T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/365 Esas
KARAR NO : 2024/661
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/04/2024
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
K. YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilinin, ... Eğitim Destek Araçları ünvanlı şahıs işletmesi sahibi olup okullara eğitim materyalleri işi ile iştigal ettiğini, davalı Taraf ise "... Akademisi" ünvanlı özel anaokulunu işlettiğini, taraflar arasında 08.02.2023 tarihli sözleşme imzalandığını, işbu sözleşme ile anaokulu sınıf masa, sandalye, dekor, öğretmen masaları, sınıf konsept uygulamaları başta olmak üzere 73 kalem ürün ve hizmet için 2.050.000,00 TL karşılığında anlaşma yapıldığını, müvekkili tarafından işbu hizmetlerin eksiksiz olarak verildiğini, karşı taraf yetkilisi ... ve çalışanı .... 'in talepleri doğrultusunda sözleşmede yer alan adetlerden daha fazla ürün imal edilerek teslim edildiğini, hatta sözleşmede öngörülmeyen ek iş ve hizmetler verildiğini, bu kapsamda müvekkilince davalı taraf tatmin edilmeye çalışıldıkça davalı tarafın müvekkilini oyaladığını, müvekkili tarafından 08.02.2023 tarihli sözleşmede yer alan yükümlülükler yerine getirildiğini, davalı tarafın, müvekkiline sözleşmeden ve sözleşme dışı işlerden kaynaklı olarak yapması gereken ödemeleri yapmadığı gibi, müvekkilini uzun zamandır da oyaladığını, sözleşme konusu mal ve hizmetlerin davalı tarafın faaliyet göstermekte olduğu adreste ifa edildiğini, taraflarınca sözleşme kapsamında ve sözleşme haricinde anlaşılan hususlara ve görülen işlere ilişkin olarak Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.iş numaralı dosyasınca delili tespiti istendiğini, fakat mahkemece bu istemin reddedildiğini beyanla müvekkili tarafından 124 kalem iş, ürün ve hizmetlerin verilip verilmediğinin davalı şirkete ait ".... Anaokulu - ... Mah. ... Cad. No:33/1 Beylikdüzü/İstanbul" adresinde keşif ve bilirkişi marifetiyle tespitini, davalının malvarlığı üzerinde ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, mevcut aşamada gerçek alacaklarının belirlenmesinin mümkün olmadığını göz önünde bulundurarak, şimdilik davacı müvekkili adına sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı ürün ve hizmetler için toplamda 1.000,00 TL alacağın sözleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine hükmedilmesi ile davanın kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Madde 1-Sözleşmenin Tarafları başlığı altında düzenlenen maddede aynen ‘Bu sözleşme, bir tarafta ... EĞİTİM HİZ. VE DAN. TİC. LTD. ŞTİ. (bundan sonra ‘... EĞİTİM’ olarak anılacak olan) ile diğer tarafta ... ve ..... Destek Araçları ve Okul Aksesuarları (bundan sonra ‘... ’ olarak anılacak olan) arasında aşağıda yazılı şartlar dahilinde akdedilmiştir.’ şeklinde belirtildiğini, bu maddeden anlaşılan sözleşme ile üstlenilen işleri ... ve ... birlikte yapacaklarını taahhüt ettiklerini ve bu birlikteliğin Türk Hukukundaki adı da Adi Ortaklıktır. “Adi Ortaklık Sözleşmesi” , Türk Borçlar Kanunu’nun “Özel Borç İlişkileri” başlığı altında yer alan 18. Bölümü’nde düzenlenme alanı bulmuştur. Adi ortaklıkta ortaklığın temsil hükümleri, Türk Borçlar Kanunu’nun 637. ve 638. maddelerinde; yönetim hükümleri ise 625. maddesinde düzenlenmiştir. “Niteliklerinden kaynaklanan önemleri sebebiyle Yargıtay .... HD’ nin 14.11.1979 tarihli ve E. ... /K. 5217 sayılı kararında dava açılması olağanüstü işlem olarak kabul etmiştir.”; Doktrin tarafından benimsenen görüşe göre de ‘Yasal düzenleme gereği, ortaklar kurulu tarafından oybirliği ile alınmış bir kararla verilen özel yetki olmadıkça adi ortaklıkta yöneticinin, olağanüstü işler olarak addedilen; dava açma , sulh olma, tahkim etme kambiyo taahhüdünde bulunma, bağışlama yapma, bir gayrimenkulü temlik veya bir hak ile takyit edemeyeceğini söylenebilir.’ şeklinde olduğu, adi ortaklığın işleyişi ve temsili ile ilgili bu yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararları doğrultusunda varılacak sonuç dava konusu sözleşme ile ilgili gerek Zorunlu Arabuluculuk başvurusu olsun, gerekse dava açma işlemlerinin yasada tanımı yapılan Olağanüstü İşlemlerden sayıldığı ve huzurdaki dava ve yasal zorunluluk olan arabuluculuk tutanağının gerekli şartları taşımamasından kaynaklı olarak davacının dava ehliyetinin olmadığı ve mahkemeye sunulan Zorunlu Arabuluculuk Tutanağının da geçersiz olduğunun anlaşıldığını, huzurdaki davada zorunlu unsurlardan olan geçerli bir arabuluculuk son tutanağı sunulmadığından ve davacının tek başına adi ortaklık adına dava açma ehliyeti bulunmadığından huzurdaki dava Zorunlu Dava Şartlarını taşımadığından usulden reddedilmesinin gerektiğini, ... ile müvekkili .... Eğitim Hizmetleri ve Danışmanlık Tic. Ltd. Şti. arasında 08.02.2023 tarihinde imzalanmış olan sözleşme gereğince davalı müvekkili davacı ..... 10.02.2023 tarihinde nakit olarak elden 476.000-TL ödeme yaptığını, bu ödemeden sonra davacı sözleşme gereği işi yapmaya başladığını, akabinde 27.02.2023 tarihinde ... Eğitim Hizmetleri ve Danışmanlık Tic. Ltd. Şti'nin sahibi ... ait .... Bankası ... Şubesi nezdinde bulunan TR... nolu hesabından ...ın ... Bankası ... Şubesi nezdinde bulunan TR... nolu hesabına 180.000-TL gönderilmiştir. Sonrasında 20.03.2023 tarihinde ...a 200.000,00-TL, 30.03.2023 tarihinde 96.500,00-TL elden ve nakit olarak ödendiğini, sözleşmede yazılı işlerin tamamının bitirilip 11.05.2023 tarihinde teslim edileceği yazmasına rağmen iş tesliminin bu tarihe yetişmeyeceği anlaşılmasına rağmen 05.04.2023 tarihinde ...ın TR...... nolu hesabına 400.000,00-TL gönderilmiştir. Bu tarihten sonra iş tesliminin 11.05.2023 tarihinde olamayacağı kesinleştiğini, üstelik yapılan yapılan işlerin kalitesinin sözleşmede yazıldığı gibi olmadığı ortaya çıktığını, haliyle ödemelerin de yavaşladığını, davacıya 05.05.2023 tarihinde 165.000,00-TL elden ve nakit olarak, yine 05.05.2023 tarihinde 35.000,00-TL EFT ile, 17.05.2023 tarihinde elden ve nakit olarak 100.000,00-TL,30.05.2023 tarihinde elden ve nakit olarak 100.000,00-TL, 08.06.2023 tarihinde elden ve nakit olarak 5.000,00- USD, 11.07.2023 tarihinde elden ve nakit olarak 40.000,00-TL, 20.07.2023 tarihinde 50.000,00-TL, 27.07.2023 tarihinde 45.000,00-TL ve 14.08.2023 tarihinde 30.000,00-TL banka yolu ile olmak üzere toplamda sözleşme bedeli olan 2.050.000,00-TL’nin tamamı ödendiğini, davacıya yapmadığı işlerin parasını bile ödediğini beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden, usule dair itirazları kabul görmez ise esastan reddini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafça davalı ile yapılan sözleşme gereği işlerin ifa edildiği ve sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili için dava açılmış ise de; dosyaya sunulu sözleşmenin incelenmesinde bir tarafta davalı şirket, diğer tarafta işi üstlenen olarak ... olarak tarafların sözleşmeyi düzenledikleri, davacının bütün yükümlülükleri ... ile birlikte üstlendiği, işi üstlenen kişiler arasında bir iş bölümü olmadığı ve sözleşmede de tarafların ... olarak anıldığı gözetilerek davacı ile birlikte işi üstlenen .... arasında söz konusu işin üstlenilmesi nedeniyle adi ortaklık kurulduğu kabul edilmiş, adi ortaklıktan kaynaklı alacağın tahsili için açılacak davalarda zorunlu dava arkadaşlığı olması, ..... 'in söz konusu dava için arabuluculuğa müracaat etmemesi nedeniyle davacıya diğer ortağı davaya dahil etmesi için süre verilmesinin arabuluculuk eksikliğini gideremeyeceği ve dava açmadan önce adi ortakların birlikte arabulucuya başvurmamış olması nedeniyle zorunlu dava şartının yerine getirilmeden dava açıldığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafın sunduğu sözleşmeden davacı ile birlikte işi alan kişi arasında adi ortaklık olduğu ve zorunlu dava arkadaşlığı olduğu, birlikte arabuluculuğa müracaat etme zorunluluğu olduğu ve bu hususa riayet edilmeden dava açıldığı anlaşıldığından davanın usulden reddine,
2--Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve peşin alınan 427,60 TL karar ve ilam harcının Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
4-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine dair,
Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır