T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/84
KARAR NO : 2024/377
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/01/2023
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili tarafından Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben yazmış olduğu 26/01/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Dava konusu icra takip dosyasına da sundukları takibe dayanak .... Numaralı Fatura doğrultusunda; faturada belirtilen mal ve hizmetler açısından; davalı borçluya 295.267,86 USD fatura kesildiğini, davalı borçlu tarafından yapılan kısmi ödeme doğrultusunda 277.590,21 USD ödenmeyen bakiye alacak için yukarıda ayrıntılı yazılı icra takibinin başlatıldığını, davalının asıl alacağın vadesi gelmediğinden bahisle itiraz ettiğini, fatura incelendiğinde görüleceği üzere, her ne kadar TTK hükümleri çerçevesinde aksine bir anlaşma olmadığı sürece Fatura vadesi 8 gün olarak belirtilmiş ise de şirketler arasındaki anlaşma ile faturada ilgili faturanın vadesinin 30 gün olduğunun görüleceğini, yine TTK 1525/1 Madde hükmü uyarınca "Tarafların açıkça anlaşmaları ve 18 inci maddenin üçüncü fıkrası saklı kalmak şartıyla, ihbarlar, ihtarlar, itirazlar ve benzeri beyanlar; fatura, teyit mektubu, iştirak taahhütnamesi, toplantı çağrıları ve bu hüküm uyarınca yapılan elektronik gönderme ve elektronik saklama sözleşmesi, elektronik ortamda düzenlenebilir, yollanabilir, itiraza uğrayabilir ve kabul edilmişse hüküm ifade eder." Bu bakımdan da söz konusu faturanın elektronik fatura olduğu gözetileceği üzere borçlunun itirazının yersiz olduğunu, davalının faturayı teslim almadığına dair bir itirazı bulunmadığını, davalının takibe avans faizi işletilemeyeceği, anılan takip USD takibi olduğundan dolayı Kamu bankalarınca uygulanan azami faiz oranında faiz işletilebileceği iddiasına itirazında yer verdiğini icra müdürlüğü tarafından gönderilen ödeme emrinde; alacak kalemlerinin yanına bu yönde bir talepleri olmaksızın avans faizi yazılmış olmakla beraber, yine aynı ödeme emrinin alt bölümünde aylar ve işletilen faiz kısmında asıl taleplerinin zaten Kamu bankalarınca uygulanan azami faiz oranı olduğu, avans faizinin yalnızca alacak kalemlerinin yanına icra müdürlüğünce sevhen yazıldığını. neticede; davalının itirazını iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili tarafından mahkemeye hitaben sunulan 14/03/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirketin yeni kurulmuş bir şirket olup, davacı şirketten laboratuvar kurulumu için gerekli makinelerden bazılarını satın almak konusunda anlaştıklarını, anlaşmanın davacı şirketin göndermiş olduğu proforma fatura üzerinden kurulduğunu, İşbu proforma incelendiğinde görüleceği üzere; ödeme şekli olarak 12 ay vadeli, teslimat süresinde 60 gün yazıldığının görüleceğini, müvekkılının teslimatın GÜ gün içerisinde gerçekleştirilecek olması ve ödeme için 12 ay vade şartları sebebiyle davacı şirketten faturaya konu cihazları satın almaya karar verdiğini, müvekkilinin iştigal konusu "teknik test ve analiz faaliyeti" olmakla bu konuda faaliyette bulunabilmek için Sağlık Bakanlığı'ndan akreditasyon alması gerektiğini, müvekkili şirketin faaliyetini gerçekleştirebilmesinin ancak akreditasyon alması akabinde gerçekleşebileceğini, davacı şirketin 60 günlük teslimat süresi vermesi ve ödeme vadesini de 12 ay olarak belirterek anlaşması müvekkil için uygun geldiğinden bahse konu proformaya onay vererek siparişi onayladığını, davacının 60 gün içinde teslimat gerçekleştirmesi halinde, müvekkilinin akreditasyon için denetim başvurusunda bulunacak böylece Haziran 2022'de müvekkil şirkette denetim yapılacak ve ortalama 2 ay içinde akreditasyon verilmesi akabinde müvekkilinin en geç Ağustos ayında akreditasyon almasıyla birlikte faaliyetine başlayabileceğini, davacı şirketin proforma onayından ancak 4 ay sonra faturaya konu makinelerin bir kısmını teslim edebildiğini, Proforma faturada bulunan yazıcıların ise halen teslim edilmediğini, müvekkilinin davacı şirketin geç teslimatı yüzünden akreditasyon başvurusunda bulunamadığını ve böylece faaliyete geçemediğini, müvekkilinin bu süreçte faaliyete başlamaksızın kirasını, çalışanların maaşlarını ve tüm giderlerini karşılamak zorunda kaldığını, zarara uğradığını, davacı şirket tarafından gönderilen maillerde de gecikmenin yaşandığının ikrar edildiğini, 11.04.2022 tarihli test raporuyla sabit olduğu üzere davacı şirketin teslimatını yaptığı makinelerin kurulumunun bu tarihte gerçekleştiğini, Proforma faturada belirtilen 60 günlük teslimat süresi Ocak ayı sonuna denk gelmesine rağmen davacı şirketin test raporunu 11.04.2022 tarihinde yapabildiğini, taraflar arasında dava konusu faturaya ilişkin .... seri nolu proforma fatura dışında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, sözleşme ilişkisinin sözleşmenin esaslı unsurları üzerinde tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile kurulduğunu, bunun için de sözleşmenin taraflarından birinin teklifinin (icabının, önerisinin) diğeri tarafından kabul edilmesinin yeterli olduğunu, ticari teamülde de sözleşmelerin tarafların çeşitli kanalları kullanarak icap ve kabul iradelerini birbirine iletmeleri ile kurulduğunu, davacı şirketin müvekkile iletmiş olduğu proforma faturaya karşılık müvekkilinin sipariş onayı geçmesi ile taraflar arasında sözlesmenin kurulmus olduğunu. taraflar arasındaki sözleşmeye müvekkilinin davacı şirkete ödemeyi makine teslimatından 10 ay sonra yapmakla yükümlü olacağını, sözleşmeye (proforma fatura) göre onaydan 60 gün sonra satıcı teslimat yapılacak, alıcı da 12 ay vadeli olarak ödeme yapacağını, müvekkilinin kendi üzerine düşen ifa borcunun muaccel hale gelmesi için hakkaniyet ve ticari teamüller uyarınca davacının kendi edimini tam ve zamanında yerine getirmesi gerektiğini, gerek faturada yer alan yazıcıların halen teslim edilmemiş olması gerek davacının 60 gün değil 4 ay sonunda makineleri teslim etmiş olması sebebiyle davacı edimini tam ve zamanında yerine getirmediğini, proforma faturadaki şartlara göre teslimin akabinde ödeme süresi olarak 10 avlık daha vade belirlendiğinden davacının ödeme talebinin ancak tam teslim tarihinden itibaren 10 ay geçtikten sonra muaccel hale geleceğini, neticede; davanın reddine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67. Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuç- landırılmıştır.
Bilirkişiler ...., .... ve Doç. Dr. .... tarafından mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle ; Yanlar arasında davacı tarafından davalıya muhtelif Laboratuvar Cihazları satışı yapılması şeklinde ticari ilişki kurulduğu, icra takip tarihinde davacının davalıdan 277.590,21 USD alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra davalının davacıya 5.379,81 USD ödeme yaptığı ve dava tarihinde davacının davalıdan 272.210,40 USD alacaklı olduğu, Davalı ticari defterlerinde de davacıya icra takip tarihinde 277.590,21 USD borçlu olduğu, icra takip tarihinden sonra davalının 5.379,81 USD daha ödeme yaptığı ve dava tarihinde davalının davacıya 272.210,40 USD borçlu olduğu, ancak bu noktada davacının 60,00 USD bedelli ürünleri teslim etmediği hususu nazara alındığında davacının davalıdan 272.150,40 USD alacaklı olduğu, satış sözleşmesinde sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları, somut ihtilafta yazılı şekilde akdedilmiş herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, ancak davacı tarafından davalıya gönderilen 25.11.2021 tarihli Proforma faturanın tutarı 295.267,00 USD olup, proforma faturada Teslimat “60 gün”, ödeme vadesi “12 ay Vade” şeklinde şerhin yazılı olduğu; bu yönü ile somut olayda edimin ifa sırasının ilk olarak 60 günlük süre içerisinde davacıda, telimin gerçekleştirilmesini müteakip satım konusunun bedelini ödeme yükümlülüğünün ise 12 aylık vadenin ardından davalıda olduğunun ifade edilebileceği, dosya münderecatından davacının ürünlerin tamamını tesliminden bahsetmenin mümkün olmadığı, bu hususun davacı şirketin de kabulünde olduğu, bu yönü ile davacının 60 günlük sürede teslim yükümlül yerine getirmediğinin ifade edilebileceği; buna karşın her ne kadar davacı ifa yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemişse de davalıya teslim ettiği satım konusu cihazların bedellerini vade tarihinin dolmasını müteakip talep etme hakkını haiz olacağı, zira aksi halde davalının kendisine teslim edilen cihazların bedelleri kadar sebepsiz zenginleşmesinin gündeme geleceği, dosya münderecatından satım konusu cihazların davacıya hangi tarihte teslim edildiğinin anlaşılamadığı, dosyaya mübrez servis formundan ise cihazların 10.01.2022-21.03.2022 tarihleri arasında montajının tamamlandığının anlaşıldığı, bu yönü ile nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacının teslim edip montajını tamamladığı bu cihazlar yönünden teslim tarihinin 21.03.2022 (montajın tamamlandığı tarih) olduğu kabul edildiğinde ifa talebini 12 aylık vadenin sona erdiği 21.03.2023 tarihinden itibaren ileri sürebileceğinin düşünüldüğü, dolayısıyla (her ne kadar takip 26.10.2022 tarihinde başlatılmış; dava ise 26.01.2023 tarihinde ikame edilmiş ise de) bu alacak yönünden talep edilebilecek faizin de ancak muacceliyet tarihi olan 21.03.2023 tarihinden itibaren işletilebileceği, dosya münderecatında yapılan incelemeler neticesinde Teslim edilmediği iddia edilen Yazıcının 2021 yılı kasım ayında cihaz ile birlikte çalışacak rapor çıktısı alınabilecek masaüstü bir yazıcının bedeli 750 TL (60 USD) olduğu, bu sonuçla Sayın Mahkemenizce bakiye 272.210,40 USD - 60,00 USD = 272.150,40 USD'yi ve muacceliyet tarihi olan 21.03.2023 tarihinden itibaren işletilecek faizi davalıdan talep etmesinin mümkün olduğu yönünde beyan ve görüş bildirmişlerdir.
İfa; borcu sona erdiren, borçluyu borcundan kurtaran bir olaydır ve kural olarak taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
İfa zamanının ne olacağı ise taraflarca kararlaştırılabileceği gibi hukukî ilişkinin özelliğinden yahut kanun hükmünden de doğabilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) süreye bağlanmamış borçlara ilişkin 90. maddesine göre her borç, ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukukî ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça, doğumu anında muaccel olur.
TBK’nın 91 ve 92. maddelerde ise süreye bağlanmış borçlar yönünden ifa zamanı düzenlenmiş ve tarafların borcun ifası için belli bir süre ya da vade belirlemesi hâlinde ifa zamanının ve buna göre muacceliyetin nasıl belirleneceği tespit edilmiştir.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ise ifa isteminde bulunan taraf, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olmalıdır (TBK, m. 97). Bu hâl sağlanmadan ifa talep edildiğinde, aksi taraflarca açıkça kararlaştırılmamış olmak kaydıyla, karşı taraf ödemezlik def’îni ileri sürerek ifadan kaçınabilir.
TBK’nın 207. maddesinin birinci fıkrasında “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme” olarak tanımlanan satış sözleşmeleri de iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir ve satış bedelinin ödenmesi zamanına göre peşin, vadeli, taksitli yahut ön ödemeli sözleşmeler olarak tasnif edilebilirler.
Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde,Satış sözleşmesinde sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdetbulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları,somut ihtilafta yazılı şekilde akdedilmiş herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı,ancak davacı tarafından davalıya gönderilen 25.11.2021 tarihli Proforma faturanıntutarı 295.267,00 USD olup, proforma faturada Teslimat “60 gün”, ödeme vadesi“12 ay Vade” şeklinde şerhin yazılı olduğu; bu yönü ile somut olayda edimin ifa sırasının ilk olarak 60 günlük süre içerisinde davacıda, telimin gerçekleştirilmesini müteakip satım konusunun bedelini ödeme yükümlülüğünün ise 12 aylık vadenin ardından davalıda olduğunun ifade edilebileceği,dosya münderecatından davacının ürünlerin tamamını tesliminden bahsetmenin mümkün olmadığı, bu hususun davacı şirketin de kabulünde olduğu, bu yönü ile davacının 60 günlük sürede teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğinin ifade edilebileceği; buna karşın her ne kadar davacı ifa yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemişse de davalıya teslim ettiği satım konusu cihazların bedellerini vade tarihinin dolmasını müteakip talep etme hakkını haiz olacağı,teslim tarihinin montajın tamamlandığı tarih olarak kabul edilmesi halinde ifa talebini 12 aylık vadenin sona erdiği 21/03/2023 tarihinde n itibaren ileri sürebileceği,oysa davacının 26/10/2022 tarihinde icra takibine başladığı gözönüne alındığında davacının ifayı talep etme zamanı gelmeden yani borç muaccel olmadan icra takibine giriştiği anlaşıldığından davanın,HMK'nın 114/2 ve 115/2.maddeleri uyarınca usulüne uygun icra takibine ilişkin özel dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine,davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının muaccel olmayan bir alacak için icra takibine giriştiği bu nedenle usulüne uygun bir icra takibinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın, özel dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2 nci maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 62.846,49 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 62.058,89 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
5-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 390,00 TL x 2 saat= 780,00 TL ) X 2 = 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 550,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 18/04/2024
Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."