T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/429
KARAR NO : 2024/481
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 13/05/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA :
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu 13/05/2024 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirketin iflas işlemlerinin Bakırköy ..... İcra ve İflas İdaresinin .... iflas sayılı dosyasından yürütüldüğünü, 24/04/2024 tarihli olarak sıra cetvelinin tanzim edildiğini ve 26/04/2024 tarihinde ..... gazetesinde yayınlandığını, bu sıra cetvelinde ...bank ....'nin 704.139,92 TL olarak kabul, ...Bankası ....'nun 1.000.000,00 TL şarta bağlı olarak kabul, alacaklı .... Bankası A.Ş.'nin 149.083,00 TL şarta bağlı kabul ve alacaklı ... Bankası'nın alacağının 482.253,70 TL olarak kabul edilerek alacak kayıtlarının sıralandığını, gelinen durum itibari ile ...bank, ... Bankası ve ... Bankası yönünden mezkur alacak kalemlerine ilişkin risklerin ortadan kalktığını, masanın zarara uğramaması ve hiçbir alacaklının haksız kazanç elde etmemesi adına alacağı sona eren tarafların sıra cetvelinde kendilerine pay verilmemesi ve alacak kayıtlarının ortadan kalkması gerektiğini, ... Bankası ve ....bank yönünden ise teminata bağlı alacak tutarının şarta bağlı kabul edilmesinin gerekirken salt kabul şeklinde sıraya alınmasının hata barındırdığından sıra cetvelinin iptali ile yeniden düzenlenmesi gerektiğini, sıra cetveline konu edilen bazı alacakların işbu alacakları doğuran teminat mektubu veya çek risklerinin ortadan kalkmış olması sebebiyle konusuz kaldığını, ilgili bankalara müzekkere yazılarak mezkur durumun teyidini ve masanın zarara ve hak kaybına uğramaması, ayrıca hiçbir alacaklının haksız kazanç elde etmemesi adına sıra cetvelinde konusuz kalan alacaklar yönünden terkin yoluna gidilmesinin gerektiğini, anılan nedenlerle Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasında düzenlenmiş olan Sıra Cetveline konu alacaklardan ...bank ... ve ...Bankası ... taraflarının alacaklarının konusuz kaldığını, işbu taraflara sıra cetvelinde yer verilmeyerek terkin edilmesi, ... Bankası A.Ş. yönünden 149.083,00-TL olarak şarta bağlı kabul edilen alacak tutarının 36.000,00-TL olarak düzeltilmesi ve ... Bankası A.Ş. yönünden ise sıraya alınan alacak tutarının ''şarta bağlı kabul'' şeklinde düzeltilmesinin hukuk ve kanunun bir gereği olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı iflas dosyası nezdinde 24/04/2024 tarihli olarak düzenlenen sıra cetvelindeki haksız alacak kayıtlarının terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İflas idaresi tarafından kabul edilen alacağın terkini istemine ilişkindir.
Somut olayda, müflis şirketin iflas masasına kaydedilen alacağın,kayıt yaptıran bankaların alacağının bulunmadığından bahisle terkinine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkiyi saptamak gerekli olup,davacı vekili,müflis şirketin iflas masasına kaydedilen davalı alacaklılarının gerçek olmadığından bahisle terkinini istemiştir.Ticaret Mahkemesi iflastan sonra İİK'nın 235.maddesi uyarınca masaya yapılan alacak kayıt talepleri ile ilgili görevli olup bunun dışında sıraya veya alacağın muvazaalı olduğuna ya da olmadığına dair talepler ile ilgili görevli olmayıp uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
İcra Hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan .davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy İcra Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 2 hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle karar verildi. 14/05/2024
Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."