T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/689 Esas
KARAR NO : 2024/644
DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
DAVA TARİHİ : 19/07/2023
KARAR TARİHİ : 24/06/2024
K. YAZIM TARİHİ : 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilinin 1965 yılından beri Almanya'da yaşadığını, uzun yıllar Almanya'da çalışıp para biriktirdiğini, bu paralarla Türkiye'de bir yatırım yapmak istediğini, başka projelerden tanıdığı ........'ın tavsiyesi ve yönlendirmesi ile 05/11/1993 tarihinde Gaziosmanpaşa ..... Noterliği ..... yevmiye nolu Hisse Devir- Temlik sözleşmesi ile o dönemde ünvanı ..... İNŞAAT VE TAAHHÜT LTD ŞTİ olan şirket hissedarlarından ...... 'dan 1.666.000 TL ödemek sureti ile 1666 hisse devraldığını, şirkete ortak olduğunu, şirket Müdürünün ........ olduğunu, kendisinin Almanya'da yaşaması nedeni ile devir işlemlerinin hukuki sakıncalarının olacağı kendisine söylendiğini, müvekkilinin yapılan inanç sözleşmesi ile Pay devrinin Şirket Müdürü tarafından daha sonra yapılacağı düşünerek uzun yıllardır yaşadığı Almanya'ya döndüğünü, orada yaşamaya devam ettiğini, annesinin Sağlık sorunları olduğundan uzun zaman Türkiye'ye gelemediğini, müvekkilinin bildiğine göre 25/11/1992 de ........ 5.000 hissesini ........'ya devrettiğini, şirket hissedarlarının 5000 hisse ........ 5000 hisse ........olduğunu, daha sonra ........hisselerini ........'a devrettiğini, nihayet 27/05/1997'de ........ 5000 hissesini ........'a devrettiğini, 27/05/1997'de şirketin 5000 hissesi ........, 5000 Hissesi ........'a ait olduğunu, ..... Park İsimli Devre Mülk Projesinde beraber ortak olduğu ........'ı yakından tanıdığından bir çok kez Pay Devrinin Pay Defterine işlenmesini ve Tescilini talep ettiğini, olumlu yanıt alınmadığını, ........ tarafından kendisine bir takım yazılı belgeler verilmiş ortaklığının her halükarda geçerli olduğunu ve kendisini mağdur etmeyecekleri taahhüt edildiğini, daha sonraki yıllarda Şirket Ünvan değiştirdiğini, tüm hisselerin ........'a geçtiğini, halen de şirket sahibinin ........ olduğunu, müvekkilinin ........'a inandığını, hisselerin devredileceği günü beklediğini fakat uzun yıllar geçmesine rağmen müvekkiline herhangi bir kâr payı verilmediği gibi müvekkilinin o dönem ödediği 1.666.000 TL ile arsalar alındığını, inşaatlar yapıldığını, müvekkilinin verdiği paranın kullanıldığını, şirket ortağı ........tarafından kendisine 5.000 Alman Markı bedelli Senet verildiğini fakat bu senedin ödenmediğini, o dönemdeki şirkete ait 2 adet arsa bulunmakta olup küçük olan Arsa ........ tarafından ..... 'e verildiğini, ........te bu arsadaki müvekkilinin Payına karşılık 1.000 DM elden ödenmiş 5.000 DM Senet vermiş ve 1,5 Daire ve Şirkete ait Kamyonun yarısı müvekkiline devretmeyi Taahhüt etmiş fakat kendisine ödeme yapılmadığını, davalı şirket yönetimi tarafından müvekkilinin payı Pay defterine işlenmediği ve tescil edilmediğinden müvekkilinin Bağkur Sigortası dahi yapılamadığını, müvekkilinin milyonlarca liralık kaybının yanı sıra sosyal güvencesi olmadığını, emekli olamadığını, müvekkilinin 5 Kasım 1993'te devir aldığı 1666 hissesinin Pay defterine işlenmesini ve devrin Tescil ve İlanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
SMMM Bilirkişi ...... ve ...... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 30/04/2024 tarihli rapora göre ; '' Davacının satın alma keyfiyetinin pay defterine işlenmesi için süresi içinde davalı şirkete başvurduğuna ilişkin somut bir delil bulunmadığı, bu bakımdan davacının dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğu'' hususu belirtilmiştir.
Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde;
Davacı tarafça 1993 yılında devir aldığı davalı şirkete ait 1666 hissenin şirket pay defterine işlenmesi, devrin tescil ve ilanı talebi ile dava açılmıştır.
Limited şirketlerinde pay defterinin tutulmasının zorunlu olması ve noterde yapılan pay devrinin ortaklar genel kurulu onayı alındıktan sonra geçerli olması karşısında limited şirket pay devrinin tescilini talep eden davacının hisse devir sözleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davalı şirkete başvurarak devir işleminin ortaklar genel kurulunda onaylanmasını ve devrin pay defterine işlenmesini talep etmesinin gerektiği, 1993 yılında yapıldığı anlaşılan hisse devrine ilişkin sözleşmeden itibaren 10 yıl içerisinde davalı şirkete bu şekilde bir başvuru yapıldığına dair belge sunulmaması, davalının zamanaşımı itirazının bulunması karşısında zamanaşımı içerisinde davacının davalı şirkete başvuru yaptığına dair belge sunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre hesaplanan ve tahsili gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye irat kaydına,
3- Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
Sarf olunmayan gider/delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine ,
4- Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine red olunan dava değerine göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine dair,
Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/06/2024
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır