T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/1007
KARAR NO: 2019/334
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 10/11/2017
KARAR TARİHİ: 20/03/2019
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ....’nin davalı şirketin %50’şer oranda pay sahibi olduğunu ve her iki ortağın müşterek yetkili müdür olduklarını, dava dışı ortağın İran’da ikamet ettiğini e iki yıldan beri Türkiye’ye gelmediğini,kendisinden haber alınamadığını, şirketin işlerinin temsil eksikliği nedeniyle yapılamadığını, şirketin yönetilemez hale geldiğini,genel kurul toplantısının da yapılamadığını, amacın gerçekleşmesinin imkansız hale geldiğini savunarak davalı şirketin doğrudan doğruya feshine karar verilmesini istemiştir.
Davalı kayyım davaya cevap vermemiştir.
Dava, AŞ'nin haklı nedenle feshi isteğine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve sağlanan bilgi ve belgeler ilü tüm dosya kapsımından anlaşılacağı üzere;
Davacı ile dava dışı .... davalı şirketin %50'şer oranda pay sahibi ortakları ve aynı zamanda da müşterek yetkili şirket müdürü oldukları, davalı şirketin merkez adresine göre mahkememizin yetkili ve davanın konusuna göre de görevli olduğu saptanmıştır.
Davayı açan ortak aynı zamanda şirket müdürü olup, dava dışı ortak da müdür olup müşterek yetkilidir. dolayısı ile iş bu davada davalı şirket temsilcisiz kaldığından mahkememiz 14/11/2018 tarihli ara kararı ile davalı şirkete temsil kayyımı atamış ve davaya temsil kayyımı katılımı ile görülmüştür.
Davacı, dava dışı diğer müdür ortağın İran’da ikamet ettiği, iki yıldan beri Türkiye’ye gelmediği,kendisinden haber alınamadığı, şirketin işlerinin temsil eksikliği nedeniyle yapılamadığı, şirketin yönetilemez hale geldiği,genel kurul toplantısının da yapılamadığı, şirket amacının da gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği iddiasına dayalı olarak iş bu davayı açmıştır. Mahkememizce yaptırılan emniyet araştırması sonucunda davalı şirketin sicile kayıtlı adresinde faal olmadığı belirlenmiştir. Yine davalı şirktin vergi kaydının da faal olmaması nedeniyle terkin edildiği saptanmıştır. Ayrıca davalı şirketin en son tescil işlemini 15/07/2015 tarihinde yaptırdığı ve bu tarihten sonra herhangi bir tescil işlemi ve genel kurul toplantısı yapmadığı saptanmıştır. Saptanan bu durumlar TTK 531. maddesi gereğince haklı sebep teşkil etmektedir. Her ne kadar, TTK 531. maddesine göre haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemece fesihten başka ortaklıktan çıkma- çıkarılma veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer çözüme de karar verilebilir ise de davalı şirketin içinde bulunduğu ve az yukarıda açıklanan nedenler dikkate alındığında davacının talebi gereğince feshe karar vermek en kabul edilebilir çözüm olarak kabul edilmiştir.
Hal böyle olunca davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın kabulü ile İstanbul Ticaret sicilinin ...sicil numarasına kayıtlı ....ANONİM ŞİRKETİ’nin TTK 636/3. maddesi gereğince haklı nedenle feshine ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak Mali Müşavir ....‘ün atanmasına, tasfiye memuruna aylık 1.500,00 TL ücret takdirine, bu miktarın şirket hesaplarından tasfiye memuruna ödenmesine,
2- Alınması gereken 44,40 TL karar harcından daha önce peşin yatırılan 31,40 TL harcın mahsubu ile 13,00 TL harcın davalıdan tahsiline,
3-Yürürlükteki AAÜT gereğince hesap edilen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ile 31,40 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 108,55 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan yargılama gider avansı konusunda HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra karar verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı kayyımın yüzünde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/03/2019 10:58
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
TASHİH ŞERHİ
İş bu kararın hüküm fıkrasının 3. satırında geçen " TTK 636/3. maddesi gereğince" ifadesinin maddi hata sonucu yazıldığı anlaşıldığından, bu ifadenin " TTK 531. maddesi gereğince" olarak tashihen düzeltilmesine oy birliği ile karar verildi.25/03/2018
Başkan ...
Üye ...
Üye ....
Katip ...