T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/9 Esas
KARAR NO : 2024/432
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/01/2024
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
K.YAZIM TARİHİ : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ile davalı tacir arasında 06.05.2019 tarihinde ticari nitelikte fuar katılım sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre davalının ....(....) fuarında 48 m2 yer temin edilmesi edimi, davacının ise bu hizmet karşılığı sözleşmede kararlaştırılan bedelin ödenmesi edimi hususlarında anlaşmaya vardıklarını, müvekkilinin sözleşme ile belirtilen bedelleri vadesinde davalı tarafa ödemesine karşın davalı taraf fuar alanında yer tesisi edimini gerçekleştirmediğini, davalının sözleşmede kararlaştırılan edimini gerçekleştirememesinden dolayı müvekkil tarafından ödenen bedelin iadesini davalıdan istenmişse de olumlu veya olumsuz bir netice alınamadığını, müvekkili tarafından davalıya karşı magduriyetinin giderilmesi amacıyla zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin davalıya fuar katılım sözleşmesi için ödenen bedeli iade etmemesi sebebiyle, müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için dava açtıklarını, alacak davamızın kabulüne, fazlaya ilişkin haklarımız ve ek dava açma hakkımız saklı kalmak kaydı ile 36.565,82 TL’nin davalıya ödeme (06.05.2019) tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil davacıya verilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı; davacı tarafından TTK'nın 18/3. Maddesine uygun olarak yapılan bir sözleşmeden dönme eyleminin olmadığı; fuarın ertelenmesinin haklı gerekçelere dayandığı, taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesi kapsamında müvekkilinin fuar tarihini değiştirme yetkisinin bulunduğu; müvekkili şirketin fuarın ertelenmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, fuarın .... tarihinde gerçekleştirildiği; davacı adına fuarda yer ayrılmasına rağmen davacının fuara katılmadığı iddiası ile davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Huzurda görülen dava fuar katılım sözleşmesi nedeni ile ödenen katılım ücretinin iadesi istemine ilişkin alacak davasıdır.
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
İşbu davanın yasal dayanağını oluşturan Fuar Katılım Sözleşmesi'nin incelenmesinden; taraflar arasında .... tarihinde yapılacak ... Fuarı için fuar katılım sözleşmesinin imzalandığı ve bedelin nakit ve çek olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı açıktır. Taraflar arasında imzalandığı konusunda ihtilaf bulunmayan Fuar Katılım Sözleşmesi'nin 2. maddesi ile davalının tek taraflı olarak fuar tarihlerini değiştirme hakkının bulunduğu, fuar tarihinin tek taraflı olarak değiştirilmesi durumunda dahi davacının ödeme ile birlikte sözleşme ile yüklendiği diğer edimlerini yerine getirme yükümlülüğünün devam edeceği imza altına alınmıştır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ... tarihinde yapılacak ... Fuarı için fuar katılım sözleşmesinin imzalandığı ve davacı tarafından fuar katılım sözleşmesi kapsamında belirlenen ücretin davalıya ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı tarafından süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunulmuş ise de huzurda görülen davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması nedeni ile TBK'nın 146. maddesi uyarınca davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Davalı tarafından ertelenen fuar, ... tarihinde gerçekleştirilmiş olup yeni fuar tarihine ilişkin bilgilendirmenin davacıya yapıldığı ve davacının söz konusu fuara katılmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesinde, tarafların sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirleyebileceği düzenlemesi ile sözleşme serbestliğine yer verilmiş olup somut olayda, tacir olan her iki taraf özgür iradeleri ile yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri konusunda anlaşmaya vararak imzalamışlardır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. maddesinde davalı tarafın sözleşmeye konu fuarı tek taraflı olarak erteleme yetkisinin bulunduğu, erteleme durumunda dahi sözleşmenin ayakta kalarak davacının ödeme yükümlülüğünün devam edeceğinin sözleşme ile kararlaştırılması karşısında fuarın ertelenmesinin, "Fuar Katılım Bedeli" olarak davalıya verilen ödemenin iadesi talebinde bulunma hakkı doğurmayacağı, davacının sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüğünün devam edeceği başka bir deyişle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin erteleme durumunda dahi ayakta kalmaya devam edeceği açıktır. Açıklanan nedenlerle davacının fuar katılım bedelinin iadesi talebinde bulunamayacağından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 624,46 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 196,86 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
30/04/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ....
¸E-imza