T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/183 Esas
KARAR NO: 2023/954
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/02/2023
KARAR TARİHİ: 23/10/2023
K. YAZIM TARİHİ : 03/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davacı müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, işbu ticari ilişkide, taraflar arasında ... tarihleri arasında düzenlenecek olan ... Fuarına katılım sözleşmesi akdedildiğini fakat davalı firma işbu sözleşmenin şartlarına uymayarak müvekkili aleyhine telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açtığını, taraflar arasında akdedilen fuar katılım sözleşmesi gereği; ... tarihleri arasında düzenlenmesi taahhüt edilen ... Fuarı, davalı şirket tarafından pandemi koşulları öne sürülerek iptal edilmiştir ve akabinde söz konusu fuarın ... tarihinde yapılacağı kararlaştırıldığını, işbu ertelemeye müvekkili şirketin muvafakati olduğu görüldüğünü, ancak davalı firma tarafından düzenlenmesi gereken fuar ... tarihinde de düzenlenmdiğini, müvekkili firmanın tüm hazırlıklarını tamamlamış olmasına rağmen fuar tarihine 10 gün kala fuarın yine ertelendiği davalı firma tarafından müvekkiline bildirildiğini, davalı firma tarafından ... tarihleri arasında yapılması taahhüt edilen fuarın pandemi koşulları öne sürülerek ... tarihine ertelenmesi ancak o tarihte de hiçbir geçerli gerekçe sunulmadan fuara 10 gün kala tekrar ertelenmesi müvekkilinin ve sektördeki diğer firmaların telafisi mümkün olmayan hak kayıpları yaşamasına yol açtığını, müvekkili firma bu ertelemeyi kabul etmeyerek 13.12.2021 tarihinde davalı firmaya T.C Bursa ... Noterliği vasıtasıyla ihtarname çektiğini, sözleşmeden döndüğünü belirterek müvekkili tarafından davalıya ödenmiş olan sözleşmede belirtilen tutarın iadesini talep ettiğini, taraflar arasında akdedilen fuar katılım sözleşmesi gereği, ... tarihleri arasında düzenlenmesi taahhüt edilen ... FUARI için, davacı müvekkili firma, davalı firmaya 86.012,11 TL ödeme yaptığını, işbu fuarın ... tarihleri arasında pandemi koşulları öne sürülerek ... tarihine ertelenen ancak fuar tarihine 10 gün kala müvekkilinin tüm hazırlıklarını tamamladığını, tüm müşterilerini fuara davet etmitiğini ve üretimlerini fuara göre şekillendirmiş olmasına rağmen söz konusu fuar davalı firma tarafından geçerli bir gerekçe olmadan tekrar ertelendiğini, işbu sürekli erteleme durumu müvekkili aleyhine telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açmış ve müvekkili firma 13.12.2021 tarihinde davalı firmaya Bursa .... Noterliği kanalıyla ihtarname göndererek ödemiş olduğu 86.012,11 TL bedelin iadesini talep ettiğini, bu tarihlerden sonra fuar gerçekleştirilmediği gibi, davacı müvekkili firmaya bahsi geçen ücretin iadesi de yapılmadığını, davalı firma, ... Fuarını 2. kez sebepsiz şekilde ertelediği tarihlerde başka sektörlerde fuarlar düzenlediğini, davalı firmanın, gecikmeye sebebiyet veren haller olarak pandemi koşullarını öne sürmesinin kabul edilebilir bir yanı bulunmadığını, zira davalı firma tarafından düzenlenen .... fuarı, ... tarihleri arasında düzenlenen ... fuarı ve düzenlenenen ... gibi diğer sektörel fuarlar pandemi nedeni ile erteleme iddialarınızın son derece mesnetsiz olduğunu, müvekkili firma tarafından davalı firmaya ödenmiş olan 86.012,11 TL ücretin iadesinin müvekkili firmaya yapılmaması üzerine, 13.05.2022 tarihinde müvekkili firma alacağını tahsil edebilmek adına davalı firmaya icra takibi başlattığını, müvekkili firma tarafından davalı firmaya ödenmiş olan 86.012,11 TL ücretin iadesinin müvekkili firmaya yapılmaması üzerine, 13.05.2022 tarihinde müvekkili firma alacağını tahsil edebilmek adına davalı firmaya icra takibi başlattığını, ödeme emrinin davalı firmaya tebliğinin akabinde davalı firma 30.01.2023 tarihinde borca haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz etmiştir ve söz konusu takip durduğunu, borçlu şirketin ödeme emri üzerine öne sürmüş olduğu itiraz nedenleri haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, alacak likit olup borcunu kötü niyetli olarak inkar eden davalı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere; davalı borçlu şirket aleyhine açtıkları itirazın iptali davanın kabul edilerek, davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki haksız itirazlarının iptali ile takibin devamını, borcunu bilerek ve kötü niyetli olarak inkâr eden davalı borçlu şirket aleyhine asıl alacağın %100'ü kadar icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalı borçlu şirkete yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirket; ... bünyesinde yurt içi ve yurt dışında, dünya çapınca çeşitli uluslararası geniş katılımlı fuarlar düzenleyen organizatör bir şirket olduğunu, davalı şirket ise tekstil sektöründe faaliyet gösteren, üretimini gerçekleştirdiği ürünleri müvekkili şirketin organize ettiği fuarda sergilemek isteyen bir tekstil şirketi olduğunu, bu amaç doğrultusunda müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, ... tarihleri arasında düzenlenecek .... Fuarı (...) için "Fuar Katılım Sözleşmesi" akdedildiğini, ancak bu sözleşmeye konu fuar organizasyonu kamu kurumların da mecbur kılması kapsamında Covid-19 virüs salgını nedeniyle, haklı sebeplerle ve sözleşme hükümleri kapsamında ileri bir tarihe ertelendiğini, neticede ertelenen fuar ... tarihleri arasında gerçekleştirildiğini, yapılan sözleşmede yer alan hükümler gereğince müvekkili şirket fuarı erteleme hakkına sahip olduğunu, davacı tarafın ödeme yapıldığına ilişkin iddialarına da açıkça itiraz ettiklerini, kaldı ki kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için ödemenin yapıldığı düşünülecek olsa dahi fuar katılım bedelinin iade edilemeyeceği hususu da sözleşme ile hüküm altına alındığını, müvekkili şirket tüm dünyayı kasıp kavuran Covid 19 pandemisi nedeniyle devlet tarafından alınan kararlara ve yayınlanan genelgelere uyarak davaya konu fuarı ertelemek zorunda kaldığını, özellikle fuarın uluslararası bir fuar olması, yapılması planlanan tarihte yurt dışından gelecek potansiyel müşteri katılımcıların pandemi nedeniyle katılamayacaklarına ve bu sebeple fuarın ertelenmesine yönelik talepleri olması ve fuardan elde edilecek faydanın düşük olması dikkate alarak fuar tarihini ertelediğini beyanla haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddini, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
Davacı ve davalı tacir olup TTK 18/2 maddesi uyarınca her iki tarafın da ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli olma yükümlülüğü bulunmaktadır.
6098 sayılı TBK m. 26'da bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirlenebileceği düzenlemesi yer almaktadır. Bu temel kuralın istisnası ise 20. maddede (TBK m. 27) ahlâka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu açıklanmıştır. Sözleşme serbestisi kavramının temeli irade özgürlüğüne dayalıdır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın irade özgürlüğüne ilişkin hükümleri (m. 12/1, 13, 17/1, 19, 35/1, 48/1, vb.) göstermektedir ki; hukuk sistemimiz kişilerin irade özgürlüğüne sahip olduğunu temel bir ilke olarak benimsemiştir.
Genel işlem koşulları 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’dan önce 818 sayılı BK düzenlemesi içerisinde yer almasa da kamu düzeni, ahlâka aykırılık, kişiliğin korunması, sosyal adalet gibi farklı hukuki dayanaklarla bu husus pek çok yargı kararı ile (örneğin; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli, 1996/3-717 E., 1996/850 K. sayılı kararı) kabul görmüştür. Yine TBK’nın yürürlüğünden önce mevzuatımızda, oldukça sınırlı sayıda ve dar kapsamda da olsa, genel işlem koşullarına ilişkin bazı hükümler yer almıştır (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 766, 1266; 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu m. 24; Sermaye Piyasası Kurulunun Aracılık Faaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Tebliği m. 47/3 gibi). Bu düzenlemelerden biri de tüketici hukukunda mevcuttur.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflara arasında fuar katılım sözleşmesi bulunduğuna ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu sözleşme kapsamında fuara katılma bedelinin 86.012,11 TL ödediğini, fuarın iptal edilmiş olmasına rağmen davalının ödedikleri bedeli iade etmediğinden bahisle bu bedelin iadesi talebi ile iş bu alacak talebinde bulunmuş olup davalı Fuarın iptal edilmediğini ertelendiğini, kaldı ki sözleşmenin 2. Maddesinde fuar tarihinin değiştirilmesi hususunun davacı tarafça kabul edildiğini bu nedenle bedelin iadesini talep edemeyeceği yönünde savunmada bulunmuştur. Burada irdelenmesi gereken taraflar arasındaki sözleşmenin 2. Maddesinin geçerli olup olmadığı, haksız şart niteliğinde olup olmadığı, ertelenen fuar nedeni ile ödediği fuar katılım bedelinin iadesinin mümkün olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Yukarıda bahsedildiği gibi sözleşme özgürlüğü, bir akdi yapıp yapmama, içeriğini belirleme, akdin karşı tarafını seçme, akde son verebilme ve akdin şeklini belirleyebilme serbestîsi anlamına gelmekte olup, kimse bir akdi yapmaya zorlanamayacağı gibi istediği bir akdi yapmaktan da alıkonulamayacaktır. Taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi geçerli bir sözleşme (Fuar Katılım Sözleşemesi) mevcut olup, davacının ve davalının basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğüne sahip oldukları hususu ise izahtan varestedir. Bu nedenle de "Fuar Katılım Sözleşmesi" nin 2. Maddesi tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırdıkları hüküm olup geçerli olup, haksız şart olarak kabulü mümkün olmayıp tarafları bağlayıcı olduğundan ve madde metin içeriğinden davalının gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğinin açıkça düzenlendiği, kaldı ki gelen yazı cevaplarından Fuar tarihinin mücbir sebep ile ertelendiği ve ertelenme ve yeni tarih ile ilgili gerekli bilgilendirmelerin hem internet sitesinden ilan edildiği hem de davacı tarafa mail yolu ile bilgilendirme yapıldığı, basiretli tacir gibi davranması gereken davacı tarafın sözleşmenin imzalanması sırasında sözleşmenin 2. maddesini bildiği, bu hükme göre de ödenen bedelin iadesini talep hakkının olmadığı, ödeme yükümlülüğünün devam ettiği ve ertelemenin taraflara sözleşmenin feshi hakkı da tanımayacağı düzenlenmiş olup açıklanan gerekçelerle açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre hesaplanan ve tahsili gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.504,36 TL peşin harçtan mahsubu ile Hazine'ye irat kaydına, bakiye 1.234,51 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3- Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
Sarf olunmayan gider/delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine ,
4- 6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 330,00 TL x 2 saat= 660,00 TL) X 2 = 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine red olunan dava değerine göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya ödenmesine dair,
Davacı vekili (e-duruşma ile) ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır