müvekkilinin ürünleri teslim dahi almadığını, kötü ifa sebebiyle davalı uhdesinde bıraktığını, ürünler teslim edilmediği için de ayıp ihbar süresinin başlamadığını hatta teslim almamak suretiyle ayıp ihbarının yapıldığının kabulünün gerektiğini, nitekim bu durumu müvekkilinin, davalı şirket yetkilisi ile yazışmasında da belirttiğini, ürünlerin yanlış dikilmesi üzerine müvekkilinin, müşterisi olan ... Şirketine de teslimi zamanında yapamadığını ve müşterisini kaybettiğini, üçüncü şahıs olan şirketin, müvekkiline ilettiği ihtar ile sözleşmelerini feshettiğini ve video kaydında yer alan kumaş ile gerçek ürün arasında ilgi kurulamadığını da belirttiğini, müvekkili şirkete başlangıçta verilen bedelin iadesinin bir türlü yapılamaması ve davalının çözüme yanaşmaması üzerine müvekkili tarafça Bakırköy .... Noterliği .... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, verilen paranın iadesi ile maddi tazminat taleplerinin iletildiğini ancak davalı tarafından iade veya herhangi bir çözüm yoluna yanaşılmadığını, satıcının bu ayıplara karşı sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili şirketin de sipariş ettiğinden farklı kalite, renk ve tasarımda ayıplı olarak üretilen kostümlerden dolayı sözleşmeden dönme hakkını kullanmak istediğini, 04.10.2022 tarihinde davalıya ödenen ve sipariş edilen ürün tutarının yarısı olan 8.525-USD bedelin sözleşmeden dönme sebebiyle müvekkiline iadesine karar verilmesinin ve bilirkişice hesaplama yapılarak müvekkilinin müşteri kaybının ve ürünlerin sonradan alımında oluşacak maddi zararının (şimdilik 8.575-USD) belirlenmesi ile davacı müvekkiline ödenmesinin gerektiğini, dava açılmadan evvel ticari uyuşmazlıklarda Arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup anlaşamama tutanağının ekte olduğunu, sonuç olarak taleplerinin karşılanması amacıyla işbu davayı açma zaruriyetlerinin doğduğunu, belirterek müvekkili tarafça anılan ve resen görülecek nedenlerle, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat yönünden belirsiz alacak olarak; davalı ... ödenen 8.525-USD bedelin iadesine, müvekkili yönünden müşteri kaybı ve ürünlerin güncel değeri sebebiyle belirsiz alacak olarak şimdilik 8.575-USD maddi tazminatın en yüksek ticari faizle davalıdan tahsiline, bedel iadesinde en yüksek ticari temerrüt faizinin uygulanmasına, masraf ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı ... dava dilekçesinde belirttiği hususların gerçeğe aykırı olup taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkili firmanın, tekstil üretim alanında faaliyet yürüten bir firma olduğunu, davacı firma yetkilisi tarafından müvekkili firmanın üretim yerine gidildiğini, örnek numuneler üzerinden inceleme yapıldığını, kalıpların incelendiğini ve uygun bulunması üzerine belirlenen adetlerde (her gün için 500'er adet) belirlenen fiyatla (toplam 17.000 USD) askeri kostüm, tişört ve şapka siparişinin verildiğini, sipariş sonrası toplam bedelden mahsup edilmek üzere 8525 USD'nin de davacı tarafından müvekkili firma yetkilisine gönderildiğini, müvekkili firmanın, belirlenen adetlerdeki malları zamanında tamamladığını ve gerek mail yolu ile gerekse de .... mesajları ile ürünlerin tamamlandığının ve davacı tarafından teslim alınması gerektiğinin davacı şirkete bildirildiğini, davacı firmanın uzun bir süre malları gelip teslim almadığını, daha sonra müvekkili firma adresine gelip ürünlerin istediği şekilde olmadığını iddia edip çıkıp gittiğini, dava konusu olayda eser sözleşmesinin mevcut olduğunu ve bunun sözlü olarak yapılan bir eser sözleşmesi olduğunu, davacı firma yetkilisinin, müvekkili firmanın üretim yerine gelip numuneleri gördükten sonra sipariş verdiğini, müvekkili firmanın da, davacı ... görüp sipariş ettiği numunelerin aynısını, aynı kalıplarda, aynı kumaş kalitesinde ve aynı renklerde ürettiğini, davacının iddia ettiğinin aksine ayıplı üretimin söz konusu olmadığını, ilk olarak; fotoğraf ve videoda bir tekstil ürününün kumaş kalitesini bilmenin mümkün olmadığını ve ürünün kumaşına dair değerlendirme yapılamayacağını, bunun bile davacının başından itibaren kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, müvekkili firmanın cevabının da tamamen hayatın olağan akışına uygun olduğunu, çünkü ışıktan ve kameradan kaynaklı olarak bir ürünün renginin farklı görünebileceğini, fotoğraf ve videodan incelenen ürünün ayıplı olduğu iddiasının oldukça inandırıcılıktan uzak ve kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu, ayrıca ürünlerin ayıplı olduğunu kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla, davacı ... tarafından ayıp ihbarının süresinde bildirilmediğini, eserin ayıplı imal edilmesinden doğan seçimlik hakların kullanılabilmesi için gerekli olan ayıp ihbarı yapılmış olması şartının bu olayda gerçekleşmediğini, ayıp ihbarı niteliği gereği defi olduğundan süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı savunmasını ileri sürdüklerini, bu nedenle ayıp ihbarının olup olmadığı, var ise süresinde ihbar edilip edilmediği, tarafından değerlendirilmesinin gerektiğini, ayrıca eser sözleşmesinin niteliği gereği ayıp iddiasında bulunan tarafın bu iddiasını ispat etmek zorunda olduğunu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin E:2013/2829, K:2013/4913 Sayılı Kararı ve Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Esas:2012/9832, Karar:2012/10921 Sayılı Kararı göz önüne alındığında burada yapılması gereken hususun; hali hazırda müvekkilinin uhdesinde bulunup davacı tarafından teslim alınmayan ve bakiye bedeli ödenmeyen ürünler üzerinde konunun uzmanı bilirkişi aracılığıyla rapor aldırılması olduğunu, davacı ... dava dilekçesinde belirtmiş olduğu 8.525-USD bedelin iadesi ve belirsiz alacak olarak şimdilik 8.575-USD maddi tazminat taleplerinin hukuka aykırı olup kötü niyetli olduğunu, ayıplı imalat olmadığı için bilakis müvekkili firmanın alacaklı durumda olduğunu, ayrıca davacı ... her ne kadar müşteri kaybı ve ürünlerin güncel değeri sebebiyle belirsiz alacak olarak şimdilik 8.575-USD maddi tazminat talep etmişse de bu zararını ispat etmek zorunda olduğunu ancak davacının dava dilekçesi ve delillerine bakıldığı zaman bu şekilde bir zarara uğradığına dair tek bir somut delil bulunmadığını, belirterek müvekkili tarafça arz ve izah olunan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile; hukuki dayanaktan yoksun davanın tümden reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı ... üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DOSYA BAKIMINDAN;
TALEP:Birleşen dosyanın davacı vekili 09.05.2023 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, tekstil ürünleri üretimi alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalı firma yetkilisi tarafından müvekkili firmanın üretim merkezine gelindiğini, örnek numuneler üzerinden inceleme yapıldığını, kalıpların incelendiğini ve uygun bulunması üzerine 500 adet askeri kostüm, 500 adet tişört ve 500 adet şapka siparişi verildiğini, taraflar arasında toplam bedel olarak 17.000 USD şeklinde anlaşıldığını, sipariş sonrası toplam bedelden mahsup edilmek üzere 8525 USD'nin de davalı tarafından müvekkili firma yetkilisine gönderildiğini, müvekkili firmanın, belirlenen adetlerdeki malları zamanında tamamladığını ve gerek mail yolu ile gerekse de ... mesajları ile ürünlerin tamamlandığının ve davacı tarafından teslim alınması gerektiğinin davalı şirkete bildirildiğini, davalı firmanın uzun bir süre malları gelip teslim almadığını, daha sonra müvekkili firma adresine gelip ürünlerin istediği şekilde olmadığını iddia edip çıkıp gittiğini, dava konusu olayda eser sözleşmesinin mevcut olduğunu, müvekkili firmanın, sipariş verilen malları davalı tarafından da sipariş tarihinde onayladığı kalitesiyle aynı ürün kalitesinde ve aynı renklerde ürettiğini, üretim sonrası ürünlerin teslim alınması için müvekkili firma tarafından defalarca bildirimde bulunulduğunu, davalı firmanın kötü niyetli olarak ürünleri teslim almadığı gibi müvekkili firmanın bakiye alacağını da ödemediğini, bu nedenle müvekkili firmanın bakiye alacağı olan 8475 USD bedelin davalıdan tahsili amacıyla işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, belirterek müvekkili tarafça arz ve izah olunan nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; ilk olarak, her iki davanın aralarında bağlantı olması nedeniyle huzurdaki davanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davalarının tümden kabulü ile, bakiye alacak olan 8575 USD'nin işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı ... üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Birleşen dosyanın davalı vekili, 08.06.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin İstanbul'da kurulu olup ithalat ihracat yaptığını, Libya'dan bir şirket ile askeri kostüm satım sözleşmesi yapması üzerine Libya'ya ithal etmek üzere davalı-karşı davacı şirketten ticari amaçla 500 adet askeri kostüm, tişört ve şapka satın alma konusunda kendileriyle anlaştığını, müvekkilinin, siparişin teknik özellikleri, rengi, nitelikleri konusunda davalı şirkete bilgi verdiğini, müvekkilinin ayrıca delillerinde yer alan ... yazışmalarından anlaşılacağı üzere proforma fatura talep ettiğini ve davalı-karşı davacı tarafından 30.09.2022 tarihli faturanın müvekkiline iletildiğini, 04.10.2022 tarihinde müvekkilinin, toplam sipariş bedelinin yarısı olan 8.525-USD'yi davalı-karşı davacı şirket yetkilisi ...'nun hesabına ödediğini, bedelin yarısının ödendiğinin taraflarca belirtildiğini, ayıplı maldan dolayı bedelin iadesi istemli davanın sayın mahkemenizde görülmekte olan ... E. Sayılı dosya ile müvekkili tarafça açıldığını, müvekkili şirket yetkilisi tarafından mesaj gönderilmek suretiyle davalı-karşı davacıya ürünlerin hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda sorular sorulduğunu, davalı-karşı davacının ise ürünlerin hazırlandığına dair videolar gönderdiğini, işbu videolar üzerine sipariş verilen ürün ile kumaşın farklı olduğunu belirtmiş iseler de davalı-karşı davacının ışık sebebiyle videoda gerçek rengin görünmediğini iddia ettiğini, müvekkili tarafından teslim tarihinde davalı-karşı davacı işyerine gidildiğinde ise sipariş verilen ürün ile hazırlanan kıyafetlerin gerek renk gerek tasarım olarak hiçbir şekilde uyuşmadığının görüldüğünü, müvekkilinin ürünleri teslim dahi almadığını, kötü ifa sebebiyle davalı-karşı davacı uhdesinde bıraktığını, ürünler teslim edilmediği için de ayıp ihbar süresinin başlamadığını hatta teslim almamak suretiyle ayıp ihbarının yapıldığının kabulünün gerektiğini, nitekim bu durumu müvekkilinin, davalı-karşı davacı şirket yetkilisi ile yazışmasında da belirttiğini, Ürünlerin yanlış dikilmesi üzerine müvekkilinin, müşterisi olan .... Şirketine de teslimi zamanında yapamadığını ve müşterisini kaybettiğini, üçüncü şahıs olan müşteri şirketin, müvekkiline ilettiği ihtar ile sözleşmelerini feshettiğini ve video kaydında yer alan kumaş ile gerçek ürün arasında ilgi kurulamadığını da belirttiğini, tüm bunlara ilişkin belgelerin ... E. Sayılı dosyadaki dava dilekçelerinin ekinde sunulduğunu, satıcının bu ayıplara karşı sorumluluğunun bulunduğunu, birleşen dosya davacısının açtığı işbu cevaba konu davanın mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin de sipariş ettiğinden farklı kalite, renk ve tasarımda ayıplı olarak üretilen kostümler sebebiyle sözleşmeden dönme hakkını kullanmak için dava açtığını, 04.10.2022 tarihinde davalı-karşı davacıya ödenen bedelin, müvekkilinin iyi niyetli olduğunun kanıtı olduğunu, müvekkili tarafça açılan davada tüm delillerin sunulduğunu, karşı tarafın ise hiçbir delil sunamadığını, kalan bedelin talep edilmesinin aksine, davalı-karşı davacının müvekkili tarafça ödenen bedeli ve zararlarını karşılamasının gerektiğini, belirterek müvekkili tarafça anılan ve resen görülecek nedenlerle, birleşen dava yönünden davanın reddine, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik iş sayılı dosyası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ,Bakırköy ... Noterliği, müzekkere cevaplı dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle; Davacı .... Nakliyat Ltd. Şti.'nin siparişi üzerine davalı ... San. Ltd. Şti. tarafından 500 adet askeri elbise ve şapka imal edildiği, davacının siparişine ait elbise fotoğrafındaki elbise ile davalının imal ettiği elbisede cırt cırtların konumu, ceplerin yerleşimi, kamuflaj deseni hususlarında birbirine benzer olduğu, ancak ürünlerin baskı rengi farklı olduğundan ayıplı olduğu, kumaşın baskı rengi ayıbının çıplak gözle incelemeyle anlaşılabilecek açık ayıp olduğu, davacının ürünleri teslim almak için davalı işyerine gittiğinde imal edilen ürünlerin baskı renginin sipariş konusu ürünün baskı renginden farklı olduğundan ayıplı olduğunu tespit ettiği ve baskı rengi yönünden ayıplı ürünleri alamayacağını davalıya bildirerek ayıp ihbarında da bulunduğu kanaati ile rapor sunmuştur.