T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1173 Esas
KARAR NO: 2019/951
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/12/2018
KARAR TARİHİ: 22/10/2019
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2019
Davacı vekili tarafından açılan İtirazın İptali davasının Mahkememizde yapılan açık
yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile; Takibe konu edilen 30.04.2018 tarih ve...... fatura numaralı KDV dahil 49.276,80 TL bedelli faturandan kaynaklanmakta olup, borcun 10.000,00 TLTik kısmının 25.05.2018 tarihinde, 2.000,00 TL’lik kısmının 11.06.2018 tarihinde ödendiğini, kalan 37.276,80 TL asıl alacak ve 1.443,44 TL takip öncesi işlemiş faiz üzerinden takip başlatıldığını, borçlunun aralarında ticari ilişki olmadığını beyan ettiğini, lâkin müvekkil ile borçlu arasında BA-BS mutabakat formu imzalandığı belirterek, davanın kabulü ile, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun yapmış olduğu haksız itiraz nedeni ile alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı şirket duruşmalara iştirak etmemiş ve cevap dilekçesi vermemiştir.
Yapılan yargılama sonucu dosya Mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; davacı ( alacaklı ) tarafından davalı ( borçlu) aleyhine Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 37.276,80 TL asıl alacak, 1.443,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.720,24 TL alacak için icra takibinde bulunduğu, davalının ( borçlunun ) yasal süresi içerisinde borca itirazı üzerine takibin durmuş olduğu, davacı vekilinin yasal süre içinde davalının itirazının iptali için İİK 67 maddesine göre itirazın iptali davası açtığı, uyuşmazlığın davalının davacıya takibe konu miktardan dolayı borcunun olup olmadığı hususunda olup, dosyada deliller toplandıktan sonra mali müşavir bilirkişi ile inceleme yaptırılmış, bilirkişinin 24/05/2019 havale tarihli raporunda; ..........İncelenen davacı şirkete ait 2018 yılı yevmiye, defteri kebir ve envanter defterlerinin açılış noter tasdikleri ile dönem sonunda yapılması gereken yevmiye defterlerinin kapanış (görülmüştür) noter tasdikinin yasal süresinde olduğu, davacı şirkete ait ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı şirketin incelenen 2018 yılı ticari defterlerinde, Davalı şirketin 2017 yılından 20.353,82 TL borçlu olduğu, 2018 yılında davalı şirkete 49.276,80 TL tutarında 1 adet fatura düzenlendiği, karşılığında 32.353,82 TL tahsilat yapıldığı, takip ve dava tarihi ile yılsonu itibariyle davalı şirketin 37.276,80 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
7. Davalı ticari defterleri: Davalı şirket yapılan tebligata rağmen incelmeye iştirak etmemiş ve ticari defter kayıt ve belgelerini sunmamıştır.
Mali açıdan değerlendirme: Davacı şirketin 2018 yılı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, takip ve dava tarihi ile yılsonu itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 37.276,80 TL alacaklı olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, ibraz edilen tüm belgelerin ticari defterler ile uyumlu olduğu, davalı yanın incelemeye iştirak etmediği ve ticari defterlerini sunmadığı tespit edilmiştir.
Faiz: Davacı şirket vekili, takip talebinde 1.443,44 TL işlemiş faiz talep etmiştir. Bir alacağa faiz talep edilebilmesi için ödeneceği tarihin kesin olarak belli olması ya da karşı borçlunun bir ihtar ya da ihbarla temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Dosya incelemelerimizde, davacı şirket takip öncesinde dosyaya karşılıklı bir anlaşma ve belirlenmiş bir vadeye ilişkin belge ya da takip öncesi bir ihtar sunmamıştır. Bu nedenle takipten önce işlemiş faiz hesaplaması yapılmamıştır. Davacı şirketin takip tarihi itibariyle 3095 sayılı kanun 2. Mad. göre değişen oranlarda faiz talep edebilir.
SONUÇ:
1. Davacı şirketin 2018 yılı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 37.276,80 TL alacaklı olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, ibraz edilen tüm belgelerin ticari defterler ile uyumlu olduğu, davalı yanın incelemeye iştirak etmediği ve ticari defterlerini sunmadığı,
2. Davacı şirketin takip tarihi itibariyle 3095 sayılı kanuna göre değişen oranlara faiz talep edebileceği, açıklanmış, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış, bilirkişinin 23/08/2019 havale tarihli raporunda; ........incelenen davalı şirkete ait 2018 yılı yevmiye, defteri kebir ve envanter defterlerinin açılış noter tasdikleri ile dönem sonunda yapılması gereken yevmiye defterlerinin kapanış (görülmüştür) noter tasdikinin yasal süresinde olduğu, davalı şirkete ait ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu kanaatine varılmıştır.
3-Davalı şirketin incelenen 2018 yılı ticari defterlerinde, Davacı şirketin 2017 yılından 20.353,82 TL alacaklı olduğu, 2018 yılında davacı şirketten 49.276,80 TL tutarında 1 adet fatura alındığı, karşılığında 32.353,82 TL ödeme yapıldığı, takip ve dava tarihi ile yılsonu itibariyle davacı şirketin 37.276,80 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
4-Davacı şirketin kök rapora itirazları: Davacı şirket vekili tarafından verilen 10.06.2019 havale tarihli dilekçesinde özetle ve mealen; “Takip dayanağı 30.04.2018 tarih ve 004515 numaralı 49.276,80 TL bedelli faturanın üzerinde açıkça ödeme tarihi olarak 30.05.2018 tarihinin yazılı olduğu, bu sebeple borçlu 30.05.2018 tarihinden itibaren mütemerrit sayılacağını, ayrıca davalı borçlu iş bu fatura borcundan haberdar olduğunu, lâkin bu borca istinaden 25.05.2018 tarihinde 10.000,00 TL, 11.06.2018 tarihinde 2.000,00 TL ödeme yaptığını, TTK 1530. Maddesinden de anlaşılacağı üzere davalı borçlu fatura tarihi olan 30.04.2018 tarihinden itibaren 30 gün sonra yani faturada belirtilen 30.05.2018 tarihinden mütemerrit sayılacağını ve müvekkilin 30.05.2018 tarihinden itibaren borçludan faiz talep edebilir. ” Denilmektedir.
5. Davacı şirket vekili takip talebinde 3095 sayılı yasa uyarınca T.C.M.B.’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faiz oranlan üzerinden işlemiş faiz talebinde bulunmasına rağmen, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde TTK 1530. Madde hükümlerine göre işlemiş faiz talebinde bulunabileceğini belirtmiştir.
6. Dilekçe ekinde sunulan aynntılı faiz hesabı tablosundaki avans faiz oranlan ile TTK 1530. Madde uyarınca T.C.M.B. tarafından her yıl belirlenen temerrüt faiz oranlan birbirlerinden farklıdır. Aynı tabloda davacı şirket vekilinin temerrüt başlangıç tarihi olarak belirttiği 30.05.2018 tarihinden öncesine giderek (davalı şirketin ödeme yaptığı tarih olan) 24.05.2018 tarihine kadar olan süre için 329,07 TL, 25.05.2018 tarihinden 10.06.2018 tarihine kadar geçen süre için de 178,36 TL temerrüt faizi hesaplamıştır.
7. TTK 1530. Maddesinde fatura alacaklannın geç ödenmesinin sonuçlan açıklanmaktadır. Huzurdaki davada taraflann 2017 yılından bu yana cari hesap ilişkisi halinde çalışmalan ve davalı şirketin, davacı şirketin düzenlediği faturalara karşı kısmi ödemeler yapmış olması nedenleriyle davacı şirketin TTK 1530. Madde hükümleri çerçevesinde işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine vanlmıştır.
SONUÇ:
1. Taraf şirketlerin incelenen 2018 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,
2. Taraf şirketlerin ticari defterlerinde alacağın dayanağı belgelerin tamamının kayıtlı olduğu ve her iki tarafın ticari defterlerinde davalı şirketin davacı şirkete 37.276,80 TL borçlu bulunduğu,
3. Davalı şirketin davacı şirkete 37.276,80 TL borçtan sorumlu olduğu,
4. Davacı şirketin takip tarihi itibariyle 3095 sayılı kanuna göre değişen oranlara faiz talep edebileceği, açıklanmış, bilirkişi kök ve ek raporunda açıklandığı üzere davacı ve davalının ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulup kendi lehlerine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarında davalı şirketin 2017 yılından 2018 yılına 20.353,82 TL borç devrettiği, 2018 yılında davacı tarafından davalı şirkete 49.276,80 TL tutarında bir adet fatura düzenlendiği, davalının davacıya 32.353,82 TL ödeme yaptığı, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 37.276,80 TL borçlu olduğu, yine aynı kayıtların davalının ticari defterlerinde de mevcut olduğu, davalı ticari defterlerine göre de davalı şirketin davacı şirkete takip tarihi itibariyle 37.276,80 TL borçlu olduğu anlaşılmakla, subut bulan davanın kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının KABULÜ ile, davalı borçlunun Gaziosmanpaşa .....İcra Dairesi .... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 37.276,80 Tl asıl alacak üzerinden devamına,
2-Asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı lehine takdir edilen 4.450,45.-TL.vekalet ücreti ile davacının yaptığı 1.146,65.-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 2.546,37.-TL karar harcından peşin alınan 467,65.-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.078,72.-TL harcın davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
5-Kalan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) Davacı vekili Av. .... ve davalı vekili Av. ... yüzüne karşı verilen karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2019
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
Davacı Yargılama Giderleri
508,75.-TL İlk masraf
550,00.-TL Bilirkişi ücreti
+ 87,90.-TL Yargılama gideri
1.146,65.-TL