T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/608
KARAR NO: 2018/1056
DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 29/06/2016
KARAR TARİHİ: 12/11/2018
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/12/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP; Libya uyruklu Trablus'ta müvekkili şirketin, .... firmasından satın aldığı 3 palet halindeki 48.714,20 Euro bedelli Medikal malzemeleri .... numaralı konşimento ile 04/07/2014 tarihinde Frankfurt'tan Trablus'a gönderilmek üzere davalı ..... kargosuna teslim ettiği, söz konusu medikal malzemelerin önce 04/07/2014 tarihinde ..... sayılı uçuş ile Frankfurt'tan İstanbul'a sonrasında İstanbul'dan Trablus'a 09/07/2014 tarihinde ... sayılı uçuş ile gönderileceğinin belirtildiğini, İstanbul aktarmalı olarak 09/07/2014 tarihi itibariyle Trablus'a ulaşması gereken ürünlerin, davalı şirket tarafından teslim edilmediği ve 11/07/2014 tarihinde ise söz konusu ürünlerin kayıp olduğu bilgisi verildiği, daha sonra 25/08/2014 tarihinde Freiurg'da paletlerden bir tanesinin açılmış olarak ve içerisinde yer alan paketlerin büyük bir çoğunluğu eksik şekilde bulunduğu bilgisi verildiği, diğer paletlerden ise hiçbir bilgi alınamadığını, 11/07/2014 tarihinden sonra davalı şirketin İstanbul ve Libya ofisleri ile sürekli iletişim kurulduğu müvekkili şirket yetkilisi .... kaybedilen ürünlerin bulunamaması nedeni ile 01/11/2014 tarihinde uğranılan zararların tazmini için yazılı başvuru yaptığı, müvekkili şirketin 01/11/2014 tarihli başvurusuna 02/03/2015 tarihinde davalı tarafça ürünlerin kaybedildiğinin kabul edildiği, sadece 3.672,85 USD ödeme yapılabileceği bildirildiğini, oysaki davacı müvekkili şirketin davalı şirket tarafından kaybedilen medikal malzemeler için LUT firmasına 48.714,20 Euro ödeme yaptığı, ayrıca bu ürünleri Libya'da teslim etmesi gereken firmalara teslim edememesi nedeni ile uğramış olduğu gerçek zararın 175.370,60 Euro olduğunu, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların karşılığı olarak 175.370,66 Euro tazminatı ödemesi için davalı şirkete Beyoğlu ...... Noterliğinin 12/01/2016 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiği, ihtarnamenin davalı şirkete 13/01/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ihtarnameye cevaben düzenlemiş olduğu 15/02/2016 tarihinde ulaşan 21/01/2016 tarihli yazısında talebin değerlendirilebilmesi için tazminat miktarını ihtiva eden talep yazısı, paket listesi, ticari fatura, .... ve .... 'ne ihtiyaç olduğu, evrakların ulaştırılması halinde taleplerinin davalı tarafından incelenip, geri bildirim sağlanacağını bildirdiği, 22/03/2016 tarihli yazı ile bu durum belirtilerek istenen evrakların, yazı ekinde davalı şirkete tekrar gönderildiğini, davalı şirket sadece 3.672,85 USD ödeyeceğini tekrar ettiğini, davalı şirketin belirttiği bu tutarın kabul edilmesi mümkün olmamakla birlikte bugüne kadar bir ödeme de yapılmadığını, davalı şirket tarafından kaybedilen medikal malzemeler için ..... firmasına 48.714,20 Euro ödeme yapıldığı, bu ürünlerin Libya'da teslim etmesi gereken firmalara teslim edememesi nedeni ile uğramış olduğu gerçek zararın toplamda 175.370,60 Euro olduğu, toplam zararların karşılığı olarak 175.370,60 Euro tazminatın davalıdan tahsili için dava açmak zorunda kaldıklarını, bu nedenlerle şimdilik 1.000 Euro'nun 09/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; İhtilafa konu taşımanın 12/07/2014 tarihinde Frankfurt'tan İstanbul'a yapılmış uluslararası bir taşıma olduğu, bu nedenle dava konusu olaya 1999 tarihli .... Konvansiyonu hükümleri uygulanacağını, Montreal Sözleşmesi'nin 22/3 maddesine göre malda meydana gelen kayıptan her halükarda müvekkili ortaklığın sorumluluğunun sınırlı olduğu, müvekkili ortaklık tarafından davacıya sınırlı sorumluluk kapsamında ödeme teklifi yapıldığı, kaybolduğu iddia edilen kargo ile ilgili olarak davacıya, ortaklının sorumluluğu anlamına ve konvansiyon sınırlı sorumluluk hükümlerine halel gelmemek kaydıyla, kargonun ağırlığı olan 11 kg üzerinden, 149 kg X 17 SDR = 2533 SDR karşılığı 3.678,85 TL davacıya ödenmesi teklif olunduğu, ancak davacının işbu teklifi kabul etmediğini, davacı tarafından ancak karar tarihinden itibaren faiz talep olunabilir olduğu, geriye dönük olarak takip tarihinden itibaren olunamayacağını, mezkur protokol hükümleri tahtında, davacı takip tarihinden itibaren değil, ancak karar tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, bu konuda Yargıtay ..... HD'nin aynı mahiyetteki bir dava ile ilgili olarak karar düzeltme talebi doğrultusunda ortaklık lehine vermiş olduğu 2001 tarihli kararı mevcut olduğu, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, bir an için ortaklığın tazminat ödemekle sorumlu tutulması halinde sorumluluklarının sınırlı sorumluluk limitleri içinde ancak gerçek zarar kadar olduğu göz önünde bulundurularak fazla talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ;
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak davasına ilişkindir.
18/01/2017 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle;
Sorumluluğun Üst Sınırı Bakımından: Varşova /La Haye Madde 22/2 b ve c'ye göre; ''Yük/kargo taşımasında eşya/paket taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırılmıştır. Özel bildirimde bulunulması halinde ise, taşıyıcı bildirilen meblağın göndericinin teslim anındaki gerçek menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağ kadar ödeme yapmakla sorumludur. Kayıtlı bagaj veya yükün/kargonun bir bölümünün veya içindeki herhangi bir şeyin kaybı veya gecikmesi halinde taşıyıcının sorumluluk tespitinde dikkate alınacak ağırlık, sadece ilgili paket veya paketlerin toplam ağırlığı olacaktır. Bununla birlikte kayıtlı bagaj veya yükün bir bölümünün içinde bulunan bir şeyin kaybı, hasarı veya gecikmesi, aynı bagaj kuponu veya taşıma senedi kapsamına giren diğer parçaların değerini etkilerse, bu paket veya paketlerin toplam ağırlığı da sorumluluk sınırının tespitinde dikkate alınacaktır.'' denilmiştir.
Söz konusu hesaplamaya aynı maddenin 4. Fıkrası uyarınca mahkeme masrafları ve dava için yapılan diğer bütün masraflar dahil değildir. Başka bir söylemle buna ayrıca hükmedilecektir. Hükmün 5. Fıkrası uyarınca ise, 1 Özel Çekme Hakkı kaç Türk Lirasına tekabül edeceği karar tarihinde hesaplanacaktır.
Görüldüğü üzere sınırlı sorumluluk rejiminde de, esas olan objektif prensiplerine göre ispat edilen gerçek zararın ödenmesidir. Davacı da iddia ettiği zararı ispat etmekle yükümlüdür. İspat külfeti yerine getirildikten sonra ise, mahkemenin hüküm altına aldığı tutar taşıyanın sorumluluğunu belirten sınırın altında ise, taşıyan gerçek zararı öder; fakat, gerçek zarar sorumluluk sınırının üstünde ise, bu kere sadece sınır olarak tespit edilmiş olan tutar ödenir.
Tüm bu arz edilen bilgiler ışığında hesaplanacak tazminatın üst sınırının takdiri mahkemeye ait olmak üzere, somut olayda Airwaybill/Hava Yük Senedinde NVD ibaresi kullanılmış olup, dolayısıyla özel bir bildirimde bulunulmamış, buna ilişkin herhangi bir ek meblağ ödenmemiştir.
Davacı Libya'da yerleşik alıcı olup, dava dışı satıcı/gönderen tedarikçisi ile yaptığı CPT teslim şeklinde emtiaların gönderilmesi anlaşmasına göre, sevk edilen kargo/emtiaların zıyayından dolayı zarara uğradığı, kargonun zıyaına neden olduğu anlaşılan, dava dışı akdi taşımacı ......, fiili taşımayı gerçekleştirilen..... müteselsilen sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Kısmi Ziyaı Uğrayan Kargo/Emtianın Zarar ve Tazminat Değerlendirilmesi: ..... Airwaybill/Hava Yük Senedi üzerinde kargolar 3 kap, 237 kg olup, ziyaı uğrayan kargoların ise 2 kap, 149 kg olduğu, gerek davacı yanın beyanı gerek fiili taşımacı davalı ..... nun söz konusu kaybı kabullenmesinde anlaşılmaktadır. Bu hususta taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır.
Davacının bu taşımacıdan kaynaklandığını ifade ettiği doğrudan toplam zararının: 175.370,60 Euro olduğu, ancak emtia faturasında görüldüğü şekli ile CPT değer olarak: 48.714,20 Euro olduğu saptanmıştır.
Davacının zarar beyanı yanı sıra, emtia bedelinin piyasa rayiçleri uyumlu ve kadri maruf zarar miktarında olduğundan bahsedilmeyeceği, zira, ziyaı uğrayan 2 kap 149 kg kargo/emtia olup, söz konusu zıyaı-hasar sonrası alıcısına teslim edilemeyen emtialar nedeniyle, davacının 175.370,60 Euro gibi bir meblağ tutarında zarar oluştuğu hususu ispata muhtaç olup, nihai takdir mahkemeye aittir.
İzah edildiği üzere Varşova/Montreal Konvansiyon hükümleri dikkate alındığında, kargo/emtianın zıyaından kaynaklanan ve davalı tarafından üstlenilmesi gereken tazminat miktarı brüt kilogram başına 19 Özel Çekme (SDR) hesabıyla: 149 kg X 19 SDR = 2.831 Özel Çekme Hakkı (SDR) olarak hesaplanmaktadır. Bu sonuçlardan hüküm tarihindeki Özel Çekme Hakkı (SDR) kur baz alınarak tazmin gerekecektir.
Sonuç: Uyuşmazlığa konuda davada, Almanya/Türkiye/Almanya arasında gerçekleşen uluslararası havayolu kargo taşımaları yönünden, Varşova/Montreal Konvansiyonu'nun uygulanacağı, davacı Mukhassa Co. Firmasına ait olup, akdi taşıyıcı ...... Tarafından Frankfurt'ta Tripoli-Libya'ya gönderilmek üzere, .... Awb/Hava Yük Senedi düzenlenerek ..... 'na teslim edilen 3 kap, 237 kg. Muhteviyatı tıbbi malzeme olan kargo /emtialardan; 2 kap, 149 kg.'nin Frankfurt/İstanbul/Frankfurt taşımaları esnasında ziyaı uğradığı, söz konusu kısmi ziyaı ve hasarın fiili taşıyıcı .... 'nun kabulünde olduğu, kısmi hasarda dava dışı akdi taşımacı ..... ile davalı fiili taşımacı ...'nun müteselsilen sorumlu, nihai sorumluluğun ise fiili taşımacı .... üzerinde olduğu, Varşova/Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre, davacının 2.831 özel çekme hakkı (SDR) talep edebileceği görüş ve kanaatine varmıştır.
21/03/2017 havale tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle;
Dosyaya sunulan taraf beyan ve itirazları gözetilerek, yapılan inceleme ve tespitler neticesinde kök raporda sunulan görüş ve kanaatlerini değiştirecek bilgi ve belgeye rastlanmadığı, Uyuşmazlığa konu davada, Varşova/Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulama alanı bulacağı, davacı .... firmasına ait olup, akdi taşıyıcı ...... tarafından yapılan rezervasyona göre Frankfurt/İstanbul/Tripoli'ye gönderilmek üzere, .... nolu Airwaybill/Hava Yük Senedi düzenlenerek ...'na teslim edilen 3 kap, 237 kg, muhteviyatı Tıbbi Malzeme olan kargo/emtialardan 2 kap, 149 kg.'nun Frankfurt/İstanbul/Frankfurt taşımaları esnasında ziyaı uğradığı, söz konusu kısmi ziyaı ve hasarın fiili taşıyıcı ...nun kabulünde olduğu, kısmi hasarda dava dışı akdi taşımacı ..... ile fiili taşımacı ...'nun müteselsilen sorumlu, nihai sorumluluğun ise ... üzerinde olduğu; Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre, davacının ...'dan 2.831 Özel Çekme Hakkı (SDR) talep edebileceği, davacı yanın davalı yandan, karar tarihindeki TCMB kurundan Özel Çekme Hakkı (SDR)'nin ulusal paraya çevrimi ile faiz talep edebileceği, ek görüş ve kanaatine ulaşılmıştır.
11/01/2018 tarihli aldırılan bilirkişi heyeti raporu;
" Somut olayda, öyleyle Lahey protokolü ile değişik Varşova Konvansiyonu uygulanacaktır. Burada da 22. Madde zayi birim brüt kilogram başına 250 Altın Frang sorumluluk sınırı getirilmektedir. Bu sınır Montreal Konvansiyonu ile geçerli 19 SDR ve daha önce 4 sayılı protokol ile getirilen 17 SDR sorumluluk sınırına göre daha yüksek bir sınırlılık sorumluluğu anlamana gelmektedir...
Sonuç;
1-Somut olayda meydana gelen zararın d davacı beyanında gözetilerek toplam 3 palet 237 kg emtiadan 2 palet 149 kg miktarının kayıp zayi olmasından kaynaklandığı
2-Davacı beyanına göre Almanya çıkış yeri faturasında mal bedelinin toplamda 48.714,20 Euro olduğu, bunu aşan dolaylı zararların taşımada zayi zararı olarak kabul edilemeyeceği, NVD- değer bildirimi yapılmadığı yönünde kaydı bulunan AWB- Hava yük senedi gözetildiğinde sınırsız sorumluk ve dolaylı zararların tazmini talebinin somut olaya uymadığı
3- Davacının kayıp iki palet için uğradığı zararın 32.476,13 Euro kadar olduğu -, bu miktarın somut olaya uygun kadri marufunda emtia zararı olarak tazmini gereken miktara işaret ettiği,
4- Bundan sonrası bakımından dosyada mevcut kök ve ek rapordan ayrılmamızın, uygulanan konvansiyondan kaynaklandığı sayın bilirkişinin Almanya- Türkiye taşıması varsayımı ile Montreal Konvansiyonu hükümlerinin somut olaya uygulanması gerektiğini değerlendirmesinden kaynaklandığı, oysa somu olayda Almanya - Libya taşınması esası gözetilerek uygulanacak hukuk belirlenmesi gerektiği, 5- Taraflar arasında taşımanın Almanya- Libya taşıması olduğu gözetilerek bu taşımada her iki devletin ortak ve tarafı olduğu konvansiyon araştırıldığında Lahey Protokolü ile Varşova Konvansiyonu olduğu, buna göre hesaplanan tazminatın birim zayi kg başına 250,00 Altın Frang ile hesaplanan miktarın altında kaldığı ve davalının uğradığı zararın hesaplandığı tazmin etmesi gerektiği,
6- Dava konusu tazminat talep hakkının iki yıllık hak düşürücü zaman aşımına tabi olduğu, davacının kısmı- belirsiz alacak davası açması halinde hak düşümü süresinin ne şekilde uygulanması gerektiğinin sayın mahkemenin takdiri olacağı yönünde rapor tanzim ettiği,
Aynı bilirkişi heyetinden 07/05/2018 tarihli ek rapor uyarınca;
1-Dava konusu ve zayi iki palet emtia bakımından davacının 48.714,20 Euro fatura beledi üzerinden zarar toplamının 32.476,13 Euro kabul edilebileceği
2-Varşova Konvansiyonunu değiştiren Lahey Protokolü ve 4 sayılı Montreal Protokolü ile zayi brüt kg başına 17,00 SDR hesabı ile sınırlı sorumluluk tavanın 2533,00 SDR hesaplandığı,
3-İş bu rapor yazımı tarihinde geçerli kurlardan söz konusu miktarın 3.022,00 Euro olarak belirlendiği kanaatine varıldığı,
Dosyamızda aldırılan kök ve ek raporlar birlikte değerlendirildiğinde 11/01/2018 tarihli heyet raporu gibi Almanya- Libya arasındaki taşımada her ne kadar İstanbul aktarması var ise de taşımanın başlangıç ve bitiş ülkeleri Almanya ve Libya olmakla; her iki ülkenin de taraf olduğu protokol ve sözleşmeler birlikte değerlendirildiğinde Lahey Protokolü ile değişik Varşova Konvansiyonun uygulanması gerektiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında iki paletin zayii konusunda uyuşmazlığın bulunmadığı, kayıp iki palet için davacının uğradığı zararın 32.476,13 Euro olduğu, Mahkememizce hükme esas alınan bu rapor doğrultusun da davacı yanın 02/02/2018 havale tarihli dilekçesi ile eksik harcın ikmali ile arttırım talebinde bulunduğu, ıslah harcı için davacıya kesin süre verildiği ancak usulüne uygun ıslah arttırımında bulunmadığı bu nedenle her ne kadar zarar miktarı 32.476,13 Euro olsa da talepten fazlasına hükmedilemeyeceği için talep gibi 1.000 Euro'nun 13/01/2016 tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının arttırım talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla talep gibi 1.000 Euro'nun 13/01/2016 tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 220,22 TL nispi karar harcından peşin alınan 55,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 165,16 TL nispi ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. hükümleri uyarınca 2.180 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 29,20 başvurma harcı 55,06 TL peşin harç, 4,30 TL vekalet harcı olmak üzere 88,56 TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6100 sayılı HMK'nın 326/2 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.672,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine
7-Gider Avansından kalan miktarın 6100 SY nın 333 md göre karar kesinleşince davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2018
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.