T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2015/900
KARAR NO: 2018/435
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 25/12/2015
KARAR TARİHİ: 16/04/2018
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 03/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP; Müvekkili şirkete ... nolu tüm işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı ... Ltd. Şti.'nin ticari faaliyetlerini sürdürdüğü, ... Mah. .... Cad. ... İş Merkezi .... Blok No:... Esenler/İstanbul adresindeki bağımsız bölümde 13/02/2015 tarihinde hırsızlık vakası sonucu maddi hasar meydana geldiğini, davalı ....'nin sigortalı işyerinin bulunduğu iş merkezinin güvenliğini sağladığını, söz konusu hırsızlık nedeniyle meydana gelen maddi hasarın davalı şirketin görevini yerine getirirken gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sonucu meydana geldiğini, müvekkilinin vaki hasar ihbarına müteakip yaptırdığı ekspertiz incelemesi neticesinde sigortalıya hasar tazminatı olarak 16.836,33 TL'yi 06/04/2015 tarihinde ödediğini ve yapılan bu ödemeyle TTK mad. 1472 gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu, hukuki halefiyet gereği, rücu alacağı için davalıya 14/09/2015 tarihli rücu yazısı ile müracaat edildiğini, davalı tarafından cevap verilmediğini, dava konusu olayda davalının kanundan ve sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunun bulunduğunu, davalıya yapılan başvurulara cevap verilmediğinden 16.836,33 TL rücuen tazminatın tazmini için işbu davanın açılmasının zaruri olduğunu belirterek fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla rücuen tazminat alacağı olan 16.836,33 TL'nin ödeme tarihi olan 06/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve yargılama harç ve giderleri, vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Müvekkili şirketin ünvanının içerisinde .... ibaresinin yer almadığını, müvekkili şirketin, özel güvenlik hizmetini tacir sıfatını haiz ve tüzel kişiliği bulunan ....Yapı Kooperatifi ile akdettiği sözleşme ile yüklendiğini, müvekkili ile davacının sigortalısı arasında özel güvenlik hizmetine dair bir akdi ilişki bulunmadığını, davacının tazminat talebinin muhatabı işyerinin içinde bulunduğu kompleksin yönetim ve idaresiyle görevli ve sorumlu olan dava dışı .... Yapı Kooperatifi olduğunu, davacının tazminat iddiasının müvekkiline karşı ileri sürmesinin hukuken mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin .... faaliyet gösteren sair kişilerin özel güvenliğinin sağlanmasını taahhüt etmediğini, tesis dahilindeki özel mülk niteliğinde olan işyerlerinin bireysel güvenliğinin doğal olarak işyerlerinde faaliyet gösteren şahısların sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin sözleşme ile yükümlendiği güvenlik hizmetini kendisinden beklenen şekilde, kusursuz olarak yerine getirdiğini, güvenlik edimini kusursuz ifasına rağmen gerçekleştiği iddia edilen hırsızlık olayından sorumlu ve mesul olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE YARGILAMANIN ÖZETİ;
Dava TTK'nun 1301. Maddesi kapsamında davacının oluşan hasar sonucunda dava dışı davacı sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Dosyaya delil olarak 2015 YE 263/1 nolu Hasar Dosyası Davacı şirket tarafından düzenlenen....numaralı sigorta poliçesi Ekspertiz Raporu, Olay yeri inceleme raporu ,Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün cevabi yazısı Rücu mektubu, Tazminat mektubu, Hesap ekstresi, Rücu Mektubuna verilen cevabi yazı, Kira Sözleşmesi Müşteki İfade Tutanağı, Faturalar ve Fotoğraflar ile ekspertiz dosyası ve hasar dosyası birlikte ibraz ve celb edilmiştir.
Mahkememizce yapılana yargılama ve toplanan delillere göre uyuşmazlık davacı sigortalısının iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayından dolayı davalı Özel Güvenlik firmanın kusuruyla sorumlu olup olmadığı noktasındadır.
Dosyaya yansıyan tutanak ve belgeler alınan bilirkişi raporlarına göre olayın sigortalı şirketin işyerin 13.02.2015 tarihinde hırsızlık olayının kapı kilidi kırılarak içerideki mont cinsinden emtianın alınması suretiyle meydana geldiği, hasar bedelinin sigortalıya ödendiği gelen belgelerden anlaşılmış olup davacının sigortalı firmanın haklarına halef olduğu dikkate alındığında meydana gelen zarardan HMK 266.mdde kapsamında özel ve teknik bilgiyi gerektiren güvenlik zaafiyeti hususu ve malın zararın gerçek olarak tespiti bakımından davalının sorumlu olup olmadığı hususu ve bilirkişi raporlarına göre olayın oluş şekli ve gerçek zarar tespit ettrilmiştir.
Alınan 22.09.2017 tarihli heyet bilirkişi raporunda Özetle,
Davacının sigortalısı ....I.td.ŞtL'nİn depo olarak kullandığı .... Mah, .... Cad. .... İş Merkezi ... Blok No:... /İSTANBUL adresinde 13.02.2015 tarihinde gerçekleşen hırsızlık nedeniyle oluşan zararın hırsızlık tarihi itibariyle 16.836,00 TL olduğu,Hırsızlık olayının meydana geldiği 13.02.2015 tarihinde Bu aşamadan sonra itirazlar gerçek zarardan ziyade davalının olayla ilgili kusuru oranıyla ilgili itirazlar olması ve ilk rapor kendi içinde çelişki barındırması sebebiyle ikinci kez sadece ÖZel güvenlik konusunda uzamanı bilirkişiden alınan raporda Özetle 19.03.2018 tarihlibilirkişi raporuna göre,
Dava dışı sigortalının kusur oranının %30 olacağı,
Davalı güvenlik şirketinin kusur oranının %50 olacağı, dava dışı Tekstilkent Yönetimi'nin kusur oranının %20 olacağı belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillere göre uyuşmazlık davac sigorta şirketinin sigortalısına ödediği bedelden dolayı davalı şirkete rücu hakkının bululup bulunmadığı noktasındadır.
Dava, işyeri paket sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, TTK.nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak, davalının dava dışı sigortalı şirket nezdinde sigortalı işyerinde meydana gelen hırıszlık nedeniyle, sigortalıya ödenen hasar bedelinin tazmini isteminde bulunmuştur. Öncelikle belirtmek gerekir ki, TTK.nun 1301. maddesinde yer alan halefiyet ilkesine dayanan rücu hakkının doğabilmesi için geçerli bir sigorta sözleşmesi teminatı kapsamında yapılmış bir ödemenin olması gerekmektedir. Eldeki olayda, işyeri sigorta poliçesi ile sigortalıdır. Davacı ... şirketi rizikonun gerçekleşmesi ile sigortalısının uğradığı zararı tazmin ederek, sigortalının halefi durumuna geçmiştir.
Davalı ile dava dışı kooperatifle yapılan Sözleşmenin Yapılacak İsler başlıklı 4, Maddesinde "5188 yasa ile belirlenen özel koruma ve güvenlik görevini yerine getirmek, .... YAPI KOOPERATİFİ oturum alanı içerisinde Can ve mal güvenliğinin ve kamu düzeninin sağlanması' hükmü bağlamında davaya konu hırsızlık olayının, sitenin sınırları içinde kabul edilen yerde gerçekleştiği, davacının sigortaladığı ... Mah- ... Cad. .... İş Merkezi ... Blok No:.... Esenlcr/İstanbul adresindeki bağımsız bölümde faili meçhul hırsızlık sureliyle malların çalındığı anlaşılmıştır.
Özel Güvenlik Şirketleri 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 4, Maddesinde, Türk Ticaret Kammu’na göre kurulan ve üçüncü kişilere koruma vc güvenlik hizmeti veren şirketlerdir.
Sigortanın zarar sigortası olması sebebiyle davalı kural olarak davacının zarar görene ödediği tutarın aynısı ile değil,gerçek zarar miktarı ile sorumludur.O halde,kusur durumu da dikkate alınarak gerçek hasar tazminatının tespit edilmesi ve davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekmiş olup alınan bilirkişi raporları ve olayın oluş şeklinde göre meydana gelen olayda zararın miktarı bakımından uyuşmazlık bulunmayıp heyet raporunda tespit edilen mal bedeli rayice ve hakkaniyete uygun bulunduğundan bu değer tespiti yerinde görülmüştür. Davalının meydana gelen olayda kusur durumu bakımından ise
Somut uyuşmazlığa konu sigortalıya ait taşınmazda meydana gelen hırsızlık olayının dosyada mevcut soruşturma dosyası içeriği itibariyle site dışında ikamet eden dava dışı şahıs tarafından site içine izinsiz girilmek suretiyle kapı kırılmak suretiyle gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.Hırsızlık olayının gerçekleşme şekli dikkate alındığında,davalı şirketin güvenlik hizmetine ilişkin site içi ve açık alanlardaki ortak kullanıma ayrılmış kısımlara izinsiz girişleri önleme yükümlülüğü kapsamında görevini yerine getirmemesi nedeniyle hırsızlık eyleminin gerçekleştiği ve davalının bu kapsamda sorumlu olduğu sabittir. Hükme esas alınan 19.02.3018 tarihli ikinci Özel güvenlik bilirkişi raporuna göre de olayın oluş şekli ve dosyaya sunulan belgeler, ilgili mevzuat ve sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde;Sözleşmedeki hükümler dikkate alındığında, davalı özel güvenlik şirketinin, Kooperatifin oturum alanı içindeki işyerlerinde gerçekleşmesi muhtemel hırsızlık, gasp gibi olayların önlenmesi yönünden tedbirler alması güvenlik hizmetinin gereği olduğu sabittir. Olayın meydana geldiği 34000 m2 büyüklükteki bir alana yerleşmiş işyerlerine dışarıdan yönelebilecek hırsızlık, gasp, sabotaj, yangın, gaz kaçağı vb tehdit ve risklere karşı yeterli personel bulunmaması ve bu görevlilerden dördünün girişi çıkış noktalarında sabit olmak üzere ve diğer 6 (altı) görevlinin de sabit noktalarda ya da devriye hizmeti vermesi halinde olası ihlallere (hırsızlık, yağma, mala zarar verme, sabotaj v.b) kiyet sağlanamayacağarşı engel olunabileceği, bunun altındaki personel sayısı ile güvenliğin zaafa uğrayabileceği, ve davalı güvenlik şirketinin anılan gece sözleşme hükümlerine aykırı şekilde eksik görevli ile hizmet verdiği ya da görevlilerin gereken duyarlılıkta bulunmadığı tüm dosya kapsamına göre kanaate varılmış olup 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre dava dışı tekstil kent ve sigortalının kusurları yanında davalının %50 oranındaki kusuruna denk gelen miktara göre davanın kısmen kabulü ile kabul edilen orana göre 8.418,00 TL'nin 06/04/2015 tarihi olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE,
2-Kabul edilen orana göre 8.418,00 TL'nin 06/04/2015 tarihi olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
4-492 sayılı Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 575,03 TL nispi karar harcından peşin alınan 287,53 TL harçtan mahsubu ile bakiye 287,50 TL nispi ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. hükümleri uyarınca 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. hükümleri uyarınca 2180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 27,70 başvurma harcı 4,10 TL vekalet harcı ve 287,53 TL peşin harç olmak üzere 319,33 TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin kısmen kabul kısmen red oranına göre 159,67 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6100 sayılı HMK'nın 326/2 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2585,85 TL yargılama giderinin kısmen kabul kısmen red oranına göre 1292,93 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yapılan 9,40 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 4,70 TL'sinin davcıdan alınarak davalıya verilemesine
-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2018
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.