T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/297 Esas
KARAR NO : 2024/337
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/03/2023
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
K.YAZIM TARİHİ :22/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının tüm gelirini haber satışlarından sağlamakta olduğunu, muhabir çalışanların masraflarını, maaşlarını, telif ücretlerini bu gelirlerden sağlamakta olduğunu, davacı ve davacıya bağlı muhabirler tarafından yapılan haber ve görüntülerin, üçüncü kişiler tarafından izin almadan ve bedeli ödenmeden alınması halinde davacının mağdur olacağını hatta bu sayının artmasının davacının mahvına sebebiyet vereceğini, dava konusu haber içeriğinin davacı tarafından hazırlandığını, davalı tarafından ticari maksat elde etmek amacıyla ve davacının izni olmaksızın kullanıldığını, davacının sahibi olduğu internet sitesinde yayınlanan haber ve haber içeriğinin davalıya ait internet sitelerinde izinsiz ve hukuka aykırı olarak yayınlandığını, davacı ile fiili ve hukuki hiçbir ilişkisi olmayan, davacı ile herhangi bir abonelik sözleşmesi bulunmayan davalıya ait https://www.......net, https://www.......com, https: //www......com isimli internet sitelerinde, muhtelif zamanlarda davacının makalelerinin yayınlandığını, davacının internet sitesinde “www......com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı ...... Ajansı A.Ş.'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz.” yasal uyarısının yer aldığını, yayım haklarının saklı tutulduğunu, yasal uyarıya rağmen davalının davacıdan izin almadan davacıya ait internet sitesinde yayınlanan ve sadece abonelere sunulmak üzere, fotoğraf ve görüntülerle yayınlanmaya hazır hale getirilen haberi, davalının emeksiz, masrafsız, kendi yayını ve/veya internet sitesi vasıtası ile okuyucuya sunduğunu, söz konusu haberin davacı şirket muhabirleri tarafından hazırlandığını ve davacıya ait internet sitesinde yayınlandığını, bu izinsiz kullanıma konu haberin davalı tarafından abonelerine servis edildiğini, davalının davacıya ait haberi herhangi bir karşılık ödemeksizin veya abone olmadan izinsiz elde ettiğini ve davacının logosunu kullanmadan yayınladığını, böylelikle haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini, davalının davacının hak sahibi olduğu içerikleri kullanarak internet sitesine arttırdığını, böylelikle daha fazla trafik ve reklam aldığını, davalının bu filli ile davacıya ait olan haberleri yeniden yayınlamak suretiyle haber üzerinden haksız bir biçimde kar elde ettiğini, iddia ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafça dosyaya süresi içerisinde sunulmuş herhangi bir cevap dilekçesine rastlanmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır.
Bilirkişiler Doç.Dr. ......, Dr. ...... ve ..... tarafından mahkememiz dosyasına sunulan 22.11.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; 22-09-2022 tarih, 23:12 saatli haber https://www....... , https://www.......com ve 22-09-2022 tarih, 23:12 saatli haber https: //www......com isimli internet sitelerinde izinsiz olarak haber içeriği ve fotoğrafları kullanılarak yayınlanan haber ........ Haber Ajansı Muhabirleri ..... tarafından hazırlanmış olup, www.......com.tr internet “sitesinde 22.09.2022 tarihinde saat 22:06'da https: //www.......com.tr/..... adresinde yayınlanmıştır. DHA diğer haber sitelerinden daha önce haberi yayınlamış ve içerik hazırlamıştır. Haber içeriği ve fotoğraflar izinsiz olarak https: //www.......net, https://www......com ve https: //www.......com isimli internet sitelerinde kullanıldığı delil belgelerinden incelenmiş, davalı tarafa ait haber sitelerinin güncel sayfalarında ise dava konusu haberin kaldırıldığı tespit edilmiştir. Dava konu eylemin FSEK 36 uyarınca iktibas serbestisi kapsamında olduğu ve haksız rekabet teşkil etmedi. Dava konusu haber yazılarının TTK'nin kabul ettiği "iş- çalışma ürünü" niteliği dışında boyutları bulunduğu, somut ihtilafa konu eylemin TTK 55 kapsamında değerlendirilemeyeceği, değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran mahkemeye ait olduğu , ancak, muhterem mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece sayın mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışı olduğu yönünde heyet raporu sunmuşlardır.
Bilirkişiler Doç.Dr. ....., Dr. ...... ve ..... tarafından mahkememiz dosyasına sunulan 21.02.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Kök raporumuzdaki tespit ve görüşlerimizi aynen muhafaza ettiğimiz ve fakat davacının dosyaya sunduğu yerel mahkeme kararlarında işaret edilen hususlar uyarınca muhterem mahkeme tarafından haksız rekabetin mevcudiyetine kanaat getirilirse, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil eden fiiller olduğu ve TTK m. 55/1-c ve FSEK m. 84 kapsamında ihlale yol açtığından bahsedilebilecektir. Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece mahkemeye ait bulunduğu kanaati ile rapor sunmuşlardır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 04.06.1958 gün 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda belirtildiği üzere; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hakimin görevidir. Başka bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise hakime aittir. Bu ilke 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33. maddesinde de "Hakim, Türk hukukunu resen uygular." şeklinde düzenlenmiştir. Huzurda görülen dava, davacı tarafından üretilen haber içeriklerinin davalı tarafından izinsiz bir şekilde kullanıldığı iddiası ile Türk Ticaret Kanunu'nun 54. ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümleri, fikri mülkiyet hükümlerine nazaran genel hüküm niteliğinde olup her iki hukuk dalını ilgilendiren bir olayda bu hükümlerin kümülatif olarak uygulanması gerekir. Dava konusu olayda dava konusu içeriğin TTK'ya göre daha özel nitelikte bulunan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında "eser" niteliğinde mi yoksa 5846 sayılı kanunun 36. maddesinde özel olarak düzenlenmiş bulunan "gazete içeriği" niteliğinde olup olmadığının söz konusu kanun hükümlerine göre değerlendirilmesi dolayısıyla da öncelikli olarak dava konusu uyuşmazlığın çözümünde 5846 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. FSEK'in 76. maddesine göre söz konusu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalarda görevli mahkeme ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olup bu mahkeme ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK'nın 5/3. maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Yukarıda ayrıntılı bir şekilde izah edildiği üzere söz konusu davanın görevli mahkeme olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İş yoğunluğu nedeniyle gerekçesi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Yasası’nın 294/4 Maddesi Uyarınca Bir Ay İçinde Dava Dosyasına Eklenmek Üzere;
1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna,
2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra usulüne uygun talepte bulunulmaması nedeniyle davaya görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,
5- Yargılama gideri ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
02/04/2024
Katip ......
¸E-imza
Hakim......
¸E-imza