T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/239
KARAR NO: 2023/654
DAVA: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ: 14/03/2023
KARAR TARİHİ: 07/07/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 26/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkili aleyhinde, davalı kurum tarafından ... hesap numaralı elektrik sayacına ilişkin 22/02/2023 tarihli .... Fatura seri nolu 87.526,17 TL kaçak elektrik kullanım bedeli faturası geldiğini, işbu nedenle müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığının tespiti ile tahakkuk edilen kaçak elektrik kullanım bedelinin iptaline karar verilmesine ve ihtiyati tedbir yolu ile ödeme işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile huzurdaki davanın davacının harici hat çekmek sureti ile sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi sebebi ile tanzim olunan kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden, tahakkuk edilen fatura bedelinden ötürü borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olarak açılan menfi tespit davası olduğunu, haksız fiil hükümlerine tabi olup dolayısıyla yetkili mahkemenin HMK' nın 16. maddesi gereği, zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yeri olan “.... Caddesi No:168 Kağıthane/İSTANBUL” adresinin bağlı olduğu İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davanın yetki yönünden usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Merter Vergi Dairesi Müdürlüğü, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, .... A.Ş. İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dava, İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun ; "Genel Yetkili Mahkeme" başlıklı 6.maddesinde :"(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
(2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir." "Sözleşmeden Doğan Davalarda Yetki"başlıklı 10.maddesinde "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. "
"Haksız Fiilden Doğan Davalarda Yetki" başlıklı 16.maddesinde; " Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulun- duğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir."
"Yetki sözleşmesi " başlıklı 17.maddesinde " Tacirler veya kamu tüzel kişileri, arala- rında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleş- meyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır."
"Yetki İtirazının İleri Sürülmesi " başlıklı 19.maddesinde ;(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürül- mesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." hükmüne yer verilmiştir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; dosyada mevcut tutanak kapsamından anlaşılacağı üzere kaçak ve usulsüz elektrik tutanağının düzenlendiği tarihten önce davacı ile davalı arasında elektrik aboneliği tesis edilmiştir. Şu durumda, taraflar arasında kurulan abonelik ilişkisi sözleşme niteliğinde olup, da- vacının bu sözleşme ilişkisine dayanarak ve sözleşmeye aykırılık iddiasıyla oluşan zararının gide- rilmesini talep ettiği kabul edilmelidir. O hâlde sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın, haksız fiil kurallarına göre değil sözleşme hukuku çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği kuşkusuzdur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/3-1001 E., 2018/245 K. Sayılı 21/02/2018 tarihli ilamı) Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin 23/2 maddesinde; sözleşmeden doğan uyuş- mazlıklarda "İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu" belirtilmiş ise de , dosya içeriğine göre davacı tüzel kişi olmadığı gibi tacir kaydı da bulunmamaktadır. Bu nedenle sözleşmedeki yetki şartı geçer sizdir. (HMK 17.md)Ancak sözleşmenin ifa yeri "Kağıthane/Eyüp/İstanbul" olup bu adres itibariyle İstanbul Mahkemeleri yetkilidir. (HMK 10.md) Bu nedenle mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nın 114/1. maddesinin ç bendi uyarınca kesin yetki nedeniyle mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkisizlik nedeni ile HMK.m.115/2 uyarınca dava dilekçesinin REDDİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince yetkisizlik kararı, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 07/07/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."