T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/948
KARAR NO : 2024/370
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 25/11/2011
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekilinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne vermiş olduğu 25/11/2011 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde; Müvekkilinin eşi ....'ın 03/10/2005 tarihinde vefat ettiğini, murisin bankanın .... Şubesi'nde yatırım ve mevduat hesaplarında 983.617,89 TL'si bulunduğunu,mirasçıları tarafından açılan vasiyetnamenin tenfizi ve tenkis davasının kesinleşmesine kadar davalı bankanın mirasçılara ödeme yapmadığını, anılan kararın 14/04/2011 tarihinde kesinleşmesinden sonra 20/05/2011 tarihinde müvekkiline 491.808,94 TL ödeme yapıldığını, vefat tarihinden ödeme tarihine kadar hisseye isabet eden faiz taleplerinin davalı bankaca reddedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin alacaklarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ölüm tarihi olan 03/05/2005 tarihinden itibaren mevduat faizi, hazine bonosu faizi ve reeskont faizi olarak en yüksek faizin uygulanarak tahsiline vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili Mahkememize vermiş olduğu 05/01/2012 havale tarihli cevap dilekçesinde; Muris ....'a ait yatırım hesabında mevcut tahvillerin kupon faizleri ve vade tarihleri geldiğinde itfa bedellerinin murisin serbest vadesiz hesabına aktarıldığını, bankada vadeli ve belli tutarlı bir hesap mevcut olmadığından murisin vefat tarihinden itibaren söz konusu hesaba işletilecek faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, murisin vefatından sonra davalı bankaya hesaplarla ilgili gönderilmiş bir talimat bulunmadığını, davacıların 22/05/2008 tarihinde kadar davalı bankaya başvurmadığını, vasiyetnamenin tenfizi ve tenkis davasının kesinleşmesine kadar ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, avukatlık ücretinin ve dava masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul kısmen reddi yönünde verilen hüküm Yüksek Yargıtay ... nci Hukuk Dairesi'nin 08/05/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; davacıının murisinin ölümünden sonra murisin davalı banka nezdindeki mevduat ve yatırım hesaplarında bulunan paranın davalı bankadan talep edilmesine rağmen murisinin vasiyeti ile ilgili olarak açılan vasiyetnamenin tenfizi ve tenkis davası kesinleşinceye kadar ödemeyip anaparanın anılan kararın kesinleşmesinden sonra ödenip bu döneme ilişkin faiz ödenmeyerek davacıların zararına neden olduğu iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi ....'ün tarafından düzenlenen 04/10/2012 tarihli raporda; Dava tarihi 28/11/2011 itibarı ile Davacı varis ...'ın faiz alacağının 480.781.685 TL ( 8.128 Adet ... Bankası B tipi Tahvil Bono Fonu ) davacı varis ...'nun 12/01/2012 dava tarihi itibarı ile faiz alacağının 60.075,75 TL ( 1.015 Adet .... Bankası B Tipi Tahvil Bono Fonu) davacı varis ....' nın 12/01/2012 dava tarihi itibarı ile faiz alacağının 60.786,00 TL ( 1.027 Adet ... Bankası B tipi Tahvil Bono Fonu ) davacı varis ...' nın 12/01/2012 dava tarihi itibarı ile faiz alacağının 60.786,00 TL (1.027 Adet .... Bankası B tipi Tahvil Bono Fonu) davacı varis ....'ın 12/01/2012 dava tarihi itibarı ile faiz alacağının 60.786,00 TL ( 1.027) Adet ... Bankası B tipi Tahvil Bono Fonu ) olduğunu, ayrıca dava tarihleri itibarı ile varis ....'ın hesaptan alacağı 62 adet B Tipi Tahvil Bono Fonu, diğer davacı varisler ...., ...., ..., ...' ın 7'şer adet B Tipi Tahvil Bono Fonu alacakları bulunduğunu, dava tarihlerinden itibaren söz konusu alacaklara avans faizi talep edilebileceğini, tarafların masraf, vekalet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişiler Doç Dr. ... , ...., Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 02/05/2013 tarihli raporda; asıl dava bakımından;
Davacı ....'ın , davalı bankadan ıslah tarihi itibariyle toplam (472.126,33 TL + 3.667,37 TL ) 475.793,70 TL alacağının bulunduğunu, dava tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, davacı , avans faizi oranı üzerinden faiz işletilmesini talep etmediğinden, reeskont faizi de eski 3095 sayılı kanun dönemindeki yasal faizi ifade ettiğinden , yasal faiz oranı üzerinden temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, sonuç ve takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişiler Doç Dr. .... , ... , Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 08/06/2016 tarihli ek raporda;Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin "Hesapların Açılması Faiz Tahakkuku" başlıklı 1 ve 2. Maddesinde Müşteri Talebi üzerine yeni bir hesap açılıp açıilmamasının kanunlar çerçevesinde Bankanın tek taraflı takdirine bağlı bulunduğunu Faiz uygulamasının söz konusu olduğu hallerde, faiz oranları Kanun Kararname veya Bankaca değiştirildiği takdirde, Bankanın herhangi bir İhbarda bulunmaksızın gerekli ayarlamaları yapmaya yelkili olduğunu kabul ve beyan eder. İbaresinin olduğu tespit edildiğini, söz konusu sözleşmenin ''bankanın Virman Yetkisi. Otomatik Ödeme, Otomatik Havale, Virman Talimatı" başlıklı 30. Maddesinde müşteri, talimatı beklenmeksizin de bankanın, bir hesabından banka nezdindeki bir başka hesabına dilediği miktarda virman yapmaya yetkili olduğunu kabul ve beyan eder. Bankaya müşteri tarafından verilecek sermaye piyasası araçları ile kıymetli madenlerin alım emirleri tutarı TL'ler muhtemel fiyat artışları, masraf, komisyon, sigorta. Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ve benzeri giderleri de karşılayacak şekilde müşterinin Vadesiz Tasarruf Mevduat hesabı Vadesiz Alacaklı Cari hesabından ayri bir talimata gerek kalmaksızın alım emri verildiği tarihe yatırım hesabına aktarılabileceğini bildirdikleri görülmüştür.
Bozma öncesi alınan kök raporlar ile bozmadan sonra alınan ek rapor tekniğine uygun olmayıp yargısal denetime elverişli olmadıkları,bu nedenle hükme esas alınamayacağından HMK'nın 281/3'ncü maddesi de gözönüne alınarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler Yrd. Doç. Dr. ... , .... ve .... tarafından düzenlenen 20/03/2017 tarihli raporda; Davalı banka ile muris ... arasında portföy yönetimi sözleşmesi bulunmadığını, davalı bankanın ilgili mevzuata göre portföy yönetimi ile yetkilendirilebilecek kurumlar arasında yer almadığını, bankacılık sektörünün genel kabul görmüş uygulamalarına göre müşterilere talimatsız olarak likit fon alınabileceğini, muris ...'ın vefatından sonra hesabına bir kez talimatsız olarak likit fon alındığını, likit fon getirişi esas alınırsa, atıl tutulan nakit nedeniyle davacıların faiz kaybı alacağının:
... için 156.745,12 TL
... için 19.623,88 TL
... için 20.158,72 TL,
... için 20.158,72 TL ,
... için 20.158,72 TL olduğunu,
Vadesiz mevduat getirisi esas alınırsa, atıl tutulan nakit nedeniyle davacıların faiz kaybı alacağının:
... için 16.770,70 TL ,
.. için 2.096,34 TL,
... için 2.096,34 TL,
... için 2.096,34 TL ,
... için 2.096,34 TL olduğunu,
Ayrıca, müteveffanın yatırım hesabında bulunan devlet tahvillerinin kupon faiz kazanmaya devam etmesi sebebiyle hesaba geçen bir kısım nakitle B tipi likit fon alındığı ve vadeli mevduat gibi getiri sağlayan işlemler yapıldığını, ara dönemde bu nedenle fiili bir getiri oluşmuşken varislere sadece vefat tarihindeki varlık değerinin ödenmesi sonucunda, murisin davalı bankadaki yatırım hesabında 467.397,06 TL kaldığını ve bu bakiyeden varislerin mirastaki payları oranında hakları bulunduğunu bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişiler Yrd. Doç. Dr. ... , .... ve ... tarafından düzenlenen 07/09/2017 tarihli ek raporda; Muris ...'ın davalı banka nezdindeki 983.617,89 TL mirası varislere ödeninceye kadar anaparanın getiri kazandığı bazı dönemler söz konusu olduğunu, bunlar sonucu oluşan varlık (2.671 ader ... Bankası B Tipi Likit Fon ve 125 adet ... Bankası B Tipi Tahvil Fonu) halen murisin yatırım hesabında olduğunu,
Anaparanın getirisiz kaldığı dönemler de olduğunu, bu dönemler için heyetlerince likit ton getirişi esas alınarak ve vadesiz mevduat getirisi esas alınarak iki alternatifli şekilde faiz kaybı alacağı hesaplandığını, bu iki yaklaşımdan hangisinin kullanılacağı mahkemenin takdirinde olduğunu, davacılar hem anılan varlık, hem de anılan faiz kaybı alacağı üzerinde miras payları oranında ayrı ayrı hak sahibi olduğunu, 1. ve 2. maddelerdeki unsurların toplamı bir bütün olarak vefat tarihi ile varislere ödeme yapılan tarih arasındaki anapara nemasını oluşturduğunu,
Yatırım hesabındaki varlıktan davacıların payına düşen fon adetleri ve bunların dava tarihi itibariyle değerleri aşağıdaki gibidir:
Davacı
Dava Tarihi
Likit Fon Adedi
Tahvil Fonu
Adedi
Toplam Fon
Değeri (TL)
...
25/11/2011
1.335,50
62,50
157.533,07
...
12/01/2012
166,94
7,81
19.890,53
..
12/01/2012
166,94
7,81
19.890,53
....
12/01/2012
166,94
7,81
19.890,53
.... 12/01/2012
166,94
7,81
19.890,53
Faiz kaybı alacağı B tipi likit fon getirişi esas alınarak hesaplandığında;
... için 156,731,22 TL
... için 19.620,91TL
.. için 20.156,98 TL
... için 20.156,98 TL
.. için 20.156,98 TL olduğunu,
Faizin kaybı alacağı vadesiz mevduat getirişi esas alınarak hesaplandığında
... için 16.750,79 TL
... için 2.093,85 TL,
... için 2,093,85 TL
... için 2,093.85 TL
... için 2.093,85 TL olduğunu bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen21/02/2024 tarihli ek raporda ; Yargıtay Bozma İlamı doğrultusunda hesaplama yapıldığında; davacı payına isabet eden miktara B Tipi Likit fon getirisi kapsamında hesaplama yapıldığında, davacı payının 156.731,22 TL (313.462,44:1/2) olarak belirlenmiş olduğu yönünde görüş ve beyan bildirilmiştir.
Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;Davacı vekili, murislerinin ölümünden sonra murisin davalı banka nezdindeki mevduat ve yatırım hesaplarında bulunan paranın davalı bankadan talep edilmesine rağmen murisinin vasiyeti ile ilgili olarak açılan vasiyetnamenin tenfizi ve tenkis davası kesinleşinceye kadar ödemediğini,anaparanın anılan kararın kesinleşmesinden sonra ödendiğini,ancak bu döneme ilişkin faiz ödenmesinin davalı banka tarafından yapılmadığından bahisle ana paranın ödenmesine kadar geçen süredeki faiz alacaklarının ödenmesini talep etmişlerdir.Davalı vekili ise,davacının murisine ait yatırım hesabında mevcut tahvil ve kuponların vade tarihleri geldiğinde itfa bedellerinin murisin serbest vadesiz hesabına aktarıldığını, bankada vadeli ve belli tutarlı bir hesap mevcut olmadığından murisin ölüm tarihinden itibaren söz konusu hesaba işletilecek faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, murisin ölümünden sonra müvekkili bankaya hesaplarla ilgili olarak gönderilmiş bir talimat bulunmadığını, davacıların 22/05/2008 tarihine kadar müvekkile başvuruda bulunmadıklarını, mirasçılar arsında ihtilaf bulunduğu içinde ödeme yapılamasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Somut olayda öncelikle faiz işletilmeyen döneme ilişkin olarak talepte bulunup bulunamayacakları,faiz talebinde bulunacaklar ise faiz miktarının ne olduğu hususunun belirlenmesi gerekir.Davalı banka ile davacıların murisi .... arasında portföy yönetimi sözleşmesi bulunmadığı gibi davalı banka portföy yönetimi ile yetkilendirilebilecek kurumlar arasında da yer almamaktadır.Davalı bankanın vasiyetnamenin tenfizi davasını gerekçe göstererek davacıların murisinden kalan anaparayı davacılara ödememesi kabul edilebilir olsa da bu dönem içerisinde davacıların mahrum kaldığı faiz alacağını her halükârda ödemesi gerekir.Ancak davalı bankanın ödeyeceği faiz türünün belirlenip faiz alacağının hesaplanması gereklidir.