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyet ek raporunda özetle; 24/10/2023 tarihli kök bilirkişi raporuna karşı itirazlar doğrultusunda tespit ve değerlendirmelerinde herhangi bir değişiklik olmadığı, Libya'daki müşterisinin kaybı nedeniyle davacının 1.650.000 USD tutarında siparişi kaçırdığı, müşteri kaybı nedeniyle davacının zararı çok daha fazla olduğu halde davacının 5.000 USD zarar talebinde bulunduğu, işbu talep dayanığının, davacı tarafından davalıya gönderilen Bakırköy ....Noterliği'nin 15/12/2022 tarihli ... nolu ihtarnameyle davacı tarafından davalıdan Libya'daki müşterinin kaybı nedeniyle 5.000 USD tazminat ve fiyat artışı nedeniyle oluşan zarar ve kargo masraf bedeli olarak 3.475 USD talebi olduğu; Davacının fiyat artışı nedeniyle oluşan zararı ve kargo masraf bedeli zararına dair herhangi bir belge sunulmadığından davacının zarar iddiasının ispata muhtaç kaldığı; Mahkeme nezdinde asıl davacının davasının kabulü halinde ürünlerin açık ayıplı olması sebebiyle davacı tarafından davalı ... ödenen 8.525,00 USD bedelin iadesinin gerektiği, birleşen dava bakımından ise taraflar arasında 17.000,00 USD bedel üzerinden anlaşıldığı, ancak birleşen davalı tarafından birleşen davacıya 8.525,00 USD ödendiği, bakiye alacak 8.475,00 USD bedelin ödenmesi talepli davasında ürünlerin açık ayıplı olduğunun tespiti çerçevesinde hukuki yorum ve nihai takdirin mahkemeye ait olduğu kanaati ile rapor sunulmuştur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.
İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi
“(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; asıl dava bakımından uyuşmazlık konusu davacının davalı ile aralarında yapılan anlaşma neticesinde spariş bedelinin yarısına ilişkin yapılan ödemenin davalının ürünleri teslim etmemesi ,istenilen özelliklerde olmaması nedeni ile ödenen bedelin iadesini talep edip edemeyeceği olup birleşen dosya bakımından ise spariş verilen malları davalı tarafın da sipariş tarihinde onayladığı kalitesiyle üretilip üretilmediği davalının temerrüde düşüp düşmediği ve davacının bakiye alacağını kalıp kalmadığına ilişkin olup bu kapsamda tarafların ticari defterleri ve ürünler üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda her ne kadar davalı birleşen dosya davacısı ürünlerin istenen şekilde yapıldığını iddia etmiş ise de tekstil mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen kök ve ek raporda üretilen elbiselerin açık ayıplı olduğu ve davacı birleşen dosya davalısı tarafından ayıp ihbarında bulunulduğu tespit edilmiştir bu hali ile davalı birleşen dosya davacısının ürünlerin anlaşma doğrultusunda yapıldığı iddiasını ve bu nedenle alacaklı olduğu iddiasını ispatlayamamıştır. Asıl dava bakımından ise tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda SMM ve Tekstil Mühendisi bilirkişisi tarafından yapılan bilirkişi incelemesinde ürünlerin açık ayıplı olması sebebiyle davacı tarafından davalı ... ödenen 8.525,00 USD bedelin iadesinin gerektiği, zarar iddiası bakımından ise dosyada belge olmadığından hesaplama yapılmadığı tespit edilmiş olup bu hali ile davacının ödemiş olduğu 8.525,00 USD bedelin iadesi gerektiğinden bu talebi bakımından davanın kabulü ile davacı tarafın ödemiş olduğu 8.525 USD'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, zarar iddiası bakımından ise ispat edilmediğinden reddine karar verilmek sureti ile kısa kararda sehven "karşı" dava yazıldığı, karşı davanın değil "birleşen" davanın bulunduğu ve bu yönü ile hüküm kurulduğundan yazım hatası tashih edilmek sureti ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1-Davacı tarafın ödemiş olduğu 8.525 USD'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının zarar iddiasını ispat edilemediğinden reddine,
3-Alınması gerekli 10.995 TL harçtan peşin alınan 5.470,63 TL peşin harcın mahsubu ile 5.524,40 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90- TL başvuru harcı, 5.470,63 TL peşin nispi harç, 25,60-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.676,13- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 25.752,32 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 25.601,28 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 5.806 TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 2.903-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 2.903-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 1.560 TL'nin davalıdan, 1.560-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE,
1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.822,32 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.394,72 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun 2023/1593 numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.340,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın reddi nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 26.442,40 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6- HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/06/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza