T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/382 Esas
KARAR NO : 2024/442
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/04/2021
KARAR TARİHİ : 03/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 13/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; A-Davacı vekili dilekçesinde özetle, davacının süt ürünleri üreten bir gıda üreticisi olduğunu, ürünlerinde günlük taze süt kullandığını, tesiste kullanılan elektriği davalı ... ve ....'dan satın aldığı abone numarası ... olduğunu, davalı şirket ....in davacıların üretim şirketinin duvar bitişiğinde baz istasyonu bulunduğunu, müvekkili ....'ın, ... A.Ş'ye verdiği elektriği davacıya verilen elektrik hattı üzerinden verdiğini, 14.03.2017-30.11.2020 tarihleri arasında ... tarafından kullanılan elektriğin davacının sayacına yansıdığını, ... A.Ş tarafından usulsüz kullanılan elektriğin davacı şirketin faturalarına yansıdığını, davacı şirketin bu durumu 2020 mart ayında tesadüfen fark ettiğini, yanlış elektrik hattı çekildiğinden bahisle defalarca kez davalı şirketlerden ...'a başvurulup sonuç alınamadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalı ... A.Ş ile davacı şirketin ortak kofradan elektrik kullanmaları nedeniyle kota aşımlarına maruz kaldıklarını, kota aşımları ve usulsüz kullanımlar nedeniyle defalarca kez elektriklerinin kesildiğini, elektrik kesilmeleri nedeniyle davacının süt ve yoğurtlarının ziyan olduğunu, bu kesintiler nedeniyle davacının yaklaşık 16 bin kg yoğurdunun ziyan olup çöpe atıldığını, usulsüz kullanımlar nedeniyle kesilen cezaların eksiksiz ödendiğini, davalı ... A.Ş 'nin yaklaşık 5 sene boyunca tükettiği elektrik faturalarının davacının elektrik faturalarına yansıtıldığını, aylık ortalama 2.700,00-TL ile 3.000.00-TL faturanın 44 ay boyunca davacı tarafından ödendiğini, davalı şirket ... tarafından usulsüz kullanılan elektrik nedeniyle davacının yaklaşık 150.000-180.000 TL arasında zararı olduğunu, elektriklerin kesilmesi nedeniyle de yaklaşık 350.000-400.000TL Arasında zararı olduğunu, bu nedenle sebepsiz zenginleşen davalılardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500-TL'nin elektrik kullanım tarihinden başlamak üzere ticari temerrüt faiziyle 16 ton yoğurt ve 400kg taze süt kaymağının ziyan olması nedeniyle zayi olan ürün bedellerinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 500-TL'nin ürünlerin ziyan olduğu 14.03.2017 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle beraber davacıya iadesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu hizmete ilişkin olarak müvekkili şirket ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin diğer davalılarla bir abonelik ilişkisi bulunmadığından müvekkili şirketin işbu davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava konusu olayda; uyuşmazlık konusu hizmete ilişkin olarak diğer davalı ... A.Ş. İle abonelik sözleşmesi akdeden ve sağlanan hizmetten yararlanan müvekkili şirketin "... İletişim Hizmetleri A.Ş." değil "... A.Ş." olduğunu. (EK- .... hizmet numaralı .... sayaç numaralı abonelik) davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte kofra hatasıyla ilgili sorumluluğun kurulumu denetleyen ve akabinde abonelik tesis eden diğer davalı şirketler ... A.Ş. ve ... A. Ş. 'de olduğu tartışmasız olduğunu, ... A.Ş. Söz konusu baz istasyonunda kullanılmak üzere usulüne uygun şekilde abonelik başvurusunda bulunmuş, başvurunun ardından davalı elektrik dağıtıcısı şirket tarafından elektriğin kullanılacağı alanda kurulum yapılmış ve denetlenmiş ardından abonelik tesis edildiğini, Davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, söz konusu kurulumda hata yapıldığıyla ilgili iddiaların doğruluğu varsayımında dahi sorumluluğun kurulumu denetleyen ve akabinde abonelik tesis eden diğer davalı ... A.Ş.'de olduğu tartışmasız olduğunu, Dava konusu yapılan dönemde ... A.Ş. Adına kullanımları doğrultusunda fatura tahakkuk edilmiş olup bu faturalar ödendiğinden, davacının iddiaları doğruluğu varsayımında dahi mükerrer ödeme söz konusu olacak olup bu durumdan yükümlülüklerini yerine getiren ... A.Ş.'nitı sorumluluğu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davacının haksız kazanç sağlamaya yönelik talepleri ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizin .... Esas sayılı dosyasından tefrik edilen dava dosyasının mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
Taraf sıfatı (husumet) maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usulî hukuki ilişkinin süjesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usûli bir kavramdır. Taraf ehliyetine sahip olabilmek için medeni hukuktaki hak ehliyetine sahip olmak gerekir. HMK'nın 50. maddesine göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, taraf ehliyetine de sahiptir. Buna göre tüm insanlar, hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahiptir. Dava ehliyeti ise, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. (HMK 51) Fiil ehliyetine sahip olan kişi, dava ehliyetine de sahiptir ve davayı yürütebilir, usûl işlemlerini yapabilir. Reşit olan ve temyiz kudretine sahip olan kişiler fiil ehliyetine sahiptir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur.Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir.
HMK'nın 114/1. maddesinde dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında da "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü ile diğer kanunlarda dava şartlarına ilişkin düzenlemelerinde dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır.
HMK'nın 115. maddesi; "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklindedir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafından davalı ... aleyhine huzurda görülen tazminat davası açılmış ise de dosyaya sunulan 07/12/2021 tarihli abonelik dosyasında; elektrik tüketimine ilişkin sözleşmenin ... ile dava dışı ... A.Ş. arasında kurulduğu; huzurda görülen davada davalı olarak gösterilen ...'nin abonelik sözleşmesine taraf olmadığı; dolayısıyla da söz konusu davalının huzurda görülen davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre hesaplanan ve tahsili gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 03/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı