T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/161
KARAR NO : 2024/385
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 19/02/2024
KARAR TARİHİ : 19/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA:
Davacı vekilinin, Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 19/02/2024 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Davacı müvekkilinin tasfiye öncesi tek ortağı ve münferiden temsile yetkili temsilcisi olduğu Tasfiye Halinde .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Bakırköy .... Noterliği 28.11.2022 tarih ... sayı ile tasdikli 25.11.2022 tarihli 2 sayılı Genel Kurur kararı ile ticaret sicil müdürlüğünde tasfiyeye girdiğini, dava konusu şirketin 28.11.2022 tarihinde tasfiyeye girdiğini, tasfiye kararının 30.11.2023 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, yasal 1 yıllık süre dolduktan sonra şirketin 28.11.2023 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, dava konusu şirkete ait .... plakalı aracın tasfiye sırasında dikkate alınmaması ve dağıtım dışında kalması nedeniyle aracın satış işlemi yapılmadan tasfiye sürecinin tamamlandığını, dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği için tüzel kişiliğini de kaybetmiş olması nedeniyle dava konusu şirkete ait aracın satışı şu anda da yapılamadığını, bu nedenlerle ...nün sicilinde kayıtlı Tasfiye Halinde .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, ve Ticaret Sicili'ne tescil ve ilanına, tasfiye işlemlerinin tamamlanması ve şirkete ait .... plakalı aracın satış işleminin yapılabilmesi için Mahkemece uygun görülmesi halinde eski tasfiye memuru ... (...)'ın yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, mahkeme aksi kanaatteyse mahkemece uygun görülecek başka bir tasfiye memurunungörevlendirilmesine karar verilmesini görevlendirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı ... müdürlüğü vekilinin 04/03/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuruna usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın bu davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
HMK'nın 320/1.maddesi hükmü gözönüne alınarak taraflar duruşmaya davet edilmeyerek dosya üzerinden karar verilmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava, hukukî niteliği itibariyle;6102 sayılı TTK'nın 545 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış şirketin ihyası ile ticaret siciline tescili davasıdır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde; .... nosunda kayıtlı TASFİYE HALİNDE .... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin son tescilini 28/04/2023 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin ise 28/04/2024 tarihinde tescil edildiği ve sicil kaydının terkin edildiği, genel kurul kararı ile şirkete tasfiye memuru olarak davacının seçildiği görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin Esenler / İstanbul olduğu, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, incelenen mahkeme dosyası, ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde ;TTK'nun 543'ncü maddesi uyarınca, tasfiye halinde bulunan şirketin tasfiyesinin kapanması ve terkin işlemlerinin yapılabilmesi için tüm borçlarının tasfiye edilmiş olması, TTK'nun 545'nci maddesine göre yapılan sicilden terkin işleminin hukuka uygun bir terkin işlemi sayılabilmesi için tasfiyenin de usulüne uygun olarak sona erdirilmiş olması gerekmektedir. Anonim şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesiyle sona erer. Ancak tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise , tüzel kişilik ticaret sicilden silinmiş olsa bile anonim şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği kabul edilemez. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda bir hukuki işlemdir. Bu karar ve işlemin hataya dayanması halinde gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hata veya kasta dayalı şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasını, gerek o işlemi gerçekleştirenler, gerekse bundan zarar görenler isteyebilirler, ayrıca tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı olan kişinin yapılan ilanlara rağmen alacağını yazdırmaması alacağın düşmesini gerektirmez.
Somut uyuşmazlıkta; davacının açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve dava açmış olduğu davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu,ihyası talep edilen şirketin tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği, tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirkete ait aracın satışının yapılarak tasfiyenin tamamlanması için şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca davalı olan ...'ın şirketin tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan TASFİYE HALİNDE .... SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ'nin tüzel kişiliğinin ihyası talep edilen şirkete ait .... plaka sayılı aracın satış işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,
2-Ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru olan davalı ...'ını (T.C. NO:...) şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA,
3-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafça KARŞILANMASINA,
4-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafından ödenen 427,60.-TL Başvurma Harcı, 427,60 TL Peşin Harç ve 60,80 TL vekalet harcının davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan 9 tebligat + posta ücreti 464,00 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı ... Müdürlüğü'nün yasal hasım olması nedeniyle bu davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin eski tasfiye memuru olan davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.050,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 19/04/2024
Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."