Bankacılık mevzuatı çerçevesinde vade bitiminde vadeli hesapların yenilenmesi hususunda banka ile mudi arasında bir mutabakat varsa ona göre yenileme yapılır. Bu mutabakat mudiin yazılı talimatı ile veya hesap cüzdanlarına ve sertifikalarına mudiin veya vade sonunda müracat etmemesi halinde hesap veya sertifikanın aynı vade ile yenileceğini ifade eden bir ibare konulması ile sağlanır. Banka ile mudi arasında böyle bir mutabakatın bulunmaması halinde vadeli mevduat hesaplarının faizli bakiyelerine vade sonundan itibaren vadesiz mevduat faiz oranı uygulanır (REİSOĞLU, Seza; Bankacılık Kanunu Şerhi, Cilt 1, Ankara-2007, sayfa 839,840). Ayrıca davalı bankanın herhangi bir talimat bulunmadığı halde bir kısım hesap için vade bitiminden sonra vadesiz mevduat faiz oranından daha fazla faiz getiren B Tipi Likit Fon aldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere aksine bir sözleşme bulunmadığı taktirde davacıların bundan fazlasını talep etmesi de mümkün değildir.(Yüksek Yargıtay ...'nci Hukuk Dairesi'nin 04/04/2014 gün ve ... esas,.... karar sayılı ilamı) Bozma gerekçesinde de belirtildiği üzere,davalı bankanın bir talimat bulunmadığı halde bir kısım hesap için vade bitiminden sonra vadesiz mevduat faiz oranından daha fazla faiz getiren B Tipi Likit Fon aldığı,davacının talep edebileceği en fazla faiz getirisinin muris tarafından bırakılan paranın faizsiz bırakıldığı dönem için B Tipi Likit Fon getirisi kadar olacağı, bankanın B tipi likit fonu bozdurarak bu meblağı vadesiz mevduat olarak hesaba yatırması doğru olmadığı,B tipi likit fonun hiç bozdurulmamış olduğu kabul edilerek bu yönden fon getirisi hesaplanarak karar verilmesi gerektiğinden . davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;10.000,00.-TL faiz alacağının avans faizini geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonu faizi , mevduat faizi ve reeskont faizi olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan146.731,22.-TL 'nin ise ıslah tarihi olan 28/11/2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile 10.000,00.-TL faiz alacağının avans faizini geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonu faizi , mevduat faizi ve reeskont faizi olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 146.731,22.-TL 'nin ise ıslah tarihi olan 28/11/2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 10.706,31 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 148,50 TL ile 7.046,00 TL ıslah harcından mahsubu ile 3.511,81.-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile Hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından ödenen 18,40 TL Başvurma Harcı, 148,50 TL Peşin harç ile 1.144,24.-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 64 tebligat+posta ücreti 583,00 TL, üç bilirkişi inceleme ücreti 5.500,00 TL olmak üzere toplam 6.083,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.968,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 32.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nnin 13/3.maddesi uyarınca hesap edilen 32.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 410,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 inci fıkrası yollamasıyla mülga 1086 sayılı HUMK'nun 26/09/2004 gün ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 18/04/2024
Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ....
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."