T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/232 Esas
KARAR NO : 2024/446
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/03/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2024
K. YAZIM TARİHİ : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin haber ajansı olarak faaliyet göstermekte olup ülke çapında ve hatta yurt dışında yaygın ağı ile elde edilen haberleri, abonesi olan yayıncı ve yayımcı kişi ve kuruluşlara bedeli karşılığında sattığını, müvekkili şirketin tüm gelirini haber satışlarından sağladığını, muhabir çalışanların masrafları, maaşlar ve telif ücretleri bu gelirlerden sağlandığını, müvekkili şirket ile fiili veya hukuki hiçbir ilişkisi olmayan, müvekkili şirket ile herhangi bir abonelik sözleşmesi bulunmayan https://....com isimli internet sitesinde, muhtelif zamanlarda müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında ve hukuka aykırı olarak; müvekkili şirkete ait haberler, resim, fotoğraf ve makaleleri v.s. yayımlandığını, müvekkili şirketin internet sitesinde "www... com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı ... A.Ş.'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz." yasal uyarısı ile yayım hakları saklı tutulduğunu, işbu yasal uyarıya rağmen davalının, müvekkili şirketten izin almadan, müvekkiline ait internet sitesinde yayınlanan ve sadece abonelerine sunulmak üzere, fotoğraf ve görüntülerle yayınlanmaya hazır hale getirilen haberi, emeksiz masrafsız kendi yayını ve/veya internet sitesi” vasıtası ile okuyucuya sunduğunu, https://...com isimli internet sitesinin https://....com /.... adresinde yayınlanan haber tamamen müvekkiline ait olup haber .... İstanbul Muhabirlerinden .... - ....- ...-...tarafından hazırlanmış olup müvekkili şirketin imtiyaz sahibi olduğu www....com.tr internet sitesinde https://www....com.tr/.... adresinde yayınlandığını, Müvekkil Şirket'e ait "Motosiklet kazası geçiren .... taburcu oldu" başlıklı haberi izinsiz kullanan davalının internet sitesi, müvekkili şirketin abonesi olmadığı gibi müvekkili şirkete ait haber, görüntü ya da fotoğraf başına ücret ödeyen bir kuruluş da olmadığını, dava konusu haberlerin ilk kez müvekkili şirket tarafından üretilip kullanıldığı bilirkişi incelemesi ve ... kayıtlarının taranmasıyla da ortaya çıkacağını, davalının, müvekkili şirkete ait haberi herhangi bir karşılık ödemeksizin veyahut abone olmadan izinsiz elde ettiğini ve müvekkili şirketin logosunu kullanmadan yayımladığını, böylece haksız rekabet hükümlerini açıkça ihlal ettiğini, davalı tarafın işbu eylemleri TTK 54 ve devamında tanımlanan haksız rekabet kapsamında değerlendirileceğini, müvekkili şirkete ait işbu dava konusu haberlerin https://....com alan adlı internet sitesinde izinsiz yayınlanması nedeni ile haklarının ihlal edildiği aşikar olduğunu, dahası davalının müvekkili şirketin hak sahibi olduğu içerikleri kullanarak internet sitesine erişim-tıklanma sayısını arttırdığını, böylece daha fazla trafik ve reklam aldığını, davalının bu fiili ile müvekkili şirkete ait olan haberleri yeniden yayınlamak suretiyle haber üzerinden haksız bir biçimde kar elde ettiğini, nitekim izne dair uyarı müvekkili şirketin internet sitesinde belirtilmiş olmasına rağmen, davalının müvekkili şirketten hiçbir izin almaksızın yaptığı bahsi geçen yayın sebebiyle, müvekkili şirketi zarara uğrattığını ve bu yayın sayesinde, müvekkili şirketin hak sahibi olduğu içeriği kullanarak haksız bir biçimde kar elde ettiğini, bu nedenle davalı aleyhine maddi tazminat hükmedilmesinin bütün şartları oluştuğunu beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, HMK 107. Maddesi uyarınca açılan belirsiz alacak davasında: davanın kabulünü, TTK m.54 vd. uyarınca haksız rekabetten kaynaklı 1.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminatın haberin yayınlandığı tarih itibariyle işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirkete ait https://...com sitesinde dava konusu haberin çok kısa bir süre içinde yayından kaldırıldığını, ayrıca ilgili haberin, müvekkili şirketin sitesinde bulunduğu süre içinde, sadece 52 kişi tarafından okunmuş olup, bu sayıdan da anlaşılacağı üzere, haber hızla yayından kaldırıldığını, haberin sadece 52 kişi tarafından okunduğu davacı tarafin delil olarak sunduğu belgeden de açıkça görüldüğünü, davacı şirket haberin kaynağı olduğu iddiasını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirket sitesinde yaptığı haberleri ücretli bot kaynaklardan almakta olup bu haberler otomatik olarak yapıldığını, davacının, müvekkil şirketin haberi ... 'tan aldığına dair somut bir delil sunması gerektiğini, 50 site de aynı haberin yayımlandığını, ilgili haberin, otomatik olarak, editör tarafından haber botu diye tabir edilen mecralardan alındığını, mevcut haberin, ulusal yayın yapan ve okunma sayıları oldukça fazla olan mecralarda hala güncelliğini koruduğunu, müvekkili şirketin ise, haberi yayınlamaktan vazgeçtiğini, müvekkili şirketin, davacı şirkete zarar verme kastı ve kötü niyeti asla olmadığını, davacı şirketin dava dilekçesinde talep ettiği tazminat miktarı hak ve nefaset kurallarına uygun olmadığını, manevi tazminatın bir cezalandırma yöntemi olmadığını, ayrıca, manevi tazminatın zenginleşme aracı da olmadığını, bu nedenle, zenginleştirici ve özendirici olmaması gerektiğini, maddi tazminat talep edebilmek için kusurun ve illiyet bağının ispatlanması şart olduğunu, maddi zararın da ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın, dava dilekçesinde, müvekkili aleyhine ödenmesini talep ettiği tazminat miktarına recskont faizi işletilmesini talep etmekte ise de, davacının talep edebileceği faiz miktarı yasal faiz olup, fahiş faiz oranı talebine itiraz ettiklerini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Her ne kadar iş bu dava ticari dava niteliği taşıdığından bahisle mahkememizde ikame olunmuş ise de ; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olmaması, davacı haber ajansına ait haberin yayın hakkı satın alınmadan yayınlanmasından kaynaklı olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna,
2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince ,
-Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden ,
-Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten,
-Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren
2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına,
5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden karar verildi. 06/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır