T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/172 Esas
KARAR NO : 2024/478
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 11/07/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde .... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesiyle Trafik sigortalı ... plakalı araç ile davalı tarafın adına kayıtlı ... plakalı araç arasında 26.02.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde .... plakalı araçta oluşan değer kaybı bedelinin tazmini amacıyla davalı tarafça müvekkili şirkete başvuru yapıldığını ancak başvuru neticesinde müvekkili şirket tarafından 27.06.2022 tarihinde 8.681,00.-TL değer kaybı tazminat ödemesi yapıldığını, davalı tarafından, müvekkili şirket tarafından ödenen değer kaybı bedelinin yetersizliği iddiasıyla müvekkili şirket aleyhine tahkim yoluna gidildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 11.05.2022 - 2022.E.167495 - 23.09.2022 - K-2022/249209 sayılı tahkim dosyasında alınan Bilirkişi Raporu'nda konu kazaya ilişkin araçta oluşan değer kaybı bedelinin 5.000,00.-TL olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkil şirket tarafından değer kaybına ilişkin ödenen meblağ dikkate alınarak konusuz kalan başvuru hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı neticesinde, araçta oluşan değer kaybı bedelinin 5.000.-TL olarak tespit edildiğinden, müvekkili şirket tarafından 8.681.-TL değer kaybı ödemesi yapılmış olduğundan davalı taraf aradaki tutar kadar zenginleştiğini, bu nedenle müvekkil şirket tarafından davalı tarafa fazla ödendiği anlaşılan 3.681,00-TL değer kaybı bedelinin, sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iadesi gerektiği, müvekkili şirket tarafından fazla ödenen bedelin tahsili amacıyla İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle takibin durduğunu açıklanan nedenlerle davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı borca itirazının iptali ile itiraz neticesi durmuş olan takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı / borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhinde İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyasına başlatılan icra takibine süresinde itiraz ettiklerini bunun üzerine takibin durduğunu. Arabuluculuk görüşmesinin olumsuz sonuçlandığını, Davacı tarafça açılan hukuki mesnetten yoksun davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
HMK'nın 115. maddesinde "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için öncelikle icra dairesinde usulüne uygun şekilde icra takibinin başlatılması gerekmekte olup itirazın iptali davaları bakımından usulüne uygun bir icra takibinin bulunması HMK'nın 114/2. anlamında özel dava koşuludur.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortalısı ile davalı şirketin maliki olduğu araçların çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davalıya yapıldığı iddia edilen fazla ödemenin iadesi istemli olarak davalı hakkında İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğü'nde icra takibi başlatılmıştır. Davalı borçlu tarafından süresi içerisinde icra müdürlüğünün yetkisine usulüne uygun olarak itiraz edilmiştir. Davacı vekili tarafından itiraz üzerine huzurda görülen itirazın iptali davası açılmıştır. Her ne kadar davacı vekili tarafından dava konusu olayda Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin uygulanması gerektiği iddia edilmiş ise de huzurda görülen davanın haksız fiilden kaynaklanması nedeni ile somut olayda TBK'nın 89. maddesinin uygulanma imkanı yoktur. Yine davacı sigorta şirketi ile davalı arasında bir sigorta sözleşmesi bulunmadığından somut olayda Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinin de uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeni ile yetkili mahkemenin belirlenmesinde HMK'nın 6. ve 16. maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Dava konusu olayda davalının adresinin Büyükçekmece/İstanbul'da olduğu, dava konusu trafik kazasının ise Topkapı/İstanbul adresinde meydana geldiği anlaşıldığından İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü'nün dava konusu alacağın takibi bakımından yetkili olmadığı açıktır. İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartı olup huzurda açılan davaya konu usulüne uygun bir icra takibi olmadığından HMK'nın 114/2 ve 115. maddesi uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 269,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davalı kendisini vekil ile teslim ettirdiğinden Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesine göre hesaplanan 4.076,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı