T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/105 Esas
KARAR NO : 2024/458
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/06/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf, .... 2020 tarihinde düzenlemesi gereken fuarı düzenlememiş, fuar katılım bedeli olarak kendisine ödenen tutarı iade etmemiştir. Müvekkilimiz gibi başkaca fuar katılımcılarının da fuara katılım bedelinin iadesi talebiyle davalı aleyhine açtığı ve aşağıda gerekçeli kararlarını ibraz edeceğimiz davalarda mahkemelerce davaların kabulüne karar verilmiştir. Davalı taraf, düzenleyeceği fuarın ilk olarak .... 2020 tarihleri arasında yapılacağını duyurmuş ise de; ilgili tarih davalı tarafça iptal edilerek fuar önce ... 2020 tarihine, sonra ... tarihine, daha sonra .... 2021 tarihine, daha sonra ... 2022 tarihine ve en sonunda da ... 2022 tarihine Antalya ilinde olacak şekilde ertelemiştir. Bu tarihlerin hiç birisi müvekkilimiz ile müzakere edilmemiş, İstanbul' da yapılacak fuarın tek taraflı olarak Antalya' da yapılmasına karar verilmiştir. Alacağın varlığı; delillerimizde belirttiğimiz sözleşme, çeke ilişkin müvekkilimize verilen tahsilat makbuzu, çek aslının davalı tarafça teslim alındığına dair teslim tutanağı, cari ekstre, banka ödeme dekontları ve ticari defter kayıtlarımızla da sabit olacaktır. Bu nedenle davalı borçlunun vaki itirazı üzerine duran icra takibine devam edilebilmesi için, itirazın iptali talebi ile işbu davayı açmak zarureti doğmuştur. Alacağımız likit olmakla birlikte davalı borçlu, takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden İİK.m.67 gereği davalı aleyhine %20’ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf sözleşmeden döndüğüne dair ihtarname de keşide etmemiştir. yalnızca icra takibi başlatmış olup söz konusu takip fuarın gerçekleştirilmiş olduğu .../2022 tarihinden sonra başlatılmıştır. kaldı ki davacı, sunmuş olduğu dava dilekçesinde de sözleşmeden dönmeye yönelik olarak irade ortaya koymamıştır. bu kapsamda sözleşmenin cari olmadığına dair hiçbir bilgi ve delil sunmamış ve bildirimde bulunmayan tarafın fuarın gerçekleştirilmesinin üzerinden geçen 1 yılı aşkın süre sonrasında işbu davayı ikame etmesi haksız ve iyi niyetli hareket edilmediğine matuftur. müvekkil şirket ayakta olan sözleşme kapsamında fuarda davacı tarafa fuar alanında yer ayırtılmış ve kullanım sağlaması adına gerekli tüm masraflar yapılmıştır. gelinen noktada fuara haksız olarak katılım sağlamayan davacı kendi hatasının bedeli müvekkil şirkete yüklemeye çalışmaktadır. Önemine binaen tekraren belirtmek isteriz ki davacı taraf bir limited şirket olması nedeniyle TTK'ya tabidir. Basiretli tacir gibi hareket etme zarureti bulunan davacının imzaladığı sözleşmenin her maddesi ile bağlı olduğu kendisine hatırlatılmalıdır.Müvekkil şirket tüm dünyayı kasıp kavuran Covid 19 pandemisi nedeniyle devlet tarafından alınan kararlara ve yayınlanan genelgelere uyarak davaya konu fuarı ertelemek zorunda kalmıştır. Özellikle fuarın uluslararası bir fuar olması, yapılması planlanan tarihte yurt dışından gelecek potansiyel müşteri katılımcıların pandemi nedeniyle katılamayacaklarına ve bu sebeple fuarın ertelenmesine yönelik talepleri olması ve fuardan elde edilecek faydanın düşük olması dikkate alarak fuar tarihini ertelemiştir.Müvekkil şirket katılımcılardan aldığı ücretler ile fuar organizasyonu harcamaları yapmış personelini çalıştırmış maaşlarını vermiş istihdam sağlamış devlete vergilerini ödemiştir. Bütün bu gerçeklik dikkate alındığında müvekkilin iradesi dışında doğan, açık bir mücbir sebep olan pandemi süreci nedeni erteleme den kaynaklı olarak bedel idadesi yoluna gidilmesi, taraflar arasından menfaatler dengesi müvekkil aleyhine hukuka aykırı olarak bozacağı izahtan varestedir. Pandemi sürecinden önce yaklaşık 30 yıldır kesintisiz fuar hizmeti veren müvekkil şirket aleyhine açılan davada ahde vefa ilkesi de göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı yetkisizlik kararı ile dosyanın mahkememize gönderilerek ....esasına kaydının yapıldığı görüldü.
Huzurda görülen dava fuar katılım sözleşmesi nedeni ile ödenen katılım ücretinin iadesi istemine ilişkin alacak davasıdır.
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
İşbu davanın yasal dayanağını oluşturan Fuar Katılım Sözleşmesi'nin incelenmesinden; taraflar arasında .... 2020 tarihinde yapılacak .... Fuarı için fuar katılım sözleşmesinin imzalandığı ve bedelin nakit ve çek olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı açıktır. Taraflar arasında imzalandığı konusunda ihtilaf bulunmayan Fuar Katılım Sözleşmesi'nin 2. maddesi ile davalının tek taraflı olarak fuar tarihlerini değiştirme hakkının bulunduğu, fuar tarihinin tek taraflı olarak değiştirilmesi durumunda dahi davacının ödeme ile birlikte sözleşme ile yüklendiği diğer edimlerini yerine getirme yükümlülüğünün devam edeceği imza altına alınmıştır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ... 2020 tarihinde yapılacak ... Fuarı için fuar katılım sözleşmesinin imzalandığı ve davacı tarafından fuar katılım sözleşmesi kapsamında belirlenen ücretin davalıya ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı vekili tarafından davaya cevap dilekçesinde icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmiş ise de icra dosyasının incelenmesinden borçlu vekili tarafından icra müdürlüğüne verilen borca itiraz dilekçesinde icra müdürlüğünün yetkisine ilişkin herhangi bir itirazın olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı tarafından ertelenen fuar, ... 2022 tarihinde gerçekleştirilmiş olup yeni fuar tarihine ilişkin bilgilendirmenin davacıya yapıldığı ve davacının söz konusu fuara katılmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesinde, tarafların sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirleyebileceği düzenlemesi ile sözleşme serbestliğine yer verilmiş olup somut olayda, tacir olan her iki taraf özgür iradeleri ile yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri konusunda anlaşmaya vararak imzalamışlardır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. maddesinde davalı tarafın sözleşmeye konu fuarı tek taraflı olarak erteleme yetkisinin bulunduğu, erteleme durumunda dahi sözleşmenin ayakta kalarak davacının ödeme yükümlülüğünün devam edeceğinin sözleşme ile kararlaştırılması karşısında fuarın ertelenmesinin, "Fuar Katılım Bedeli" olarak davalıya verilen ödemenin iadesi talebinde bulunma hakkı doğurmayacağı, davacının sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüğünün devam edeceği başka bir deyişle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin erteleme durumunda dahi ayakta kalmaya devam edeceği açıktır. Açıklanan nedenlerle davacının fuar katılım bedelinin iadesi talebinde bulunamayacağından açılan davanın reddi ile davacının icra takibi açmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
2- Şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 200 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı