T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/64 Esas
KARAR NO : 2024/456
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/04/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
K.YAZIM TARİHİ :20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ..., müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak aracın maddi hasara uğramasına ve kullanılamamasından dolayı çekici ile servise götürüldüğünü ve dolayısıyla araçta değer kaybı oluşmasına sebebiyet verdiğini, kazaya ilişkin incelenen tramer kayıtlarına göre, işbu kazada .... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde ve dolayısıyla müvekkilinin aracında hasar oluşmasında %100 oranında kusurlu olduğunu, bu itibarla, 14.03.2023 tarihinde davalı ... Sigorta Şirketi’ne kaza nedeniyle müvekkile ödenmesi lazım gelen maddi tazminatın ödenmesine ilişkin talepte bulunulduğunu, ancak davalı yanın bu talebe karşın bir ödeme gerçekleştirmediğini beyanla fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.500.-TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev itirazları olduğunu, davalı ... Sigorta AŞ'de dosyada taraf olarak bulunmakla davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerekirken iş bu mahkemede açıldığını, ayrıca zamanaşımı itirazları da olduğunu, esasa ilişkin ise davacı tarafın %100 kusurlu olduğunu, bu nedenle değer kaybı talep edilemeyeceğini beyanla müvekkili aleyhinde açılmış iş bu davanın öncelikle usulden, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi usule uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 114/1. maddesinde dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü ile diğer kanunlarda dava şartlarına ilişkin düzenlemelerinde dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır.
Sözü geçen Kanun'un 115. maddesi hükmü de;
"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde olup buna göre Mahkeme'nin dava şartı noksanlığı hâlinde yapacağı işlemler düzenlenmiştir.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesinde ise "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülecek olan bazı davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı hâline getirilmiştir.
Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi hukmü ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde olup madde ile arabulucuya başvuruyu dava şartı olarak kabul edilen davalarda, arabulucuya başvurmadan dava açılması hâlinde yapılacak işlem düzenlenmiştir.
Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının aracında meydana gelen değer kaybının zararı istemli olarak huzurda görülen dava açılmıştır. Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir. Huzurda görülen davanın konusunun alacak istemine ilişkin olması ve davalılardan birinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olması nedeniyle davanın açıldığı 10/04/2023 tarihinde davanın araculuculuğa tabi olması ilgili yasa hükmü gereğidir. Davacı vekili tarafından gerek dava açılırken gerek görevsizlik kararından sonra arabulucuya başvurulmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici ve özel nitelikteki düzenlemesi karşısında açılan davanın 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabulucuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın arabuluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
5-Kendisini vekil ile temsil ettirmeyen davalılardan .... Sigorta A.Ş. lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalılardan .... lehine Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesine göre hesaplanan 750,00 TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı sigorta şirketinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
07/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı