T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/188
KARAR NO : 2024/386
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 26/02/2024
KARAR TARİHİ : 19/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA :
Davacı Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu 26/02/2024 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Bakırköy .... İş Mahkemesinde.... Esas sayılı dosyası ile .... San. Tic. Ltd. Şti aleyhine açtıkları işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin davada işçilik alacaklarının tahsiline karar verildiğini, işçilik alacaklarının tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı vekili ve kendilerince istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, istinaf mahkemesinin kararı neticesi yargılamanın Bakırköy ....İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından devam etmekte iken yargılamanın geldiği aşamada .... San. Tic. Ltd. Şti.'nin 12.01.... tarih ve .... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmek suretiyle kapandığının anlaşıldığını, bu nedenle Bakırköy ... İş Mahkemesinde .... Esas derdest mezkur davada taraf teşkili gereğine ve müvekkilinin alacağına kavuşmasını temine binaen şirketin ihyasını talep ettiklerini, dava konusu şirketin tek ortaklı olduğunu, şirketin tek sahibi-müdürü-tasfiye memurunun ... olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun mahkemeye gönderdiği Kadıköy ... Noterliğinin 10.01.2023 tarih ve .... yevmiyeli belgesinden anlaşılacağı üzere Şirketin tasfiyesini başlatan, şirketin tasfiyesini sonuçlandıran, önce kendisini sonra ...'ı tasfiye memuru olarak atayan kişinin ... olduğunu, ...'ın şirketi, kendisini ve tasfiye memurunu tek başına ibra ettiğini, ...'ın tasfiye halindeki firmanın borcu olmadığına ilişkin bilanço verdiğini ancak izah edildiği üzere işçilik alacaklarından dolayı müvekkilinin alacağı olduğunu beyan etmediğini, Ticaret Odası kayıtlarından anlaşılacağı üzere şirket sermayesinin 556.950,00 TL olduğunu, mahkemece açılan ihya davasına gerekçe olan dava ve icra takibi devam ederken tasfiye kararı verildiği ve eksik tasfiye yapıldığının anlaşıldığını, bu nedenlerle tasfiye memurları aleyhine tazminat davası hakları saklı kalmak üzere ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyasına, yeniden ticaret siciline tesciline, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı .... Müdürlüğü vekilinin 26/02/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin 01/04/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Dava konusu şirketin tasfiyesinin hukuka uygun olup, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili tarafından, dava dışı .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiye işlemlerinin usul ve yasalara uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacının ihyası talep edilen şirketin alacaklısı olmadığını, ilgili davanın halen derdest olduğunu ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını, kendi talebiyle şirketten istifa eden davacının kanunu dolanmaya çalıştığını, şirketin tümden ihyası talebinin hukuka aykırı olduğundan davanın reddinin gerektiğini, anılan nedenlerle Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Bakırköy ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin celbine, haksız ve mesnetsiz işbu davanın öncelikle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise istinaf mahkemesi kararı doğrultusunda salt Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi ve icra takibine itiraz akabinde ikame edilen Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihya kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi ile eklerinin davalı ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, bu davalının cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Dava, basit yargılama usulüne tabi olması ve HMK'nın 320/1.maddesi gözönüne alınarak taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava, hukukî niteliği itibariyle;6102 sayılı TTK'nın 545 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış şirketin ihyası ile ticaret siciline tescili davasıdır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde; ... sicil nosunda kayıtlı Tasfiye Halinde TASFİYE HALİNDE .... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin son tescilini 12/01/2023 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin ise 12/01/2023 tarihinde tescil edildiği ve sicil kaydının terkin edildiği görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin Bakırköy / İstanbul olduğu, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, incelenen mahkeme dosyası, ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde ;TTK'nun 543'ncü maddesi uyarınca, tasfiye halinde bulunan şirketin tasfiyesinin kapanması ve terkin işlemlerinin yapılabilmesi için tüm borçlarının tasfiye edilmiş olması, TTK'nun 545'nci maddesine göre yapılan sicilden terkin işleminin hukuka uygun bir terkin işlemi sayılabilmesi için tasfiyenin de usulüne uygun olarak sona erdirilmiş olması gerekmektedir. Anonim şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesiyle sona erer. Ancak tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise , tüzel kişilik ticaret sicilden silinmiş olsa bile anonim şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği kabul edilemez. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda bir hukuki işlemdir. Bu karar ve işlemin hataya dayanması halinde gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hata veya kasta dayalı şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasını, gerek o işlemi gerçekleştirenler, gerekse bundan zarar görenler isteyebilirler, ayrıca tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı olan kişinin yapılan ilanlara rağmen alacağını yazdırmaması alacağın düşmesini gerektirmez.
Somut uyuşmazlıkta; davacının açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve dava açmış olduğu davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ihyası talep edilen ASFİYE HALİNDE .... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği, davada taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca eski tasfiye memuru olan davalı ...'ın şirketin tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına,davalı ...'un şirket ortağı olup ihya davalarında husumetin eski tasfiye memuruna yöneltilmesi gerekli ve yeterli iken şirket ortağına da yöneltilmesi gerekli olmadığından ve bu kişinin ihya edilen şirkete tasfiye memuru olarak atanmasını gerektirir bir gerekçenin ileri sürülmemesi ile dosyada buna ilişkin herhangi bir beyan ve delilinde bulunamamıs nedeniyle bu davalı hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan TASFİYE HALİNDE .... SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ'nin tüzel kişiliğinin Bakırköy ...İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,
2-Ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru olan davalı ...'ın (T.C. NO:...) şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA,
3-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafça KARŞILANMASINA,
4-Davacının,davalı ... aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
5-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
6-Davacı tarafından ödenen 427,60.-TL Başvurma Harcı, 427,60 TL Peşin Harç ve 60,80 TL vekalet harcının davalı tasfiye memuru ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 12 tebligat + posta ücreti 571,00 TL yargılama giderinden davalı ... hakkında yapılan yargılama gideri düştükten sonra kalan 451,00.-TL'nin davalı ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Davalı ... Müdürlüğü'nün yasal hasım olması nedeniyle bu davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
9-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin eski tasfiye memuru olan davalı ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
10-Davalı ...'ın kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
11-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.650,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 19/04/2024
Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."