T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/438
KARAR NO : 2024/518
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili tarafından Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan 15/05/2024 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili ...... 'un hali hazırda 2022 yılından itibaren ..... Mah. ..... Bulvarı No: 1 34513 – Esenyurt adresinde ki ...... adlı galericiler sitesinde ekspertiz dükkanı ve ikinci araç el satış işi yaptığını, ancak ağırlıklı faaliyet alanı ekspertiz işine dair olduğunu, İş bu dava konusu arabaları da alıp esasında daha önceden görüştüğü hazır olan ve araçları alacaklarını kendi adlarına işlemleri yürütmesini istedikleri müşterilerine araç bedelinin üzerine yüzde 3 kar koyarak satmayı amaçladığını, davalılardan ...... 'in de ....... adı altında araç alım satım ticareti ile uğraşmakta olup müvekkilinin davalılardan ....... 'i 2023 yılının Ocak ayından itibaren sattığı araçların ekspertizini müvekkilinin dükkanında yapması nedeniyle tanıdığını, bu davalının sık araç alıp sattığı için müvekkilinin yanına da sık gelip gitmeye başladığını ve müvekkili ile de samimiyeti arttırıp belli bir güven tesis ettiğini, davalılardan ...... 'in yine sattığı bir aracın ekspertizi için 04.01.2024 tarihinde müvekkilinin yanına geldiğini ve yapılan sohbette müvekkilinin "ben de işin içindeyim ama senin çevren çok daha geniş ben de babamızdan miras kalan aracımı takasta kullanıp üzerine 60-70 bin TL koyup değiştirmek istiyorum" dediğini, davalı ...... 'ın ta "ben araçlarımı ...... den alıyorun. Orada güzel bağlantılarım var ,bana çok kolaylık sağlıyorlar, ilişkilerim son derece güçlü" dediğini, davalı ...... 'in ...... kastı ise davalılardan ..... Turizmi olduğunu, davalı ...... 'in müvekkiline diğer davalı ...... sayfasına girmesini ve istediği aracı beğenmesini istediğini, müvekkilinin de söz konusu davalının İnternet sitesinden ..... plakalı ...... marka aracı beğendiğini, müvekkilinin davalılardan ....... 'e ....... plakalı ..... aracı takas olarak verebileceğini, üzerine en fazla 60-70 Bin TL ödeyeceğini söylediğini, davalı ....... 'ın ise "bende nakit var alırız sen bana aracını takas eder üzerine de 60-70 bin TL verirsin" dediğini ve tarafların bu şekilde anlaştığını, müvekkilinin10.01.2024 tarihinde ...... plakalı ....... marka aracın ruhsatının hazır olduğunun söylenmesi üzerine diğer dava konusu araçlar için gittiği Ataşehir' deyken notere geçip aracını taksa olarak ...... 'e devrettiğini, müvekkili ile davalının bu anlaşma sonrası ertesi gün yani 05.01.2024 tarihinde ...... park şubesine gittiklerini ve davalı .......'ın güvenlik noktasından geçerken ...... deyip direkt geçtiğini, müvekkili ile davalı ....... 'ın davalı firmanın önce ofis bölümüne geçtiklerini, alınacak aracı (...... plakalı ...... ) incelediklerini, sonrasında ödeme işlemlerinin gerçekleştiğini, müvekkilinin bu yeni arabası ile davalı ..... 'ın ise müvekkilinin takasta kullandığı ....... Plakalı ...... ile döndüklerini, müvekkilinin ...... plakalı ...... aracını alıp evine döndükten sonra davalı ..... müvekkilimi 20:00 sularında aramış müşterisi var ise yeni güzel arabalar olduğunu söylediğini, müvekkilinin müşterilerinden olan ...... 'in ....... 'nun yine ...... 'in ise ...... istediğini tüm işleri müvekkilimin takip etmesini, kendisine araç satış bedeli üzerinden yüzde 3 kar vereceklerini müvekkiline ilettiklerini, müvekkilinin bu durumu davalı ......' e ilettiğini ve tarafların ilk olarak 08.01.2024 tarihinde araçların bulunduğu diğer davalı ..... Turizme ait ...... Şubesine gittiklerini, davalı ...... 'in buradaki güvenlik görevlisine de ...... geldiğini bir diğer davalı olup .... Turizm şirketininde satış sorumlusu olan ...... 'ın bilgisi ve haberi olduğunu söylemesi üzerine içeri alındıklarını, müvekkilinin yine araçları inceledikten sonra ofis bölümüne geçtiklerini, davalı ...... 'ın TR ..... nolu ibanına 3.000 TL , ..... şubede çalışan ...... 'ın TR...... nolu ibanına da 3.000 TL komisyon göndermesi gerektiği bilgisinin verildiğini, müvekkilinin de davalı ....... 'ın bu isteği üzerine bu şahıslara talep edilen ödemeleri gönderdiğini, müvekkilinin müşterilerine vermek için dekont ,makbuz vs istediğinde kendisine zaten sözleşmelerde yazdığının bedel alınmasa aracın teslim edilmeyeceğinin söylendiğini, davalı firma çalışanı olan ....... 'ın sadece kendi çalıştığı şube değil diğer şubelerle de bağlantıları gereği sürekli iş ve işlemlerin içinde olduğunu, müvekkilinin müşterisi ...... için aldığı ...... plakalı ...... aracı alıp diğer müşterisi olan ...... için aldığı ...... plakalı ...... aracı ise çekiciye yükleterek davalı şirketten çıkarttığını, .diğer araç olan ve müşterisi ...... için alınan ....... marka aracın ise sözleşmesi ve satış belgeleri ile çıkış belgesini aracın içerisinde bırakıp anahtarını da yanına alarak 10.01.2024 tarihinde gelip almak üzere teslim aldığı yerde bıraktığını, sonrasında 10.01.2024 tarihinde ....... için alınan aracın teslim alındığını ve oradan yine gerekli prosedürü uygulayarak çıkıldığını ancak sonrasında tem trafikten aracın muayenesinin bittiği ve geri götürülüp muayene edilmesi gerektiği bilgisinin verildiğini, 11.04.2024 tarihinde ...... plakalı ...... marka aracın muayene için davalı firmaya geri götürüldüğünü, müvekkili ...... 11.04.2024 tarihinde hala araçların devri için ...... aranmayınca ve de bu tarihten sonra diğer davalı ...... müvekkilini oyalamaya başlayıp sonradan telefonlarını açmayınca müvekkilinin hemen davalı firmanın ....... şubesine gittiğini ve davalı ....... dolayısıyla tanıdığı ve farklı şubelerde de olsa tüm işlerini organize ettiğini bildiği ........'ın yanın gittiğini, ....... 'in 4 gündür söz verdiği ödemeleri yapmadığını ve araçları iade etmesi gerektiğinin söylendiğini, müvekkilinin de ödemelerini yaptığını beyan ettiğini, davalı firma çalışanı .......'ın ise ben .......'a çok iş yaptım ona güvenerek hata ettim deyip müvekkilinden özür dilediğini, müvekkilinin hazır olan müşterisi ...... adına alınan arabalar için yani ....... plakalı araçlar için davalı .......'in beyan ve talebi üzerine diğer davalı kardeşi ........'in banka hesabına 08.01.2024 tarihinde 600.000,00 TL ,09.01.2024 tarihinde 391.000,00 TL ve de davalı ...... Turizmin banka hesabına da 750.000,00 TL ödeme gönderdiğini, ayrıca davalı ......'e de elden 619.000,00 TL ve kendi için takasta kullandığı ve 680.000 TL sayılan ....... plakalı ...... ün üzerine de 60.000 TL elden ödeme yaptığını, tüm bu yaşanılanlar sonrası firma yetkililerinin müvekkiline bizim de ihmalimiz var size telafi için indirimli yeni arabalar verelim dahi dediklerini, müvekkilinin bu teklifi kabul etmediğini yasal yollara başvuracağını beyan ettiğini ve iyi niyet çerçevesinde de kendisinde olan ..... ve ...... Plakalı araçları ise 13.01.2024 tarihinde İstanbul -Beylikdüzü'ndeki iş yeri olan ...... adresinden davalılardan ..... 'a teslim ettiğini, davalı ........ Turizm ait matbu Taşıt Satış Sözleşmelerinin 5.maddesi incelendiğinde kararlaştırılan satış bedelinin araç teslimi öncesi satıcıya nakden ve defaten ödenmesi şartı olduğu ve bu şart yerine getirilmeden araçların fiilen teslim edilemeyeceğinin açık ve net bir şekilde anlaşıldığını, zaten müvekkilinin de iş bu sözleşmedeki şarta ve sözleşmeye güvenerek hareket ettiğini, davalı firma çalışanının da müvekkiline bunu güvence gösterdiğini, yine araçların fiilen teslim edilmiş davalı firma sözleşmeleri, güvenlik bölgesinden çıkış için gerekli evrakları, araçların yedek anahtarlarını bile müvekkiline teslim ettiğini, davalı firmanın araçları fiilen teslim ettiği tek durumun araç bedellerinin ödenmiş olması şartı yada davalıya ait taşıt konsinye teslim sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere ilgilisi ile bu sözleşmeyi akdetmiş olması olduğunu, dava konusu araçların resmi devirlerinin olmamasına rağmen fiilen satışların gerçekleştirildiği araçların teslim edildiğini, gelinen son noktada müvekkilinin davalıların kusurlu, hukuka aykırı tutum ve davranışları sonucunda ciddi anlamda maddi zarara uğradığını, zira ...... Plakalı araç için 770.000,00 TL ,..... Plakalı araç için 865.000,00 TL , ..... Plakalı araç için ( ...... plakalı ..... takası sonucu) 740.000,00 TL toplamda ise 2.375.000,00 TL zarara uğradığını, adı geçen .......'nun kendi davasını müstakil olarak açıp takip edeceğinden iş bu davanın konusuna dahil edilmediğini, anılan nedenlerle haklı davalarının kabulü ile müvekkilinin ....... , ...... ve ...... plakalı araçların fiilen gerçekleşen alım satımı nedeniyle davalılarca uğradığı zarar olan 2.375.000,00 TL nin davalılarca müştereken ve müteselsilen araçların fiilen teslim tarihinden itibaren başlamak üzere resekont avans faizi (ticari faiz) ile ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, alacağın tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkiyi saptamak gerekli olup,davacı vekili,davalılar ile olan araç ticaretinde müvekkillerinin kandırılarak para alındığını,bu paranın iadesini talep etmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 36.maddesinde "Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir." şeklinde olup aldatılan taraf sözleşme ile bağlı olmadığından verdiğini karşı taraftan isteyebilir..Buna göre aldatma hukuksal nedenine dayanmakta olup,uyuşmazlık alım satım sözleşmesinden maynaklandığı,TBK.md.36 ve 207.maddelerine dayanılan davanın,TTK'nun 4.maddesinde sayılan diğer anlatımla bu maddede 6098 sayılı TBK'na atıf yapan sözleşmelere ilişkin olmadığından mutlak ticari davalardan olmadığı ve davalıların tacir sıfatı bulunmadığı,diğer anlatımla her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası(nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir.Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan .davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Büyükçekmece Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 2 hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle karar verildi. 22/05/2024
Başkan.......
☪e-imzalıdır.☪
Üye ......
☪e-imzalıdır.☪
Üye ........
☪e-imzalıdır.☪
Katip .......
☪e-imzalıdır.☪