T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/786 Esas
KARAR NO : 2024/307
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
K.YAZIM TARİHİ : 19/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıdan, 29.04.2022 tarihinde, ...... plakalı ..... marka ..... motor, ..... şasi nolu aracı satın aldığını, satın alınan araçta, bilinen ve hemen fark edilen hasarlar dışında, niteliğini etkileyen, kullanım amacı bakımından değerini ve müvekkilinin beklediği faydaları ortadan kaldıran ve önemli ölçüde azaltan ciddi hasarlar bulunduğunu, her ne kadar alıcı satım anında, aracı muayene etmekle ve varsa mevcut ayıplarını tespit ile yükümlü olsa da, araçta yer alan ayıplar gizli ayıp niteliğinde olup, satım anında tespit edilemeyen bu hususlara dair satıcının bilgilendirme yükümlülüğünün bulunduğunu, işbu yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı yüzünden, müvekkilinin, aracını uzun süre kullanamadığını ve aracın bir çok yerini tamir ettirmek zorunda kaldığını, müvekkilinin hem aracı kullanamadığı için zarara uğradığını, hem de tamir masrafları ödemek zorunda kaldığını, durum ilk anlaşıldığında, davalıya, 24.05.2022 günü Bakırköy ...... Noterliğinin ..... yevmiye numarasıyla çekilen ihtarnameyle aracı tamir ettirmesi gerektiğinin bildirildiğini, fakat yazılı ya da sözlü bir dönüş yapılmadığını, hal böyle iken, işbu davayı açıp, hem araç için yapılan tamirat masraflarını hem de aracın çalışmamasından doğan zararları talep etme gereğinin hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 58.800,00 TL tamir masrafının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL aracın kullanılamamasından doğan zararın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunduklarını, müvekkili şirket ile davacı arasında ..... plakalı aracın mülkiyetinin saklı tutulması kaydıyla Bakırköy ...... Noterliğinin 29.04.2022 tarihli ...... satış sözleşmesi ve ekte 29.04.2022 tarihli 100.000,00 TL tutarlı sözleşmeler imzalandığını, davaya konu aracın ...... marka kamyonet olduğu, ticari ve mesleki faaliyette yük taşımacılığı için kullanıldığının anlaşıldığını, davacının, tüketici sıfatıyla hareket etmediğini, araç, ticari olarak kullanıldığını, bu nedenle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davacının, aracı beğenerek ve görerek satın aldığını ve noter tarafından düzenleme şeklinde oluşturulan sözleşmedeki şartları kabul ettiğini, sözleşmeyi benimsenmiş olup borcun ödeneceği konusunda şirkete güven verdiğini, taraflar arasında imzalanan taksitli satım sözleşmesinde ve noter nezdinde imzalanan sözleşmesinde; "alıcının bu aracı hali hazır durumu ile görüp beğenerek teslim aldığı" belirtildiğini, yine sunulan teslim tutanağında da aracın ayıptan ari şekilde teslim edildiğinin imza altına alındığını, davacının, bu tutanağı da ihtirazi kayıtsız şekilde imzaladığını, müvekkili şirketin, tarafların imzalarını taşıyan ve güven prosedürü kapsamında imzalanan sözleşme uyarınca aracın satışını yaptığını, müvekkili şirketin ifa isteğine kadar sessiz kalan davacının sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmek suretiyle işbu davayı ikame etmesi, güven ve itimadı da zedelediğini, Bakırköy ...... Noterliğinin 29.04.2022 tarihli ..... yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesinin geri ödemeleri, başlamış olup müvekkil şirket, alacağının tahsili için hak arama özgürlüğü çerçevesinde Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ....... E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacının, uzun süre boyunca sözleşmedeki hükümlere sessiz kaldığını; aracı kullanmaya devam ettiğini, sözleşmeden de dönmediğini ve borcu ne şekilde ödeyeceğini açıklamadığını, müvekkili şirket, davacının sözleşmede verdiği taahhüde inanarak başka bir teminat istemeden aracın satışını yaptığını, satış ikinci el araç satışı olup müvekkili şirket tarafından ayrıca bir garanti taahhüdü verildiği de davacı alıcı tarafından kanıtlanmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; onarım faturasının tanzim tarihi aracın onarım süresinin tespiti için hukuken geçerli bir bilgi olmadığını, faturanın herhangi bir zamanda tanziminin mümkün olduğunu, bu nedenle onarım süresi için hasarın teknik olarak ne kadar bir süre içinde yapılabileceğinin esas alınması gerektiğini, onarımı yapan servisin onarım için gerekli parçanın temini ve onarıma yapacak elemanın tespiti ve görevlendirilmesi birkaç gün içinde yapılabildiğini, parça temininin daha uzun süre içinde yapılması ve bu nedenle onarım süresinin gecikmesinde davalı tarafın kusuru söz konusu olmadığını, kazanç kaybı talebinin aracın onarımını gerçekleştiren servise yöneltilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; hukukta gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğunu, davacının dava dilekçesinin ekinde sunulan faturalar, kadrimaruf olmadığını, davacının günlük net kazancı ve aracım onarım süresi konusunda dosyaya delil sunulmadığını, dava dilekçesinde ticari defter, kayıt, belgeleri fatura ile maliye ve vergi kayıtlarına dayanılmadığını, aynı zamanda yapılacak hesaplamada üzerinde inceleme yaptırılarak davacının yapmak zorunda olduğu zorunlu giderler dışında günlük net kazancının ne kadar olacağı olay tarihi de gözönünde bulundurularak aracın her gün kiralanıp kiralanmayacağı, aracın kaza sonucu oluşan hasarlarının davacı talebiyle bağlı kalınmadan ne kadar sürede onarılacağı ve onarım süresince meydana gelen toplam kazanç kaybının ne olacağı hususlarının da değerlendirilmesi gerektiğini, taraflar, sözleşme imzalanırken basiretli davranıp, sözleşmede öngörülen edimlerin sonuçlarını düşünmek zorunda olduklarını, sözleşmenin tarafların adeta anayasası hükmünde olduğunu, ahde vefa ilkesi gereğince taraflar sözleşme hükümlerine uymakla yükümlü olduğunu, davacının dava dilekçesinde faiz talebi de olmadığını, açıklanan nedenlerle ve re'sen dikkate alınacak nedenlerden ötürü; görevsizlik kararı verilerek dosyanın Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Huzurda görülen dava basit yargılamaya tabi bir davadır.
HMK'nın 320/4. maddesine göre; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır."
HMK'nın 150/5. maddesine göre; "İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır."
Söz konusu hükümler gereğince; dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurması üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, oturum, gün, saat ve yerini bildiren çağrı kağıdı ile birlikte taraflara tebliğ olunur. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı tarafça davalı aleyhine işbu dava ikame olunmuş ise de tarafların geçerli bir mazeretleri olmaksızın 28/11/2023 tarihli duruşmaya katılmadıkları, bu nedenle mahkememizce dava dosyasının HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı, davacı tarafça yasal süre içerisinde davanın yenilendiği; yenileme duruşma gün ve saatinin davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; ancak davacı vekilinin mahkememizce belirlenen 26/03/2024 tarihli duruşma hazır olmadığı gibi geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından HMK'nın 320/4. maddesi uyarınca huzurda görülen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Huzurda görülen davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gereken 179,90 TL başvurma harcı ile 427,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaysına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 300 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda dosya üzerinden karar verildi.26/03/2024
Katip ......
¸E-imza
Hakim ......
¸E-imza