T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/444 Esas
KARAR NO : 2024/522
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/05/2024
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
K. YAZIM TARİHİ : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, 11 Şubat 1926 tarihinde kurulduğunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin en köklü kurumlarından biri ve sektöründe öncü konumunda olduğunu, müvekkili şirket basılı medya alanındaki liderliğini internet haberciliğinde de sürdürmeyi hedeflediğini, bu kapsamda https://www......com.tr/ web sitesi ile Türkiye’de internete taşınan ilk gazetelerden biri olduğunu, müvekkili şirkete ait https://www.....com.tr/ web sitesi Türkiye'nin en çok ziyaret edilen siteleri arasında ilk beş içerisinde yer aldığını, müvekkili şirket, Türk Basın tarihinin en köklü ve saygıdeğer basın kuruluşu olmasının temelinde; toplum nezdinde ses getiren görselleri ve en güncel haberleri ilk elden gerek haber servislerine, gerek okuyucularına ve ziyaretçilerine ulaştırması, bünyesindeki güçlü basın çalışanlarının da bu doğrultuda büyük emek ve çaba sarf etmeleri yer aldığını, dava konusu haber içerikleri müvekkili şirket tarafından hazırlandığını, davalı şirket tarafından ticari maksat elde etmek amacıyla, müvekkili şirketin izni olmaksızın kullanıldığını, müvekkili şirketin sahibi olduğu www....com.tr internet sitesi adresinde yayınlanan 2 adet haber içeriği ve telif hakkı müvekkili şirkete ait olan 2 adet fotoğraf davalı'nın sahibi olduğu www....com adresinde izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullanıldığını, müvekkili şirket ile fiili veya hukuki hiçbir ilişkisi olmayan, müvekkili şirket ile herhangi bir abonelik sözleşmesi bulunmayan www....com isimli internet sitesinde, muhtelif zamanlarda müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında ve hukuka aykırı olarak; müvekkiline ait haberler, resim, fotoğraf ve makaleleri v.s. yayımlandığını, müvekkili şirketin internet sitesinde " ....com.tr'de yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı ..... Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.'ye aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez." yasal uyarısı ile yayım hakları açık bir biçimde saklı tuttuğunu, işbu yasal uyarıya rağmen davalı, müvekkili şirketten izin almadan, müvekkiline ait internet sitesinde yayınlanan ve sadece abonelerine sunulmak üzere, fotoğraf ve görüntülerle yayınlanmaya hazır hale getirilen haber içeriğinde yer alan görüntüyü, emeksiz masrafsız kendi yayını ve/veya internet sitesi vasıtası ile okuyucuya sunduğunu beyanla davanın kabulü ile TTK m.54 vd. uyarınca haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin dava ve alacakları saklı kalmak üzere HMK 109 uyarınca şimdilik kısmi alacak olarak 1.000,00-tl haberin yayınlandığı tarih itibariyle işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tazminini, yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Her ne kadar iş bu dava ticari dava niteliği taşıdığından bahisle mahkememizde ikame olunmuş ise de ; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olmaması, davacı haber ajansına ait haberin yayın hakkı satın alınmadan yayınlanmasından kaynaklı olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna,
2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince ,
-Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden ,
-Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten,
-Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren
2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına,
5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden karar verildi. 23/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır